Türker Ertürk Amiral, 14 yaşından beri vatana hizmet için kendini adadı.
Biri 9 yıl, diğeri 3,5 yıl önce yapılmış 19 ve 36 saniyelik iki konuşma kesitinden ötürü bir sosyal medya trolünün yıllar sonra hedefi oldu.
Türker Amiralin tartışmalı gerekçelerle hapsedilmesinden çok buraya getiren süreç insanın içini kanatıyor.
Kurtları, kuzulara yediriyorlar.
İşte buna kahroluyoruz.
#türkerertürkeözgürlük
@Orsatramola@zdenErtrk@ayildizel1@aaoztrk
SON DAKİKA:
İspanyol Başbakan Pedro Sánchez İtrailli silkmiş atmışşş yine;
"Gazze'de olanlar soykırımdır. Benimle tekrar edin, hanımefendiler, beyefendiler: Bu soykırımdır."
Yazık ki...
Babamla hiç fotoğramız yok.
Henüz 29 günlüktüm Babamı kaybettiğimde...! Toplumda o kadar izler bırakmış ki,
dinleye dinleye
Babamı tanıdım.... Tanıdıkça daha çok sevdim,
Daha çok özledim...!!!😔
NİLHAN NUR KIŞLALI
👇
AHMET TANER
KIŞLALI'nın kızı.....
İsmail Küçükkaya’nın programında Ali Babacan’ı izliyorum. Ne kadar bilgili ve ne kadar iyi yetişmiş bir devlet adamı. Ekonomiyi kılcal damarlarına kadar biliyor. İnsana güven veriyor. Düşünüyorum, Özgür Özel müthiş bir demokrasi ,hukuk ve vefa mücadelesi veriyor. Verdiği mücadelenin siyasi tarihimizde eşi benzeri yok. Musavat Dervişoğlu milli bir direniş sesi olarak güven telkin ediyor. Yavuz Ağıralioğlu makul vatandaşın sesi olarak çok önemli şeyler söylüyor, bozulan zihin çarkımızı onarıyor. Mahmut Arıkan siyasete etik estetik bir standart getiriyor. Menderes’in Demirel’in koltuğunda oturan Gültekin Uysal yüksek bilgi gücüyle orada duruyor, zamanını bekliyor..
Muhalefet yok diyenler halt etmiş. Ben siyasi tarihimizde bu kadar vasıflı, bu kadar devleti yönetmeye hazır bir siyasetçi kadrosu görmedim.
Allah yollarını açık etsin!
Aynı gökyüzünü, aynı toprağı, aynı sevgiyi paylaşıyoruz.
Bahçemizde, sokağımızda, ormanlarımızda bizimle yaşayan canların tek isteği sevgi ve ilgi.
Yaşamın her alanında birlikteyiz!
#4EkimHayvanlarıKorumaGünü
Samsun’un bir köy okuluna atanan Dilek Livaneli, duvarları kendi elleriyle boyadı, her sabah sobayı yaktı.
Ardından köyün annelerine okuma yazma öğretti, çocukları sanatla buluşturdu.
Küçücük bir okuldan başlayarak bütün bir köyün kaderini değiştirdi.
Dünyanın en iyi 50 öğretmeni arasına seçilen ilk Türk öğretmen oldu.
2 Ekim gecesi, gece yarısı, Çorlu Karatepe Kuyu Tipi Cezaevi’nden yüzlerce kilometre uzaktaki Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi’ne sevk edildim. Bana makul, hukuki ve somut tek bir gerekçe dahi sunulmadı. Bunun yerine yapılanın “rutin bir uygulama” olduğu söylendi.
İnsanları gece yarısı uykularından uyandırıp dakikalar içinde eşyalarını toplatarak yüzlerce kilometre uzağa götürmek ne zamandan beri rutin?
Haftanın dört günü aralıksız devam eden duruşmaların tam ortasında, savunma hakkını fiilen kullanılamaz hale getirecek şekilde başka bir şehre sevk edilmek ne zamandan beri rutin?
Adını doğru koyalım: Bu, rutin bir uygulama değil. Bu eziyettir, zulümdür.
Sevk edilmeseydim, ayda yalnızca bir kez açık görüşte kavuşabildiğim kızımı görecektim. Sevkin özellikle gece yarısı, apar topar yapılmasının amacı bu muydu? Kızımı görmemi engellemek, canımı acıtmak mı istediniz?
Merakınızı gidereyim: Vurduğunuz yer acıdı.
Yargılarken de, kapattığınız cezaevlerinde de adaletin değil, eziyetin ve zulmün peşinden gidiyorsunuz.
Av. Mehmet Pehlivan
Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi
Gece 05.00’a kadar 4-5 derece havada nöbet beklediğimiz Cemil Tugay AKP’ye geçiyor. AKP’ye geçersem ilk başta ailem beni reddeder diyen birisi nasıl olur da bu hale geldi. Bir DEÜ öğrencisi olarak taburelerde üşüye üşüye uyukladığımız nöbetlere lanet olsun hakkım haramdır
Emekli Tuğamiral Türker Ertürk, Deniz Lisesi ve Deniz Harp Okulu komutanlığı yaptı. Türk ordusuna subaylar yetiştirdi.
Çeşitli savaş gemilerinde komutanlık üstlendi.
Yaşamı boyunca, Türk çıkarlarını, Montrö Sözleşmesi ile elde edilen stratejik üstünlüğümüzü savundu.
Türker Amiral’in Türk dünyasına hizmetlerinden ötürü şeref madalyaları var.
Biri 9 yıl önce -süre aşımı- , diğeri 3,5 yıl önce yapılmış iki konuşması nedeniyle hapse atıldı.
Duruşması 5 Ekim’de. Özgürlüğüne kavuşmalı. Destek verilmeli, dayanışmalı.
#türkerertürkeözgürlük
#türkerertürk
Kamuoyunun Dikkatine,
Milletvekilliği görevim süresince;
AKP’nin yaptığı yolsuzluk, usulsüzlük ve kamu zararları üzerine kamuoyunu aydınlatmaya çalışıyorum.
Bu nedenle AKP’nin ve türlü güç odaklarının hedefinde ve tehdidi altında olduğumun farkındayım.
Fon vurgunu konusunda yaptığım açıklamalar ve üzerinde çalıştığım dosyalar nedeniyle AKP’nin saldıracağını biliyordum.
Ama bunu eşim üzerinden yapacak kadar alçalacaklarını tahmin etmiyordum.
Konu, bana dokunamadıklarından ailem üzerinden beni tehdit etmelerinden ibarettir.
Hem geçmişte hem de bugün, geniş bir kadroyla çalışmalarımı sürdürüyorum. Bunların arasında danışmanlarım, çeşitli alanlardaki uzmanlar, hukukçular ve siyasetçiler vardır.
Ortaya atılan asılsız iddianın amacı, fon vurgunu meselesinin konuşulmasını engellemektir.
Bana buradan, hem de eşim üzerinden saldırmak bir itibar suikastı ve susturma girişimidir.
Bu operasyonu yapanlar açıkça şunu diyorlar: “Sen ve partin, bu fon vurgunu meselesini daha fazla kurcalamayın!”
Benim üzerimden tüm milletvekillerine ve ailelerine verilmek istenen bu aşağılık mesajı reddediyorum.
Bu tehdide, bu alçaklığa pabuç bırakacak değilim. AKP’nin yolsuzluk, usulsüzlük ve kamu zararlarının üzerine gitmeye kararlılıkla devam edeceğim.
Özgür Özel, AYM önünde canına kıyan emekli polise ilişkin:
"Bu iktidar gelirken Başbakanlığın önüne bir yazar kasa atıldı, aylarca o görüntü bütün televizyonlarda döndü.
Bugün bir emekli, çalışanlara verilen seyyanen zam emeklilere verilmediği için Anayasa Mahkemesi önünde hak ararken canına kıyıyor.
Dönün bakın, iktidar medyası bu haberi görüyor mu, irdeliyor mu?"
Timur Soykan, herkesin duvara asması, günde 10 kez okuması gereken tarihi bir konuşma yapmış. İnanılmaz güzel ve etkili…
*Herkes çok umutsuz, bir umutsuzluğa gömülüyoruz, öyle değil bu ülke
*Bakın, devlet gücünü elinde bulunduranlar o güçle bir şov yapıyorlar
*O yargıyı elinde tutanlar, o emanet koltukları kendilerinin malıymış gibi gösterip topluma karşı, halka karşı bir güç gösterisi yapıyorlar
*Üsküdar'da ve Bayrampaşa’da olduğu gibi, şimdi İBB’ye hazırlanıyorlar
*Bakın, o devlet gücünü kullananlar, güç gösterisi yapanlar kağıttan kaplan. Koltuklar gittiği anda hiçbir hükümleri yok
*Hatırlıyorsunuz değil mi? Bir İçişleri Bakanı vardı; kendini böyle devletin sahibi zanneden. Şimdi nerede? Sade suda takılıyor. Koltuk gitti mi hiçbir şey yok
*Bakanlıktı, bakanlık gitti mi heybetten eser kalmaz çünkü halkta karşılıkları yok. O halkın karşısında bunların, o kağıttan kaplanların halkın karşısına ördüğü duvarlar da kumdan kalelerdir. Halk bir üflese gider
*Halk ne bekliyor? Bakın, bir değişim istiyor. Halk 25 yıllık iktidarın yorgunluğu altında
*Çocuklar var, doğmuş AKP ile, 25 yaşına gelmiş AKP ile. Gençlerin başka talepleri var. Ülke için hayalleri var. Onlar da 'yurt dışına kaçayım, ben gideyim' hayaliyle yaşamıyorlar. Koşullar bunu zorluyor onlara
*Emekliler var, açlar çocuklarının eline bakıyorlar
*Bakın, bunlar sandıkta ne yapmaya çalışırsa çalışsın, bunlar ne yargı hamlesi yaparsa yapsın, toplum, halk iradesini ortaya koyar. Ülkenin yarısını hapse atamazlar, vatandaş sandığa gider, sandığı korur
*Ve iradesini koyduğu zaman bu yaşadıklarınızın hepsi, bakarsınız 'Ya ne kadar güçsüzlermiş aslında' dersiniz
*Evet, şimdi insanları cezaevine atarak korkutuyor gibi görünüyorlar. Hepsini hapsedemezler, tüm ülkeyi hapsedemezler, ülkenin yarısını hapsedemezler
*Onun için mesele sadece ah vah edip 'Umutsuzluk, umudumu kaybettim' falan demek değil. Mesele umut vermek, umudunu diri tutmak. Mesele mücadele etmek
*Bu ülke nasıl kuruldu yani?
Bu ülkede 'Aman İngilizler gelmiş, Fransızlar gelmiş, İtalyanlar gelmiş, ben umudumu kaybettim' mi dediler? 'Padişah İngilizlerle anlaşmış, İstanbul'u zaten teslim etmiş' mi dediler?
*Öyle dememişler yani, küsmemişler. Küsme yok! Vazgeçmek, pes etmek yok!"