Açık söylüyorum bu saç traşını olan çocuklar çip takıp takip edilmeli bağlantıları araştırılmalı, ayrıca bu saç traşı ülke genelinde yasaklanmalı buna rağmen yaptıran varsa gereği yapılmalı (yasaklayan ülkeler var bu arada)
Çocuklar, katledilen akranlarına adalet ve güvenli bir gelecek için kampanya başlattı:
"Ölmek istemiyorum; Muhammed, Berivan, Alperen, Narin, Atlas, Rojin, Hakan, Ahmet ve öldürülen insanlar için adalet istiyoruz."
Ahmet Minguzzi, Ata Emre, Hakan, Berkay şimdi de Atlas… Bir gencimizi daha bu memleketin üzeri örtülen hoyratlığına kurban verdik. Bir evin ışığı söndü, bir annenin ömrü yarım kaldı. Böylesi anlarda serinkanlılık tavsiye etmek kolaydır ama insanın içi yanarken aklın sükûneti zor tutulur. Karşımızda yalnızca bir suç değil, aynı zamanda pervasız ve küstah bir zihniyet duruyor. Ne hukuku umursayan ne de vicdanla bağı olan bu hâlin, kendini neye yasladığı meçhul. Fakat bütün bu karanlığın içinde gözden kaçmaması gereken bir hakikat var; bu ülkede hâlâ adalet diye ayağa kalkan, sesi kısılmayan, vicdanını kaybetmemiş bir halk mevcut.
Bu dava artık yalnızca Atlas’ın ailesinin, arkadaşlarının meselesi değil. Elbette hiçbir karar onların acısını dindirmeyecek; evlat boşluğu mahkeme salonlarında kapanmaz. Ancak adil, açık ve tereddütsüz bir hüküm, toplumun yaralanmış adalet duygusuna bir nebze olsun merhem olabilir. Zira mesele tekil bir cinayetin ötesine geçmiştir. Bu, Türkiye’de hukukun caydırıcılığının, kamunun vicdanının ve “bir daha olmayacak” diyebilme iradesinin sınavıdır. Eğer bu sınavda sınıfta kalınırsa, kaybettiklerimiz yalnızca gençlerimiz olmaz.
Şimdi öğrendim: Bir arkadaşımın kuzeninin oğluymuş Atlas.
Nasıl iyi nasıl efendi bir çocukmuş. Bütün okul öğretmenler cenazede bu çocuğun iyiliğini anlatmışlar.
Rabbim en yüksek makamı ile şereflendirirsin inşallah!
Canım çok şey anlatmak istiyor ama yorgunum. Beynim yorgun, bedenim yorgun, Bunca şeyi affeden kalbim bile yorgun artık. Heveslerim yorgun, iyimserliğim yorgun, Konuşarak anlaşmaya olan inancım bile yorgun artık. Çok yorgunum..
Sabahattin Ali
Bi Şamana “Zehir nedir?” diye sormuşlar.
Şaman: “İhtiyacımızdan fazla olan her şey zehirdir” demiş; “Güç, yiyecek, ego, hırs, kıskançlık, korku, öfke, kendini beğenmişlik, hatta iyi niyet...”