insanın içine yerleşmiş en sinsi putlardan biri olan “kontrol” ibrahim'in kırdığı putlardan biriydi, biz olayı hangi ara kavurma şenliklerine çevirdik sahi?
sahi biz hangi ara ibrahim’in elindeki bıçağın eti kesmeye çalıştığını falan zannettik?
ibrahimin kırdığı putlar mutfak tezgahlarında eşit paylara bölünüyor artık. kuşbaşı doğranmış vicdanları çiğneyerek kibrimizi semirtiyoruz o sofralarda.
ismail olmaya talip bir boyun bulamazsın artık çarşılarda.
herkes bıçağın kabzasını sıkı tutan bir muhasebeci kurnazlığında.
naylon poşetlere tıkıştırdığımız şey et değil yani arkadaşlar, havasızlıktan boğulmuş iğreti teslimiyet o.
şişkin karınlarımızı sıvazlayıp yoksulun kapısına iliştirdiğimiz üç beş gram et ile cennetin anahtarını cebimize indirdiğimize inandık. pazarlık masasında allah’ı atlatabileceğini vehmeden bir tüccar aymazlığı bu. bıçağı hayvanın gırtlağına dayarken, asıl boğazlanması icap eden bencilliğimizi de pamuklara sardık.
ibrahim’in ateşine odun taşıyan karıncanın safına geçmeye bile mecali kalmayanlar, mangal ateşi etrafında toplanıp sahte bir hidayet türküsü tutturuyor.
eli bıçak tutan herkes yakasını ibrahim’in heybetine iliştirme telaşında ama ortada ne nemrut’a kafa tutacak bir inat var ne de ateşi gül bahçesi kılacak bir iman.
ey iman edenler iman edin!
ezgi akgül
25 mayıs 2026 / ankara
saçımızın teli görünecek diye ödümüz koparken, dm'den gıybet yapıyoruz gürül gürül. dindar görünmenin influencer'ı olduk hep beraber. hikmeti arıyoruz ama onu da reels formatında olursa.
eşinin gözlerine bakıp halini hatırını sormayalı aylar geçmiş ama internette kadınların gönderilerine alev yağdırmaktan parmakları uyuşmuş modern zaman sahtekarları bunlar. sosyal medyadaki tartışma gruplarında kanaat önderi hepsi ama mutfakta bir bardak suyu almaktan aciz paşalar birçoğu.
kafasını şarj soketine zincirlemiş, gözlerini telefon camına çivilemiş, arada sırada mırıldanarak "şimdiki çocuklar çok şanslı" diye söylenen ama kendi evladının en yakın arkadaşının adını bile bilmeyen yeni çağ yabancıları gibiler.
nefesine sevgi katmadan soluk alan, babalığın ağırlığını omuzlamadan evin odalarında bir yabancı gibi dolanan bu silüetler, evlerinin kapısını sadece otel kapısı gibi görüyor olmalı.
öyle olmalı ki geçip giden zaman umurlarında olurdu belki de.
zaman gelip geri dönülmez yolların sonuna vardıklarında, harcadıkları yılları geri getirmeyecek bu hayat. "şimdi işim var" diye erteledikleri tüm anlar uçup gitmiş olacak ve büyüyen çocuklarının kırgın, uzak bakışlarından başka hiçbir şey kalmayacak ellerinde.
yokluğunu idrak edemediğimiz koca bir boşluğun içinde boğuluyoruz hepimiz.
boşluk, kendiliğinden oluşan bir şey değil ki; bakılmayan gözlerden, tutulmayan ellerden, “sonra” diye ertelenen cümlelerden yapılmış bir yığın o. zamanla ağırlaşan ve zamanla eşyaların arasına sinen bir şey üstelik.
bilmiyorum, nereden başlanır.
ama belki hâlâ vakit vardır; bir bardak suya uzanacak kadar belki. belki bir “nasılsın?”ı gerçekten soracak kadar. çocuğun adını, sevdiği rengi, korktuğu şeyi öğrenecek kadar zaman vardır belki.
ezgi akgül
6 mayıs 2026 / ankara
Namazı bırakma hakkın olmadığı gibi Allah'ın "Çalışın, dünyayı siz yönetin" emrine uymaman da suçtur. Çalışacağız. En güçlü biz olacağız, mü'minler olarak.
Bir insanın sağlığı yerindeyse, ailesi hayattaysa, geleceğe dair bir şeylerin hayalini kurabiliyorsa, dünyanın en zengin insanlarından biri olduğunu sık sık kendisine hatırlatması lazım.
Dün bu ülkede 5 yaşında bir çocuk başıboş köpekler tarafından parçalanarak öldürüldü.
Dün bu ülkede 5 yaşında bir çocuk başıboş köpekler tarafından parçalanarak öldürüldü.
Dün bu ülkede 5 yaşında bir çocuk başıboş köpekler tarafından parçalanarak öldürüldü.
Dün bu ülkede 5 yaşında bir çocuk başıboş köpekler tarafından parçalanarak öldürüldü.
Dün bu ülkede 5 yaşında bir çocuk başıboş köpekler tarafından parçalanarak öldürüldü.
Bir tane çifte vatandaş Siyonisti deport etmediniz.
Ama ABD konsolosluğunun bahçesine girdi diye bu Filistinli kızcağızın tüm ailesini deport ettiniz.
Tek bir çifte vatandaş caninin kapısını kırıp başına plastik poşet geçirmediniz.
Ama tazecik gelin Esraa'yı annesinin gözü önünde bir katil gibi, bir terörist gibi başında torba ile,
Parmağına işkence ile götürdüğünüz Silivri'de 8 ay hukuksuzca tuttunuz.
2 senedir mecliste bekletiyorsunuz Türkiye düşmanı çifte vatandaş Siyonistlerin ülkeden deportunu.
Ama şu yüreği halkının gördüğü zulümle feverân eden Türkiye aşığı Filistinli Müslümanları ülkeden bir tehdit gibi kovarken saniye beklemediniz.
Allah aşkına siz kimin tarafındasınız?!
Diliniz Filistin'leyken, eliniz ve işiniz niye ABD ve İsrail'le?
Şu kız, Gazze'ye bebek öldürmeye giden çifte vatandaş Siyonistlerden daha mı tehlikeli Türkiye için??
İran’a Nisan'da Kar yağıyor.
2011 yılında, eski Devlet Başkanı Mahmud Ahmedinejad “Yağmurlarımızı çalıyorlar” demişti. Kimse ona inanmamıştı.
🔴İran, bölgedeki ABD üslerine saldırdıktan sonra, iklimimiz değişti: on yıllardır süren kuraklık sona erdi ve nisan ayında kar yağdı.
HERKES PAYLAŞIRSA İPTAL EDİLİR ⚠️
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta
yaşanan olaylar henüz tazeyken;
Gazze’de soykırım, Doğu Türkistan’da zulüm ve gözyaşı devam ederken,
Bu festival toplumsal vicdanı yaralamaktadır.
Gaziantep Manifest iptal edilmelidir.
@TC_icisleri 🇹🇷
#ManifestKonseriİptalEdilsin
Dün Şanlıurfa...
Bugün Kahramanmaraş...
Memleketimizin evlatları birer birer ellerimizden kayıp gidiyor... Nesillerimizin geldiği bu vahim durum, her meseleden daha önemlidir. Sebepler, ihmaller, yapılması gerekenler çok ciddi bir şekilde ele alınmalı ve gerekli adımlar geciktirilmeden atılmalıdır.
*
Vefat edenlere Mevlâ rahmet eylesin. Yaralılara şifalar versin. Acılı ailelerimize ve milletimize Rabbimiz sabırlar yağdırsın...
Değerli Cumhurbaşkanım, Sn. Bakanlarım,
Değerli büyüklerimizden adaletin tecelli etmesini istiyoruz.
Babam asla söylemediği, söylemeyeceği ifadeler üzerinden birkaç öğrencinin sözde şikayetiyle tutuklandı.
Babam kendi halinde 34 yılldır eğitim veren bir öğretmen. Öğrencileri güzel ahlak ile yetişsin, kalemi kitabı sevsin, vatanına milletine ailesine hayırlı olsun diye 34 yıldır saçlarını ağarttı.
Böyle bir vatan evladı öğretmenin bayram günü cezaevinde ailesinden uzakta olmasını istemiyoruz.
Sadece babamızın yanımızda olmasını istiyoruz. Bize yardım etmenizi istirham ediyoruz.
#ramazanhocayaözgürlük
@RTErdogan@abakingurlek@mustafaciftcitr@sarseven
Bismillah.
Etiket başlatıyorum. 5G tehlikesine karşı hep birlikte dur diyelim
#5Gistemiyoruz
Yine bir nimetmiş gibi belki aşıdan daha büyük bir zehri tüm topluma ikram ediyorlar. İnternetin hızı bize yetiyor daha fazla hız ve daha fazla zararlı frekanslara maruz kalmak istemiyoruz.
Haydi sen de sağlığın geleceğin ve milletin için etiketle birlikte paylaşım yap çok geç olmadan.
YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ’NDE DİNDAR ÖĞRENCİLERE KARŞI İSLAMOFOBİK BASKILARI VE MOBBİNGLERİ İFŞA EDİYORUM ‼️
Bu flood’da @YeditepeUni Rektörlüğü’nün, mescidde sohbet ettiğimiz için biz öğrencilerine disiplin soruşturmaları açmaktan tutun da yarın (salı) kampüste yapacağımız iftar programımızı engellemeye dek islamofobik baskılarını ifşa ediyorum.
Sözde “Atatürk rönesansını devam ettiren” Yeditepe Üniversitesi, sahibi Bedrettin Dalan’ın 28 Şubat’tan kalma vesayetçi zihniyetiyle yönetilmekte. Ben ve arkadaşlarım gibi inançlı öğrencilere nefes aldırmayan bir Orta Çağ karanlığı hakim bu üniversitede.
4 sene boyunca Yeditepe İslam Ve Medeniyet Topluluğu (YİMED) @yimedresmi ‘in (eski adıyla mescid birliği) kurucu başkanlığını yürüttüm. Bir kaç hafta evvel mezun oldum. Bu modern engizisyon yuvasında 5 yıldır verdiğimiz mücahedenin, maruz kaldığımız baskıların ve tehditlerin hesabını kamuoyu önünde sormak ve bazı maskeleri düşürmek istiyorum artık.
Ayrıca baştan belirtmek isterim ki: Bu ifşalara rağmen yarınki iftar bize kampüste yaptırılmazsa, vebali bu tweeti okuyup da geçen müslümanların boynunadır.
Başlıyoruz:
Paylaşıp / Duyuralım ⚠️
Yeditepe Üniversitesi'nde Müslüman öğrencilere yönelik baskı devam ediyor!
-Namaz kılan öğrencilere hala
bir mescit tahsis edilmedi
-Öğrencilerin kendi arasında yapmış oldukları ders sebebi ile haklarında soruşturma açıldı
-Planlanan İftar programı son gün iptal edildi
Yeditepe Üniversitesi yönetimi tarafından sistematik olarak
Müslüman öğrencilere yapılan bu baskı asla kabul edilemez. Kardeşlerimizin
sesi olmak için paylaşalım.
@YeditepeUni@YuksekogretimK@erolozvar
Bugünün linçini yiyelim. 👇
Ne yazık ki çağımızın en hüzün verici olaylarından biri 3-4 yaş çocukların annelerinin yanında değil de kreş adı verilen ve aslında onlara hiç uymayan bir ortamda olmalarıdır. Bu hem anneler hem de çocuklar için çok üzücü, bir o kadar da çocuk gelişimine aykırı bir durum.
Keşke çalışan anneler için çocuklarına daha yakın olabilecekleri ve daha çok vakit geçirebikecekleri çözümler üretilebilse.
Mümin kardeşlerimiz şemsiyemiz gibidir. Yağmur çoğaldıkça ona ihtiyacımız da artar. Fitneler büyüdükçe ve ahirete yakınlığımız arttıkça mümin kardeşlerimize ihtiyacımız da artar. Bu artışa göre de alakamız ve fedakârlığımız artmalıdır.