Levent Gültekin, Blackrock CEO’sunun Erdoğan’ı ziyareti hakkında konuştu:
“Bu adam Netanyahu’nun finansörü.
Yani dünyadaki siyonist sermayenin en tepesindeki isimlerden biri. Bugün yaşadığımız bütün bu Ortadoğu’daki kaosun arka planındaki isimlerden biri.
Adam bildiğin siyonist kafayla Ortadoğu’yu dizayn ediyor. Yani şöyle bir cümlesi var mesela, ‘mülteci akınlarına kapılarınızı kapatmayın, mülteciler her tarafa yayılsın ki ulus devletleri rahatça yıkalım.’
Siyonist çetenin en önemli isimlerinden birinin Erdoğan’ı ziyaret etmesi, gülücükler eşliğinde bir poz vermesi normal değil.”
Uğur Mumcu'yu İsrail'in öldürdüğü ortaya çıktı. Oysa dönemin basını Mumcu'yu İran ve İslami terör örgütleri ile ilişkilendirdi.
Tam bir Mossad taktiği.
Başlıklar:
"Türkiye-iran olmayacaktır!"
"Laik Türkiye karşıtı güçlere tepkiler büyüyor."
Aldatışın böylesi!
Son ABD/İsrail ile İran savaşı gösterdi ki :
1- İslâm devletleri birleşemez
2- Kendi kendine yeten savunma sanayiiniz olmazsa, kimse size çıkarı olmadan destek vermez
3- Müslümanız diyenlerin gerçek Müslüman olmadıkları ve siyonizm savunucusu oldukları
4- Ortaçağdan kalma mezhepler arası düşmanlığın devam ettiği ve Müslümanların akıllanmadığı
5- Türkiye’nin bir savaşa girmesi halinde bazı dindar geçinenler başta olmak üzere bazı kesimlere güvenilemeyeceği
6- İçinizdeki ayrılıkçı terör gruplarının, ister ismine terörsüz Türkiye de deseniz, siz ne yaparsanız yapın, fırsat doğduğunda düşman tarafında yer alacağı
7- Ümmet adı altındaki Ortadoğu devletlerine güven duyulamayacağı
8- Birlik ve beraberlik için Millî değerlerin gençlere öğretilmesinin şart olduğu
9- Liyakatli insanların yönetiminde ancak düşmana karşı başarı kazanılabileceği
10- Dua ile düşmanla baş edilemeyeceği
11- Ülkemizde İsrail sevicilerin sanıldığından fazla olduğu
12- Aynı Allah’a, aynı Peygambere, aynı kitaba inanan Şiileri, milyonlarca müslümanı katleden, soykırım yapan siyonistlerden ve Epstein canavarlarından daha kötü gören sözde dindarlar gördük.
Aslında biz bu maddelerdeki durumları, Millî Mücadeleyi verirken de görmüştük. Belli ki yüz yıl geçmiş olmasına rağmen, geçmişten ders almamışız. Ders almadığımız ve bu konuda yeterli eğitimi vermediğimiz için maalesef tarih tekerrür ediyor.
Bakan halâ istifa etmedi
Antalya'da Süleymancılara ait yurtta, 10 erkek çocuk cinsel tacize uğruyor
Olay ortaya çıkınca ailere susmaları için para teklif ediliyor
Yurt yöneticisinin sözleri ise kan donduruyor
“Ortaokul öğrencileri bazen bir kadından daha cazip gelir insana”
Ali Şeriati'nin Kölelere Mektubu.
Kardeşim!
Sen efendini tanıyordun. Sana vurulan kırbacın acısını hissediyordun. Köle olduğunu biliyordun. Seni kimin köleleştirdiğini biliyordun.
Ama biz bugün senin kadar şanslı değiliz.
Biz de köleyiz. Fakat kimin kölesi olduğumuzu bilmiyoruz. Köleleştirildiğimizden bile habersiz yaşıyoruz.
Malımızın ve emeğimizin nasıl yağmalandığını anlamıyoruz. Bizi yöneten sistemleri özgürlük sanıyoruz.
Bugün dünya büyük bir kölelik düzeni haline gelmiştir. İnsanlar üretir ama başkaları kazanır. İnsanlar çalışır ama başkaları yaşar.
Senin zamanında efendi açıktı, köle açıktı.
Bugün ise kölelik daha gizlidir. Daha süslü, daha modern, daha aldatıcıdır.
Sen kırbaç altında çalışıyordun.
Biz ise özgür olduğumuzu sanarak çalışıyoruz.
Sen zincirlerini görüyordun.
Biz zincirlerimizi bile görmüyoruz.
İşte kardeşim, beş bin yıl sonra dünyanın durumu budur.
BU KADARI DA FAZLA DEĞİL Mİ?
Son günlerde çeşitli kesimler tarafından Sünni-Şii ayrımcılığı gündeme getiriliyor. Aslında hedefleri Türkiye’yi İran’la savaşa sokmak. Öyle ki, neymiş şiiler islâm dışıymış, geçmişte büyük katliamlar yapmışlarmış. Peki Peygamberimizin vefatından 150 sene sonra ortaya çıkan şu mezhep tartışmasını bir kenara bırakalım, dün Filistin’de çoluk-çocuk demeden binlerce sivile soykırım yapan, yüzbinlercesini de yaralayan, aç bırakan İsrail ve ABD’den daha mı kötüler? Aynı Allah’a, aynı Peygambere, aynı kitaba bağlı olan İran bunlardan daha mı vahşi? Tarihte Sünni sünniyi katletmedi mi? Fatih Akkoyunlu, Timur Yıldırım Bayezid’le, Fatih Karamanoğullarıyla, Yavuz Memlük devletiyle savaşmadı mı? Onları bırakın Hz. Ali ile Hz. Ayşe savaşmadı mı? Hz. Ali ile Muaviye savaşmadı mı?
Hoca kılıklı mübtezeller, kendini dine adadıklarını söyleyen bir kısım güruh, tam da siyonizmin uşaklığını yapıyor. Türkiye’ye Mosad tarafından atılan füzelerle Türkiye’yi savaşa sokamayanlar, Sünni-Şii ayırımcılığıyla savaş gündemi oluşturmaya çalışıyorlar. Belli ki, Türkiye İsrail ile savaşa girse, bunlar İsrail adına casusluk yapacaklar.
Türkiye ile İran 1639 Kasr-ı Şirin antlaşmasından beri birbiriyle çatışmadı. Yani neredeyse 400 yıl. Neymiş İran Körfez ülkelerine saldırıyormuş. Siz topraklarınızda ABD üsleri kurar ve oradan İran’a saldırtırsanız, herhalde İran da cevap verecektir. Unutmayın o ülkeler, Yunanistan, ABD ve İsrail ile Türkiye’ye karşı askerî tatbikat yapmışlardı.
Aslında huylu huyundan vazgeçmez. Kendi aralarında birlik sağlayamayan Arapları biz mi düzelteceğiz.
Bir yerde içimizdeki siyonist seviciler bu vesileyle ortaya çıkmış oldu. Ben müslümanım diyen bir ülkeye İsrail’i tercih edenler, aynı zamanda Epstein rezaleti ve sapıklığına da ortak olmaktadır.
Bu günler de geçer. Gün ola harman ola. Elbet bir gün devir değişir
AKP ile 23 Yılın Ağır Faturası
İşte 23 yılın ağır sonuçları
Dolar: 1.45 TL – 44.07 TL
Euro: 1.5 TL – 51,30 TL
Benzin litre: 1.48 TL - 61 TL
Çeyrek Altın: 30 TL – 12,173 TL
Dış borç 130 Milyar$- 564 Milyar$ (Eylül 2025 )
İç borç 200 Milyar TL- 10.6 Trilyon TL
Bunun dışında olan ödemeler Kur korumalı Mevduat siteminin zararı 2,4 Trilyon TL.
Yap İşlet Devret projeleri döviz ödeme garantileri için 2018-2024 ödenen 920 Milyar TL (İnan Mutlu)
sadece yol köprü tünel için 2019 - 2026 dönemi şirkete ödenen ve ödenecek para 562 milyar TL
Bunun yanında harcanan rakamlar Bedelli gelirleri, Özelleştirme gelirleri 70 Milyar dolar, Merkez Bankası Rezervi 128 Milyar dolar , Merkez Bankası yedek akçesi, Deprem vergisi, işsizlik sigorta fonu, 2b arazi gelirleri, gayrimenkul satışları, maden ruhsat gelirleri
Sadece sizin aldığınız kararlarla trilyonlarca TL zarardan bahsediyoruz.
2023 - 2028 altı yılda Türkiye 13 trilyon TL faiz ödedi-ödeyecek.
2000-2022 arası 23 yılda faize ödenen 1.6 trilyon TL
-İki yılda Merkez Bankası’nın 1,5 trilyon TL zarar etmesi,
-Yap İşlet devlet projelerindeki zararlar
-Kamu özel arasındaki mahsuplaşma da kur hesaplamalarının kamu aleyhine hesaplanması
-devletin elektriği özel şirketten pahalıya alıp, özel şirkete ucuza satmasından doğan kamu zararı bu listeye dahil değil
-12 Ocak 2024 Azerbaycan'a 250 Milyon TL hibe
-62.3 Milyon Dolar Kırgızistan borcunun silinmesi
-kırgızistan vatandaşların Türkiye’de ücretsiz tedavi hizmeti
-10 Mayıs 2024 yılda 7000 yabancının Türkiye’de tedavi edilmesi
-Suriyeliler için 40 milyar $ harcadık. (Mart 2020 rakamı)
-Somali’ye son 10 yılda 1 milyar doların üzerinde hibe yaptık.
-9 Aralık 2020, Nijer, Nijerya, Kongo sağlık hibe yardımı
-9 Aralık 2020, Tunus’a 5 Milyon dolar hibe
-TİKA, Nepal ve Afganistan'da gıda kolisi dağıtması. -34 ülkeye ekipman hibe,156 ülke ve 9 kuruluşa destek." Erdoğan
-Sırbıstan ve Bosna Hersek'e destek için sıfır gümrük bedelli ithalat kararları "
-4 bin Suriyeli sağlık çalışanı istihdam ettik.
-754 bin Suriyeli bebeğimiz doğdu.
-Suriyelilere 97 milyon poliklinik hizmeti.
-Suriyelilere 3 milyondan fazla yataklı tedavi.
-Suriyelilere 2 milyon 600 bin ameliyat." Fahrettin Koca Mart 2022
- Hariri'ye, Türk Telekom’un özelleştirmesi için 4.75 Milyar $ bankalarımızdan kredi verdiler. ( bugünün kuruyla 185 milyar TL ) Telekom’u borçlandırdı. Telekom’un içini boşalttı aldığı krediyi de ödemeden kaçtı gitti.
-Pandemi dönemi hiç kimse sokağa çıkamıyor, seyahat edemiyor, yollar bomboş ama AKP’nin döviz üzerinden gelir garantisi verdiği şirketler bomboş yollara rağmen tıkır tıkır gelirlerini alıyorlar. Dönüp diyorlar ki Pandemi var ekonomik sıkıntımız var kira borçlarımızı ödeyemeyeceğiz. AKP, merak etmeyin diyor 2036’ya kadar borçlarını erteliyor.Devletin resmi kurumu belediyelere yapmadığını yandaş ve yabancı şirketlere yapıyor hem de tıkır tıkır döviz üzerinden gelirini ödediği şirketlerin borçlarını erteliyor. Her şey yasal sonuçta. Her şey dava için sonuçta
-Yine cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yönetiminde olan Çaykur, dünyada yıllık kuru çay tüketimi kişi başına sadece 500 gram Türkiye’de ise bu rakam 3,5 kg. Tabii ki şaşırmıyoruz cumhurbaşkanı Erdoğan yönetiminde Çaykur zarar etmeye başlıyor. Olsun her şey yasal. Zarar ediyorsa halk ödüyor sonuçta
-Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yönetiminde olan varlık fonu bünyesine giren Botaş, devletten destek alıyor, yurtdışından borç alıyor, ödediği gazın parasını tahsil ediyor buna rağmen Rusya’dan aldığı gazın parasını ödeyemiyor. Devletten alınan, tahsil edilen ve borç alınan para nerede diye sormak yasa dışı faaliyet sonuçta her şey yasal Tabii ki bunlar olurken ülkemiz sürekli doğal gaz keşfediyor. Ama ne hikmetse Botaş aldığı gazın parasını ödeyemez hale geliyor.
-Varlık fonu kuruluyor başkanı cumhurbaşkanı Erdoğan oluyor. Özelleştirilmeyen tüm varlıklar, varlık fonu bünyesinde toplanıyor. Varlık fonu yönetimi ayrı borçlanıyor fonun bünyesindeki tüm şirketler ayrı ayrı borçlanıyor sonuçta her şey yasal. Örneğin geçen hafta vakıfbank 555 milyon $ Çin’den borç aldı. Sonuçta her şey yasal.
-Devletin tabii ki belli özel şirketlere ödediği parayı döviz ile öde, yine belli şirketlerin devlete olan ödemelerini TL’ye çevirerek tahsil et. Böylelikle kamu büyük zarara uğrasın Sorun değil her şey yasalara uygun sonuçta Biz buna dava diyoruz dava uğruna her şey mübah diyoruz.
-Özel şirketten elektriği pahalıya al, yandaş ve yabancı dağıtım şirketine ucuza sat. Aradaki farkı halkın cebinden öde! sonuçta her şey yasal değil mi ? Ya halkın cebinden trilyonlar gitmiş ha bunlar ufak detaylar. Sonuçta halkın cebinden trilyonlar uçuyorsa her şey yasalara uygun olarak uçuyor. Biz buna dava diyoruz.
-Tabii ki yine yandaş ve yabancı şirketler döviz ödeme garantileri var. Pandemi de dahil tıkır tıkır döviz üzerinden gelirlerini öde, bu arada tabii ki onlar için döviz kurunu 6-7 kat arttır. Ama onların vergi borçlarını ötele, borçlarını ötele, vergi borçlarını sil, verilen işletme sürelerini arttır, verilen garanti miktarlarını arttır. Böylelikle halkın trilyonları yandaş ve yabancıya uçsun gitsin ama sorun değil sonuçta her şey yasal. Biz buna dava diyoruz.
-Tayyip Erdoğan olarak faizsiz ekonomi özlemimi Gürsesle haykıracağım derken, cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı
2018 yılında 70 milyar TL faiz ödeyen Türkiye
2023 yılında 600 milyar TL faiz ödedi
2024 yılında 1.2 Trilyon TL faiz ödedi 2025 yılının ilk 9 ayında 1.6 Trilyon TL faiz ödedi ( 2025 yılında 2 trilyon TL ödeyecek)
Her şeyi planlı şekilde yaptılar. İç borcu döviz ile aldılar.
Önce döviz kuru arttı sonra faiz arttı. 2018 yılında 1 trilyon TL olan merkezi bütçe borçu 2025 Ağustosy ayı itibari ile 12,5 trilyon TL’ye çıktı. Artan döviz kuru ile borç arttı. Sonra faizi arttırıp artan borç miktarına yüksek orandan faiz ödenmeye başlandı. Bu planlı bir şekilde halkın cebinden belli bir sermaye çevresine kaynak transferidir. Ortada bir ekonomik kriz yoktur. Yap İşlet devlet projeleri de düşünüldüğünde döviz üzerinden gelir garantisi verildiği düşünülürse onların Aldığı para TL bazında artmış durumda bu şekilde trilyonlarca rakam belli bir gruba aktarılıyor. Bir yıla mahsus değil yıllara mahsus şekilde bu para aktarılma devam ediyor.
-Ne güzel değil mi ben faize karşıyım deyip dört yılda 4 trilyon TL faize para ödüyorlar. 86 milyonla dalga geçmek değil mi bu? Ya bu faizi alanlar kim ? İki yılda Merkez Bankası 1,5 trilyon TL zarar ediyor bu para kime gitti? Tabi burada her şey yasalara uygun değil mi?
-Sokaktan geçen birisini çeviriyorsunuz bak şurada büyük bir arazim var. buraya devasa bir bina yap bana, ben de senden metrekaresini döviz üzerinden kiralıyım diyorsunuz. işte şehir hastaneleri böyle başlıyor. Şahıs diyor ki yaparım ama benim param yok. Devlet olarak alıyorsunuz bu Vatandaşı finans şirketine götürüyorsunuz, kredi buluyorsunuz. Bulduğunuz krediye kefil oluyorsunuz bir de bu şahsa gelir garantisi veriyorsunuz. Devlet olarak şahsa araziyi verdiniz. Krediyi temin ettiniz, özellikle çok çok büyük bina yaptırıp, metre karesini döviz üzerinden bu şahıstan kiralıyorsunuz. Yetmiyor, Yatakhane, görüntüleme, laboratuvar hizmetlerini ve temizlik hizmetlerini bu şahıstan satın alıyorsunuz. Yetmiyor kafeterya, lokanta, otopark ve otel işletmesini de bu şahsa veriyorsunuz İşte size şehir hastaneleri. Olsun her şey yasal. Halka diyorsunuz ki cebimizden bir kuruş çıkmadan yaptırdık. 2024 yılında 90 milyar TL’nin üzerinde rakam ödendi. Olsun her şey yasal sonuçta. Sonuçta dava meselesi.
-Ne güzel değil mi biz bu ülkeyi döviz belasına sokanlara hesap sorup bu ülkeyi döviz belasından kurtaracağız deyip döviz üzerinden ödeme garantisi verip döviz üzerinden iç borç aldılar. Olsun her şey yasal sonuçta. yetmedi dövizi 6-7 katına çıkardılar halkın cebinden büyük parayı yandaş ve yabancıya akıttılar. dediler ki bu kazanç size yetmez bir de faizi arttıralım size ödediğimiz parayı faize yatırın bir de oradan kazanın dediler. Olsun biz faize karşıyız diyeceğiz nas var diyeceğiz sorun çözülecek. çözüldü de
-Türk telekom, Hariri’ye Türk telekom’u sana satalım dediler.Hariri‘i param yok dedi. O zaman gel sana devletin bankalarından 4,75 milyar $ kredi verelim dediler. Parayı biz verdik Hariri Türk telekom’u satın aldı. Harari Türk Telekom’un kasasını boşalttı. Faturaları tahsil etti. Borcu ödemeden kaçtı gitti. AKP ne yaptı dersin Hariri’yi kırmızı halııyla karşıladılar. Zarar için sorun değil her şey yasal sonuçta. Halk ödüyor.
-Türkiye F - 35 projesinden tek taraflı çıkarıldı. Verdiği 1.4 milyar $ parayı alamadı. Akp’li bakan Varank, ABD verdiği sözlere uymak zorunda değil diye ekranda açıklama yaptı. Çıkarıldığımız projeye geri dönebilmek için lobi faaliyetler için AKP yine para harcadı. Kendi paramızı geri alamadık. alamadıgımız paranın karşılığı F-16 alalım veya F- 16 modernizasyonu yaptıralım dendi. Bunun için dahi taviz vermeyi kabul ettiler. tavizin kabulü için bile ABD’ye üç defa heyet gönderdiler. Ne oldu ?
E. Tümgeneral Osman Pamukoğlu:
"Asker�� liseler ve askerî hastaneler derhâl geri açılmalıdır. Dünyada hastanesi olmayan tek ordu biziz.
Askerî hastaneler olmadan olmaz!"
O Kadar Haklı ki…
Tepkisiz Kalmayalım🙏
Onkoloji uzmanından şoke eden itiraflar;
-Kanser sebebiyle bana 8 ay ömür biçildi.
-Kemoterapinin işe yaramadığını biliyordum.
-Kenevir tedavisiyle 4 ay içerisinde tüm kanseri vücudumdan atıp kurtuldum.
İşte Onkoloji Uzmanı Prof Dr. Dilek İnan'ın şoke eden açıklamaları:
AMERİKA ÇİN'İN ÜZERİNE MAL BOŞALTABİLİR !!
Bakın dikkatli okuyun Amerikanın 2 büyük problemi var. Birincisi borç problemi ikincisi Çin problemi.
Çin Amerika'yı geçmek üzere. Rakamlar ortada:
Enerji üretimi: Çin, Amerika'nın 3 katı. 9.000 TWh vs 3.000 TWh.
Üretim: Dünya üretiminin %28'i Çin. %16'sı Amerika. Gün geçtikçe Çin daha öne çıkıyor.
Teknoloji: 5G lideri. Yapay zeka'da Amerikaya yaklaşıyor. Elektrikli araba BYD Tesla'yı geçti. Robot üretiminde Çin Amerikadan önde.
10 yıl içinde Çin dünya'da 1. olacak. Şüphe yok. Veriler bunu gösteriyor. Araştırırsanız bulabilirsiniz.
Amerika bunu engellemek zorunda. Yoksa hegemonya biter. Amerikan rüyası bitebilir.
Nasıl engelleyecek? 1985 stratejisiyle.
Japonya'yı o stratejiyle bitirdi. 40 yıl geçti, Japonya hâlâ toparlanamadı.
Şimdi aynı oyunu Çin için oynayabilir.
1985: PLAZA ACCORD JAPONYA'YI NASIL BİTİRDİ?
Önce 1985'i anlamak lazım. Çünkü şimdi aynısı Çin için oynanıyor olabilir.
22 Eylül 1985. Plaza Hotel, New Yorkta. 5 ülke toplandı: Amerika, Japonya, Almanya, Fransa, İngiltere.
Amerika'nın sorunu: Dolar çok güçlü. Japon ve Alman ürünleri ucuz. Amerikan ihracatı çökmüş. Fabrikalar kapanıyor. Ticaret açığı 150 milyar dolar.
Kongre öfkeli. "Japonya'ya %50 tarife koyacağız" diyor.
Anlaşma yapıldı: 5 ülke birlikte dolar satacak. Koordineli. Yen, mark, frank alacak.
3 YIL İÇİNDE NE OLDU?
Yen 260'tan 120'ye çıktı. %116 güçlenme. 3 yılda.
Japon ürünleri ne oldu?
1985: Toyota Amerikalı alıyor.
1988: Aynı araba kat fiyat artışı oldu. Amerikalı alamıyor.
Sony Walkman. Canon kamera. Honda motor. Hepsi 2 kat pahalandı.
Sonuç: Japon ihracatı çöktü.
1985: 175 milyar dolar ihracat.
1988: 100 milyar dolara düştü.
75 milyar kayıp. %43 düşüş.
JAPONYA PANİĞE KAPILDI
İhracat çöktü. Ekonomi daraldı. İşsizlik arttı.
Bank of Japan'ın seçeneği: Ya faiz düşür ya ekonomi batsın.
Ne yaptı?
FAİZ SIFIRLADI.
1990: %6 faiz.
1995: %0.5.
2000: %0.1.
2016: %-0.1 (negatif faiz!).
30 yıl sıfır faiz. Tarihte görülmemiş.
Neden? Ekonomiyi kurtarmak için.
Kurtardı mı? Hayır.
BALON ŞİŞTİ
Sıfır faiz ne yaptı? Para bastı. Likidite patladı.
Para nereye gitti?
Gayrimenkul: Tokyo'daki arazi tüm Kaliforniya'dan pahalı oldu. Emperyal Saray'ın arsası tüm Florida'dan değerliydi.
Borsa: Nikkei 10.000'den 38.900'e çıktı. 4 kat. 4 yılda.
1989 zirvesi. Japonya dünyanın en zengin ülkesi.
Sonra ne oldu?
1990: BALON PATLADI
Nikkei 38.900'den 7.000'e düştü. %82 kayıp. 13 yıl sürdü.
Plaza Accord bunu başlattı.
AMA ASIL FELAKET: CARRY TRADE
Japonya 30 yıl sıfır faizde kaldı.
Ne oldu?
CARRY TRADE başladı. Dünyanın en büyük para soygunu.
Nasıl çalıştı? Basit ama yıkıcı:
1. Japonya'dan %0 faizle yen borçlan. 1 milyon yen al. Faiz: 0.
2. Yeni dolara çevir. 1 milyon yen = 10.000 dolar.
3. Amerikan tahvili al. %5 getiri veriyor. Yılda 500 dolar kazanırsın.
4. 1 yıl sonra tahvili sat. 10.500 dolar oldu. Dolara çevir. 1.05 milyon yen.
5. Japonya'ya 1 milyon yen borcu öde. Faiz yok (sıfır faiz).
6. 50.000 yen kâr. Risksiz.
30 YIL BÖYLE
Trilyonlarca dolar bu stratejiden geçti.
Goldman Sachs yaptı. Morgan Stanley yaptı. Herkes yaptı.
Japonya'nın parası 30 yıl bedava kullanıldı.
Kim kazandı? Wall Street. Londra. Hong Kong. Hedge fonlar.
Kim kaybetti? Japonya. Parası sömürüldü. Ekonomi büyümedi.
2026: Japonya hâlâ sıfır faiz civarında. %0.75. Hâlâ toparlanamadı.
40 yıl geçti. Carry trade hâlâ sürüyor.
ŞİMDİ ÇİN İÇİN AYNI SENARYO
Çin Amerika'yı geçmek üzere.
Amerika'nın planı olabilir:
Adım 1: Fed dolar satacak. Yen alacak. (Rate check yapıldı)
Adım 2: Dolar zayıflayacak. Yuan göreceli olarak güçlenecek.
Adım 3: Çin ürünleri pahalanacak. İhracat zayıflayacak.
Adım 4: Çin Merkez Bankası faiz düşürecek. Ekonomiyi kurtarmaya çalışacak.
Adım 5: Carry trade başlayacak. Dünya Çin'den bedava borçlanacak.
Adım 6: Çin On yıllarca kayıp yaşayacak.
1985 Japonya senaryosu. Kelimesi kelimesine.
YUAN PAHALANMASI ÇİN'İ BITIRIR
Şu an 1 dolar = 7 yuan.
Dolar %50 zayıflarsa yuan ne olur?
1 dolar = 3.5 yuan olur.
Yuan 2 katına çıkar.
Çin ürünlerine etki:
BYD elektrikli araba fiyatları 2 katına çıkar. Tesla ile aynı fiyat. Rekabet avantajı kaybolur.
Xiaomi telefon: 250 dolar. Yuan 2 kat çıkarsa 500 dolar. Samsung ile aynı. Avantaj yok.
Çin tekstil: Dünyayı bu sektörde domine ediyor. Yuan 2 kat çıkarsa Vietnam, Bangladeş, Hindistan daha ucuz olur. Çin çok büyük müşteri kaybı yaşar.
Toplam etki:
Çin ihracatı 3.5 trilyon dolar. GSYİH'nin %20'si.
%50 düşerse: 1.75 trilyon kayıp. Yıllık.
İhracata bağlı istihdam: 220 milyon insan.
%50 düşerse: 110 milyon insan işsiz kalma tehlikesi var.
Sosyal kaos. Fabrika kapanışları. Ekonomik çöküş.
ÇİN'İN İKİLEMİ: HER TÜRLÜ KAYBEDİYOR
Çin'in 3 seçeneği var. Üçü de felaket:
SEÇENEK A: Yuan güçlenmesine izin ver.
Sonuç: İhracat ölür. 1.75 trilyon kayıp. 150 milyon işsiz. Ekonomi çöker. Rejim riski.
SEÇENEK B: Yuan'ı müdahale ile zayıflat (döviz sat, yuan bas).
Sonuç: Amerika "PARA MANİPÜLATÖRÜ" ilan eder. Tarife %100'den %200'e çıkar. Avrupa da katılır. G7 yaptırım. İhracat yine ölür.
SEÇENEK C: Sermaye kontrolü sıkılaştır. Döviz çıkışını engelle.
Sonuç: Yabancı yatırım kaçar. Teknoloji transferi durur. Apple, Intel fabrikalarını taşır. İnovasyon çöker.
Üç seçenek. Üçü de felaket.
Japonya 1985'te A'yı seçti. Yuan güçlenmesine izin verdi. Kaybetti.
Çin ne seçecek?
ÇİN HAZIRLANIYOR AMA YETMİYOR
Çin tuzağı görüyor. Hazırlık yapıyor:
Sürekli altın alıyor. Merkez Bankası rezervleri dolduruyor.
ABD tahvili satıyor. Dolar maruziyetini düşürüyor.
Gümüş alımı artırdı. Sert varlığa geçiyor.
Strateji akıllıca. Ama yeterli mi?
HAYIR.
Neden? Çünkü:
1) Hâlâ Yüz milyarlarca dolar tahvil tutuyor. Dolar %50 düşerse. Kaybeder. Altın bunu karşılamaz.
2) Altın yuan pahalanmasını durduramaz. Fed dolar satarsa yuan otomatik güçlenir. Piyasa mekanizması.
3) İhracat ölümü engellenemez. Yuan pahalanırsa ürünler satılmaz. Altın bunu değiştirmez.
4) Carry trade önlenemez. Yuan pahalanır → İhracat ölür → Faiz düşer → Carry trade başlar.
Çin savunma yapıyor. Ama asıl darbe döviz piyasasından gelecek. Orası savunulamaz.
AMERİKA'NIN STRATEJİK ZORUNLULUĞU
Amerika'nın iki varoluşsal krizi var:
KRİZ 1: Borç. 36 trilyon dolar. Yılda 1 trilyon faiz. Sürdürülemez.
KRİZ 2: Çin yükselişi. 10 yıl içinde Çin 1. olacak. Hegemonya bitecek.
Plaza Accord 2.0 iki krizi birden çözer:
Dolar %50 zayıflar → 36 trilyon borç reel olarak 18 trilyona iner. (Kriz 1 çözüldü)
Yuan %100 güçlenir → Çin ihracat ölür → Ekonomi çöker → Yükseliş durur. (Kriz 2 çözüldü)
Bir taş iki kuş.
Amerika'nın başka çaresi yok. Ya bunu yapar ya batar.
Stratejik zorunluluk.
EKİP TESADÜF DEĞİL
Scott Bessent: Trump'ın Hazine Bakanı.
Geçmişi: George Soros'un baş stratejistiydi. 1992'de İngiltere Merkez Bankası'na saldırı yönetti. "Black Wednesday." Bir günde milyar dolar kazandırdı Soros'a. İngiltere'yi Avrupa döviz mekanizmasından çıkardı.
Para savaşlarının ustası.
Larry Kudlow: Ekonomi danışmanı.
Geçmişi: Reagan yönetiminde çalıştı. 1985-1987 döneminde oradaydı. Plaza Accord'u canlı gördü. Nasıl yapıldığını biliyor.
İki adam. İkisi de para savaşı uzmanı. İkisi de Trump'ın yanında.
Tesadüf mü? Bence hayır. Plaza Accord 2.0 için seçildiler.
ZAMANLAMA MÜKEMMEL
2026: Amerika 10 trilyon dolar borç yenileyecek.
2026: Çin yükselişi doruğa yaklaşıyor. 10 yıl sonra Çin Amerikayı geçebilir.
2026: Fed Yen Rate check yaptı.
Her şey aynı yılda. Tesadüf mü? Bence Hayır. Planlandı.
ÇİN NE YAPAR? JAPONYA GİBİ
İhracat çökünce Çin Merkez Bankası ne yapacak?
Japonya'nın yaptığını yapacak: FAİZ DÜŞÜRECEK.
Şu an Çin faizi %3.5.
İhracat çökerse %1'e düşer. Belki sıfıra.
Para basar. Trilyon yuan likidite.
Para nereye gider?
Gayrimenkul (zaten balon var). Borsa. Tahvil.
Balon daha şişer.
Sonra patlar.
Nikkei gibi. Shanghai Composite %80 düşer.
30 yıl kayıp.
CARRY TRADE CEHENNEMİ BAŞLAR
Çin faiz sıfıra düşerse ne olur?
Carry trade başlar. Japonya'daki gibi. 30 yıl sömürü.
Hedge fonlar ne yapacak?
1. Çin'den yuan borçlan.
2. Dolara çevir.
3. Amerikan hissesi al (%4-5getiri).
4. Fark senin kâr: %4-5. Risksiz.
Wall Street, Londra, Hong Kong zengin olur.
Çin ne kazanır? Hiçbir şey.
Parası bedava kullanılır. Ekonomi büyümez.
Japonya 30 yıl böyle yaşadı. Parası sömürüldü. Büyümedi.
Çin de aynısı olabilir.
1985 Japonya'ya kurulan tuzak. Mükemmel çalıştı. 40 yıl geçti, Japonya toparlanamadı.
2026 Çin'e aynı tuzak kurulmuş olabilir.
AMERİKA NEDEN YAPIYOR?
Çünkü Çin 10 yıl içinde geçecek.
Enerji üretimi 3 kat. Üretim 2 kat. Teknoloji yaklaşıyor. BYD Tesla'yı geçti. 5G lideri. Robot üretiminde lider.
Amerika liderliği kaybedecek. Ya şimdi durdurur ya hiç durduramaz.
1985 Japonya'yı durdurdu. Plaza Accord. Japonya 40 yıl kaybetti.
2026 Çin'i durdurabilir. Aynı strateji. Çin 40 yıl kaybedebilir.
Liderlik korunur. Borç erir. İki sorun çözülür.
ÇİN'İN SAVUNMA HAMLESİ: ALTIN - GÜMÜŞ
Çin altın alıyor. Merkez Bankası rezervlerine altın ekliyor. Her ay. Kesintisiz.
Aynı zamanda ABD tahvili satıyor. 800 milyar tutuyordu. Azaltıyor.
Gümüş alımı da rekor seviyede.
Strateji net: Dolardan çıkış. Sert varlığa giriş.
Neden? Çünkü Çin ne olacağını görüyor. 1985 Japonya senaryosunu biliyor.
Ama kritik soru: Yeterli mi?
ALTIN SAVUNMA YAPMAZ
Çin 5000 ton altın tutsa bile yuan pahalanmasını engelleyemez.
Neden?
Çünkü darbe döviz piyasasından gelecek. Fed dolar satarsa yuan otomatik güçlenir.
Altın tutmak seni korumaz. Sadece tahvil kaybını azaltır.
Asıl darbe: İhracat ölümü.
3.5 trilyon dolarlık ihracat. Yuan 2 katına çıkarsa yarısı gider.
SONUÇ
Çin Amerika'yı geçmek üzere. Enerji 3 kat. Üretim 2 kat.
Amerika durdurmak zorunda. Son şans: Plaza Accord 2.0.
1985'te nasıl yapıldı:
- Yen güçlendi
- Japon ürünleri 2 kat pahalandı
- İhracat öldü
- Faiz sıfırlandı
- Carry trade 30 yıl sürdü
- Japonya bitti. 40 yıl kayıp.
2026'da aynısı olabilir:
- Yuan güçlenecek
- Çin ürünleri 2 kat pahalanacak
- İhracat ölecek
- Faiz sıfırlanacak
- Carry trade başlayacak
- Çin bitebilir.
Tarihin en büyük jeopolitik oyunu başlıyor olabilir.
Sen hangi taraftasın?
A) Çin geçecek, Amerika durdurmak zorunda
B) Çin geçti zaten Amerika'nın son günleri.
C) Çin'e birşey olmaz Amerika'yı bitirir.
D) 1985 Japonya, 2026 Çin, tarih tekrar ediyor