DEVLET BAHÇELİ’DEN ÖZGÜR ÖZEL’E UYARI
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli:
CHP'nin içine düştüğü yönetim buhranı görülmektedir.
Peş peşe patlayan vakalar hepimizin malumu. Belediyeler rant iddiaları ve yönetim zafiyeti ile anılması ibretlik tablo.
Yereldeki bu çözülmek dönüp dolaşıp genel merkezin başına çöktü.
Yönetim aczi genel merkeze sirayet etmiştir. CHP bugün milletin karşısına kendi iç hesaplaşmasının, koltuk kavgasının, hizip mücadelesinin gölgesi ile çıkmaktadır.
Bu tablo tesadüf değildir. CHP'de bir siyasi partinin kendi meşruiyet zemininin nasıl aşındırdığı ortadadır.
Parti içi arınma durulma ihtiyacı tehditkâr sözler gölgesinde kalmıştır. Bizim meselemiz CHP'nin içindeki dağınıklıktan siyasi kazanç değil Türkiye'de siyaset kurumu ağırlığını millet iradesinin saygınlığını korumaktır ancak görünen köy kılavuz istememekte.
İki ayrı yön iki ayrı meşruiyet iddiası kaygı verici gerçek olarak karşımızdadır.
Özel'e düşen ataşe körükle gitmek değil aklı selim hareket etmektir. Serin kanlılıkla yönetilmesi gereken süreci kalabalıkların gürültüsüne bırakmamalı.
CHP ya kendi iç meselesini hukuk ile çözecek ya da bu düğümü milletin gündemine yeni bir yük olarak taşıyacak. Milletimiz bunu taşıyacak bir hamal değildir.
Bu hesabın sonunda mahcup olmamak isteniyorsa gaflet uykularından uyanıp gözler dört açılmalı. Bu sanatın sanatkarı olmak isteniyorsa sözlerimize kulak verilmeli.
Özgür Özel CHP'nin iç gerilimini meydanlara taşımaktan, memlekete yaymaktan, mevki yarışını demokrasi kahramanlığı gibi servis etmekten vazgeçilmeli.
TBMM koridorlarına taşan buhran ortadadır. Motoru yakmadan direksiyonu kilitlemeden buna bir nizam verilmelidir.
Nezaketi koruyarak ayrılmayı başarmak da bir erdemdir. Siyaseti toplumsal kaygı ile yapanlar Süleyman kıssasındaki "çocuğun gerçek annesi" gibi duyarlı davrandılar, bölünmesin diye çabaladılar. Siyaseti, rozet, koltuk, tabela için yapanlar ise temsil siyaseti havasında, çocuğun sahibi olduğunu iddia ederek bölünmesinden medet umdular. Bugün Özel ekibinin grup toplantısı yapmalarını tercih eden meclis yönetimindeki irade, bölünmeyi kaçınılmaz hale getirmenin ortamını tesis ettiler. Yeniden inşa arınmadan olmaz.
🚨CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu:
“Topyekün halk ayaklanması çığırtkanlığı yaparak bu partinin öz evlatlarını birbirine düşman etmek isteyenler bilsin ki; o kirli emellere asla geçit vermeyeceğiz!
İç karışıklık yaratma çabaları, sadece dış müdahale heveslilerine zemin hazırlar.
Biz bu oyunu bozarız!”
TBMM'den CHP Grup Toplantısı kararı
Karşılıklı restleşme ile devam eden ve fizikî şiddet tehlikesi barındıran Grup Toplantısı krizine TBMM Genel Sekreterliğinin az önce bir ara formül ürettiği iddia edildi.
Gazeteciler Fatih Atik ve Sinan Burhan'ın iddiasına göre tüzel kişiliği temsil hakkı nedeniyle, Büyük Grup Toplantı Salonu CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na tahsis edildi.
Özgür Özel ve beraberindeki milletvekili grubuna ise Basın Toplantısı Salonunu kullanmaları önerildi.
Kılıçdaroğlu'nun bildirdiği dinleyiciler CHP Grup Toplantısı Salonuna girebilecek.
Özel'inkiler ise Basın Toplantısı Salonuna giremeyecek.
İddia doğruysa bu durum Özgür Özel'in hoşuna gitmeyecektir. Özel ve İmamoğlu ekibi Kılıçdaroğlu'na zorluk çıkarmanın yeni yolunu arayacaktır.
Öte yandan iki tarafın da dinleyicilerinin TBMM'ye alınmayacağı ve meselenin CHP'nin kendi dinamiğine bırakılacağı iddiaları da var.
Bu iddiaya göre iki taraf da Büyük Grup Toplantı Salonunda olacak. Kimin kürsüye geleceğine kendileri karar verecek.
Vakit olarak yeni günün içindeyiz. Son kertede her şey yarım gün sonra görülecek ama her halükârda Kılıçdaroğlu'nun krizin derinleşmesinden kaçmayacağını söyleyebiliriz.
Yarın ola hayrola...
Yarın TBMM'de saat 13.30'da Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu grup toplantısında milletimize seslenecek.
Sadece sorunları teşhis eden değil; çözüm üreten, umut veren ve Türkiye'yi yeniden ayağa kaldıracak güçlü bir iktidar alternatifini ortaya koyan CHP'nin yeni dönemi başlıyor.
Sayın Genel Başkanımız son dönemde yaşanan gelişmeleri değerlendirecek; partimizin yeni dönem yol haritasına, ülkemizin gündemine ve önümüzdeki sürece ilişkin tarihi bir konuşma yapacaktır.
Tüm örgütümüzü ve yurttaşlarımızı bu önemli buluşmaya davet ediyoruz.
@kilicdarogluk
Yunanistan'ın İskeçe şehrinde dört Batı Trakya Türkü'nün yargılandığı müftülük davası ertelenirken adliye önünde "Türkler dışarı" sloganları atıldı. İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa, provokasyonu Yunan destekli FETÖ firarilerinin yaptığını belirtti. https://t.co/eaN2Knw4Ud
Biz, farklı fikirlerimizle zenginleşerek büyüyen ve aynı amaç etrafında kenetlenen dev bir aileyiz.
Birbirimize rakip değiliz; bizler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin omuz omuza yürüyen evlatlarıyız.
Hedefimiz net: Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında adaleti, demokrasiyi tesis etmek ve milletimizin çağdaş uygarlık hedefini gerçekleştirmektir.
11 Haziran Perşembe günü yapacağımız ilk Parti Meclisi toplantısıyla kurultay sürecimizi başlatıyoruz. Tüm örgütümüzü yarınki grup toplantımızda tek yürek olmaya, sağduyu ve yoldaşlık bağıyla kenetlenmeye davet ediyorum.
SON DAKİKA - TBMM'den CHP Grup Toplantısı açıklaması
Meclis Başkanlığı az önce aşağıdaki duyuruyu yaptı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı ve Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanlığı’na aşağıdaki yazıyı göndermiştir:
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 164'üncü maddesinin birinci fıkrası "Başkan, Türkiye Büyük Millet Meclisine ait bina, bahçe ve arsaların iç ve dış güvenliğiyle ilgili tertip ve tedbirleri almakla yükümlüdür." hükmünü amirdir.
Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun 09.06.2026 tarihinde gerçekleştireceği grup toplantısı öncesinde TBMM Yerleşkesi giriş kapılarında oluşan ciddi güvenlik riski nedeniyle grup toplantınıza İçtüzüğün mezkûr hükmü doğrultusunda ziyaretçi alınmayacaktır.
Mahkeme salonlarında da söyledim bugün buradan bir kez daha ilan ediyorum:
Topyekün halk ayaklanması çığırtkanlığı yaparak bu partinin öz evlatlarını birbirine düşman etmek isteyenler bilsin ki; o kirli emellere asla geçit vermeyeceğiz! İç karışıklık yaratma çabaları, sadece dış müdahale heveslilerine zemin hazırlar. Biz bu oyunu bozarız!
Şimdi kavga değil, omuz omuza durma vaktidir. Bütün yol arkadaşlarımı, bu köklü çınarın evlatlarını sükunete ve akla davet ediyorum.
Gün, baba ocağına sahip çıkma günüdür! Tüm partililerimizi, ve yüreği bu ülke için çarpan her bir yurttaşımızı, saat 14.00’te omuz omuza bir grup toplantısı gerçekleştirmek üzere Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezimize, yani Baba Ocağımıza çağırıyorum.
Biz biriz ve birlikteyiz.
SON DAKİKA - Özgür Özel yarın grup toplantısı salonunu kendisi kullanacağını duyurdu.
Kemal Kılıçdaroğlu'na lisanı münasiple zorluk çıkaracağını ilan etti.
Yarınki uzlaşmazlığın çözüm yerinin son kertede TBMM olduğu öne sürülüyor.
CHP Grup İç Yönetmeliğinde Grup Başkanının, "Genel Başkana bağlı olarak uyum sağlama yükümlülüğüyle" çalışabileceği yazıyor.
Gözler TBMM'de!
Milletimizin birlik ve bütünlüğünün sağlandığı, bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin karargahı, partimizin kurucu ruhunun filizlendiği Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde her arkadaşımızın bu değerlere sahip çıkarak Genel Başkanımızla beraber yeni bir geleceğe yürüyeceğine inanıyorum.
Cumhuriyet Halk Partili olmak; ülkenin, halkın ve de partinin birliği ve dirliği için mücadele etmektir. Yan yana duracağız, birlikte yeni bir gelecek inşa edeceğiz🌺
ABD derin devletinin Türkiye sunumu
DİKKAT ÇEKEN 4 DETAY
Türkiye'de CHP gündemi içinde "Devlet aklı nedir, kimdir?" sorusunun tartışıldığı günlerde, ABD derin devleti de Türkiye'yi konuştu.
3 Haziran'da ABD Temsilciler Meclisi çatısı altında faaliyet gösteren Tom Lantos İnsan Hakları Komisyonu, "Türkiye Özgürlüğe Dönüş Yolunu Bulabilir mi? Otoriter Konsolidasyona Karşı Türk Demokrasisinin Savunulması" başlıklı bir toplantı düzenledi.
Toplantıda Türk kamuoyunda ABD derin devletinin küreselci kanadının figüranları olarak bilinen Henry Barkey ve Micheal Rubin de sunum yaptı.
Barkey de Rubin de sunumlarında Türkiye üzerine alışılageldik ezberlerini tekrarladı. Türkiye'de demokrasi olmadığı, hukuk olmadığı, insan hakları olmadığı; her şeyin kötü vaziyette olduğu gibi tezler iki isim tarafından da sıralandı.
Barkey her zamanki gibi diplomatik bir dil, Rubin ise agresif bir dil kullandı.
Açıkçası, iki ismin sunumlarını okurken Amerikan statükosunun niçin son derece sığ analizlere itimat ettiğini sorguladım.
Atlantikçiliğin en büyük handikapı; insanı, dolayısıyla milletleri anlayamamak. Girdiği bütün coğrafyalarda hüsrana uğramasının sebebi de bu.
Türkiye gibi devletlü ve vicdanlı bir ülkeyi hiç tanıyamamışlar.
Sunumlarda 4 NOKTA DİKKAT ÇEKİYOR:
1. Çıkarlarımız iktidar değişiminde mesajı
2. Trump yönetimine pasifizm eleştirisi
3. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a müdahale istemi ve Süleyman Soylu uyarısı
4. Türkiye'ye üstü kapalı savaş tehdidi
Dün Aydınlık Gazetesinde manşet olarak yayınladığımız toplantıda Rubin'in ilgili ifadeleri aynen şöyle:
📌"Geçen yıl, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD'nin iyimserliğini, hatta düpedüz safdilliğini nasıl kullandığını ve hem Türkiye içindeki etnik azınlıklara karşı samimiyetsizliğini hem de dini azınlıklara yönelik ayrımcılık ve kışkırtmasını nasıl belgelediğimi ele almıştım."
📌"Aksine, bu suistimalleri ortaya koyan ve tersine çevirmeyi amaçlayan iki partili bir ABD politikasının sadece Türkiye ve daha geniş bölge için değil, aynı zamanda daha geniş ABD ulusal güvenliği, barışı ve istikrarı için de iyi olduğunu anlamaktır."
📌"Hiçbir yönetim Erdoğan'ı hak ettiği hesaptan sorumlu tutmamış olsa da, şu anda hissettiği cezasızlık duygusu onu insan haklarını ihlal etmeye teşvik ediyor."
📌"Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Özel'in görevden alınmasından kısa bir süre sonra Fidan ile görüşmesi ve Dışişleri Bakanlığı açıklamasında belirtildiği üzere yargı darbesinden bahsetmemesi, Ankara'da demokratik muhalefete yönelik daha fazla saldırıya yeşil ışık olarak yorumlanacaktır."
📌"Erdoğan'ın üç siyasi liderin görevden alınmasından paçayı sıyırması, ne yazık ki, diğer liderlerin de benimsediği bir yol haritası oluşturuyor."
📌"Küba'dan bile daha baskıcı bir basın yönetimine sahip bir diktatörlüğe yaltaklanmak, herhangi bir ABD büyükelçisi için, hele ki bir ABD başkanı için, hiç de iyi bir izlenim bırakmaz."
📌"Türkiye yine dünyanın en Amerikan karşıtı ülkeleri arasında. Bu Amerikan karşıtlığı tesadüf değil, Erdoğan ve üst düzey danışmanlarının sığındığı sürekli bir nefret ve komplo akımının sonucudur."
📌"Türkiye giderek büyüyen bir sorundur. Bunu görmezden gelmek, bölgesel çatışma veya savaşa yol açmasa bile iç istikrarsızlığa yol açacaktır."
📌"Erdoğan ve eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun İsrail ve Yahudilere karşı kullandığı söylem, merhum Mısır Cumhurbaşkanı Cemal Abdül Nasır'ın İsrail'e karşı imha savaşı hazırlığı yaptığı dönemi hatırlatıyor."
📌"Ancak Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye'de şeffaflığı, basın özgürlüğünü, azınlık haklarını ve tarihsel hesap verebilirliği destekleyen bir insan hakları politikasına proaktif bir şekilde destek verirse, tüm Türkler ve daha geniş bölge için daha iyi bir gelecek mümkün olabilir."
📌"Basitçe söylemek gerekirse, Türkiye tüm vatandaşlarıyla barış içinde olana ve liderleri güçlü bir Türkiye'nin dikkat dağıtma ve komplo kurma değil, hukukun üstünlüğü ve şeffaflık üzerine kurulu olduğunu öğrenene kadar Doğu Akdeniz'de veya Güney Kafkasya'da asla barış olmayacaktır."
...
Siz bu ifadeleri nasıl yorumladınız?
Umuyorum ve diliyorum MHP lideri sayın Devlet Bahçeli’nin bu tarihi uyarıları dikkate alınır.
Herkes bu iyi niyetli ve yol gösterici uyarılardan gerekli dersleri çıkarmalıdır.
@dbdevletbahceli@Yildiraycicek9
Yeni görevlendirmem nedeniyle; başta Sayın Genel Başkanım @kilicdarogluk teşekkürlerimi sunuyorum.
Hiçbir ayrım yapmadan bütün meslektaşlarımla iyi bir diyalog zemini kurmak için mücadele edeceğim. Partimin kurumsal iletişim süreçlerine katkı sunmak adına her türlü özveride bulunacağımın da bilinmesini isterim.
Hayırlı olması dileğiyle…