Anadolu’nun Batı yakasının
neredeyse tamamını 3,5 yıl işgal edip,
annesinin karnındaki bebeklere kadar katleden,
defolup giderken bile
her tarafı ateşle veren,
talan eden
Yunan’a “dost” diyen
ders kitapları,
eğer Osmanlı’ya “hain” diyorsa
bu kitapları kimin yazdığını sormak en temel hakkımızdır.
doğada barınağı, yuvası olmayan bir tek canlı yoktur. arı, kovanı için ömrünü harcamaz. karınca, yuvası için kredi kullanıp bir ömür tüketmez. ayı, kiralık in aramaz. insanın bir barınak için tüm ömrünü harcaması, bir barınak hasretiyle göçüp gitmesi çok acı bir şey değil mi?
MEVCUT KOŞULLAR VE ATALAR!
Ezberi pekiştirmek için okumak, geri geri gitmektir!
Ezber bozmak için okumak, ileri gitmektir.
Rasülüllahın (a.s) ;“Bir günü diğerine müsavî (eşit) olan ziyandadır” sözü buna işaret eder. Oysa bu güzel sözü bile ezber etmenin, geriye gitmenin delili olarak anladılar.
Atalarına öykünmeyi, eskileri kutsamayı, eskilerin söylediklerini tekrar etmeyi dinlerinin gereği saydılar.
Oysa "oku!" diye başlayan Kur'an, aslında ataları, eskileri, eski şartları, eski koşulları, geleneği, ezberi, çoğunluğun kabullerini sorgulamayı, sürekli devinen dünyayı, sürekli değişen koşulları okumayı, anlamayı, yeni yollar, yeni çareler, yeni gözlemler, yeni yorumlar, yeni perspektifler keşfetmeyi emrediyordu.
İslam böyle bir dindi; fakat İslam'ı mezheplerinin içine tıkıştırmaya, atalarının zihnine ve kavrayış düzeylerine indirgemeye kalkışınca çağa yabancılaştıkları gibi, dinlerine de yabancılaştılar. Çünkü dinleriyle aralarına hizipler, atalar, ezberler girdi.
Allah'ın havaya, denize, yere, eşyaya koyduğu potansiyeli yani ayetleri keşfetmeyi "kâfirlik" olarak nitelendirdiler. Atalarının anlamadığı, atalarının tanımadığı, atalarının akıl edemediği her buluş ve icadı, keşif ve yeniliği zındıklık saydılar.
Tüm dinlerin tersine İslam ilerici ve yenilikçi karakterli bir dindir. Ama diğer gerici, statik veya durağan dinlere, ataları yüceltme dinlerine, ezber dinlerine İslam'ı da uydurmaya çalıştılar.
Kendileri zamana, çağa, tekniğe, bilime, akıla karşı yenilince, İslam'da "yenik" sayıldı.
Oysa İslam çağın çok ilerisinde bir dindir ve hiçbir zaman geriye, geridekilere bakmaz. Hep ileriye bakar, ileriyi hedef gösterir.
İslam için idealize edilmesi gereken, tövbe etmesi gereken, affedilmesi gereken, zamanı imar etmesi gereken, kulak verilmesi gereken, ciddiye alınması gereken atalar değil; mevcut olgular, mevcut koşullar, mevcut düşünceler, mevcut gelişmeler, mevcut çağ ve mevcut insanlıktır.
Çünkü İslam ölüler dini değil, diriler dinidir!
Çünkü İslam ölülerden fantastik atalar yaratma dini değil, yaşayan insanlardan hakikat erleri, hikmet erleri, bilim erleri, düşünce erleri, iyilik erleri çıkarma dinidir.
Ramazan Yaman
Filistinli Çocukların Çaresiz Çığlığı ve Feryadı
Sadece vicdanı olanlar bu videoyu izlesin...
Çocukların gözyaşlarına ve korkusuna sessiz mi kalacağız? Bu adaletsizliği lütfen paylaşın.
#StopTheWar#GazaUnderAttack#Gaza