geçen yıl manifest kızlarının soruşturmasından sonra konserlerdeki bazı politik söylemlerin ve hak hukuk adalet sloganlarının giderek kaybolması gibi bu sefer de manifest’in daha kontrollü, daha risksiz ve kimseyi rahatsız etmeyecek bir profile itilmesi şaşırtmaz beni
ben bu tutuklama kararını da biraz “bir kere uyarmıştık, artık ayağınızı denk alın” mesajı gibi okuyorum, muhtemelen bundan sonra kostümlerde, koreografilerde ve sahne üzerindeki birçok tercihte gözle görülür değişiklikler göreceğiz
çünkü manifest’in etkisi yalnızca müzikle sınırlı değil, özellikle genç kızların giyiminden saçına, makyajından kullandığı dile kadar çok kısa sürede inanılmaz bir etki yarattılar, manifestival’de seyircilerin kombinlerine baktığınızda bile bunu rahatlıkla görebiliyorsunuz, rahatsızlık da tam olarak bu etkinin ne kadar hızlı ve kontrol edilemez biçimde büyüdüğü noktada başlıyor
üstelik bunun etkisi yalnızca manifest üzerinde kalmayacak, bundan sonra yeni bir kadın veya erkek grubu çıkaran her yapımcı sahnede ne giydireceğini, hangi koreografiye izin vereceğini, hangi sloganın duyulmasına göz yumacağını iki kere düşünecek, yani tek bir gruba verilen mesaj bütün yeni nesil pop sahnesini daha çekingen hale getirebilir
başta crush olmak üzere erkek grup fanlarına da küçük bir tavsiye, üyeleri sürekli birbirleriyle romantik şekilde shiplemek, her yakınlıklarını sanki ilişki varmış gibi kurgulayan editlere çevirmek size masum bir fandom eğlencesi gibi gelebilir ama bugün geldiğimiz ortamda böyle içerikler yarın “gençlere ne empoze ediliyor” tartışmasının malzemesine dönüşebilir, grubunuzu seviyorsanız çocukları gereksiz yere böyle bir ahlak paniğinin hedefi haline getirecek içeriklerde biraz daha dikkatli olmakta fayda var
bu "kadınlar iyi anlaşamaz" propagandasından o kadar rahatsızım ki. gördüğüm en kolpa şey. kadınlar sokakta tanımadıkları bi kadın için bile kendilerini tehlikeye atarak araya giriyorlar gerektiğinde. şu tarz cümleler kurarken sizin için mücadele eden hemcinslerinizden utanın ya
erkekler neden kendi bulasigini yemegini camasirini ve kisisel temizligine ozen gostermek konusunda bu kadar acizken kadinlarin otomatik kullanmasindan bu kadar rahatsiz oluyor?
Kadın düşmanı rejim kadınların kazanılmış haklarını elinden almaya devam ediyor. Yıllardır anlatıyoruz "süresiz nafaka" diye bir şey yok diye. Bunun adı yoksulluk nafakası ve yoksulluğa düşen tarafa veriliyor. Neden hep kadınlar yoksul diye düşünmeyenler, kadın yoksulluğunu ortadan kaldırmak için hiçbir şey yapmayanlar nafaka hakkını gasbetti.
Maaşlarını almak için haftalardır eylemlerini sürdüren Doruk Madencilik işçileri, Yıldızlar SSS Holding önünde açıklama yapıyor.
Gökay Çakır:
12 ayda iki kere maaş almak ne demek?
Emniyet güçlerimize söylüyorum; üç maaş almayın bakalım siz burada emir verebilecek misiniz?
1 ayda 22 kitap okuduğunu iddia eden kadın, hesabını kapatmış. Instagram'da rahat rahat konuları sallıyordu, yorumlara kalp atıyorlardı. Twitter'a gelince hayatı kaydı kadının anında harcadılar sdkljfhsdlkfjsdhflkj
ben bunları çok seviyodum ama bundan isteyebileceğimi bilmiyodum sonra bi gün kardeşim bundan istedi yaptırdılar içim gitti ama yine de isteyebileceğimi düşünmedim
Ağırlaştırılmış müebbet cezası da verilse, haksız tahrik indirimi de uygulanmasa… Bu cezalar, Ahmet’in neden o sokakta öldürüldüğünü açıklamıyor.
Yarın bir yasayla salınabilirler… bknz: pandemi sürecine …
Devlet, sadece suçu işleyeni cezalandırarak kendi suç ortaklığını görünmez kılmaya çalışıyor. O çocuklar o bıçakları nerede taşıdı, kimden aldı, nasıl o hale geldi?
Ahmet’in öldürülmesi bireysel bir nefretin değil, sistematik bir çöküşün sonucudur.
Devletin yok saydığı mahalleler, çökerttiği eğitim sistemleri, görmezden geldiği yoksulluk ve ihmalkâr sosyal hizmet politikaları sorgulanmadıkça bu şiddet yeniden üretilecektir.
Cezalar ağırlaştırılsa da, cezasız kalan şey devletin sorumluluğudur.
. #AhmetMinguzziEmsalOlsun