Gazze'de yapılan zulmün en büyük kanıtı.
Bu videoyu görüp de paylaşmayan haindir.
The ultimate proof of the atrocities committed in Gaza. Anyone who sees this video and doesn't share it is a traitor.
Bu videoyu geçebilirsin ama bu akşam kafanı yastığa koyduğunda vahşi canice katliamın çığlıklarından kesinlikle kaçamayacaksın.
#GazaGenocide #GazaUnderAttack
Teşekkürler Erdoğan..
1999 yılında Merve Kavakçı’yı Meclis’te hedef alan Bülent Ecevit’in “Bu hanıma haddini bildiriniz” sözlerini UNUTMADIK
Kavakçı’nın kızı bugün Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın yabancı liderlerle gerçekleştirdiği görüşmelerde tercümanlık görevini yürütüyor
Bu Mehter ile karşılama manzarası, İslam düşmanı; dinsiz, imansız, komünist ve laik zihniyetli alçakların dengesini bozmuş.
Neymiş efendim, "Erdoğan'ın Osmanlı rüyası."
Bu toprakları Osmanlı'ya borçlu değil miyiz?
Üç kıtaya hükmeden Osmanlı'ya özenmek, Osmanlı'yı sevmek, Osmanlı rüyası görmek neden kötü olsun ki?
Bu lanet olası zihniyetin bütün kini, garezi ve nefreti Osmanlı'ya ve İslam dininedir.
Ulan, afkurun, havlayın, kudurun... Bu işler artık böyle.
Gelen Haçlı komutanlarına bundan daha güzel bir mesaj olur mu?
Düşünüp akledenlerden Allah razı olsun. Güzel ve isabetli bir tercih yapmışlar.
40 yıllık PKK'yı bitiren.
30 yıllık Karabağ'ı işgalden kurtaran..
50 yıllık Fetö’yü bitiren...
86 yıl sonra Ayasofya’yı ibadete açan.
KAAN, KIZILELMA, İHA ,SİHA TOGG yaptıran.
Terörsüz Türkiye için adım atan.
Adamın her daim yanındayız 🖐️🖐️
Diyenleri görelim yoruma 🇹🇷🇹🇷🇹🇷
"Papa'nın Türkiye'ye gelmek istediğini ve bunu Atatürk'ün reddettiğini söyleyen ahmaklar bir zahmet şu yazışmaları göstersinler.
Venizelos'un koluna karısını takanlar mı Papa'ya gelme izni vermemişler?"
—Tarihçi Dr. Ahmet Anapalı
Bu beyefendinin mekanı Ankara’da imiş. Çocuk katili İsrail mallarını işletmesinde satmadığı için Çankayalılar tepki gösteriyormuş.
Ankara’daki eşe dosta duyurulur. Bu işletmeye sahip çıkmak lazım.
🍛Köçe Kavurma
📍Balgat / Çankaya
Papa Türkiye'ye gelip İznik'te ayin yapmış diye kafa ütüleyenlelerden hiçbirinin 252 bin Türk öldüren Anzakların her sene İngiliz bayrağıyla Çanakkale'de kol hareketi çekip dilli milli ayinler yapmasına tepki gösterdiğini görmedim.
Neden ki?
Papa özel kiralanan uçakla ve onlarca gazeteciyle gelse, büyük bir şaşa ile karşılansa, Peygamberimiz'i(sav) istikbal ederken söylenen "Talael-Bedru" büyük bir gafletle O'NUN(sav) en baş hasmı olan KAFİR için söylense, İznik'te yeni haçlı savaşları için konsil olsa da ÖLÜ hükmündeki Hristiyanlık diriltilemez. İslam Hristiyanlığı öyle neshettiki Mısır, Şam, Anadolu başta olmak üzere kilisenin hakimiyetinde olan bölgelere Muhammedi mührü vuran müslümanlar, ümmetin halifesiz bırakıldığı çağımızda da Hristiyanlığın merkezi konumundaki Avrupa'da BOŞALAN KİLİSELERİ satın alıp camiye çevirecek bir güce ulaştılar.
Müslüman GENÇ! Sen bütün varlığınla Allah'ın dinine ittiba edersen İznik'teki Kayı obalarından DOĞU ROMA'YA bakıp MOHAÇ'ta Tekbir getirdiği anları seyreden MUAZZEZ ECDADIN gibi İZNİK'ten dünyaya bakacak ve VATİKAN'ın fethinde getireceğin TEKBİRLERİN izzetiyle yarınlara hazırlanacaksın.
Bırak bozuk saatler yalan yanlış işlesin
Çelebiler çekilip Haremlerde kışlasın
Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın...
Gönenli Mehmet Efendi,
Sultan Ahmet Camii’ne tayin edilince çevreyi incelemiş.
Fakir ve düşkün kimseleri bulup alâkadar olmak istemiş. O civarda oturan âmâ (kör) bir kimse olduğunu öğrenince ziyaretine gitmiş.
Selâm verip :
– Efendim ben Sultan Ahmet Camii’ne imam geldim. Hem sizi ziyaret etmek hem de üzerime düşen bir vazife varsa onu ifa etmek isterim, demiş.
Âmâ adam:
– Hoş geldiniz Hocaefendi.. Allah razı olsun, demiş.
Hocaefendi:
– Maaşınız falan var mı? diye sormuş.
– Hayır, yok, cevabını vermiş adam.
Hocaefendi:
– Peki, başka yerden geliriniz falan? demiş.
Âmâ adam:
– Hayır, herhangi bir gelirim yok! demiş.
– Peki, neyle geçiniyorsunuz, diye sorunca; âmâ adam öfkelenmiş:
– Bundan size ne efendi?
Bir de imamsınız.
Rızık kimden hoca?
Gidebilirsiniz!. diye terslemiş.
Hocaefendi çıkmak zorunda kalmış.
Lâkin o gece gözüne uyku girmemiş.
Ertesi gün sabah yine gitmiş ve kapıyı çalmış.
Âmâ adam içeriden:
– Kimsin? diye seslenmiş.
Hocaefendi:
– Dün kovduğun yüzsüz imam, cevabını vermiş.
Âmâ adam kapıyı açmış:
–Gene neye geldin? diye söylenmiş.
Hocaefendi:
–Hiç efendim, ziyaretinize geldim. Beni bin defa kovsanız da yine geleceğim demiş.
Âmâ adam:
– Adın ne senin? demiş.
Hocaefendi:
– Adım Mehmet Öğütçü, efendim. Gönenli Hoca diye tanırlar beni, diye karşılık vermiş.
Âmâ adam bunu duyunca:
– Buyur gir içeri, konuşalım, diyerek içeriye buyur etmiş.
Hocaefendi içeri girince âmâ adam:
– Kusura bakma hoca, dün kalbini kırdım.
Hakkını helâl et, demiş.
Hocaefendi:
– Estağfirullah efendim. Sizin gözleriniz görmez, kimsenin yardımına ihtiyaç duymuyorsunuz bu nasıl oluyor.
Sırrınız nedir, meraktayım. deyince
Âma adam :
– Benim sırrım şu Hocaefendi.
Ben her gün kuşluk namazını kıldıktan sonra ;
“Ya Rabbi! Kuşluk senindir, güzellik senindir, nimet ve her şey senindir.
Eğer rızkım gökte ise, yere indir.
Yerde ise, çıkar.
Uzakta ise, yaklaştır.
Haram ise, helâl et.
Dar ise, genişlet ve elime ilet.” diye dua ederim.
Sonra ellerimi yüzüme sürer sürmez, biri gelir sağ dizime vurur. “Aç elini!” der.
O günkü ihtiyacımı verir gider. Kuşluk namazı kıldığım her gün bu böyle devam eder.
Aynı zat bugün de geldi ve sağ dizime vurarak benim kısmetimi verdikten sonra, sol dizime vurarak, “Bunu da Gönenli Mehmet Efendi’ye ver.” dedi.
Al kısmetini!…
Bu sözlerin duyan, Büyük âlim, fakirlerin ve talebelerin mânevî babası Gönenli Hocaefendi “İlâhî ya Rabbi! Hikmetinden sual olunmaz.” diyerek içli içli ağlamaya başlamış..!
Hocaefendi bu hatırasını naklederken şunu ifade etmiştir :
“O âmâ adamdan bu mübarek kısmeti aldıktan sonra ömrü hayatımda hiç darlık ve sıkıntı çekmedim.
Ben hep acınacak insanları gezerdim..
Meğer acınacak o insan benmişim..
Yıllarca Ümmedi Muhammede sohbet eden vaaz eden Gönenli Mehmet Efendi Hz.
Ruhu şad olsun.
Mekanı cennet olsun.