Birçok yere gidebilecek fırsat ve imkanlarım var, çevrem geniş, beni engelleyen bir şey yok ama geceleri dolaşmak, sakinlikte denizi izlemek, tek başına kahve içmek gibi ufak keyifler dışında evden çıkasım gelmiyor.
Yıllar geçtikçe evime olan bağım iyice derinleşti. Lüks otellerin konforu, yabancı bardaklar, çarşaflar, havlular içime sinmiyor; hatta tuhaf bir rahatsızlık hissettiriyor. Oysa kendi evimde, eşyalarımın tanıdık dokusunda huzur ve tatmin buluyorum...
Dışarıda yemek yemek de eskisi gibi keyif vermiyor. Ne lezzet ne de sağlık açısından içime sinmiyor. Bir zamanlar basit görülen evden yiyecek götürme alışkanlığı, şimdi bana nitelikli ve özenli geliyor...
Sadeliğin zarafetini keşfettikçe gösterişten uzaklaştım. Kalabalıklar arasında kaybolup sıradanlığın huzurunu buldum. Artık basit şeylerden keyif alıyor, tanınmadığım ortamların sakinliğini tercih ediyorum...