Esas tek parti zihniyeti budur.
Adalar’da sandık çiğnendi.
31 Mart 2024’te Adalar halkı CHP’yi yüzde 55,49 oyla başkan seçti. Mecliste 12 sandalyenin 10’unu CHP aldı. AK Parti yüzde 22,85’te kaldı.
Üyeleri görevden aldınız. İtirazları yok saydınız. 5 oyla kendi adayınızı başkanvekili yaptınız.
Yüzde 55 oy alan belediyeyi, yüzde 23 oy alamayan partiye verdiniz.
Yıllarca CHP’ye “tek parti” dediniz.
Tek parti budur: Sandıkta alamadığınızı, sandığın oluşturduğu çoğunluğu fiilen etkisizleştirerek almak.
Bu bir belediye kavgası değildir. 31 Mart’ta Adalar halkının oluşturduğu belediye meclisi çoğunluğu Cumhuriyet Halk Partisi’ndedir.
Milletin sandıkta oluşturduğu bu çoğunluk; belediye meclis üyeleri üzerinde baskı kurularak, tehdit ve siyasi zorlamayla iradeleri yönlendirilerek değiştirilemez.
Meclis üyelerinin iradesini baskı altına alarak sandığın ortaya çıkardığı siyasi çoğunluğu tersine çeviremezsiniz.
Bu, millet iradesini yok saymaktır.
Cumhuriyet Halk Partisi buna izin vermeyecek.
AK Parti’ye açıkça söylüyoruz:
Aklınızdan bile geçirmeyin.
Demokratik meşruiyetin yegâne kaynağı seçimdir. Seçim sonuçlarını tanımayan bir iktidar anlayışı, yerel yönetimleri değil, anayasal düzeni hedef alır.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi de Adalar Belediyesi de milletin emanetidir. Bu emanet, sandık dışında oluşan süreçler üzerinden el değiştiremez. Görevden uzaklaştırmaların ardından ortaya çıkan tablo, halk iradesini ortadan kaldıramaz. Belediye meclis üyelerinin iradesi üzerinde kurulacak hiçbir baskı, sandığın yerine geçemez.
Cumhuriyet Halk Partisi, milletin iradesinin korunmasını siyasi bir tercih değil, anayasal bir yükümlülük sayar. Bu yükümlülük yerine getirilecektir.
Mustafa Kemal Atatürk’ün hükmü açıktır: “Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir.”
Bu ilke hiçbir siyasi hesabın gerisine itilemez. Milletin sandıkta verdiği karar, masa başında değiştirilemez. Halkın iradesini yok sayanlar bilsin ki son sözü yine millet söyleyecek, hesabı da sandıkta soracaktır.
Milli Eğitim Bakanlığı:
▪️Okulun dışında yaşanan olayla ilgili 3 bakanlık müfettişi görevlendirildi.
▪️Okulda eğitim ve öğretime bugün ara verildi.
▪️Olaydan etkilenen öğrenci, öğretmen ve veliler için psikososyal ve rehabilitasyon çalışmaları başlatıldı.
🚨 Uefa başkanı Aleksander Čeferin;
Gelen şikayetler üzerine Galatasaray-Sporting Lizbon maçının hakem ve VAR konuşmalarını inceliyoruz. Usulsüzlük tespit edilirse yaptırım uygulanacak.
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Beştepe’de kabul edildik.
Kabulde; başta Ankara’mızın ulaşım altyapısına önemli katkı sağlayacak metro yatırımları olmak üzere, devam eden ve planlanan projelerimiz hakkında Sayın Cumhurbaşkanına bilgi arz ettik.
Şehrimize yönelik yatırımlara verdikleri destek ve katkılar ile NATO Zirvesi’nin Ankara’da düzenlenmesi konusundaki iradeleri dolayısıyla teşekkürlerimizi ilettik.
Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak yürüttüğümüz çalışmalar ve önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi planladığımız yatırımlara ilişkin değerlendirmelerimizi de paylaştık.
Nazik kabulleri ve Ankara’mıza gösterdikleri yakın ilgi dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanına teşekkür ediyorum.
ADLIYENIN ÖNÜNDE
GAZETECILERIN ARASINDAN
GEÇERKEN AĞIZ KURUMASINI ÖNLEMEK IÇIN KULLANDIĞIM
ÇIĞNEME TABLETINI, ŞEKER HASTALIĞIM NEDENIYLE KULLANDIĞIMI OĞLUM OSMAN GÖKÇEK KAMUOYU ILE AŞAĞIDAKI TWEET‘LE PAYLAŞTI.
ANCAK MUHALEFET MEDYASI ISRARLI BIR ŞEKILDE BUNUN BİR MEYDAN OKUMA OLDUĞUNU KAMUOYUNA İŞLEMEYE DEVAM EDİYOR,..
BEN ADALETE OLAN SAYGIMI BU OLAYDA KAÇ KEZ SÖYLEDİM…ADALETE MEYDAN OKUMAK KİMSENİN HADDİNE DEĞİLDİR…
ÜSTELİK ÇİĞNEME TABLETİ OLAYI ADLİYEYE ADIM ATTIĞIMDA BİTTİ. VE TABLETİ GİRİŞTEKİ ÇÖP KUTUSUNA ATTIM…GİRİŞTE POLİSLER DAHİL HERKES BUNA ŞAHİTTİR…
HADDİNİ BİLMEDEN YORUM YAPAN MEDYA MENSUPLARINI İKAZ EDİYORUM…YORUMLARINA DİKKAT ETSİNLER.,.
Yolda bir tane cep telefonu buldum. Tuş kilitli. “İnsanlık olsun, sahibi eşi dostu arar, telefonu teslim ederim” diye yanıma aldım.
Yakınlarda karakol da yok. Bilmediğim, çok hâkim olmadığım bir semt zaten. “Telefon bende dursun, sahibi ulaşır” dedim.
Aradan bir saate yakın zamangeçti, baktım ekranda kızım arıyor. Açtım telefonu. “Ben bu telefonu buldum. Tuş kilitli olduğu için sahibine ulaşamadım. Şu an şu adresteyim,yakınsanız bende getirebilirim dedim.
Hanımefendi başladı:
“Neden karakola teslim etmediniz? Neden haber vermediniz? Bulduğunuz yerdeki esnafa sorsaydınız…”
Suçlu benmişim gibi anlatıyor.
Dedim ki, “Hanımefendi, benim çok vaktim yok. İnsanlık namına telefonu yanıma aldım, size ulaştırayım dedim. Telefon bende, gelin alın.”
Bir saat sonra geldi.
Beş karış surat. Ne teşekkür ederim, ne sağ olun, ne Allah razı olsun… Hiçbir şey.
Telefonu aldı, gitti.
İnsanlık yapalım derken gördüğümüz muameleye bak.
Vay anasını… İnsanlık bile artık karşılığında savunma istiyor.
Sayın Özgür Özel; siyaset eleştiri kaldırır, kırgınlık da siyasetin bir parçasıdır. Ancak makamlar geçici, saygı ve vefa kalıcıdır.
Kemal Kılıçdaroğlu CHP'nin Genel Başkanıdır. Kendisine yönelik “gönül dünyamda toplu iğne başı kadar yer kalmadı” sözü, bir Genel Başkana değil, CHP’nin kendi tarihine ve kültürüne karşı ölçüsüz bir üsluptur.
İnsan, kendisinden önce o makamda oturana saygı göstermeyi; en başta anne babasından ve öğretmenlerinden öğrenir.