Öğrencilerimin başlattığı change org kampanyasını yaygınlaştırabilir misiniz?
Trans öğretmen Zoe Lila için adalet! - Kampanyaya imza ver! https://t.co/aFWOgTL0jG
"mutsuz ölmek yalnız ölmekten kötü. hepimizin aç, açık olmadan, hizmet ve şefkat alarak mutlu ölme hakkımız var. vermek istemeyebilirler, söke söke alacağız."
ayşe düzkan (@ayseduzka), yaşlılar için verilen bakım emeğinin karşılanması ve onurlu bir yaşlanma hakkı üzerine yazdı.
https://t.co/Q9Aa6nFXTE
📰 İlke TV muhabiri Zilan Azad hakkında, “Takım elbiseli adamlar kendi satrançlarını oynarken kadınlar hayatta kalmaya çalışıyor” başlıklı röportaj nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi (@inisiyatif2025) üyesi Selin Top ile birlikte ifade verdi.
👭 Ardından kadınlar, basın ve ifade özgürlüğüne yönelik soruşturmayı protesto etmek amacıyla Kadıköy Rıhtım Karakolu önünde basın açıklaması yaptı.
📹 @kepenekevrimm
🪪 Gazeteci Zilan Azad'ın soruşturmasına ilişkin Kadıköy Rıhtım Karakolu'nun önünde basın açıklaması gerçekleştirilmesinin ardından alanda toplananlara GBT yapıldı.
👉 Polis, açıklamayı okuyan Feminist Aktivist Feride Eralp'e engel oldu.
👮"Herhangi bir yerde basın açıklaması yapmak için öncelikle mülkiye amirliğine bildirimde bulunmak gerek."
🗣️ "Madde 34, anayasayı açıp okumanızı tavsiye ederim."
📹 @kepenekevrimm
3 Ağustos'ta İHD İstanbul Şubesi’nde basın açıklaması düzenleyen Kadın İşçi, Arel Üniversitesi’ndeki sözleşmeleri feshedilen Prof. Dr. Feryal Saygılıgil ve Dr. Nur Tuğçe Biga’nın işe geri dönme mücadelesine desteklerini kamuoyuna açıkladı.
Feminist örgütlerin ve kadınların salonu doldurduğunu gören Feryal Saygılıgil, “Feminist dayanışma bize çok iyi geldi” dedikten sonra dayanışmadan başka çare olmadığını da vurguladı.
Eylül Deniz Yaşar (@eyluldenizjourn), basın açıklamasını anlatıyor.
https://t.co/DNZ7yTZD54
"Bugün burada yarın başka yerde işe iade ve güvenceli istihdam hakkı için mücadele başlatan arkadaşlarımızın bu mücadelelerini, yaygınlaştırıp, yükseltmeye çalışacağız. Çünkü onların mücadelesi bizim mücadelemizdir.
Kadınlar ücretli çalışma hakkına sahip çıkıyor.
Düzenli, sendikalı ve güvenceli işlerde cinsel tacizden arındırılmış işyerlerinde çalışmak hakkımız."
Kadın İşçi olarak yayın kurulu üyemiz Feryal Saygılıgil ile sitemize katkıda bulunan Nur Tuğçe Biga’nın çalışma hakkının gaspına karşı bugün İHD İstanbul Şubesi'nde gerçekleştirdiğimiz basın toplantısının metnini paylaşıyoruz.
https://t.co/OfeM73Ud3w
"iktidarın aile propagandasını, aile dayatmasını bu açıdan düşünmek gerek. aile, bizi toplumsal olanı anlamaktan, onu değiştirme ihtiyacından uzak tutmanın bir aracı."
ayşe düzkan (@ayseduzka), Ahmet Yıldız ve Gülistan Doku cinayetleri üzerinden karanlık suçları ve suç ortaklıklarıyla aileyi yazdı.
https://t.co/0XQLKYcTWG
İstanbul Arel Üniversitesi de uzun yıllardır kadrosunda çalışan Prof. Dr. Feryal Saygılıgil’i ve Dr. Öğr. Üyesi Nur Tuğçe Biga’yı haksız gerekçelerle işten çıkardı.
Asıl gerekçenin politik olduğunu, muhalif akademisyenlerin hedefe alındığını biliyoruz. KHK sürecinde yaşanan toplu kıyımın bu kez tek tek eleme yöntemiyle devam ettiğini görüyoruz.
Sare Öztürk (@meraklimerdanee), Prof. Feryal Saygılıgil ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Yürütme Kurulu Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Nur Tuğçe Biga ile Arel Üniversitesi’nde yaşanan süreci konuştu.
https://t.co/Msf0XmS3ew
📚Vakıf üniversitelerinde DSÜ devri!
Dışardan akademisyenlere 300-400 tl Ders Saat Ücreti'yle ders verdirtiyorlar
Kadro açıklarını böyle kapatıyorlar
Yıllarca okumuşsun, akademisyen olmuşsun, saati 300 tl'ye ders veriyorsun!
14 yıl çalıştığı Arel Üniversitesi'nden çıkarılan Feryal Saygılıgil vakıf üniversitelerinin durumunu #Sahiden'de anlattı
(@acikradyo #Açıkgazete podcastinin linki sonraki tivitte)
“Bölüme öğrenci alımının durdurulması” ve "norm kadro sayısı” gibi hukuksuz ve keyfi bahaneler gösterilerek İstanbul’daki Arel, Beykent, Aydın, Maltepe, Gelişim, Bilgi, Yeni Yüzyıl ve Atlas üniversitelerinde 200’e yakın öğretim görevlisinin işine son verildi. Yaşanan kıyım birçok kadın akademisyeni de etkiledi.
Bu isimler içerisinde yer alan haber sitemizin yayın kurulu üyesi ve emektarı Feryal Saygılıgil ve yine sitemize emek veren isimlerden Nur Tuğçe Biga başta olmak üzere kadın akademisyenleri işsizliğe, yoksulluğa ve güvencesizliğe iten bu kararlara öfkeliyiz. Bu işten çıkarmalarla, aynı zamanda, feminist mücadelenin bir alanı akademi, bu alanda çalışan kadınlara kapatılmaya çalışılıyor.
Bu yüzden itirazımızı yükseltmeye devam edeceğiz. Emeğin güvencesizleştirilmesine itirazı olan tüm kesimleri, İHD İstanbul Şubesi’nde gerçekleştireceğimiz basın toplantısına çağırıyoruz.
Tarih: 3 Ağustos Pazartesi, 2026
Saat: 13.00
Yer: İHD İstanbul Şubesi (Katip Mustafa Çelebi Mh., Çukurlu Çeşme Sk., Beyoğlu/İstanbul)
https://t.co/zjvqYCm5f2
"Bizleri bir maliyet hesabı olarak görüyorlar, esas problem bu. Bizleri bilimsel üretim yapan akademisyenler olarak görmüyor, onlar için sayıdan ibaretiz."
Vakıf üniversitelerinde son aylarda yaşanan akademisyen kıyımları, vakıf üniversitelerinin “şirket mantığıyla” yönetildiği eleştirilerini yeniden gündeme taşıdı.
Eylül Deniz Yaşar (@eyluldenizjourn), akademisyenler, sendikacılar ve öğrencilerle bu süreci konuştu.
https://t.co/BuajHHjgqG
❗️📚Meclis'te bu hafta görüşülecek olan "akademisyenlere güvenlik soruşturması"na pek çok kurum tepki gösterdi
@egitimsen "Tahribat görünenden daha derin" olacak diyor:
"Genç kuşaklar daha lisansüstü yıllarından itibaren düşünsel yaşamlarını, araştırma konularını ve toplumsal duruşlarını olası bir soruşturmaya göre şekillendirmeye zorlanacak"
Örneği ben vereyim: Genç bir araştırmacı diyecek ki "ileride güvenlik soruşturmasında karşıma çıkabilir, ben en iyisi Kürt tarihi, Ermenistan'la ilişkiler gibi hassas konular çalışmayayım"
Akademi tam da dünyaya mevcut kalıpların, anlatıların ötesinde özgürce bakabilmenin araştırmanın yeri değil midir?
Teklif yasalaşırsa, akademik özgürlük ağır bir darbe daha almış olacak
https://t.co/HvuhnnF5wv
📢📚 Akademisyenlere güvenlik soruşturmasıyla ne değişiyor?
Mevcut durumda yasal olarak sadece arşiv araştırması yapılıyor.
Arşiv araştırmasının sınırları belli. Açık adli süreçlere, idari kararlara bakılıyor. Örneğin:
- adli sicil kaydı
- kolluk kuvvetlerince aranıp aranmadığınız
- kamu görevinden çıkarılıp çıkarılmadığınız
Şimdi buna yasa teklifiyle güvenlik araştırması ekleniyor.
Güvenlik soruşturmasında "devletin size bakışı" gibi muğlak ve her yere uzanabilecek bir değerlendirme devreye girecek.
İstihbaratın sizin hakkınızda hazırladığı raporlara bakılacak.
Herhangi bir suç işlemiş olmanıza, hakkınızda soruşturma açılmış olmasına bile gerek yok.
Devletin sizi bir terör örgütüyle iltisaklı görmüş olması ve bunu raporlamış olması yeterli
Mevcut durumda belki bazı üniversiteler yasal olmamasına rağmen bu raporları değerlendirmeye katıyordu
Ama şimdi devlet-vakıf tüm üniversitelerin bu raporlara göre karar vermesi zorunlu olacak.
Yasanın bugün ve yarın Meclis Genel Kurulu'nda görüşülmesi bekleniyor
Benim ilk ifadeye çağırılışım ancak Uğur'un ve Berkant abinin sayısızdır.
Gazeteciler yargı sopasına, soruşturmalarla susturma çabalarına, ifadeler gözaltılar ve tutuklamalara alışkın olduğu kadar dirençli de.
Her zaman olduğu gibi birlikte olacağız, gideceğiz ve ifademizi vereceğiz.
Korkutmaya çalışanlara cevabım: korkmuyorum BirGün benim, halk BirGün'ün arkasında.
birgün muhabirine sahip çıkan gazetecilere de kabile denmiş galiba. evet emekten yana, haksızlığa karşı, gerçekten yana gazeteciler birbiriyle dayanışıyor bu ülkede. kan, aile, mülk, çıkar ve toprak değil, gerçeklerden vazgeçmeme bağıyla biraraya gelen kabileyiz biz.
80'in üzerinde akademisyeni keyfi biçimde işten çıkaran Beykent Üniversitesi'nin ve onun "itibarını" korumakla görevli bu kişinin saldırgan tutumunun arkasında bir korku yatmaktadır: üniversiteyi var eden emekçilerin örgütlenme-sendikalaşma ihtimali.