Canım kırmızı yelekliler…
Gençlik Kolları.
Gözlerimizi yaşarttınız.
İyi ki varsınız…
İyi ki bu ocaktan, okuldan yetişmişiz dedirttiniz.
Siz bu partinin gerçek sahiplerisiniz.
Siz bu partinin vicdanısınız.
Siz yanlışın ardında durmazsınız.
Siz doğrunun peşini bırakmazsınız…
Evinden CHP Genel Merkezine
CHP Genel Merkezinden evine giden bir kuklayı bizlere Genel Başkan olarak kakalamaya çalışıyorlar.
Sokağa çıkmayan
Halkı dinlemeyen
Partilisine kulağını tıkayan GENEL BAŞKAN MI OLUR!?
Hala bu adamın kurultayı toplayacağını sananlar var. Oyle olmadığını anlamak için adamın ve ekibinin hal ve söylemlerine bakmak yeterli. Notu düşüyorum siyasi kurnazlık içindeki bu adam seçim zamanı Cumhur’un içinde olur, RTE ile sahnede el kaldırır, kabineye girer.
İvedi olan Olağanüstü Kurultaydır!
Parti Tüzüğümüze göre;
Milletvekillerinin, Parti Meclisi (PM) kararı olmaksızın Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilmeleri mümkün değildir.
9 milletvekili arkadaşımızın parti tüzüğü, masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı hiçe sayılarak, tedbir kararıyla disiplin kuruluna sevk edilmeleri hukuksuzdur.
Milletin ve CHP örgütünün talebi nettir.
Önce Olağanüstü Kurultay sonra İktidar!
Necdet Saraç abi, geçmiş aylarda hangi televizyon kanalına çıksan iktidar medyasının ve yargının CHP üyelerine yönelik haksız uygulamalarını sert şekilde eleştirdin, her türlü hukuksuzluğa karşı durdun ve tepki verdin.
Ancak bugün senin de içinde yer aldığın atama ile gelen CHP MYK'sı, yetkisi olmadığı halde, hukuksuz bir karar alarak 9 CHP milletvekilini tedbirli olarak disiplin kuruluna sevk etti.
@necdetsarac abi, şimdi sana sormak istiyorum:
-Atama ile göreve gelmiş bir yönetimin böyle bir karar almasını doğru buluyor musun?
-MYK'nın böyle bir yetkisi var mı?
-CHP'yi bölünme sürecine götürebilecek bu kararı doğru buluyor musun?
-Sizin de içinde bulunduğunuz MYK'nın bu kararından sonra, disipline sevk edilen bu milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırılıp içeri tıkılırlarsa halka ne söyleyeceksiniz?
-MYK toplantısında bu karara evet dediniz mi?
-Bu kararın ardından MYK üyeliğinden istifa etmeyi düşünüyor musunuz?
Diğer MYK üyelerine aynı soruları yöneltme gereği duymuyorum. Çünkü onların bu konudaki düşüncelerini biliyoruz.
Sizden bu sorulara açık ve net cevap vermenizi bekliyoruz.
Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Ben gidersem devlet yıkılır” anlamına gelen açıklamaları, demokratik devlet anlayışıyla bağdaşmaz.
Türkiye Cumhuriyeti, Recep Tayyip Erdoğan göreve gelmeden önce de vardı, bugün de var, yarın da var olacaktır.
Bu devlet; Mustafa Kemal Atatürk’ten İsmet İnönü’ye, Turgut Özal’dan Süleyman Demirel’e, Bülent Ecevit’ten Necmettin Erbakan’a kadar birçok lider gördü. Hiçbiri kendisini devletin yerine koymadı.
Devlet bir kişinin malı değildir.
Devlet, anayasa ile yönetilen bir hukuk düzenidir.
Cumhurbaşkanları gelir geçer, başbakanlar gelir geçer, iktidarlar değişir. Ama devlet kalır.
Eğer bir ülkede devletin geleceği tek bir kişinin varlığına bağlanmışsa, orada kurumsallaşma değil şahsileşme vardır.
Milletin vergileriyle ayakta duran devlet, bir kişinin değil 86 milyonun devletidir.
Demokrasilerde kimse vazgeçilmez değildir. Millet isterse getirir, millet isterse gönderir.
Asıl güçlü devlet; bir kişi gidince yıkılan değil, seçimle iktidarlar değişse de hukukuyla, kurumlarıyla ve demokrasisiyle ayakta kalabilen devlettir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin teminatı kişiler değil; milletin iradesi, anayasa ve hukuk devletidir.
İstanbul Üniversitesi'nin Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının hukuksuzca iptal edildiğinin itirafı niteliğindeki evrağı:
“Diploma iptali hangi belgeye dayanıyor, biz de bilmiyoruz!”
Ne belge var, ne gerekçe! Sadece talimat var!
Bu bir hukuk cinayetidir.
Amaç belli: Halkın Cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu’ndan korkuyorlar!
Bugün diploma gider, yarın tapunuz, maaşınız, geleceğiniz!
Bu dava İmamoğlu’nun değil, hepimizin!
Bu ülke sarayın tapulu malı değildir!
Halkın iradesini çiğnetmeyeceğiz!
Seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel:
“Dört koldan saldırı altındayız. Operasyonlarla, tehditlerle, şantajlarla saldırı altındayız. Ama siz yolunuzdan dönmedikçe ben de bu yoldan asla dönmeyeceğim.
Gerekirse bu başı vereceğim ama onlara baş eğmeyeceğim.”
Kamuoyunun dikkatine;
Son günlerde seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel’in adı kullanılarak yardım, bağış ve para toplama girişimlerinde bulunulduğuna dair bilgiler tarafımıza ulaşmaktadır.
Vatandaşlarımızın bu tür çağrılara karşı son derece dikkatli olması gerekmektedir. Genel Başkanımızın, partimizin veya örgütlerimizin adına yetkisiz şekilde para ve yardım talep eden kişilere kesinlikle itibar edilmemelidir.
Bir kişinin veya grubun siyasi isimleri kullanarak maddi menfaat sağlamaya çalışması, yalnızca ahlaki değil aynı zamanda hukuki bir suçtur. Bu tür eylemler dolandırıcılık suçunu oluşturabileceği gibi, kişilik haklarının ve siyasi kurumların itibarının istismarı anlamına da gelmektedir.
Vatandaşlarımızdan ricamız; şüpheli durumlarla karşılaşmaları halinde ilgili kolluk birimlerine ve savcılıklara başvurmalarıdır.
Hiç kimsenin halkın güvenini, siyasi kurumların itibarını ve Genel Başkanımız Özgür Özel’in adını kullanarak menfaat elde etmesine izin vermeyeceğiz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.