''Türkiye birey yerine komünite, özgürlük yerine otorite, hak yerine ödev, sorgulama yerine itaate dayanan bir kültürel ve fikrî iklime sahiptir.'' (Başkanlık Sistemi, Latin Amerika Tecrübesi ve Türkiye, 2016)
@ustaelement Bugün bi tıbbi sekreter 100 bin, bir güvenlik görevlisi 120 bin maaş alıyor. Her ay net bu. Serbest meslek yapan da intihar etmemek için kendine sebep bulmaya çalışıyor. Geçiniz... Dengeyi bozdu yüksek kamu maaşları.
@BankoBey1 Üstadım tebrikler, sizin geçen sene yayınlarda da bahsettiğiniz İzmirli bir abi vardı youtubda spor toto yayını yapan. Neydi o abinin ismi, kanalı, devam ediyor mu yayınlarına uzun zamandır göremiyorum o abiyi?
🗣️ Serdar Ali Çelikler: İddia ediyorum Premier Lig hakemleri bizim ligimizi yönetsin, iki sene sonra Avrupa şampiyonu oluruz. Bizim hakemler bir sene Premier Lig yönetsin, değeri yarı yarıya düşer.
@OKXTurkiye | #işbirliği
Jung’a göre entelektüel uğraşlara yönelen pek çok kimse, aslında hayatla doğrudan yüzleşmekten kaçınır. Çünkü bazı insanlar, hayatı yaşamak yerine ona güvenli bir mesafeden bakmayı tercih eder.
“Entelektüellik, doğrudan deneyim yaşama korkusunun sıklıkla görülen bir maskesidir.”
@hllbrhmkizil@Haletihissiyat Sormayan birine anlatabiliyor musun ki, anlatmak sana mı kaldı sanıyorsun İbrahim Halil ? Sen kendine dönüp bi baktın mı hiç bu hayatta ?
@ajans_muhbir Ulan herkes iyi tamam da 18-20 yaşında bir erkeğin dilenci gibi ayran dilenmesi nasıl normal olabilir aq ya. Kimsede onur gurur haysiyet kalmadı.
Sana yazıklar olsun Nuri Bilge Ceylan…
Zeki Demirkubuz’u şimdi çok daha iyi anlıyor ve daha çok hak veriyorum.
İranlı sürgündeki sinemacılar sana “Hükümet destekli kültürel etkinlikler, muhaliflerin idamlarını gölgelemenin bir aracı, İran’daki festivale katılmayın, destek olmayın, sesimizi kısmayın” demiş…
Sen ne demişsin?
“Siyasi nedenlerle katılmayı reddetmek, bana sanatı siyasete feda etmek gibi geliyor, katılacağım.”
Al sanatın senin olsun…
Siyaset sanatı feda ederken, insanları asarken hiç mi utanmıyorsun bunları söylerken?
Sanatı siyasete feda etmiyorum derken, siyasetin sanatla üzerini örtmesine yardım ettiğini düşünemiyor musun?
Rejimin “bakın dünya çapında sanatçılar bize geliyor, sorun yok”
diye tahammülsüzlüğünü paketleyip pazarladığı bir vitrine çıkacaksın öyle mi?
Rejim; muhalif sinemacıları hapse atarken, bazılarını idamla tehdit ederken oraya gidip “Ben siyasete karışmam, ben sanatımı yaparım” demek ya dünyanın gerçeğini görmemek ya da gördüğü halde görmezden gelmektir.
Bir sanatçı “tarafsızım” dediğinde,
çoğu zaman tarafı zaten bellidir… Gücü elinde tutanın yanındadır...
Tarafsızlık, özgür ülkelerde bir duruş olabilir ama baskı rejimlerinde ise sadece iktidarın işine yarayan sessizliktir…
Sanatçı dediğin, dünyadaki karanlığa perde olmak için değil,
karanlığı göstermek için perdeyi açar...
Bazı yerlere gidilmez…
Bazı sahneler alkışlanmaz...
Bazı festivaller, sanat değil propaganda üretir…
Bunu en iyi sinemacılar bilir oysa…
Ve bazen…
Gitmemek de bir sanattır.
Git…
Git’in başında bir ifade daha var; o boşluğu da içimden Zeki Demirkubuz’a seslendirttim.