Sayıları milyonlara ulaşan başıboş köpekler acilen yerinde itlaf edilmelidir. İnsanlık tecrübe ve akıl yoluyla bunu öğrenmiştir. Bütün dünya böyle yapıyor. Peygamber Efendimiz de böyle yapmıştır. Allah rızası için okumuş cahil, itlere tapan feministlerin izinden gitmeyin.
Demir Parmaklıkların Ardında Gizlenen Çığlıklar
Filistinli tutukluların anlattıkları, yalnızca bir hapishane gerçeğini değil; insan onurunu hedef alan ağır bir baskı düzenini gözler önüne seriyor.
Her gün yeni bir sayım, yeni bir tehdit, yeni bir korku...
Amaç sadece kontrol değil; iradeyi kırmak, insanı kendi kimliğinden koparmak ve onu bir sayıdan ibaret hale getirmek.
Bugün tutuklulara yönelik daha ağır cezaların tartışılması ise endişeleri daha da büyütüyor. Demir kapılar ardında yaşananların üzeri örtülmeye çalışılsa da gerçek değişmiyor:
Onlar sayı değil, hayatları çalınmış insanlar.
Her birinin bir adı, bir ailesi, yarım kalmış hayalleri ve adalet bekleyen bir hikâyesi var.
Dünya susarken, hapishane duvarları daha da yükseliyor.
Dünya görmezden geldikçe, zulüm iddiaları daha da cesaret buluyor.
Sessizlik burada tarafsızlık değil; mazlumun feryadını duymamayı seçmektir.
Unutma...
Bir gün bu duvarlar yıkılacak.
Ama bugün susanların sessizliği de tarihin kayıtlarında yerini alacak.
Hollywood starları büyük bir protestoya imza attılar:
“Öldürmeyi durdurun”
İnsanın sormadan edemediği soru şu: Bizimkiler, bizim “artizlerimiz” neden böyle bir şey yapamazlar?
Neden?
Bir Filistinli gencin Dünya Kupası’nı coşkuyla izleyen dünyaya insanlığını hatırlamaya çağıran sarsıcı mesajı:
"Umarım Dünya Kupası'nın keyfini çıkarıyorsunuzdur. Biz ise 3 yıldır en önemli maçımızı oynuyoruz. Özür dileriz; birçoğumuz ölüyoruz ama sanırım artık izlenmesi sıkıcı hale geldik."
Stadyumlar doluyor, milyonlar ekranlara toplanıyor... Ama Gazze'de çocuklar, kadınlar ve siviller her gün bombardıman altında ölüm-kalım mücadelesi veriyor.
İsrail'e ait askeri helikopter, Gazze'de savunmasız sivillere yönelik rastgele füze fırlatıyor.
Dünya bu zulme sağır.
Dünya bu zulme sessiz.
Bir zulme engel olamıyorsanız onu duyurun.
🔴 Erhan Afyoncu:
Türkiye’de 8 yıllık eğitim yeter.
Zorla okula giden çocuğun kendisine faydası olmadığı gibi, okumak isteyen çocukların da huzurunu bozuyor.
Filistin’li bir ailenin, Kendilerini evlerinden atıp, siyonist bir aileyi yerleştirmek isteyen israil teröristlerine karşı verdikleri mücadele, Zulme engel olamadım, ama en azından duyurdum, Şahid ol, Ya Rabbi, Şahid ol, Ya Rabbi..
📌 Hasan Basri Balcı Hoca zorunlu eğitim uygulamasına böyle tepki gösterdi:
📌 "Derhal 12 yıl zorunlu eğitim bitecek❗️
📌 Okuyacak okusun, okumayacak bir an evvel mesleğini, sanatını öğrensin işe girsin❗️"
🚨🇵🇸 Kuzey Gaza'daki gazeteciler dünyaya doğrudan hitap ediyor: "İsrail'in Palestinlileri ölüme asma yasası Nazilerden daha kötü."
Bu videoyu görürseniz, lütfen farkındalık için yeniden yayınlayın.
2004 yılından beri o uğursuz kanun çıktığından itibaren günümüze kadar ne kadar bebek, çocuk, yaşlı, kadın, erkek, hasılı insan başıboş köpekler tarafından öldürüldüyse, kanunu çıkaran herkes, devletin en üst kademesi dahil herkes sorumludur, dünya ve ahirette davacıyız!
Hz. Peygamber (sa) önce köpeklerin öldürülmesini emretti ve genel bir temizlik yapıldı.
Sonra insan için faydalı olan av köpeği, çoban köpeği gibi sahipli köpeklere izin verdi.
Cahiller alim kesilmiş, ama gerçek budur. Bugünkü durumda önce genel temizlik, sonra kontrollü izin.
Birileri devlet aklından falan söz ediyor da bu nasıl devlet aklıdır Allah aşkına!
Muhtaç olan milyonlarca insanımız varken başıboş köpekler için yüz milyarlarca lira para harcanıyor ve harcanması planlanıyor.
Bu para fakir fukaranın hakkıdır; bu parayı ite yedirmek haramdır.