Memur-Sen 9. Türkiye Buluşmamız Başladı
O zor yıllarda, yüreğini ortaya koyarak yola çıkan bir avuç inanmış insanın başlattığı kutlu yürüyüşümüz; bugün, inancın, emeğin ve umudun aynı idealde buluştuğu, milyonu aşan yüreklerin omuz verdiği büyük bir davaya dönüştü.
O gün atılan mütevazı adımlar, bugün güçlü bir irade; samimi gayretler köklü bir teşkilat bilinci; küçük bir topluluk ise heybetli bir aile oldu. Maziden atiye kocaman bir kale artık Memur-Sen.
Büyük yürüyüşümüzün 9. Türkiye Buluşması vesilesiyle aynı çatı altında bir araya gelmenin bahtiyarlığını, bu aziz ailenin bir ferdi olmanın gururunu ve onurunu derinden hissediyoruz.
Bu buluşma; sadece bir organizasyon değil, aynı zamanda ortak değerlerimizin, mücadele azmimizin ve kardeşlik hukukumuzun yeniden tahkim edildiği güçlü bir irade beyanıdır.
Memur-Sen olarak bizler; yalnızca emeğin savunucusu değil, aynı zamanda adaletin, hakkaniyetin ve kardeşliğin gür sesi olma sorumluluğunu taşıyoruz.
Kurulduğumuz günden bu yana, kamu görevlilerimizin temel hak ve özgürlüklerini artırmayı, haklarını geliştirmeyi bir görev bilirken; aynı zamanda milletimizin değerlerini önceleyen, toplumsal dayanışmayı büyüten ve insan onurunu merkeze alan bir sendikal anlayışı temsil ediyoruz.
#GüçlüMemurGüçlüTürkiye
Ramazan Birleştirir, Ayrıştıran Zihniyet Kaybeder
#OkuldaRamazanaDestek olmak yerine köstek olanlar, Laiklik kisvesi altında milletin inancını hedef alanlardır.
Okullarda Ramazan vesilesiyle çocuklarımıza paylaşmayı, sabrı, kardeşliği ve merhameti hatırlatan etkinlikleri “laiklik elden gidiyor” paranoyasıyla hedefe koymak; özgürlük savunusu değil, ideolojik bir hazımsızlığın dışavurumudur.
Millî Eğitim Bakanlığı tarafından okullara gönderilen Ramazan ayına ilişkin genelgede; öğrencilerde yardımlaşma, dayanışma, paylaşma ve değer bilinci oluşturmayı amaçlayan sosyal ve kültürel etkinliklere yer verilmesi tavsiye edilmiştir. Buna rağmen söz konusu çerçeve bilinçli biçimde çarpıtılmaktadır.
İslam’ın kavramlarını çarpıtarak, “kader”, “fıtrat”, “inanç” gibi değerler üzerinden kin üretmek; emek mücadelesine katkı değil, toplumsal barışa zarar verir. Laikliği din karşıtlığına indirgeyen bu köhnemiş dil ne özgürlük üretir ne de eşitlik.
Bugün asıl ihtiyaç; çocuklarımızı değerlerinden koparmak değil, kökleriyle buluşturmaktır.
Asıl mesele; milletin inancını problem olarak görmek değil, toplumsal birliği güçlendirmektir.
Mübarek Ramazan ayı üzerinden üretilen bu yapay tartışmalar, toplumsal huzuru zedelemekten ve kutuplaşmayı derinleştirmekten başka bir işe yaramaz.
Biz diyoruz ki:
Laikliği ideolojik sopa haline getirmeyin.
Milletin inancıyla kavga etmeyi bırakın.
Suni gündemlerle vatandaşlarımızın birliğini zayıflatmaya çalışmayın.
Zira Türkiye eski Türkiye değil.
Vesayet dili de 28 Şubat özlemi de bu topraklarda artık karşılık bulmaz.
Bilinsin ki; biz milletimizin inancını da değerlerini de savunmaya, çocuklarımızın tertemiz gönül dünyasını korumaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Kimsenin şüphesi olmasın; inancımızı asla tartışma konusu yaptırmayacağız, değerlerimizi hedef haline getirenlere dün olduğu gibi bugün de karşı duracağız…
#OkuldaRamazanaDestek
Sağlık-Sen’den Pratisyen Hekimlere Rehberlik Edecek Kitap: Acilden Kliniğe-Acilin El Kitabı
Akademik Sendikacılık anlayışıyla öncü olan Sağlık-Sen, önemli bir projeyi daha hayata geçirdi. Sağlık-Sen, ülkenin dört bir yanında fedakarca çalışan pratisyen hekimler için rehberlik niteliği taşıyan, aynı zamanda uzman hekimler için de hatırlatma aracı olmayı amaçlayan bir eseri tıp dünyasına kazandırdı.
“Acilden Kliniğe-Acilen El Kitabı” adlı eser, acil servisteki süreci bütün yönleriyle ele alarak, hekimlerin mesleki pratiklerine rehberlik edecek.
⤵️
https://t.co/OFj48LY2VA
Gaziantep Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği başkanı İsmet Özcan beyefendi, Gaziantep Sağlık-Sen Başkanı Mehmet Ali ARAYICI beyfendi ve yönetim kurulu üyeleri, Afat İl Müdürümüz Mahmut ÇOŞKUN beyefendi, Vakıflar Bölge Müdürümüz Erdoğan TUNÇ beyefendi, İş-Kur İl müdürümüz Aytekin DOĞAN beyefendi, GAÜN Sağlık-Sen başkanımız Emre CAN beyefendi ve sevdiğimiz dostlarımız ile hâsbihal eyledik…
Dost meclisinde sohbet bir başka güzel oluyor…@cihantaburoglu@atilla_kar60165
Çarpık ağaç kendi halinde yaşar, kökleriyle toprağa tutunur, göğe uzanır.
Düz ağaç ise kusursuzluğu uğruna özgürlüğünü kaybeder, tahtaya dönüşür.
Unutma; hayatta önemli olan başkalarına benzemek değil, kendi yolunu bulup kendi hikâyeni yaşamaktır.
HAKEME GİTME DİYENLER BUGÜN ELİMİZDE Kİ KAZANIMLARDAN VAZGEÇİP; ELİNİZDEKİLERİ DE KAYBETTİNİZ DİYE ALGI YAPMAK ÜZERE PUSUYA YATANLARDIR
Hakeme gitmeyin diye ortalığı yangın yerine çeviriyorlar. Ne diyorlar “Hakem’e gitmeyin, Meclis belirlesin.” Dedikleri gibi olsa ne olurdu?
Hakeme gitmediğimiz zaman meclisin verdiğine razı olacağız. Peki, meclisten bugün verilenden daha fazlası verileceğine inanan var mı? Bütçe görüşmeleri mecliste belirlenmiyor mu? Daha yüksek zam alacağımız beklentisi var ise bütçe kanunu mecliste belirlenmiyor mu, o halde toplu sözleşmeyi meclise bırakmadan da bir şey alınabilir. Muhalefetin bugüne kadar bütçe kanunlarında herhangi bir değişikliği kabul ettirdiğini gördük mü? Görmedik.
2010 öncesinde zam kararlarının Meclis’ten geçtiği dönemi hatırlayalım. O yıllarda Kamu-Sen’in yetkili olduğu masadan çıkan oranlar bellidir: %2, %2,5 gibi komik artışlar. Meclis iradesi memurun lehine sonuç doğurmuş mudur? Doğurmamıştır.
Uzlaşmazlık Meclis’e taşındığında 58 maddeyi kim garanti edecek? O maddeler gündeme bile alınmadan yok olup gitmeyecek midir? Meclis tartışmalarına bel bağlayanlar aslında memurun kazanımlarını belirsizliğe, siyasi pazarlıklara ve çoğunluğun keyfine teslim etmeyi teklif etmektedir. Biz Memur-Sen olarak, buna müsaade edemezdik.
Kamu-Sen ve KESK’in hali ortada. Yetkili oldukları dönemde her toplu sözleşmeyi Hakem’e taşıdılar, Meclis’in önüne çıkardılar ama memurun cebine artı değer koyamadılar. Şimdi kalkıp Memur-Sen’i eleştiriyorlar. Bu, sorumsuzluğun en açık göstergesidir.
Güya iş bıraktık diye her platformda şov yaptılar. Peki soruyorum kim iş bıraktı, nerede işleyişte aksaklığa sebep oldunuz. Ben söyleyeyim sadece tribünlere oynadınız başkada bir şey beceremediniz. Hatta memuru rezil ettiniz, tartışma konusu haline getirdiniz. İş bırakma hiçbir mecrada gündem haline bile gelmedi. Diğer taraftan bakarsanız mevcut 4688 sayılı kanun çerçevesinde Memur-Sen yaptığı mücadele ile Türkiye’de gündemi değiştirmiştir. Verilebilecek mücadeleyi en çetin şekilde vermiştir.
Sizlerin gayesi memur değil, hiçbir zamanda memur olmadı. Hangi amaca hizmet ettiğinizi biz çok iyi biliyoruz. Derdiniz memur olsa biz emek mücadelesi verirken tökezlememizi beklemek yerine mücadeleye destek verirdiniz. Çünkü ilk teklif verildi Memur-Sen’den istifaaaa dediniz. İkinci teklif verildi yine Memur-Sen’den istifaaa dediniz. Yani atılan her adımda Memur-Senden istifa dediniz. Mücadeleye güç katmak yerine ayağımızın kaymasını beklediniz. Süreç hala devam ediyor siz yine en iyi yaptığınız ALGI işini yapmaya devam ediyorsunuz. Bu durum sizlerin niyetini açıkça ortaya koymaktadır. Özetle bu süreçte ne zaman destek ve birlik oldunuz….
Hakeme başvurmama kararımız, kamu işvereninin tavrına ve sendika yasasındaki eksikliğe karşı güçlü bir itirazdır. Ardından işverenin yaptığı başvuru üzerine hakem heyetine üye göndermemiz ise, yılların mücadelesiyle elde edilmiş 58 maddenin kaybolmaması için alınmış sorumlu bir karardır.
Özetle: Memur-Sen, Türkiye’nin en büyük emek hareketidir. Gücünü sosyal medyadan ve siyasi aksiyonlardan değil sahadan; hamasetten değil, alın terinden alır. Memur-Sen elinde ki kazanımlardan vazgeçip tekrar aynı kazanımları almak için mücadele edecek kadar bilinçsiz bir kuruluş değildir.
İyi ki Memur-Sen var. Bu yüzden memurlar fırtınalı denizlerde değil güvenli limanlarda.
@MemurSenKonf
Bu Yasayla Buraya Kadar !
8.Dönem Toplu Sözleşmede uzlaşamadık. Zaman yetersizliğine rağmen gece gündüz verdiğimiz mücadeleye herkes şahit. Eğer oransal artış, taban aylık kısmında anlaşacak rakamlar gelseydi, Uzlaşmazlık/Toplantı Tutanağında da görüldüğü gibi en kapsamlı sözleşme uzlaşma ile sonuçlanmış olacaktı.
Genel Başkanımız Ali Yalçın: 4688 sayılı yasayla buraya kadar, bundan sonrası çıkmaz sokak bununla bir daha bizi toplu sözleşme masasına oturmaya mecbur bırakmasınlar beklenmedik sonuçlarla karşılaşırlar.
#BuYasaylaBurayaKadar
Kamu İşveren Heyeti'nin emeği ve alın terini yok sayan teklifini reddettiğimizi güçlü bir şekilde haykırmak için 18 Ağustos Pazartesi günü Anadolu (Tandoğan) Meydanı'nda buluşuyoruz.
Saat 14.00'de Memur-Sen Genel Merkezi önünde buluşarak Anadolu Meydanına yürüyecek oradan da Hazine ve Maliye Bakanlığı'na yürüyeceğiz.
Anadolu Meydanında yapacağımız mitingte sesimizin daha güçlü olması için tüm üyelerimizi desteğe bekliyoruz.
Sağlık-Sen, Kamu İşveren Heyeti'nin taban aylığa 1000 TL zam teklifine marketten aldıkları ürünlerle tepki gösterdi.
Genel Başkan Mahmut Faruk Doğan: "Ben buradan kamu işveren heyetine seslenmek istiyorum. Çarşıya, pazara, markete çıkın ve gerçek enflasyonu hep birlikte görün."
#1000TLyeNeEder
⤵️
https://t.co/P25UKP8kq7