İki cocuk annesi, antebin dışarlısı, smmm, doga ve hayvan dostu, hümanist, Cumhuriyet Sevdalısı Türk Kadını,
En büyük aşkı Atatürk,
Tek aşkı @onurkarabay
📃#Vergi101
Vergi ile ilgili genel konularda ihtiyaç duyulabilecek terimler ile bu terimlerin tanımlarını bulabileceğiniz Vergi Terimleri Sözlüğü’ne sitemizden ulaşabilirsiniz.
https://t.co/pCWTMmt8Xb
#GİB#VergiGeleceğimizdir
🚨 HALKBANK ESNAF KREDİLERİNDE YENİ DÜZENLEME
Vergi veya SGK borcu bulunan esnaf ve sanatkârların Hazine faiz destekli yatırım ve işletme kredilerine erişiminde önemli bir değişiklik yapıldı.
📌 Yeni düzenlemeye göre:
🔹 Kredi kullanımından en fazla 15 gün önce alınmış belgeyle, vergi dairesine ve SGK’ya vadesi geçmiş borç bulunmadığının veya mevcut borcun yapılandırılmış/taksitlendirilmiş ve yapılandırmanın bozulmamış olduğunun belgelenmesi gerekiyor.
🔹 Bu şart sağlanamıyorsa kredi kullanımı tamamen engellenmiyor.
🔹 Esnafın vergi/SGK borcunun, Hazine faiz destekli kredinin azami %25’ine kadar olan kısmı, öncelikle banka tarafından ilgili kurumlara ödenebilecek.
🔹 Bu kapsamda banka tarafından tahsil edilecek tutar, kredi tutarı ne olursa olsun bir yıl içinde toplam 300.000 TL’yi aşamayacak.
🔹 Borcun faizine ilişkin olarak Hazine tarafından %25 oranında indirim uygulanacak.
🔹 Borç ödendikten sonra kalan kredi esnaf ve sanatkâra kullandırılacak.
⚠️ Ancak önemli bir karşılık var:
Bu yöntemle kredi kullananların faiz desteği oranları aşağı çekiliyor:
➡️ %50 faiz indirimi → %40
➡️ %100 faiz indirimi → %80
➡️ %60 faiz indirimi → %48
📅 Süre de uzatıldı!
Daha önce 31 Aralık 2026 olan süre, 31 Aralık 2027 olarak değiştirildi.
📌 Özetle:
Vergi veya SGK borcu bulunan esnaf için kredi kapısı tamamen kapanmıyor. Belirli şartlarla kredi kullanılarak borcun bir kısmının kapatılması mümkün hale geliyor. Ancak bu durumda Hazine faiz desteği oranı azalıyor.
Bu düzenleme özellikle vergi ve SGK borcu bulunan, Halkbank üzerinden Hazine faiz destekli kredi kullanmayı planlayan esnaf ve sanatkârlar açısından önemli.
#Halkbank #EsnafKredisi #Esnaf #KOBİ #Vergi #SGK #Kredi #Hazine #FaizDesteği #MaliMüşavir
EN ÖNEMLİ BİLANÇO ORANLARI
Bilanço analizine bu 7 göstergeyle başlayın:
Cari oran ve asit-test oranıyla kısa vadeli ödeme gücünü,
nakit oranıyla hazır likiditeyi,
net borç/özkaynak oranıyla borç yükünü,
özkaynak oranıyla finansal dayanıklılığı,
kısa vadeli borç oranıyla vade riskini,
net işletme sermayesiyle günlük faaliyetlerin finansman gücünü ölçün.
Oranları tek başına değil; önceki dönem, sektör ortalaması ve şirketin faaliyet yapısıyla birlikte değerlendirin.
Bir oranın eşik değerin altında veya üstünde olması incelemeye nereden başlanacağını gösterir. Meltem Aköz CPA-Finance Professional
Mali müşavirlik ücreti ertelenebilecek bir gider değil, işletmenizin mali güvenliğinin teminatıdır.
Çalışan ücretleri, kira ve diğer işletme giderleri düzenli ödenirken mali müşavirlik ücretinin ötelenmesi, üstlenilen sorumluluğun ve verilen hizmetin değerini göz ardı etmektir.
Oysa beyanname, bildirim ve elektronik defter yükümlülüklerindeki gecikmeler, 2026 yılında önemli mali yaptırımlara neden olabilmektedir:
KDV beyannamesi: 35.000 TL
Muhtasar beyanname: 35.000 TL
e-Defter ve berat: 35.000 TL
SGK işe giriş bildirgesi: 33.030 TL
Denetimde tespit: 66.060 TL
Tekrar tespit: 165.150 TL
SGK aylık bildirimi: Çalışan başına 6.606 TL
SGK işten çıkış bildirgesi: Çalışan başına 3.303 TL
Bunlara gecikme faizleri, vergi cezaları ve teşvik kayıpları da eklenebilir.
Mali müşaviriniz yalnızca yasal bildirimlerinizi yerine getirmez; işletmenizin mali süreçlerini yönetir ve olası risklerini önler.
Hizmetin zamanında yerine getirilmesi nasıl zorunluysa, emeğin karşılığının zamanında ödenmesi de aynı ölçüde önemlidir.
İbrahim Akçay
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Instagram: @iakcy | X: @iakcaysmmm
#MaliMüşavir #SMMM #MeslekteTahsilat #MesleğeSaygı #EmeğinKarşılığı
📢 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan teminatsız tecil tutarı, 13/6/2026 tarihli ve 33279 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 12/6/2026 tarihli ve 11414 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 10 milyon TL olarak belirlenmiştir.
👉 https://t.co/eG73E8GxbG
#GİB #VergiGeleceğimizdir
@AtabeyAdam Yabamcı dilim olmasaydı ya da evraklardan anlamsaydım bankam yüzümden ben o parayı ödemek zorunda kalacaktım. Bankayı da sonra vimer bankalar birliğine ilettim.
@AtabeyAdam Garanti harcama itirazıma onay vermedi ben o parayı ödedim kartım kesilmişti: ama ben işi bırakmadım almanya yüketici haklarına şikayet oluşturdum firmayı sürekli aradım elimdeki belgleri ilettim iki ay sonra firma kartıma ücreti olduğu gibi iade etti.
@AtabeyAdam Yurtdışı araç kiralama şirketi kartımdan aracı teslim ettikten sonra türkiyeye dönünce 2000 euro çekti. Banka aradım iptal için garanti bankası, şifre girmişsiniz; evet ama ben şifremi 380 euro ödemem için girism elimde slip var; kiralama şirketi onu iptal edip 2000 euro çektile
Türkiye, kendi kendine sürekli sorunlar yaratan sonra da o sorunları çözmeye çalışmak yerine unutturmak için yeni ve daha büyük sorunlar yaratan bir ülkedir.
Ülkeler 4'e ayrılır: Gelişmiş ülkeler, Gelişmekte olan ülkeler, Arjantin ve Türkiye.
Resmen Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Gençliğe Hitabesinde bahsettiği tüm tehditler vücut buldu..! Bir insan ancak bu kadar ileri görüşlü olabilir…
O bir Deha!
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Türkiye’de artık vatandaş denize girmiyor…
Denize alınıyor…
Bir zamanlar sahiller kamunundu…
Şimdi kapısında fedai gibi duran görevlilerin…
Bir şezlong koyuyorlar…
Bir halat çekiyorlar…
Bir çit dikiyorlar…
Sonra denizi satmaya kalkıyorlar…
Deniz ne zamandan beri tapulu mal oldu…?
Kıyılar bu ülkenin insanınındır…
Üç beş işletmecinin değil…
Ama bugün Bodrum’da olan yarın her yerde olacak…
Önce küçük bir alan çevrilir…
Sonra “müşterilere özel” denir…
Sonra giriş paralı olur…
Sonra vatandaş kendi ülkesinde denize bakıp geri döner…
Adına da turizm derler…
Bu turizm değil…
Kamusal alan işgalidir…
Daha kötüsü ne biliyor musunuz…?
İnsanlar artık buna alışıyor…
Çünkü Türkiye’de en tehlikeli şey hukuksuzluk değil…
Hukuksuzluğun normalleşmesi…
Belediyeyi ararsın ulaşamazsın…
Bakanlığı ararsın cevap yok…
İşletmeye sorarsın “kurallar böyle” der…
Hangi kural…?
Kimin kuralı…?
Kıyı Kanunu diye bir şey var…
Ama belli ki bazı yerlerde kanundan daha güçlü olan şey kasa…
Para vermezsen kum yok…
Para vermezsen gölge yok…
Para vermezsen deniz bile yok…
Böyle ülke olur mu…?
Yavaş yavaş halk plajları dışında her yer küçük derebeyliklere dönüyor…
Bugün sahile zincir çeken…
Yarın sokağa da fiyat biçer…
Hukukun olmadığı yerde önce fırsatçılar gelir…
Sonra küçük mafyatik düzenler kurulur…
Ve en acısı…
Vatandaş kendi memleketinde misafir muamelesi görür…
💥En kısa zamanda halkın yüzme hakkına tecavüz eden otel lokanta ve bilimum yerleri isim isim yayınlamaya çalışacağım