Değerli Dostum, Duayen Hukukçu Uğur Poyraz noktayı koymuş
YSK, istinaftan gelen mutlak butlan kararını işleme koymadan iade etmiştir
Yani, istinafın kararını esas alarak Özgür Özel'i CHP Genel Başkanlığından uzaklaştırmamıştır
Bu sebeple, Özgür Özel halen CHP Genel Başkanıdır
Eğer iki buçuk yıldır mutlak butlan kararı çıkartıp bizi partiden uzaklaştırmak için harcadığınız çabayı, 13 yıldır AKP’ye karşı harcasaydınız bugün bu iktidar çoktan gitmişti!
⚠️ Ümit Özdağ, CHP Genel Merkezi’nde açıklama yapıyor:
“Türkiye Kuzey Kore olmaz!”
• Aday olanlar tutuklanıyor. Siyasi partiler bölünmeye çalışıyor.
• Bunları yaparken, ‘Hukuk bir karar aldı. Saygı duyulmalı’ diyorlar.
• Tabi ki saygı gösterilmeli ama önce iktidar, Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına saygı göstermeli.
• Bugün Anayasa Mahkemesi’nin kararlarını uygulamayı reddeden bir iktidar var.
• Biz devleti ve demokrasiyi savunmak için buradayız.
• Bu zor süreçte CHP’ye desteğimizi sunacağız.
Genel Başkanımız Özgür Özel:
“Millet bayrağı verir, elinde tuttuğun müddetçe de arkanda durur. Zoru görünce bayrağı atıp kaçandan ya da birilerinin istediği gibi sallayandan hazzetmez ve bunu da hazmetmez.
O bayrak elimizde. Ölebiliriz ama milletin verdiği emaneti bırakmayız.”
I say this with a heavy heart. The Erdoğan regime has now used captured courts to stage a judicial coup against the CHP, my political home and Türkiye’s oldest party.
Using the judiciary to replace a party’s democratically elected leadership carries no legitimacy. This is a blatant attempt to reshape political competition through the courts.
What happened today goes far beyond one party. It is an attack on the will of the people, on democracy, on the Republic, and on the foundations of the constitutional order.
Türkiye has seen too many moments when law was weaponized to redesign politics and this must not become another one.
This act is no longer only about party politics. The people of Türkiye must now stand together for their country.
We will not yield. Together, we will defend our party, our democracy, and our Republic.
Deniz Zeyrek, Mutlak Butlan koltuk hayali kuran Kemal Kılıçdaroğlu'nun durumunu harika özetlemiş:
"Ülke yangın yeri, millet perişan; o ayna karşısında kravat düzeltiyor."
Net‼️
#CHPteslimAlınamaz
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Cumhuriyet Halk Partimizle ilgili mutlak butlan kararı verilmiş olması; Türkiye’de hukukun, demokrasinin ve millet iradesinin nasıl ağır bir baskı altında bırakıldığının en açık göstergelerinden biridir.
Üstelik burada en dikkat çekici ve en vahim noktalardan biri şudur… Henüz ceza davaları sonuçlanmamışken, mahkemenin fiilen “seçime hile karıştırıldığı” yönünde bir kanaat ortaya koyması; ceza mahkemesinin yerine geçerek hüküm tesis etmesi anlamına gelmektedir. Oysa hukuk devletinde hiç kimse, hiçbir kurum; kesinleşmemiş bir yargılama sürecinin yerine geçemez.
Anayasa’nın 79. maddesi açıktır. Seçimlerin yönetimi ve denetimi Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkisindedir ve YSK kararları kesindir.
Seçim süreçlerinin yönetimi ve siyasi partilerin kongre iradesi konusunda yetkinin hangi kurumlarda olduğu anayasamızda da açıkça belirtilmiştir. İl ve ilçe seçim kurullarının görev ve yetkileri ortadayken bu sınırlar aşılamaz.
Elbette ortada bir yargı kararı vardır ve hukuk devletinde hiçbir karar yok sayılmaz. Ancak hukuki süreçler; siyasi partileri zayıflatmanın, bölmenin ya da tasfiye etmenin aracı hâline de getirilemez.
Amaç; Cumhuriyet Halk Partisi’ni kendi içinde tartışmaların içine çekmek, birlik duygusunu zedelemek ve Türkiye’nin ana muhalefetini etkisiz hâle getirmektir.
Böyle bir sürecin Türkiye’ye hiçbir faydası yoktur. Tam tersine bu tablo; toplumsal kutuplaşmayı derinleştirir, siyasete olan güveni zayıflatır ve yalnızca iktidarın ekmeğine yağ sürer.
Bu nedenle yapılması gereken; gerilimi büyütmek değil, aklıselimle hareket ederek partinin kendi iradesiyle 1-2 ay içerisinde kongre kararı alacağını açıklaması ve süreci demokratik teamüller içerisinde işletmesidir.
Bu süreci birlik ve beraberlik içerisinde, sükûnetle atlatmak; bize umudunu bağlamış milyonlarca insana karşı en büyük sorumluluğumuzdur. Ben dahil bu sorumluluktan hiçbirimiz kaçamayız.
Bu süreçte birlik ve beraberliğimize zarar verecek tutum ve söylemlerden özellikle kaçınmak gerekmektedir. Aksi takdirde bu kararları alanlar ve bu tartışmaları büyütmek isteyenler amaçlarına ulaşmış olacaktır.
Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve toplumsal tablo ortadayken, iktidarın önümüzdeki dönemde baskın seçim dahil her türlü siyasi hamleyi gündeme getirme ihtimalinin de oldukça yüksek olduğu unutulmamalıdır.
Bugün ihtiyaç duyulan şey; sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi içinde kenetlenmesi değildir. Türkiye’nin demokrasiye, hukuka ve millet iradesine inanan tüm muhalefet kesimlerinin ortak akıl ve ortak vicdanda bir araya gelmesidir.
📌Özgür Özel:
“2019'dan önce İBB'nin 879 aracı belediyenin elinde değildi.
Bunlardan bir tanesi, 34 NZ 2301 plakalı Opel Insignia kimden çıktı? Akın Gürlek.
Akın Bey, 540 gün boyunca bu araca bindin mi? OGS, HGS, benzin, bakım, yakıt hepsi İBB'den.”
Building a treasure 💎trove of 100x potential coins! 💰
CRYPTO LIST FOR THE NEXT MARKET SURGE📈
$DROVER
$CKOM
#HYDRACHAIN
$BETA
$DINO
$VRA
$ALCX
$PEPE
$GORK
$BONK
$HOLD
$POND
#Dogecoin#Pepe2
$WEB
$HOT
$GEO
$WSM
$WTC
$DEXO
$CAT
Any other 👇👇