Kemal Kılıçdaroğlu’nun büyük titizlikle inşa ettiği, mütevazı mutfağından tek bir hırkayla seslenen, tüyü bitmemiş yetimin hakkını savunan ve “adalet”yürüyüşleri yapan o “dürüst, sakin güç, Gandi” imajı artık paramparça. Koltuğunu kaybettikten sonra korlaşan hırsı maskeyi düşürdü
Dostlarım!
Birkaç gündür ekonomik sorunlarım konuşuluyor.
Haliyle deprem döneminde Ahbap’a yapılan bağışların dağıtımı ile ilgili sorular gelmeye başladı.
Geçtiğimiz aylarda tüm deprem dönemine ait dernek hesapları İçişleri Bakanlığı müfettişleri tarafından incelenip denetimden geçmişti.
Hiç kimsede en ufak şüphe kalmaması için tek tek kalem kalem kuruşu kuruşuna bu çalışmaları sosyal medya hesaplarımdan anlatma kararı aldım.
Bu paylaşım Perşembe saat 20.00 de tüm sosyal medya hesaplarımdan yapılacaktır.
🙏
(Not : gelecek ay başlayacak yeni denetim sonrasında da tüm denetim raporu sonuçları açıklanacaktır)
Az önce beni şoka sokacak bir olay dinledim. 6 Şubat depremi sürecinde Türkiye'deydim ve deprem olduğu gibi Trabzon'a gelen depremzedelere elimizden geleni yaptık. O süreçte Adıyamanlı bir aile bizim ikinci ailemiz oldu. Birlikte yedik içtik, dertleştik.
Seher'le o zaman tanıştım. Annesini 16 yaşında kaybetmiş. Teyzeleri büyütmüş onu. Bi abisi var onu da depremde kaybedeli 10 gün olmuştu. Yaşayan ölü gibiydi.
Depremden önce sınava girmiş, ne torpil ne bişesi var, hakkıyla Adıyaman Gelir İdaresine atandığı haberini aldık. Yemin ediyorum kendim atansam o kadar sevinmem. Sarılıp ağlaşıp vedalaştık havalimanında.
Üç sene o kurumda verilen tüm işleri hakkıyla yapmış ve bir gün müdür çağırmış. "Senin belgelerin eksik biz D1 ehliyet istiyoruz sen B1 vermişsin" deyip hakkında yazı yazmış. İki saatte kızı görevden atmışlar. Dava açmışlar ama hiçbir sonuç olmamış. Belgeleri komisyon inceliyor ama fark etmiyor, komisyon da suçlu bulunmuyor.
Seher şimdi annesiz, abisiz ve işsiz. Psikolojisi tekrar çökmüş.
Ya soruyorum yetkililere sizin hiç vicdanınız yok mu? Hayata tutunmaya çalışan gencecik bir kadına bunu neden yaptınız?
Adıyaman'daki devlet erkanı bu işe el atın yazıktır günahtır, yapmayın bu kıza işini geri verin! Bu kızın tek suçu dürüst olmak ve torpili olmamak. Eminim bu tweetten sonra Seher'in sorununu hep beraber çözeceğiz. Lütfen rt edin, yetkililere ulaştıralım!
KINIYORUZ!
CHP Gölge Tarım Bakanımız @sencer_s ‘na yönelik denetim adı altında yürütülen uygulamaların, siyasi baskı niteliği taşıdığı yönündeki güçlü kanaatimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz. Yirmi yılı aşkın süredir üretim yapan, tarım ve hayvancılık için emek veren bir çiftlikte yaşananlar kabul edilemez. Denetim sırasında bir hayvanın yaşamını yitirmesi ise vicdanları derinden yaralamıştır. Eleştiren, üreten ve konuşan insanları baskıyla susturmaya çalışmak; ne çiftçiye ne de Türkiye’nin tarımına fayda sağlar.
Butlancılar seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e Diyarbakır ve Gaziantep'te gösterilen muazzam ilgiyi görünce, tansiyonları tavan yapmıştır.
Daha durun.
Dip dalganın butlancıları adeta tsunami gibi önüne katıp, siyaset dışına savuracağı günleri göreceğiz...
💥 “Bu insanların sizi başka bir güce satmaları 10 saniye sürer...”
Timur Soykan’dan AKP’ye:
“AKP’yi çamaşır makinesi gibi düşünün. İçine kirli siyasetçiyi atıyorsunuz, sonra yandaşlıkla yıkıyorsunuz asıyorsunuz ipe. Tertemiz oluyor!
CHP’deki kirliler kendini belli ediyor. Erdoğan da bununla övünüyor, ‘Partimiz büyüyor’ diyor.
Mesut Özarslan’la, Nimet Özdemir’le, Özlem Çerçioğlu ile büyüyorsunuz, bu insanların sizi başka bir güce satmaları 10 saniye.
Bu büyüme pek de hayra alamet değil gibi...”
Özgür Özel:
“İktidar yürüyüşünü durdurmak istiyorlar.
Biz iktidar yürüyüşünü CHP’de sürdürmek istiyoruz ama CHP’ye atanan kayyım, ‘İktidar yürüyüşünü bırak, gel benimle güreşe tutuş.’ diyorsa onları orada bırakırım; ben iktidara yürümeye devam ederim.”
Aşağılık, aşağılanmış bir ömür sürmektense, onurlu insan ölmeyi tercih eder. Rahmetle, iyi anılmayı ister.
Bazılarının ! umurunda değil. Onların tasasını da iyiler çekiyor yine.
Bunca kötülüğü anlayabilmek iyiler için olası değil!
Diyarbakırlı vatandaş: Türkiye'yi sen, Selahattin Demirtaş ve Ekrem İmamoğlu'ndan başkası kurtaramaz.
Özgür Özel: Sen olmazsan kurtaramayız.
Diyarbakırlı vatandaş: Biz olacağız! Her zaman yanındayız.
Bizim bu kareyi unutmamız imkansız.
Burası CHP Genel Başkanı’nın makam katı.
Buna sebep olan kimse bu partinin örgütü, tabanı, seçmeni veya aklı başında hiç bir yurttaş ona gün yüzü göstermez.
Kemal Kılıçdaroğlu ömrünün son deminde insan olarak dram yaşıyor. Yaşanan bu süreç, Türk siyasi tarihi için eşi benzeri görülmemiş ve toplum vicdanında derin bir meşruiyet krizine yol açan trajik bir dönüm noktası. Bir zamanlar dürüstlüğün sembolü birinin mahkeme ilamıyla çöküşü.
Taleplerimiz net:
Tutuksuz ve adil yargılamayla bu mağduriyetler sona erdirilsin. Bu karar için artık erteleme yok, bahane yok, gerekçe yok. Adalet için kaybedilecek bir saatimiz bile yok.