Kıymetli evlatlarım,
YKS’ye girecek tüm gençlerimize başarılar diliyorum. Emeklerinizin karşılığını alacağınız, umutla hatırlayacağınız bir sınav olmasını temenni ediyorum.
Yolunuz açık olsun.
Gazetecilere soruyor;
"Bir müteaahit bir Genel Başkan Yardımcısına rüşvet verdim diyor. Niye o Genel Başkan Yardımcısı dava açmıyor?" diyor.
Gazeteci hırsızı savunuyor.
@herkesicinCHP@szctelevizyonu
İmamoğlu ve Özel takımını menfaat karışılığı tutan bir grup TV’ci, yazar-çizer takımı; Özgür Özel’e “seçilmiş Başkan” diyor, Kılıçdaroğlu’na da güya onu itibarsız hâle düşürmek için “atanmış Başkan” etiketi yapıştırıyor.
Bu; neyi, niçin yaptıkları herkesçe bilinen küçük gruba şunu öğretelim:
Kılıçdaroğlu, son kurultayda resmen “seçilmiş Başkan”dır. Ondan sonraki tüm kurultaylar iptal edildiğine göre, onun seçilmiş olduğunu inkâr edemezsiniz.
Hukuka ya inanır, uygularsınız, ya da uymazsanız faturasını ödersiniz. Demokrasi de budur, hukuk devleti de budur.
Özgür Özel seçilmiştir, doğrudur ama şaibeli seçim iptal edilmiştir. Artık ona “seçilmiş” diyemezsiniz. Böyle bir seçim yok, iptal edilmiş.
Kılıçdaroğlu’na da “atanmış” diyemezsiniz; çünkü mahkeme atama yapmaz, iptal kararı verir. İptal kararı verince iş başa döner, iptalden önceki son “seçilmiş Başkan” kimse, o koltuğa oturur. Yani atama falan yok. Bir yolsuzluğun tespiti ve bir hakkın teslimi var.
Ayrıca bu herkesi aptal yerine koyan gruba şunu söylemeyelim.
Yahu, sizin savunduğunuz Özgür Özel, her şeyi kabul etti, Genel Merkez’i de, koltuğu da teslim etti. Gitti binalar tutup, partiler kurmuyor. Siz neyi savunuyorsunuz?
Padişahın dalkavukları vardır, padişahı yalakalıklar ile güldürürler.
Türkiye, bu tür altı boş, ayağı yere basmayan, aldığı parayı hak etmek için “atanmış-seçilmiş” ayrımı ile yol almak isteyen gruba sadece gülüyor.
Bir tek ciddi insan da bunları ne okuyor, ne izliyor. Bu bir devirdir. Bu günler çabuk geçer. Sel gider kumu kalır. Özgür Özel ve takımı gider, geriye komik yalakaları kalır.
Kerbela’da zulme karşı hakikatin yanında duran Hz. Hüseyin’i ve yol arkadaşlarını rahmet ve saygıyla anıyor; bu yas günlerinde tutulan oruçların, dağıtılan lokmaların, edilen duaların ve paylaşılan acıların kardeşliğimizi, dayanışmamızı ve toplumsal barışımızı güçlendirmesini diliyorum.
Tutulan matem oruçlarının Hak katında kabul olmasını diliyor, canlarımızın Muharrem ayını saygı ve hüzünle selamlıyorum.
CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU MAĞDUR AİLEYİ MAKAMINDA KABUL ETTİ: CHP ŞİKAYETİNDEN VAZGEÇTİ
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, evsiz kaldıkları için CHP Altındağ İlçe Başkanlığı’nın kentsel dönüşüm nedeniyle boşaltılan eski binasına sığınan İmam Hüseyin Kolukısa ve engelli eşi Kadriye Kolukısa’yı bugün CHP Genel Merkezi’ndeki makamında kabul etti.
Kolukısa çifti, şikayetin çekilmesi için talimat veren Kemal Kılıçdaroğlu’na teşekkür etti.
Kılıçdaroğlu, ailenin mağduriyetinin giderilmesi için talimat verdi ve bizzat takipçisi olacağını söyledi.
Kılıçdaroğlu’nun talimatıyla, Kolukısa çifti hakkında bir önceki CHP yönetimi tarafından yapılan şikâyetten vazgeçildi.
CHP vekili tarafından Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesi’ne sunulan dilekçede, ailenin içinde bulunduğu kişisel durumun yeniden değerlendirildiği belirtilerek, İmam Hüseyin Kolukısave Kadriye Kolukısa’nın yaşlılık, engellilik ve ağır yaşam koşulları nedeniyle sığınacak yerlerinin bulunmadığı ifade edildi.
Dilekçede, Kolukısa çiftinin partiye ait taşınmazda “zaruri ve insani sebeplerle” bulunduğunun anlaşıldığı vurgulanarak, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin, muhtaç durumda olduğu anlaşılan vatandaşlarımız hakkında şikâyetçi olması veya böyle bir yargılamanın sürdürülmesini istemesi söz konusu olamaz” denildi.
CHP adına mahkemeye sunulan başvuruda, daha önce dosyaya yansıyan şikâyetin hatalı değerlendirmeden kaynaklandığı belirtilerek, İmam Hüseyin Kolukısa ve Kadriye Kolukısa hakkında herhangi bir şikâyetin bulunmadığı ve şikâyetten açıkça vazgeçildiği bildirildi.
Başvuruda ayrıca, şikâyete bağlı suç yönünden davanın düşürülmesi ve uzlaştırma işlemlerinin sonlandırılması talep edildi.
Olay, 21 Temmuz 2025 tarihinde Ankara’nın Altındağ ilçesinde meydana gelmişti. Kentsel dönüşüm nedeniyle yaklaşık 5-6 yıl önce boşaltılan eski CHP Altındağ İlçe Başkanlığı binasında kalan Kolukısa çifti hakkında işlem yapılmış, süreç daha sonra yargıya taşınmıştı.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun aileyi Genel Merkez’de kabul etmesi ve şikâyetten vazgeçilmesi talimatı vermesiyle birlikte, CHP’nin davanın sürdürülmesini istemediği mahkemeye resmen bildirilmiş oldu.
Gerçekleri söylemekten korkmayın dostlar. Hakaretlerle, trollerle ve kurulan sahte algılarla amaçları yalnızca sizleri susturmak, asıl haksızlıkların üzerini örtmektir.
Bugün CHP’nin namuslu ve vicdanlı insanlarına büyük bir sorumluluk düşüyor: Satılık kalemlerin, fonlanmış çevrelerin ve kamu kaynaklarından beslenenlerin kurduğu düzeni hakikatle bozmak.
Biz akıntıya kapılan değil, akıntının yönünü değiştirenleriz. Atatürk’ün bizlere bıraktığı görev; susmamak, gerçeği savunmak ve halkın önünü aydınlatmaktır.
@kilicdarogluk@herkesicinCHP@gurseltekin34 #KemalKılıçdaroğlu #arınma #chp #HakHukukAdalet
Şimdi gerçekleri söyleme zamanıdır. Partimiz zarar görmesin diye üç yıl boyunca sustuk, sabrettik ve kırgınlığımızı içimize attık. Bize ağır sözler söylendi, hain denildi, başka partilerle yan yana gösterildik. Buna rağmen biz, parti kültürüne yakışmayan bir dil kullanmadık.
Ancak temiz siyaset ve arınma istediğimizde dışlandık. Kendi yol arkadaşını düşman gören, emeği değil çıkarı büyüten bir anlayışla daha fazla yol yürümemiz mümkün değildir.
Önce yanlışlardan arınacak, sonra ayrılmamız gerekenlerle yollarımızı ayıracağız. Birkaç tanınmış isme değil; örgütte emek veren, liyakatli, genç ve temiz kadrolara güveneceğiz.
Bu yenilenme, yalnızca bugünü değil, partimizin gelecek yirmi yılını şekillendirecektir. CHP’yi paranın, makamın ve kişisel çıkarların etkisinden çıkararak yeniden halkın umudu hâline getireceğiz.
Bunu da Atatürk’ün değerlerine bağlı, bu partiye yıllarını vermiş, örgüt kültürünü bilen gerçek Cumhuriyet Halk Partilileriyle başaracağız.
@herkesicinCHP@kilicdarogluk #chp #KemalKılıçdaroğlu #arınma #yenilenme #gerçekdeğişim #HakHukukAdalet
Alın teri kutsaldır; haksızlığa karşı direnmek ise milletimize olan borcumuzdur.
Özşen Madencilik’te ekmeği ve onuru için direnen maden işçilerimize yönelik silahlı saldırı girişimi, sadece o işçilere değil, bu ülkenin tüm emekçilerine yapılmış kirli bir provokasyondur.
Bu çirkin saldırıyı lanetliyorum.
Ayrıca, evlatlarımızın geleceği için özveriyle emek veren Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyelerine yönelik gözaltı işlemi de kabul edilemez.
Emeğe sadakatimizi, haksızlığa karşı sarsılmaz kararlılığımızla her meydanda, her kürsüde haykırmaya devam edeceğiz. Öğretmenlerimiz de madencilerimiz de yalnız değildir.
İktidarımızda, alın terinin hakkı gasp edilemeyecek; herkes emeğinin karşılığını tam olarak alacaktır.
Adalet Yürüyüşü'nün üzerinden 9 yıl geçti.
Ancak o gün atılan adımların anlamı bugün daha da büyüdü.
Hak arayanların, hukuka inananların ve demokrasi mücadelesinden vazgeçmeyenlerin yürüyüşü sürüyor.
Adalet, herkes için sağlanana kadar...
#AdaletYürüyüşü
5’li çetelerden ve onların yol arkadaşlarından hesap sorma vakti yakındır! 418 milyar doların hesabını yeniden soracak bir CHP var artık…#kemalkılıçdaroğlu@herkesicinCHP
Hakkın, hukukun ve adaletin sesi; umudunu kaybetmeyen milyonların ortak iradesiydi. Dün olduğu gibi bugün de aynı inançla haykırıyoruz:
Hak, hukuk, adalet!
#kemalkılıçdaroğlu#HakHukukAdalet @chp
Bugün; görüşlerimizin, düşüncelerimizin, farklılıklarımızın ötesinde, milletimizin aynı heyecanla, aynı umutla ve aynı gururla tek yürek olduğu bir gündür.
Dünya Kupası yolunda sahaya çıkacak olan A Millî Futbol Takımımıza gönülden başarılar diliyorum.
Ay-yıldızlı formayı taşıyan evlatlarımızın; mücadeleleriyle, inançlarıyla ve yürekleriyle ülkemizi en güzel şekilde temsil edeceklerine olan inancımız tamdır.
Yolunuz açık, şansınız bol olsun!
Bugün 86 milyon yürek sizinle,
Türkiye sizinle!
Haydi Bizim Çocuklar…🇹🇷
Mutlak Butlan üzerine tek bir bilgisi olmadan ezbere konuşanlar şu videoyu izlesin:
CHP Büyük Kurultay Delegesi Yusuf Gögerkaya: “Ben 1.500 dolar karşılığı Özgür Özel’e oy attım. Erzurum İl Başkanı 300 bin dolar aldı.”
—
“CHP şarkılarımı kullanmasın” diyen sanatçılar şu videoyu izleyip utanırlar mı acaba?
Siz rüşveti ve ahlaksızlığı mı savunuyorsunuz?
Oy hırsızlığı sizi hiç mi rahatsız etmiyor?
Hırsızlığı, seçime hile karıştırmayı ve rüşveti meşru mu görüyorsunuz?
@Seyit_TORUN Ertan Yıldız’a bıraktınız ama partiyi ! Adam itirafçı oldu ne partiden atabildiniz ,ne odasını boşaltabildiniz . Onun yüzünden onlarca parti emekçisi dışarda iş bekler iken ,oğlunuz gibi mhpliler,akpliler İbb de işe başladı ,terfi aldı . Size ancak Nagihan Alçı iyi gelir!
Bari bundan ders alın !
Normal şartlarda 50’ye yakın milletvekilinin bir siyasi partiye katılması, hele ki oy oranı düşük, toplumsal iddiası zayıf ve siyasette varlık göstermekte zorlanan partiler için büyük bir fırsat olarak görülür. Böyle bir tabloyu birçok parti hiç tereddüt etmeden kabul eder; bunu hem güçlenme hem de siyasette yeniden iddia sahibi olma imkânı sayar. Çünkü sayı, görünürlük ve Meclis gücü, küçük partiler açısından çoğu zaman önemli bir cazibe unsurudur.
Ancak buna rağmen bazı siyasi partilerin bu sürece yanaşmaması ve “Partimizin kirli isimlerin, adı şaibeye karışmış kişilerin eline geçmesini istemiyoruz” diyerek mesafe koyması son derece önemli bir göstergedir. Bu tavır, siyasetin yalnızca milletvekili sayısından, koltuk hesabından ve kısa vadeli güç arayışından ibaret olmadığını; temiz siyaset, ahlak, ilke ve güven meselesinin hâlâ belirleyici olduğunu göstermektedir. Bazen bir partiyi büyüten şey kapısından girenlerin sayısı değil, o kapıdan kimlerin girmesine izin verilmediğidir.@DemokratikSolP@DSPGenelMerkez@genc_parti__@anavatan1983 #arınma @herkesicinCHP@eczozgurozel
Sahi Özgür Özel’in Myk sı Gaziantep milletvekili Hasan Öztürkmen’i parti meclisinde oylamadan YDK’ya nasıl sevk etmişti ? @hasanozturkmen@herkesicinCHP
@nurhayataltaca Siz kendi partililerinize ,milletvekili arkadaşlarınıza ahlaksız ,vicdansız ,namussuz ,akpli diyip birde partili mi kalmayı düşünüyordunuz . O şovu yaparken hiç düşünmediniz mi ,bu partinin bir kültürü var ,geçmişi var ,disiplin süreci var diye !
Bugün değişim sürecinde yer almış bazı arkadaşlarla sohbet etme imkânım oldu.
Açıkçası konuşulanlar, bir yönüyle geç kalmış bir özeleştiri; hatta biraz da günah çıkarma gibiydi.
Sohbet sırasında şunları ifade ettiler:
• Sürecin kendileri açısından da iyi gitmediğini söylediler.
• Örgütü sürekli kutuplaştırarak bir noktaya kadar tuttuklarını ama bunun doğru bir yol olmadığını kabul ettiler.
• Üç yıl boyunca örgütün bir bölümünün ötekileştirildiğini, aynı partinin insanlarıyla normalleşmek yerine araya mesafeler konulduğunu dile getirdiler.
• Bugün gelinen noktada, bu tavrın partiye zarar verdiğini daha net gördüklerini söylediler.
• Aday belirleme süreçlerinde çok ciddi hatalar yapıldığını ifade ettiler.
• Silivri merkezli siyasetin doğru bir siyaset olmadığını, bunun partiye faydadan çok zarar verdiğini belirttiler.
• Süreç içinde hata yapan bazı arkadaşlarla zamanında yolların ayrılmamasının bedelinin bugün fazlasıyla ödendiğini söylediler.
• “Bu hataları söylemekte çok geç kaldık” diyerek kendi adlarına da bir pişmanlık ortaya koydular.
Ben de kendilerine şunu söyledim:
Mesele artık kimin haklı çıktığı meselesi değildir. Mesele, bu partinin daha fazla yıpranmadan, daha fazla parçalanmadan yeniden bir bütün olabilmesidir.
Çünkü bu parti kimsenin şahsi ikbal alanı değildir. Bu parti, Atatürk’ün emanetidir. Bu parti, halkın umududur. Bu parti, baba ocağıdır.
Artık ötekileştirme değil, kucaklaşma zamanı.
Kutuplaştırma değil, onarma zamanı.
Yanlışı savunmak değil, yanlıştan dönme zamanı.
Umarım bu özeleştiriler yalnızca kapalı sohbetlerde kalmaz. Umarım herkes samimiyetle aynaya bakar ve partimizin yeniden bütünleşmesi için üzerine düşeni yapar.
Geç kalınmış olabilir; ama samimiyet varsa hâlâ umut vardır.@kilicdarogluk@oguzksalici@herkesicinCHP #chp @barisyarkadas