Sayın @vekilince merhaba,
Ülkenin ve Cumhuriyetin kurucu partisinin içine düşürüldüğü kaos atmosferi ile ilgili yaptığınız paylaşımı okudum,
Bir Kuvayı milliye neferi olarak 04 ağustos 2020'de
çok uzun yıllar emek verdiğiniz Partinizden ayrılmamanız için çağrıda bulunmuş uzun bir Watsapp mesajı göndermiştim,
O dönemde parti içinde haketmediğiniz bir baskı ile siyaset yapma olanağı kalmadığı için ayrılıp yeni partiyi kurmuştunuz,
Yaşanılan süreç size Partiden ayrılmamanız gerektiğini ülke ve parti adına çok ağır maliyetler çıkararak gösterdi,
Parti Bugün o dönemdeki şartlardan çok daha ağır bir kaosun içine itilmiş ve hukuk dışı yargı kararı ile parti iktidar işbirlikçileri tarafından işgal edilmiştir,
Siyasi atmosfer sendikal sektördeki sarı sendikalar gibi ismi ile müsemma
SARI SİYASETÇİLER iktidarın sağladığı hukuksuz konfor alanında her türlü yüzsüzlük, şımarıklıkla Partinin bünyesine yapışmışlardır,
Kaos sizin grup toplantısında tariflediğiniz kürsü jesti önerisinde çok daha büyük ve derindir,
İşgalciler size yaptıkları baskının çok daha ağırını kurultay iradesi yönetimine yapmakta, ahlaki ve vicdani dayanamayan yoksun hoyratça partiyi yıpratmaktadır
Ancak kamuoyu @eczozgurozel ve ekibini sizi terkettiği yalnızlığa terketmemiştir,
Parti tabanı ve tüm organları
Parti'nin gerçek sahipleri olarak işgale direnmektedir,
Bu tarihi eşikte yaptığınız ortaya karışık paylaşımlar çok uzun yıllar emek verdiğiniz ve yeniden döndüğünüz Parti'nizde işgalcilerin işini kolaylaştırmaktadır,
Muharrem İnce markasının bu tarihsel mücadelede tarihi sorumluluğu ortaya karışık paylaşımlar yapıp durumu idare etmek olmamalıdır,
doğru konumlanıp ciddi kamuoyu desteğini ve rüzgarını arkalarına alan
@eczozgurozel ,
@ekrem_imamoglu ,
@mansuryavas06
triosunun mücadelesine destek vermek,
kurultayın toplanması sağlanamadığı taktirde geçici göçe katılıp omuz omuza zafere ulaşıp Cumhuriyetin kurucu partisindeki işgali sonlandırmak olmalıdır,
Anadolu'dan, tek adam iktidarının başat illerinden Kahramanmaraş'tan ülkemizdeki siyasi atmosferinin tesbit edebildiğim manzarasını
ve bir Kuvayı milliye neferi olarak naçizane önerimi ilginize sunuyorum,
Selam ve saygılarımla....
Tahammül edilmesi çok zor ve ilginç olayların yaşandığı bir ülkede yaşamaya çalışıyoruz,
Yıllarca işçi hakları söz konusu olduğunda, işverenle aralarında saldırmazlık paktı imzalayan sarı sendikalar vardı, birbirlerine çok fazla dokunmadan durumu idare ederlerdi,
Şimdi hukuksuz yargı kararı ile Cumhuriyetin kurucu partisine el koyup yönetebileceğini düşünen ismi ile müsemma bir takım
SARI SİYASETÇİLER türedi,
Yüzsüzlük sınırlarını zorlayarak hem Partiyi hem ülke gündemini kaos atmosferinde sürüklüyorlar,
Allah Türk Ulusu'na sabır versin...!
@muslimsarichp
Sayın @gurselerol62
Merhaba,
Atatürk'ün silah arkadaşı Ulusal kurtuluş savaşı kahramanı Diyap Ağa'nın torunu olacaksınız,
Tunceli'den gelip deplasmanda Cumhuriyetin kurucu partisinden 41 yıl sonra Elazığ'dan MV seçilme başarısı gösterip, sağlam bir seçmen tabanı oluşturacaksınız,
Sonra Ülke demokrasisine kasteden hukuksuz yargı kararı ile başarısızlık ve beceriksizlik abidesi şahsiyet iktidarla işbirliği yaparak atama ile genel başkan olacak, bu yetersiz bakiyenin talebi ile yıllardır emek verdiğiniz partinizin genel merkezine polis biber gazı ve coplarla girecek,
Bütün bunlar olurken parti tabanından aldığınız güç ve cesaretle mekik diplomasisi yapacaksınız,
Parti'nin kanaat önderi kabul edileceksiniz,
Arka planınızdaki bu güçlü CV'nize rağmen Yetersiz Bakiye kk tarafından refüze edilmenize rağmen,
X açıklamasını yoruma kapatıp, İşgalcilere ses çıkarmayıp Kurultay'ın iradesinin seçtiği yöneticilere ayar vereceksiniz,
Olmadı ;
Sayın @gurselerol62
bu sizin yıllardır çizdiğiniz profile yakışmadı..!
Belki Unuttunuz ;
Allah rahmet eylesin Diyap Ağa meclisi Kayseri'ye taşıma teklifine karşı çıkmış
"Biz buraya kaçmaya değil ölmeye geldik"
diyerek ikonik bir cevapla meclise cesaret aşılayıp bir dönüm noktası oluşturmuştu,
Sizin ayrı parti teklifine karşı çıkışınızı bu tarihsel olaya benzetmek isterdim,
Ancak hukuku katleden
siyasi literatüre
sarı sendikacılar gibi
SARI SİYASETÇİLER olarak geçen her türlü yüzsüzlükle, nereye hizmet ettikleri artık çok açık olan bu işgalcilere tek söz söylemeye cesaret edemeyen Gürsel Erol karizmayı çizdirmiştir,
Sayın Gürsel Erol'dan parti tabanının beklentisi
Bir haftalık kısa bir sürede gerçekleşen tüm bu çelişkileri Elazığ'a gidip kendisine güvenip vekalet veren Gakkoş hemşerilerine anlatacak cesareti bulmasını umuyorum...!
2 Temmuz 1993 olaylarında, yani Madımak vahşetinde yanmadan önce, kendini aşağı atarak kurtarmış ve hafızasını kaybetmiş bir edebiyat öğretmeni..
Madımak Oteli'nin 109 ve 110 numaralı odaların pencerelerinden karşı binaya geçiş vardı.
Buradan kaçan 31 kişi kurtuldu.
Kendini, eşiyle birlikte, otelin boşluğuna atan yazar Lütfiye AYDIN'ın trajik hikâyesi bugün hâlâ sürüyor..
Alevler giderek yükseliyor.
Herkes çığlık çığlığa can derdinde.
Lütfiye AYDIN yangından kurtulmak için, eşi Avukat Cafer Can AYDIN'la birlikte kendini otelin apartman boşluğuna bırakıyor.
Dumandan göz gözü görmüyor.
Bağırıyorlar, bağırıyorlar, güçleri bitiyor.
Dumandan zehirlenip bayılıyorlar..
İtfaiye araçları otele ulaşmak istiyor.
Göstericiler, araçların tekerleklerinin önüne yatarak engellemek istiyorlar.
Polis havaya ateş açıyor.
Yangın söndürme çalışmaları nihayet başlayabiliyor.
İtfaiye yangını söndürürken, otel boşluğunun üzerindeki camlar patlıyor.
Kızgın camlar, yerde baygın yatan Lütfiye AYDIN'ın üzerine yağmur gibi yağıyor..
Gece 01.00'de yangın tamamen söndürülüyor.
Otelden 35 ölü çıkarılıyor..
Duvar dibinde olduğu için camların pek değmediği Cafer Can AYDIN kendine gelir gibi oluyor.
Güçlükle dışarı çıkıyor.
Bir polis O'nu görüyor, şaşırıyor;
- Başka yaşayanlar var mı? diyor.
Eşi Lütfiye AYDIN'ın adını söylüyor, bayılıyor.
Otel hâlâ tütüyor.
Ve otelden en son Lütfiye AYDIN çıkarılıyor..
Lütfiye AYDIN morgda..
Polis, Lütfiye AYDIN'ın öldüğünü düşünüyor.
Bir kamyonetin arkasına koyup hastane morguna kaldırıyor.
Cafer Can eşinin öldüğüne inanamıyor.
Sabaha karşı, güç bela, morga gidiyor .
O'na son kez bakmak için doktordan rica ediyor.
Doktor;
- Sivri bir şey var mı? diye soruyor, kalemini veriyor.
Kalem Lütfiye AYDIN'ın ayağına batırılıyor, tepki veriyor;
Yaşıyor..
Aradan birkaç saniye geçiyor, Lütfiye AYDIN sayıklıyor
- Ce.. Ce..
Eşi tamamlıyor;
- Ceren.. Ceren..
Ceren, kızlarının adı.
Cafer Can hem kızının adını - Ceren.. Ceren.. diye tekrarlıyor, hem de haykıra haykıra ağlıyor.
Lütfiye AYDIN kurtulmuştu ama bu "kurtuluş" hiç de kolay olmayacaktı..
GATA Yanık Merkezi..
Lütfiye AYDIN'ın vücudu ağır derecede yanıktı.
Önce Sivas'ta tedavi görüyor, daha sonra Ankara'da GATA Yanık Merkezi'nde.
Olaydan üç gün sonra, 5 Temmuz günü, gözünü GATA Yanık Merkezi'nde açıyor.
Ne güzel tesadüf; 5 Temmuz kızları Ceren'in doğum günüydü, 17'yi dolduruyordu.
O gün, 35 gün sürecek zorlu tedavi sürecine başlıyor doktorlar.
Ölü derileri tek tek soyuluyor, yatağı bir küvet oluyor.
Konuşmakta zorlanıyor.
En yakınlarını dahi tanıyamıyor.
Cumhuriyet Pazar bulmacası çözme alışkanlığı vardı.
Hastanedeyken sürekli;
- Bana bulmacamı getirin! diyor, nedense bir türlü getirilmiyor bulmaca..
Sonunda bir gün getiriyorlar, dünyalar O'nun oluyor..
Kalemi eline alıyor ve öylece kalakalıyor.
O da ne; harfler birbirine giriyor.
Zorluyor, zorluyor, olmuyor, okuyamıyor.
Gazeteyi neden getirmediklerini anlıyor..
Odadan çıkmıyor.
Aylar sonra hastaneden taburcu oluyor.
Evine gelir gelmez, odasının perdelerini kapattırıyor. Günlerce çıkmadan o karanlık odada, tek başına yaşıyor.
Eşi ve kızının büyük çabasıyla, günlerce verdikleri mücadele ile, sonunda hayata dönüyor.
Edebiyat öğretmeni, yazar Lütfiye AYDIN, okuma yazmayı yeniden öğreniyor.
Zamanla, odasından, evinden çıkmaya başlıyor.
Sokakta, haline bakıp soranlara;
- Trafik kazası geçirdim! diyor.
Yalan söylemiyor aslında, çünkü öyle biliyor.
Ne Sivas'ı, ne Madımak Oteli'ni, ne de yangını hatırlıyor..
Bir gün odasından katıla katıla ağlama sesi geliyor.
Anımsıyor, tüm olup biteni..
Hemen bir daktilo istiyor, yazmak istiyor.
Yazarsa belki arkadaşlarını, gencecik çocukları geri getireceğini düşünüyor, oturup yazmaya başlıyor.
Sekiz saat sürüyor yazması; yarım sayfa ancak yazabiliyor.
Pes etmiyor, yazmayı bırakmıyor.
Lütfiye AYDIN, bugün zor yazıyor ve güçlükle konuşuyor.
O'nun için Madımak yangını hâlâ sürüyor.
Ya sizin için?..
Soner Yalçın
Sayın @gurselerol62
Merhaba,
Atatürk'ün silah arkadaşı Ulusal kurtuluş savaşı kahramanı Diyap Ağa'nın torunu olacaksınız, Tunceli'den gelip deplasmanda Cumhuriyetin kurucu partisine 41 yıl sonra Elazığ'dan MV seçileceksiniz, sağlam bir seçmen tabanı oluşturacaksınız,
Sonra Ülke demokrasisini ve binbir emek verdiğiniz Partinizin genel merkezine byetersiz bakiye KK'nın talebiyle polis biber gazı ile girecek, hukuksuz yargı kararı ile başarısızlık ve beceriksizlik abidesi bir şahsiyet iktidarla işbirliği yaparak atama ile genel başkan olacak,
Bütün bunlar olurken tabanın verdiği güç ve cesaretle mekik diplomasisi yapacaksınız,
Parti'nin kanaat önderi kabul edileceksiniz,
Arka planınızdaki bu güçlü CV'nize rağmen Yetersiz Bakiye kk tarafından refüze edilmenize rağmen,
X açıklamasını yoruma kapatıp, İşgalcilere ses çıkarmayıp Kurultay'ın iradesinin seçtiği yöneticilere ayar vereceksiniz,
Olmadı ;
Sayın @gurselerol62
bu profile yakışmadı..!
Belki Unuttunuz ;
Allah rahmet eylesin Diyap Ağa meclisi Kayseri'ye taşıma teklifine karşı çıkmış
"Biz buraya kaçmaya değil ölmeye geldik"
diyerek ikonik bir cevapla meclise cesaret aşılayıp bir dönüm noktası oluşturmuştu,
Sizin ayrı parti teklifine karşı çıkışınızı bu tarihsel olaya benzetmek isterdim,
Ancak hukuku katleden
siyasi literatüre
sarı sendikacılar gibi
SARI SİYASETÇİLER olarak geçen her türlü yüzsüzlükle, nereye hizmet ettikleri artık çok açık olan bu işgalcilere tek söz söylemeye cesaret edemeyen Gürsel Erol karizmayı çizdirmiştir,
Sayın Gürsel Erol'dan parti tabanının beklentisi
Bir haftalık kısa bir sürede gerçekleşen tüm bu çelişkileri Elazığ'a gidip kendisine güvenip vekalet veren Gakkoş hemşerilerine anlatacak cesareti bulmasını umuyorum...!
@Orsatramola
Komutanım merhaba,
Türk silahlı kuvvetlerin onurlu bir subayı olarak Ergenekon kumpas davalarında dik durdunuz,
Türk Ulusu arkanızdaydı,
Türk demokrasisi ve Cumhuriyetin kurucu partisine hukuk dışı yargı kararı ile yapılan kaos atmosferi operasyonuna günah keçisi olarak tek adam iktidarından kurtuluşun uzun yürüyüşünü başlatan,
" Tarih cömert değildir,
bağrından pek lider çıkarmaz.
bir hikaye , bir başarı ister, gölgeden yakıcı güneşe çıkacak cesaret ister "
Dizelerindeki gibi
gölgeden yakıcı güneşe cesaretle çıkan @ekrem_imamoglu'nu işaret etmeniz haksızlıktır,
Yetersiz bakiye kk iktidarla işbirliği içinde demokrasimize kast ederken, uzlaşmaz tutumu ile kurultayda kaçarken bir yıldan fazla süredir kumpas davaları ile tutsak olan dünya başkenti İstanbul'un Şehremini ne haksız itham etmek şahsınızın Türk Ulusu nezdindeki tüm saygı ve sevginizi sonlandıracaktır,
Hatırlatmak isterim...!
Uzun yıllardır Sarı sendika olayını biliyorduk, ama
Sarı siyasetçi profilini bilmiyorduk, yabancıydık,
Siyaset arenasına bu ünvanı kazandıran başta @muslimsarichp ve ekibindeki şahsiyetlere hatırlatmak isterim ki ;
Türk Ulusu tarafından çok hayırla anılmayacaksınız bilin...! @muslimsarichp
Kim ki, Demokrasimize ve Cumhuriyetin kurucu partisine hukuk dışı yargı kararı ile demokrasi dışı yöntemlerle yönetmek gafletine düşerse,
Türk Ulusu'na ve partisine ihanet etmiştir,
ihanet eden kimse
İsimlerden bağımsız Kemal, Ekrem, Özgür kim olursa olsun,
ihanetin içinde olursa
"Hain" dir,
Biz Anadolu coğrafyasında
"Hain'e Hain deriz"
@muslimsarichp
Uzun yıllardır Sarı sendika olayını biliyorduk, ama
Sarı siyasetçi profilini bilmiyorduk, yabancıydık,
Siyaset arenasına bu ünvanı kazandıran şahsınıza ve ekibinizdeki şahsiyetlere hatırlatmak isterim ki ;
Türk Ulusu tarafından çok hayırla anılmayacaksınız bilin...!
Dünya ekonomisi büyük bir zarar görmeden Körfez'de barışın sağlanacağına dair inanç hızla azalıyor. Savaşın olumsuz etkilerini azaltmak için Çin son iki ayda petrol ithalatını %20 düşürdü, ABD ise petrol ihracatını artırdı. Ancak ABD'nin ihracatını bu seviyede tutması mümkün değil çünkü stokları hızla tükeniyor.
ABD ve Çin'in çabalarına rağmen Güneydoğu Asya ve Hindistan'da talep daraldı. ABD ve müttefiklerinin İran'ın taleplerini şu an için karşılaması pek olası görünmüyor. Bu nedenle savaşın sürmesi ve Hürmüz Boğazı'nın uzun süre kapalı kalması yüksek ihtimal. Bu mantık dışı süreç, dünya ekonomisinde çok ciddi sorunlar iyice ortaya çıkana kadar devam edebilir.
Maalesef bu belirsiz ortama iflas etmiş bir ekonomi programıyla girecek olan ülkemizi çok zor günler bekliyor. Ekonomi yönetiminin bir an önce farklı senaryolar üzerinde çalışıp, tedbir alması gerekiyor. Ama korkarım ki Mehmet Bey'in elindeki beşeri sermaye buna yeterli olmayacaktır.
Sayın @ICanAdvisory
Ülke demokrasisinin ve Cumhuriyetin kurucu partisini hukuk dışı yollarla kaos atmosferine sürüklenmesine direnmek ve mücadele etmek yurtseverlik görevidir,
İktidarın başat illerinden Kahramanmaraş'ta ikamet ediyorum,
Cumartesi günü bir hemşerimin kırsaldaki besi çiftliğinde kahvaltı davetine katıldım,
Çiftlik sahibi sadece okur yazarlığı olan sade bir vatandaşımız,
@eczozgurozel@ekrem_imamoglu@mansuryavas06
Üçlüsü ve ekibinin Cumhuriyetin kurucu partisinde siyaset yapma olanağı kalmadığı taktirde,
Bu üçlü nerede olursa oraya oy vereceğini ifade etti,
Bu gerçek sizi ne kadar memnun eder bilemiyorum,
Anadolu coğrafyasında genel kanaat bu doğrultuda,
Bilginize sunarım....!
Sayın Orhan Bursalı, Okumuştum,
Tavsiyeniz üzerine
yeniden okudum,
Yazınızın ana tema'sının
İktidarın kaos sürecindeki sorumluluğunu azalttığını ifade ettiğini düşünüyordum,
yine aynı düşüncedeyim,
Oysa...!
Bu kaos süreci başından beri bir İktidar organizasyonudur, işbirlikçiler süreci hızlandıran katalizörlerdir .!
Lütfen siz yazdıklarınızı tekrar okuyun...!
@hilalkoylu merhaba,
Yedi göbekten köylüyüm,
Eskiden cehaletin karşılığı maalesef köylülüktü,
Ben ilkokuldayken,
1960 lı yıllarda,
Kent nüfusu %40,
Köy nüfusu %60 civarındaydı,
Bugün 2026 yılına geldiğimizde bu oran,
Kent nüfusu % 94
Köy nüfusu. % 6
oranında,
Üzülerek ifade etmeliyim ki,
köy nüfusunun azalması ile cehaletde aynı oranda azalmıyor,
Bu orana "Köylü" soyadını taşıyanlarıda katarsak, cehalet katsayısı inanılmaz artıyor,
Allah Türk Ulusu'nun yardımcısı olsun...!
Bakın Kemal Kılıçdaroğlu son bir yılda neler yapmış.
👉 19 Mart sürecinin ardından, Nisan 2025’te yapılacak olağanüstü kurultay öncesinde cezaevinde Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret ederek, “Gel, Özgür Özel’i alaşağı edelim; seni genel başkan yapalım.” teklifinde bulunuyor.
👉 İmamoğlu’ndan ret cevabı alınca, Rıza Akpolat’a haber göndererek, “İtirafçı ol, İBB davasını büyüt; sen çıkarsın, İmamoğlu ise betona gömülür.” mesajını iletiyor.
👉 Rıza Akpolat’tan da sonuç alamayınca, bu kez Özgür Özel’e “Ekrem’i unut, mitingleri bırak; sana destek vereyim.” diyor.
👉Tüm bu kalleşçe girişimlerin hiçbirinden sonuç alamayınca, Öcalan’ı ziyaret etmeyen CHP’yi sert bir şekilde eleştirdi ve iktidara “Ben göreve hazırım. CHP Genel Başkanlığına kayyım olarak atanmam hâlinde hem sürece hem de anayasa değişikliğine tam destek veririm” mesajını verdi
👉Kayyım olarak atanmasının ardından, Özgür Özel ile sözde telefonda müzakere yürütürken, bir avuç yandaş milletvekilini arkalarında çete üyeleri torbacılarla sabahın 7’sinde partinin kapısına gönderdi.
👉 Sözde bayramlaşma konuşmasında eline tutuşturulan kâğıttan iktidara tek bir söz etmezken, genel başkanlık teklif ettiği Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’na FETÖ imasında bulunacak kadar aşağılık bir tutum içine girdi.
👉 Son olarak, sözde “arınacağız” diyerek göreve başlayıp oluşturduğu MYK’da; taciz suçlamasıyla yargılanmış kurultay iftiracısının oğluna, yolsuzluktan görevden alınan eski bir belediye başkanının eşini genel başkan yardımcısı olarak, hem kurultay hem de İBB davasının tetikçiliğini üstlenen kanalın bir numaralı tetikçisini ve geçmişte çalıştığı gazetede gelirlerini zimmetine geçirdiği ortaya çıkan başka bir kişiyi de parti sözcüsü olarak görevlendirdi.
👉Sözde MYK'nu toplayarak 9 Milletvekilinin ihraç edilmesini tezgahladı...
İhanette Guines'e aday oldu!
Alıntı
Sayın Hatipoğlu merhaba,
Butlan yönetiminin Merkez yönetim kurulunda görev alan @Berhansimsek,
namı diğer minyeli Abdullah için ihraç mekanizması işletildiğini ve ihraç edilmesine rağmen merkez yönetim kuruluna alındığını sanırım unutuyorsunuz,
Sizin tezinize göre
Yetersiz bakiye kk ihraç edilmiş olsaydı, mutlak butlan kararı çıkmazdı öylemi...?
Lütfen ; değerlendirip yeniden analiz yapın,
başta @yavuzdegirmenci tüm X kullanıcıları heyecanla bekliyoruz...!
@gazetesozcu Çok yüksek bir oran,
Ama bir an için doğru olduğunu kabul edelim ;
% 35 x % 4= % 1,4
Ülke genelinde yetersiz bakiye tarafından alınacak en iyi ihtimalle
%1,4~ % 2,0 oy
Seçimin kazanılmasını engelleyemez....!