Dün Ahmet Mingüzi’nin yaşadığı gibi bir olayın neredeyse aynısını yaşadık. Eşimle her zaman gittiğimiz Maçka Demokrasi Parkı’nda akşamüstü oturup kahve içiyorduk. Yanımızdan geçen bir şahıs hiçbir neden yokken yere değil, doğrudan bulunduğumuz yöne tükürdü ve tükürük rüzgarla yüzüme geldi. Eşim çok sakin bir şekilde, “Kardeşim burada oturuyoruz, ayıp oluyor” diye uyardı. Tepki vermeyen ve arkadaşının yanına gidip içmeye devam eden şahıs bir süre sonra geri geldi ve “Öyle mi denir lan, sikerim sizi! diyerek bir anda eşime kafa attı. Eşimin burnundan kanlar fışkırdı. Güvenliğe bağırdım, insanlar yardıma koştu, ama saldırgan güvenlikten kurtulup kaçtı.
O esnada yanında oturan arkadaşını tuttuk. Meğer kuzeniymiş. Adı Yusuf. Önce saldırganı tanımadığını söyledi. Telefonu yok, bilgisi yok dedi. Ama sonradan biz sıkıştırınca saldırgan kuzeni olduğunu itiraf etti. Polis geldi, ifademizi verdik, eşim ambulansla hastaneye götürüldü ve darp raporu aldı. Ben de kuzenini kaçmasın diye tutmaya çalışırken tırnağım boynuna değdi. Bu yüzden o da benden şikayetçi olmuş.:) Neyse ki hala duyarlı ve iyi insanlar var yanımızda oturan çift bizim tanığımız oldu ve ifade verdi.
En can yakıcı kısım şu: kuzeni şahsın metanfetamin bağımlısı olduğunu, polisler, uyuşturucu kullanmaktan sabıkası bulunduğunu ve şu anda da aranmakta olduğunu aynı zamanda asker kaçağı olduğunu söyledi. Yani uyuşturucu kullanan, sabıkalı, saldırgan bir adam, kamusal alanda elini kolunu sallayarak geziyor ve insanlara saldırabiliyor. Biz orada neredeyse canımızdan oluyorduk. Bir anlık tepkiyle, tek darbeyle ölebilirdik. Bu olay münferit değil, bu ülkede her gün yaşanıyor. Sadece gündeme gelmiyor.
Biz hem kasten yaralama, tehdit ve hakaretten ceza davası hem de kamuya açık alanda saldırıya uğradığımız ve travma yaşadığımız için manevi tazminat davası açıyoruz. Bu şahıs yakalanana kadar da konunun takipçisi olacağız. Sadece kendi güvenliğimiz için değil, parkta oturan her insan için. Uyuşturucuya batmış, sabıkalı bir saldırgan serbestçe gezip insanlara saldırabiliyorsa, bu sadece kişisel bir olay değildir. Bu, kamu güvenliğine açık tehdittir.
Bu paylaşımı gören herkes, ister paylaşsın ister etiket atsın ama bir şeyi unutmasın: bu ülkede yaşamanın tek güvenliği, başımıza bir şey gelmediği süredir. O yüzden ses çıkarmak zorundayız. @EmniyetGM@adalet_bakanlik
@bmutluaytekin Kadına şiddetin başka türlüsü.. Akran zorbalığının yaşsızlığı.. Klavye delikanlılığının ucuzluğu.. Ama bu bu sefer sert kayaya çarptılar. Sana bunlar ulaşamaz, canını acıtamaz. Karşılarında kim var bilmiyorlar. Yanındayım. 🧡
Pelin Özkan: 13 Nisan 2025, 14:50 Silivri’de 23 Mart’tan beri esir tutulan eşim Necati Özkan’ın Kandıra’ya sevk edildiğini haberlerden izliyorum. Dün gece yarısından bu yana tüm çabalarımıza karşın ne avukatlarımız, ne de ben bilgi alamadık. Bu mudur adalet? Eşim nerede? @adalet_bakanlik
We object to multiple court orders from the Turkish Information and Communication Technologies Authority to block over 700 accounts of news organizations, journalists, political figures, students, and others within Türkiye. Providing a platform committed to defending everyone’s right to free speech is paramount at X, and we believe this decision from the Turkish government is not only unlawful, it hinders millions of Turkish users from news and political discourse in their country. We look forward to defending these principles through the legal system. X will always defend freedom of speech everywhere we operate.
--
Türkiye Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun, Türkiye'deki haber kuruluşları, gazeteciler, siyasi figürler, öğrenciler ve diğer kişilere ait 700'den fazla hesabın engellenmesine yönelik çok sayıda mahkeme kararına itiraz ediyoruz. Herkesin ifade özgürlüğü hakkını savunmaya kararlı bir platform sağlamak X için her şeyden önemlidir ve biz Türk hükümetinin bu kararının yalnızca hukuka aykırı olmakla kalmayıp aynı zamanda milyonlarca Türk kullanıcıyı ülkelerindeki haber ve siyasi söylemlerden alıkoyduğuna inanıyoruz. Bu ilkeleri hukuk sistemi aracılığıyla savunmayı sabırsızlıkla bekliyoruz. X, faaliyet gösterdiğimiz her yerde her zaman ifade özgürlüğünü savunacaktır.
Nihayet beklenen kavuşma gerçekleşti. Yaren Leylek 14. yılında da varım dedi. Dün göçten gelip önce yuvasına konup eşiyle özlem giderdi ve bu sabahta soluğu Adem Amca'nın kayığında aldı. Adem Amca ise onu böyle ayakta karşıladı.
Hoşgeldin #YarenLeylek
Bahar şimdi geldi işte...
Top videos from Paris 2024 | 8️⃣ |
What a way to win an Olympic volleyball match! This was the point that saw Türkiye 🇹🇷 secure their spot in the women's volleyball semi-finals. 🏐😲
#BestOf2024
Dün ilk günün yoğunluğundan yazmaya vakit bile kalmadı 😅 #BWI24 ikinci gün başlıyor.
Yine hangi salondaki konuşmacıyı dinleyeceğiz karar vermenin zorluğunda bir gün bizi belliyor.
⚫️Ayaklanan Diyarbakır halkına
🔴Yayın yasağına rağmen yazan, konuşan tüm gerçek gazetecilere
⚫️Toplumun duyarlı ve sosyal medyada şahsiyetle var olmayı seçen, bilinçli tüm bireylerine
🔴Çocuk ve Kadın Hakları Savunucularına ve tüm Stk lara
İşimiz yeni başlıyor
Takibi ve adını anmaktan vazgeçmeyeceğiz.
#NarineNeOldu
#Narin e kimler ne yaptı?
#Narinİçin çabalamaya yılmadan devam edeceğiz!
Üstü örtülü hiç bir suç ve suçlu kalmayacak!
Ben 14 yıldır @CocuklarGulsun Derneğinin kurucusu ve başkanı olarak ülkesine 53 Anaokulu açmış bir anneyim.
Ülkemi ve çocukları çok ama çok seviyorum.
Hassas noktam, zaafım çocuklar.
#Narin için 16 gündür çırpınıyorum.
Tüm uyarılara rağmen durmayacağım.
Ve tekrar soruyorum.
#NarinÇocuk nerde
#Narin e ne yaptınız?
Kim neyi örtmeye çalışıyor?
#NariniBulunArtık ve #BizeAçıklamaYapın
LGS sınavını tartışmalıyız!
Türkiye’de anaokulundan 8’inci sınıfa kadar tüm eğitim sistemi çocukları bu sınava hazırlamak üzerine kurgulanmış durumda. ‘İyi bir lisede’ okumak için bu sınavda ‘başarılı’ olmak şart. Peki bu sınavda başarılı olan öğrenci oranı kaç?
Çocuklarımızın ergenlikten yetişkinliğe giden süreçte en çok ihtiyaç duydukları şey özgüvendir. ‘Çalışırsam başarırım’ duygusu, onlara ergenlik döneminde kazandıracağımız en önemli değerlerden biridir. Kendine güvenen, çalışarak başaracağına inanan gençler, hem kendilerini hem de yaşadıkları toplumu yüceltir.
Biz LGS sınavıyla çocuklarımızın en iyimser hesapla yüzde 85’ine, en gerçekçi hesapla da yüzde 97’sine diyoruz ki, ‘sen çok çalışsan da başaramazsın, mükemmel olman lazım!’ Her sene bir milyona yakın çocuğun yaklaşık 900 bini bu sınavdan 'başarısızlık' damgasını yiyerek çıkıyor. Ergenliğin en kırılgan döneminde liseye gönderdiğimiz bu gençler bu damgadan bir daha kurtulamıyor.
Türkiye kaliteli liselerin sayısını artırmadığı sürece LGS tarzı sınavları ortadan kaldırmanın bir yolunu bulmalı. Adrese dayalı sistem mi olur, kura bazlı sistem mi olur tartışalım bilmiyorum ama var olan sistem çocukların hayrına değil bunu biliyorum.
https://t.co/txyJqrvOgK
💥Günaydın! İyi Pazarlar! #TechGündem bülteni 36. sayı çıktı;
🧠Dezenformasyon'da AI Dönemi
💬Telegram Kurucusu Fransa'da Gözaltında!
🔐Microsoft Siber Güvenlik Etkinliği 10 Eylül'de
🥽Meta, Vision Pro Rakibini Piyasaya Sürmekten Vazgeçti
ve dahası...👇
https://t.co/wO8FMK5D4f
Ayıptır söylemesi birkaç g��n kafa dinlemek için arkadaşlarla tatil yaptık.
Aslında çadırda bir daha kalmam demiştim ama kendimize macera aradık işte.
Neyse tecrübesiz olunca çok üşüdük. Yan çadırda kalan 20'li yaşlarda 3 gençten ates yakmalarini istedim.
40'lı yaşlar şahane tabi "Abla" deyip acayip hürmet ediyorlar.
Ateş yaktılar, toplandık başına sohbet ettik.
Askerlik anıları, meslek tecrübeleri falan derken kız arkadaşlarından bahsettiler.
Biz abla edasıyla birkaç nasihat verdik; kadınlara nazik olun, aman el kaldırmayın vs..derken birisi evlenince karısını calistirmayacagini söyledi.
Diğerlerinin yüzüne baktım. O da "Ev işlerini yapsın ne gerek var" derken üçüncüsü "Ben izin veririm abla" dedi.
Tam bir umut ışığı yakalamistim ki "ama.." diye devam etti.
-Çocuk olana kadar çalışır sonra ben de izin vermem.
Kadın para kazanınca evdeki otoritenizin sarsılacagindan mı korkuyorsunuz gibi birseyler dedik ama yok..oldukça netler!
"Erkek çalışır kadin ev işi yapıp çocuk bakar"
Yıl 2024 olmuş hala kadının çalışmaması bir tarafa bunun bir erkeğin iznine tabii oluyor olmasına ve yeni neslin böyle dusunmesine çok üzüldük.
Tatil nasıl geçti diye soran öğretmen arkadaşlarıma sadece bunu anlattım bugün.
Dedim ki matematiği, edebiyatı da öğretin ama lütfen teneffus arasında da olsa erkek öğrencilerinizle konuşun.
Lisede öğretmen olan arkadaşım, ileride eşlerine de yardim ederler düşüncesiyle velilere "Çocuğunuz yatağını kendi toplasın, sofrayı hazırlarken yardım etsin gibi şeyler söylüyorum ama 'erkek çocuğa iş yaptirilmaz' cevabı alıyorum" dedi.
Velhasıl seçme-secilme hakkı, medeni kanun, eşitlik falan bu topraklarda hala köklenmediyse şapkayı ortaya koyup düşünmek lazım.
Malum tarikat sevdalısı bakan ve müfredatıyla da bir yol alamayacağımıza göre, öğretmenlerimize çok iş düşüyor.
Belki de ilkokulda kara tahtanın üstünde yazan fişler gibi "Kadın bireydir" fişi asarak başlamalı ve her gün yüksek sesle okutulmalı heceleyerek.
Yoksa 101 değil 201 yıl geçse de nafile..
Tüm dünya için vefakat özellikle Türkiye için çok önemli olduğunu düşündüğüm hassas bir konuda sizlere yazmak istiyorum. 14 Ağustos itibariyle hem Dünya Sağlık Örgütü hem de hemen akabinde Türkiye'de Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalarla, bunun vakti geldi.
Dünya yine ince ince bir sağlık krizine doğru ilerliyor ve bu bir defa daha bir inkar hali içinde gerçekleşiyor olabilir. M çiçeği (mpox) konusundan bahsediyorum.
COVID-19'dan bu yana başka salgın ihtimallerini haberleştirmek moda olduğu için, insanlar bu haberlere odaklanmaz oldu. Oysa bu sefer durum ciddi. Kongo'dan yan ülkelere yayılm��ş halde olan bu hastalık hem her türlü temasla hem de yakın mesafeden havada parçacık taşınması yoluyla bulaşabiliyor. Hatta lezyon olan bölgenin açık yara içermesi durumunda o bölgeyle, örneğin koldaki açık yarayla bir cisme temas edildiyse aynı cisim ile teması dahi bulaşma sebebi olabilir, deniyor.
Daha 3 gün önce Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü m çiçeği vakalarındaki artışın uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu olduğunu ve bu durumun Afrika dışına yayılma potansiyeline sahip olduğunu belirterek m çiçeği virüsü nedeniyle küresel halk sağlığı acil durumu ilan etti.
Bizde ise Sağlık Bakanlığı hala "Türkiye'de henüz vaka yok" demekle yetinir görünüyor. Bu cümleyi ne kadar uzun süre ile tekrar etme kapasiteleri olduğunu COVID-19 salgınından biliyoruz. Iran bile binlerce vaka beyan ederken, biz hala "acaba kolonya kullanma alışkanlığımız yüzünden mi Türkiye'ye hiç bulaşmıyor" diye tartıştırılıyorduk. İstanbul Havalimanı, Afrika için önemli bir hub. Afrika'nın dünyaya açılan önemli kapılarından biri Türkiye. Türk Hava Yolları, Afrika'nın 42 ülkesindeki 62 ayrı noktaya uçuyor.
Yani, vatandaşın devletten somut denetim ve tedbir talep etmesi gereken noktaya bu hafta itibariyle geldik. Dünya Sağlık Örgütü diyeceğini dedi. M çiçeği (mpox), COVID-19 sonrasında klik almak için sosyal medyada efsaneleştirilen diğer konular gibi değil. Ciddiyeti yüksek. Tartışmayı, taramayı ve tedbiri hak ediyor.
Eğer bu tür somut ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından tanınmış uluslararası salgın risklerinde bizim vatandaşlar olarak refleksimiz hala ülkede somut vaka görüldüğü bakanlık tarafından itiraf edilene kadar beklemek (yani somut vakaların sayısı artık inkar edilemeyecek düzeye ulaşana kadar beklemek) olacaksa, COVID-19'dan hiçbir şey öğrenmemişiz demektir.
DSÖ açıklama yapar yapmaz saniye sektirmeden "bizde henüz vaka yok" açıklamasıyla yatıştırma stratejisine geçen ve kendisini vaka görülmeden evvel ne tür tedbirler alındığına dair en ufak açıklamanın borçlusu hissetmeyen idarenin COVID-19'dan çok şey öğrenmediği ortada. Peki biz vatandaşlar olarak öğrendik mi? Aklımızla alay etmeyin demeyi, devletle sosyal sözleşmemizde alacaklı olduğumuz başlıca konulardan olan kamu sağlığı konusunda talepkar olmayı ve tahsilat yapmayı, biliyor muyuz?
Talepkar olmanın ve sonuç elde etmenin ilk koşulu, bilinç ve bilgi sahibi olmak. Bu yazıyı elden ele gezer ve en azından bu konuyu vakitlice tartıştırmaya başlar ümidiyle yazdım.
Yağmur yağsa sel olabilir, hava çok ısınsa yangın çıkabilir, deprem olsa şehir komple çökebilir, birini insanca uyarsan cinnet geçirip karnını deşebilir, fikrini ifade eden gözaltına alınabilir… Devasa bir kaygı yumağında yaşamak… Bunu ne hayal ettik, ne de hak ettik…
@nilayornek Aaa bak nerelere gittim bu dediğinle 😅 yıllar yıllarrrrr önce @nihatsirdar ile ilk protestolarımızı yapmıştık. Dörtlüler yakıyorduk korna çalıyorduk. Daha çocuktum okul servisinde 🙈
Gece gece anksiyetem tuttu… senelerdir yanlış göze mi deterjan koyuyorum şaşkınlığıyla videoyu izledim. Yorumlar candır 🧡😂 neredeyse herkes aynı korkuyla yorumlarda buluşmuş.