Kardeşim ev alırken peşinatı eksikti.
50 bin TL verdim.
“Borç değil, geri istemem.” dedim.
Aradan yıllar geçti.
O ev bugün 10-15 milyon TL değerinde.
Geçen gün otururken, “O gün sen yardım etmeseydin bu evi alamazdım abi” dedi.
Eşim de bana dönüp, “O evde senin de hakkın var aslında.” dedi.
O günden beri kafam karışık.
Ben olmasaydım o ev hiç alınamayacaktı. Aradan yıllar geçti diye bugün hiçbir hak iddia etmemem mi gerekiyor?
ADAMCILIK ve TAKIMCILIK VARDI!
Mustafa Eskihellaç yerine ayaksız Eren Elmalı’yı,Berke yerine Uğurcan’ı kaleye sokarsan,Hakan ve Merih ile arası iyi diye İrfan Can’ı çağırırsan herkesin ahı olur. Aral Şimşir'in VE Orkun'un da ahı olur.
Reklam yapacağız derken rezil oldunuz.
Barış alper uğurcan çakır yunus akgün eren elmalı Abdülkerim Bardakçı bunlar bal ligi topçusu gs lobisi yüzünden milli takımda oynatıyorlar milli duygularımızın içine sıctınız 👏👏👏
Oyuncu İpek Tuzcuoğlu:
"Dürüye'nin Güğümleri bir dizi çekiyoruz. Mustafa Şevki Doğan yönetmenimiz 'Namaz kılmasını biliyor musun?' dedi. Bilmiyorum dedim.
'Bir namaz sahnesi var, kim biliyor?' dedi. Kızımı oynayan Burcu (Binici) vardı. 'Ben biliyorum.' dedi. Yönetmen, 'Öğret, görsün.' dedi.
Ben bir ciddiye aldım. Çok utandım kendimden. Dedim sen bu kadar inançlısın, bu kadar dua ediyorsun küçüklüğünden beri.
Allah var diyorsun. Allah'ı çok seviyorsun. Ona sığınıyorsun ve namaz kılmayı bilmiyorsun. O günden itibaren namaz kılmayı öğrendim."
Kuzenime 170 gram altın verdim. Gramı 7.500 TL’den bozdurdu. Aradan zaman geçti, gram 6.150 TL’ye düşünce gidip 170 gram altın alıp geri getirdi.
Siz olsanız ne yapardınız?
Beril Pozam, İnşirah Suresini okuduktan sonra yaşadığı değişimi anlattı:
“Yalı Çapkını'ndayken bir gün oturup konuşuyoruz. Emre Altuğ dedi ki; 'Ben sabahları İnşirah Suresi okurum.’ Ben de hiç İnşirah Suresi'ni duymamıştım. Dur, bir bakayım dedim. Hemen internetten baktım ve o an gerçekten gönlümden vuruldum o sureyi okuyunca. Gerçekten bir rahatlamaya, ferahlamaya ihtiyaç duyduğum, içsel bir ferahlamaya ihtiyaç duyduğum bir dönemdeydim ve ben de İnşirah okumaya başladım.
Sonra sohbetler dinlemeye başladım, insanları dinlemeye başladım. Bildiğim, güvendiğim, tanıdığım insanları dinlemeye başladım. Sonradan da dedim ki; 'Ben niye insanların algısından dinliyorum? Ben okuyayım. En azından kendi algımla bir algılamaya çalışayım.' Çünkü Allah, sonuçta onu hepimize yazdı. Birtakım insanlara yazdı da onlar bize anlatsın diye yazılmadı Kur'an-ı Kerim. Ben okuyayım dedim ve okudukça daha da derinleşti her şey, daha da etkilendim. Yazılmış en iyi kitap bence.”