İlacını Alacak Parası Yoktu, Fakat Fikrini Satmadı
Seyyid Kutub neden görüşlerinde savrulmadı?
Neden tutumlarını hükümetlere ve iktidar rejimlerine göre belirlemedi?
Suudi gazeteci Ahmed Abdülgafûr Attâr, Seyyid Kutub’la bizzat yaşadığı, kendi gözleriyle şahit olduğu, neredeyse hayal sınırlarını zorlayan bir hadiseyi şöyle anlatır:
Ahmed Abdülgafûr Attâr, tanınmış bir dil âlimiydi. Üstad Abbas Mahmud el-Akkad onun bazı kitaplarına takdim yazıları kaleme almıştı. Hicrî 1379 yılında Suudi Arabistan’da Ukaz gazetesini kurmuş ve gazetenin genel yayın yönetmenliğini yapmıştı.
Şöyle anlatıyor:
“Bir gün Seyyid Kutub beni telefonla aradı ve mümkün olduğunca çabuk evine gelmemi istedi. Mahcup bir şekilde, gelirken yanımda borç olarak on küsur cüneyh getirmemi rica etti. Hastaydı ve ilacını satın alacak parası yoktu.
İstediği parayı yanıma alarak hemen evine gittim.
Misafir odasına girdiğimde çok tuhaf bir manzarayla karşılaştım. Allah’a yemin ederim ki gördüğüm şey karşısında hayrete düştüm!
Odada, petrol zengini bir Arap ülkesinin büyükelçiliğinde görevli bir diplomat oturuyordu. Önünde ise çeşitli kupürlerden banknotlarla dolu bir çanta vardı. İçinde toplam birkaç bin cüneyhi bulan büyük miktarda para bulunuyordu.
Diplomat, Seyyid Kutub’a büyük bir ısrar ve hararetle çantayı, içindeki bütün parayla birlikte kabul etmesi için yalvarıyordu. Bunun kendi devletinin kendisine bir hediyesi olduğunu söylüyordu. Devleti onun değerini ve üstlendiği sorumlulukları biliyor; hayatının yüklerini hafifletmek, edebî ve fikrî projelerini finanse etmek için bu paradan yararlanmasını istiyordu.
Seyyid Kutub o sıralarda edebî, fikrî ve ıslahatçı bir dergi çıkarmaya hazırlanıyordu. Sanırım derginin adı el-Âlemü’l-Arabî veya el-Fikrü’l-Cedîd idi.
Hasta hâlde oturan Seyyid Kutub’a baktım. Üzgün görünüyordu.
Ardından diplomatın hediyesini kesin fakat nazik bir tavırla reddetti. Yüzünde öfke ve sertlik belirmişti. Ona şöyle dedi:
‘Ben kendimi ve fikrimi dünyanın bütün servetine satmam. Teşekkür ederim; paranızı yeniden çantanıza koyun!’
Sonra bana döndü:
‘Senden istediğim şeyi getirdin mi?’
‘Evet.’ dedim ve parayı kendisine uzattım.
Şaşkınlık, hayret ve büyük bir heyecan içindeydim.
Diplomat, benim getirdiğim paranın hikâyesini öğrenince daha da şaşırdı. Seyyid Kutub o gün öylesine yoksuldu ki ilacını alacak parası dahi yoktu. Buna rağmen önüne konulan binlerce cüneyhe tenezzül etmemiş, o paranın küçük bir kısmına bile şiddetle ihtiyaç duyduğu hâlde tamamını reddetmişti.
Diplomat şaşkın ve ne düşüneceğini bilemez bir hâlde evden ayrıldı.”
Ahmed Abdülgafûr Attâr sözlerini şöyle tamamlıyor:
“Bu hadiseyi hiçbir yorum eklemeden olduğu gibi kaydediyor ve aktarıyorum.
Onu; Seyyid Kutub’un hayatını, düşüncelerini, hareket anlayışını ve mücadeleci tavrını yanlışlamak, eleştirmek, suçlamak ve küçümsemek için dillerine dolayanlara bir hediye olarak sunuyorum.
Oysa kendileri gözle görülür bir refah içinde yaşıyor, paranın peşinden koşuyor, şüpheli ilişkiler kuruyor, kuşku uyandıran temaslarda bulunuyor ve ellerini oraya buraya uzatıyorlar!
Onlara diyorum ki:
Biraz insaf, ey insanlar!
Allah, kendi kıymetini ve haddini bilip orada duran kişiye rahmet etsin.
Siz nerede, dünyaya yüz çevirmiş, davasına kendisini adamış ve Allah’ın izniyle şehit olmuş bu adam nerede!
Unutmamalı fikir sahibi olmak başka, fikrinin bedelini ödemeye hazır olmak başkadır.
İnsanların kanaatlerini iktidarlara, makamlara ve imkânlara göre değiştirdiği zamanlarda böyle hikâyeler bize eski fakat unutulmaya yüz tutmuş bir kelimeyi yeniden hatırlatıyor: İstikamet…
Belki de Seyyid Kutub’un hayatındaki bu sahnenin bütün özeti tek cümledir:
İlacını alacak parası yoktu; fakat fikrini satacak kadar fakir değildi.”
Kaynak: Seyyid Kutub: Doğumundan Şehadetine (Seyyid Kutub mine’l-Mîlâd ile’l-İstişhâd)
Bugün daha önce yaptığım 5 paylaşım nedeniyle Filistin’in gündem edilmesi istemeyen kimseler tarafından hesabım şikayet edildiği için kısıtlandı.
Desteklerinizi bekliyorum inşaAllah. Ayrıca yedek hesabım: @naimeyyubi
Hesabıma bir kısıtlama daha getirdiler.
Gerekçe; “Diplomatik çözüm” veya “iki devletli çözüm” diyenlere karşı çıkmak!
Sizden hesabı desteklemenizi rica ediyorum.
Ayrıca hesabım her an kapanabilir, bunun için yedek hesabımı takip edebilirsiniz.
@naimeyyubi