Jale Bekar
Emekli
Otel-Restoran Md.
Cumhuriyet kadını.
İki çocuk annesi .
İstanbul -Karadenizli .
Laubalilkten nefret eder !
DM den konuşmayı hiç sevmez !
ZORUNLU BİLGİLENDİRME ⚠️
• Sosyal medya hesaplarım üzerinden iletilen tüm uygunsuz mesaj, hakaret ve yorumlar kayıt altına alınmaktadır.
• Bu kayıtlar, gerektiği durumlarda yasal mercilerde delil olarak kullanılacaktır.
• İhlal gerçekleştiren kişilere karşı yasal süreçler derhal başlatılacaktır.
Saygı ve nezaket sınırları içerisinde kalınmasını rica ederim.
Jale Bekar ✍️
Bugün, müzik tarihinin en tuhaf ve en karanlık hikayelerinden birini öğrendim...
17. ve 19. yüzyıllar arasında Avrupa’da —özellikle İtalya’da— tıpkı günümüzün rock starları gibi yaşayan erkek opera sanatçıları varmış. Devasa servetler kazanıyor, krallar gibi ağırlanıyorlarmış.
Ancak bu şöhret, tüyler ürpertici bir trajediyle başlıyor, İlginizi çektiyse buyrun birlikte okumaya devam edelim.👇
O dönemde kadınların kilisede ve sahnede şarkı söylemesi yasaktı. Ancak besteler, insanüstü tiz ve esnek sesler gerektiriyordu.
Çözüm mü? İnanılmaz sese sahip erkek çocukları, ergenlikten önce ameliyatla hadım ediliyordu.
Testosteron hormonları engellendiği için ses telleri çocukluktaki gibi esnek kalıyor; ama büyüdükçe göğüs kafesleri yetişkin bir erkek boyutuna ulaşabiliyordu. Sonuç: Bir kadının veya erkeğin asla ulaşamayacağı güçte, devasa bir nefes kapasitesine sahip büyüleyici sesler!
Sahneler yıkılıyor, dinleyiciler heyecandan bayılıyordu. Tarihin en ünlüsü Farinelli’ydi.
Ama bu şöhretin arkasında; aileleri tarafından zenginlik hayaliyle ameliyata zorlanan, masada ölen veya sesi güzel çıkmadığı için hayatı kararan binlerce çocuğun dramı vardı.
Neyse ki Vatikan, 1900'lerin başında bu acımasız uygulamayı tamamen yasakladı.
#günaydın
#muziktarihi #bugunneogrendim #tarihgunceleri #opera #kastratolar
@YilmazSivrikaya Hiç kimse kimseye itaat etmek zorunda değil, özellikle de kadınlar! Benim lafım, çıtayı hem eğitimli hem de itaatkar bir kadın istemeye kadar yükselten o hadsiz erkeklere ve onların bu ilkel savunuculuğunu yapanlaradır.
Yılmaz Bey, yazdıklarımı kendi sığ algınızla yorumlayıp konuyu kişisel bir ego meselesine indirgemişsiniz. Benim eleştirim şahıslara değil; kadını kul köle sanan, eğitimli bir kadından 'itaat' bekleyecek kadar haddini aşmış o çağ dışı zihniyete. Cümle cımbızlayarak bana 'ego' dersi vermeye çalışacağınıza, metnin bütünündeki 'kadına saygı ve eşitlik' vurgusunu idrak etmeye çalışın. Unutmayın ki, gerçek eğitim diploma değil, o mesajdaki zihniyet yapısını görebilecek vizyondur.
Yağmur
Bir yağmur yağsa diyorum,
Yıkasa şu kentin kirli yüzünü,
Yıkasa içimizdeki kırgınlıkları,
Bir bir dökülse yapraklar gibi keder.
Sesini duysam yağmurun,
Cama vuran her damlada
Unuttuğum bir çocukluk gülüşü belirse.
Sığınsam bir çatının altına,
Sadece dinlesem...
Ne geçmişin yükü kalsa sırtımda,
Ne geleceğin kaygısı.
Sadece yağmur ve ben...
Bir de hiç bitmeyen o sessiz özlem.
Yağsa yağmur,
Toprak koksa buram buram,
Yeniden başlasa her şey,
Sanki hiç canımız yanmamış gibi...
19.06.2023
Jale Bekar ✍️
Yağmurlu bir günden herkese #günaydın ve #iyipazarlar