📍 Şanlıurfa’daki UNESCO Dünya Mirası Göbeklitepe’de bu sezon açılan yeni kazı alanında, yerleşimin ikinci evresine tarihlenen dörtgen planlı yapılar gün yüzüne çıkarıldı.
Yaklaşık 1.500 metrekarelik alanda yürütülen çalışmalarda yapıların yüzeyin hemen altında bulunması, plan ve yerleşim düzenine ilişkin ilk verilere kısa sürede ulaşılmasını sağladı. Bazı yapıların taban seviyelerine de ulaşıldı. Taş Tepeler Projesi Koordinatörü Prof. Dr. Necmi Karul, yapılardaki dikilitaş geleneğinin daha zayıf olduğunu ve iç düzenlemelerin konut kullanımına işaret ettiğini belirterek, “İlk izlenimimiz bunların konut olarak kullanıldığı yönünde” dedi. Toprak örnekleri üzerinde yapılacak analizlerin, yapıların işlevine ilişkin daha kesin bilgiler sunması bekleniyor. Bulgular, Göbeklitepe’nin yalnızca kamusal ve ritüel yapılardan oluşan bir merkez değil, aynı zamanda insanların yaşadığı bir yerleşim olduğunu gösteren verilere yenilerini ekliyor. Kaynak: AA (13.08.2026)
Çekmeköy de AKPye geçecekmiş. Kayyumdan, soruşturmadan, tutuklanmaktan kurtulmanın yolu parti değiştirmekse, bunun adı siyaset değil teslimiyettir. Madem öyle, önce CHP’nin oylarıyla emanet aldığın koltuğu bırak; sonra istediğin rozeti tak. En azından seçmeni kandırmamış olursun.
6 yaşındaki H.K.G’yi, 29 yaşındaki mürit Kadir İstekli ile evlendirdiler. Tarikat dışına çıkarılmayan çocuk 7 yaşından itibaren cinsel istimara maruz bırakıldı. Çocuğa yıllarca bunun oyun olduğunu söylediler. H.K.G. bunu bütün kız çocuklarının yaşadığını zannediyordu. 14 yaşında annesinin götürdüğü doktor istismarı fark etti, polise haber verdi. Tarikat kemik yaşı testine 22 yaşındaki kadını soktu. Sapıklar kurtarıldı. 17 yaşında götürüldüğü
psikiyatrist ‘Sana 7 yaşından beri tecavüz etmiş’ dedi. H.K.G. Kadir İstekli’yi konuşturup istismarı itiraf ettirdi ve konuşmayı kaydetti. Bu kayıtla savcılığa suç duyurusunda bulundu. İki yıl dava açılmadı. Sapıklar medreselerde çocukların yanındaydı. H.K.G.’yi çok tehdit ettiler, şikayetini geri almaya zorladılar. Ama bir adım geri atmadı. Davasında direndi. Bizim haberimizden sonra kadın örgütlerinin, baroların mücadelesiyle davada baba Yusuf Ziya Gümüşel 19 yıl, Kadir İstekli 30 yıl hapis cezası aldı. Yeni Şafak, Akit, Cübbeli Ahmet bu sapıkları savunup H.K.G.’ye iftiralar attı. Suçlu bulunan Yusuf Ziya Gümüşel serbest bırakıldı.
Şimdi sapıklar ve onları savunanlar kutlama yapıyor. Yazıklar olsun.
Evinde kurduğu rakı sofrasının fotoğrafını paylaşan emekliye soruşturma açıp 3 milyon lira ceza kesmeye kalkarlar ama yabancının içkisini eksik etmemek için meydanlara bira çeşmesi koydururlar. Yine diyorum; ev sahipliğiyle övünenler ev sakinlerine hayatı zindan edenlerdir.
8 yıl önce Atatürk Havalimanı’ndan 45 kişiyi katleden IŞİD’ciler tahliye edildi.
46 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan katiller serbest bırakıldı;
...ama Silivri, tüm muhaliflerle dolu
Olayın skandal yönü bir yana, bu tür görüntüler bu kesimin sahip olduğu yapısal çelişkiyi göstermesi açısından da anlamlı.
Eğer 'Cem Ersever'ciyseniz, "Asker/polis uyuşturucu kaçırıyor, devlet sivilleri öldürüyor, ele geçirilen PKK'lıların silahları kayda alınmıyor, o silahlarla başka cinayetler işlenip suç PKK'ya atılıyor" gibi iddiaları da desteklemeniz gerekiyor mesela.
Çünkü kendisi kahraman vs. olduğu için değil, kullanım süresinin dolduğunu anladığında bütün bunları anlatmaya başladığı için öldürüldü.
Devletin belirli dönem kullanıp sonra tükürüp attığı maşaları devlet savunusu adına sahipleniyorlar.
Cem Ersever, Yeşil, Abdullah Çatlı vs. bütün bu isimleri, gerçek hayat hikayeleri yerine yalan yanlış ve kulaktan dolma bilgilerle dolu editler üzerinden öğreniyorlar.
Sesi çıkmamış değil de, siz o sesi duymamış olabilir misiniz?? Çünkü biz gayet duyduk. Bugünün kadınlarına öfkenize sebep olan şeyleri bize annelerimiz, nenelerimiz dedi. Evlenme dedi, evlenirsen ele muhtaç olma da dedi. İnsanın kıymeti olmalı, kıymetini kendin belirle dedi. Özgür, güçlü ol da dedi. En çok da, bizim gibi olma dedi. Kız çocukları, annelerinin çektiği zorluğu, cefayı mutfakta yanlarında durup görüp dinlerken, sizler köşede oyun oynadığınız için duymadınız tabii. Gün geldi söylendiler, bıktılar, bakamadılar, yetemediler, yıprandılar... Biz gördük, duyduk, farkettik. Siz görmediniz, duymadınız, farketmediniz. Ve hala görmüyor, duymuyor, farketmiyorsunuz. Kadınlar cefa, dert, zorluk çekmeye gelmedi hayata. Sizin derdini bile duymadığınız annelerimiz öğretti bize bunu.
'Çocuğuma harçlık veremedim' diyerek isyan etmişti
1 yıl önce Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasının ardından CHP'nin Saraçhane mitingi yaptığı o günlerde sosyal medya üzerinden 'Cumhurbaşkanım bize 1 saat verin' diyerek paylaşım yaptığı ortaya çıktı.
İKTİDAR BURAYA BAK!
SİYONİSTLERE PETROL TAŞIYAN TANKERLER İSTANBUL BOĞAZINDA!
Bugün İstanbul Boğazı’ndan geçen iki dev petrol tankerini kayıt altına aldık. Bu tankerler Türkiye-Ceyhan limanından İsrail’e yapılan petrol sevkiyatının inkâr edilemez, belgeli kanıtlarıdır. Hâlâ bu sevkiyatı görmezden gelenlere soruyoruz: Harekete geçmediğiniz bu gemiler İsrail'e petrol taşıdı, soykırımın yakıtı oldu. Neden hamaset yapmak dışında adım atmıyorsunuz? "Petrol sevkiyatı yoktur yoktur yoktur" diyenlere sesleniyoruz: Nissos Christiana yüzbinlerce varil ham petrolü nereye taşıdı? 7 Şubat'ta aldığı petrolle Hayfa limanında belgelenen bu tankerin sevkiyatını neden görmezden geliyorsunuz?
İŞTE BELGELER, DELİLLER! ⬇️
🔴 Nissos Christiana, 7 Şubat 2026’da Ceyhan’dan petrol yüklü ayrılmış, varışını Port Said olarak göstermesine rağmen doğrudan Hayfa’ya gitmiş, 12 Şubat’a kadar limanda beklemiş ve 13 Şubat’ta yükünü boşaltmıştır.
Bu, 7 Ekim’den sonra AIS kapatılmadan yapılan ilk açık sevkiyattır. Artık gizleme değil, pervasızlık vardır!
➡️ 800.000 varil kapasiteli bu tanker, İsrail’in yaklaşık 3 günlük petrol ihtiyacını tek seferde karşılamaktadır. Bu ticaret değil; işgalin ve soykırımın yakıtıdır.
🔴 Nissos IOS ise 2025'te Kasım ayında Ceyhan’dan petrol almış, AIS sistemini kapatarak, Lübnan açıklarında günlerce sinyal vermeden hareket etmiş, yükünü boşalttıktan sonra Ceyhan’a boş olarak dönmüştür. Bu, defalarca teşhir ettiğimiz örtülü sevkiyat pratiğidir.
🔴 Aynı şirkete ait Kimolos tankeri ise şu an Ceyhan’dan aldığı petrolle Aşkelon limanında dolu halde beklemektedir.
Bu üç tanker birlikte okunduğunda tablo nettir:
➡️ Siyonist rejimin enerji ihtiyacını karşılayan Ceyhan çıkışlı sistematik petrol sevkiyatı tüm hızıyla sürmektedir.
Bu gemilerin tamamı, Yunanistan merkezli Kyklades Maritime şirketine aittir.
İki yıldır sunduğumuz AIS kayıtları, uydu görüntüleri ve belgeler, iktidarın inkârını bugün bir kez daha çökertmiştir.
Öte yandan kimlikleri ifşa edilen siyonist ordu mensubu çifte vatandaşlar aramızda serbestçe dolaşmakta, herhangi bir yaptırıma uğramamakta!
Çağrımızı tekrarlıyoruz:
İnkar edilen sevkiyat durdurulmalı, bu gemiler limanlara sokulmamalı, İsrail’e akan petrol derhal kesilmelidir! Siyonist ordunun mensupları kollanmak yerine yargılanmalıdır!
Bir ay arayla yine yatak döşek hastayım. Boğazım şiş öksürmekten canım çıkıyo, crp olmuş bilmem kaç migrenden gözümün önünü göremiyorum, haftaya Tiflis’e gideceğim bi de, amel defterim kapanmazsa tabii
Bunca yıldır Soğuk Savaş çalışan biri olarak bazı dönüm noktalarının coğrafyamız için çok acı sonuçları olduğunu düşünüyorum:
Keşke Afganistan'da Sovyetler Birliği başarılı olsaydı.
Sovyetler galip gelseydi, sadece Afganistan'ın değil, buradan yayılan cihatçılıkla mahvedilen büyük bir coğrafyanın kaderi başka türlü olabilirdi.
En başta kadınlar ve kız çocukları bambaşka bir yaşama kavuşurdu.
Ortadoğu da dahil Asya'nın kadersizliği ABD'nin Afganistan'da Sovyetlere karşı kazanmasıdır.
Sovyetler girdiği için böyle oldu demeyin. Sovyetleri çağıran Afgan hükümeti şeriatçı milislere tek başına direnemeyeceğini anladığı için yardım istedi. Ayrıca Sovyetler 80lerde önce de Afganistan'ın sanayileşmesi, kalkınması için büyük kaynak akıttılar. Bu kapsamda bir yardım çok az ülkeye yapıldı.
Keşke bu barbarlık öyle ya da böyle durdurulabilseydi.
Durdurulamadı ve cihatçılar ile ABD ilişkisi başka coğrafyalara taşındı. Bugün Suriye'nin yaşadıklarının arkasında bile Afganistan'daki Sovyet yenilgisi var.
Baykar’ı korkutacak görüntüler: Ortağı Leonardo’ya çalışan fabrika Filistin destekçilerince basıldı
Yeni yıla dakikalar kala İskoçya’da Filistin yanlısı eylemciler İsrail'e silah sağlayan Leonardo için parça üreten fabrikayı basıp ekipmanlarını tahrip etti.
Selçuk Bayraktar’ın patronu olduğu Baykar geride bıraktığımız yıl, İsrail Gazze’ye bomba yağdırırken, Leonardo ile ortak olmuştu.
https://t.co/2kepJqxMj0
Lazkiye’de barbarca saldırılar devam ediyor. Mahallelere bıçak ve palalarla giren alçaklar sürüsü, elinde bir ekmek torbası ile yakaladıkları bir çocuğa Alevi olup olmadığını sorduktan sonra ‘Müslüman olur musun’ diyor ve tartaklıyorlar.
COVID affından yararlanan failler, 5 Kasım 2022’de abim motokurye Samet Özgül’ü boğazından bıçaklayarak katletti. Bu ölüm önlenebilirdi…
Adalet ise hala sağlanmadı.
3 gün önce aftan yararlanıp tahliye olmuş, ilk iş gidip kadını öldürmüş.
O sırada muhalif olduğu için hala tutuklu olan binlerce insan var. AKP-MHP Türkiyesi bu rezillikten ibaret.