Yapay zeka ile de olsa Mustafa Kemal Atatürk’le yan yana bir fotoğrafın olması fikri o kadar heyecan verici ki… bu akımın dışında kalamazdım.
https://t.co/YeHki4qNQG
#Atatürkünizindeikinciyüzyıla
Cumhuriyetimizin yüzüncü yılı kutlu olsun 🇹🇷🇹🇷🇹🇷
Bu yolu açın, madenci yeraltında taş deliyor barikat dinlemez!
Enerji Bakanlığı önüne geçişimiz polis ve Ankara Valiliği tarafından engelleniyor, güneşin altında bekletilmeye zorlanıyoruz. Patronla görüşmüyoruz; bu sorumluluk Enerji Bakanlığı'nındır!
#HoldingSoyuyorBakanBakıyor #BayraktarSorumlusun
@sozsoy796 Sayın hocam, “bu yasaya değil barış fikrine evet” güzel bir retorik ancak gerçeği değiştirmiyor: oylanan sizin de eksik ve hatalı olduğunu belirttiğiniz yasa. Ve bu eksik, hatalı yasa, rekor meclis çoğunluğu ile onaylandı.
Ben barışa karşı değilim.
Terörün bitmesini, silahların susmasını, Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl yollarla çözülmesini istiyorum.
Ama barış istemek başka, AKP’nin getirdiği her düzenlemeye sorgusuz sualsiz “evet” demek başkadır.
Ben bu iktidara güvenmiyorum.
Çünkü bir taraftan “demokrasi ve toplumsal barış” diyorsunuz, diğer taraftan demokratik siyasetin alanını her geçen gün daraltıyorsunuz.
Muhalefetin Cumhurbaşkanı adayının diploması iptal edildi, kendisi cezaevinde.
Seçilmiş belediye başkanları tutuklanıyor, görevlerinden uzaklaştırılıyor.
Muhalefet partilerinin yöneticileri hakkında soruşturmalar ve fezlekeler gündemden düşmüyor.
Meşru, demokratik ve silahsız siyaset yapan insanlar ceza hukukuyla karşı karşıya bırakılıyor.
AYM kararlarının gereği yerine getirilmiyor.
AİHM kararları uygulanmıyor.
Kayyum uygulaması devam ediyor.
Sonra aynı iktidar bize “demokrasi”, “hukuk” ve “toplumsal barış” diyor.
Ben de soruyorum:
Mevcut hukuku uygulamayan bir iktidarın yeni hukuk vaadine neden güvenelim?
Ayrıca bu çerçeve yasanın gelecekteki seçimlerin, Meclis aritmetiğinin veya başka siyasi hesapların aracı olmayacağının güvencesi nedir?
Ben AKP’nin siyasi hesabına ortak olmayacağım.
Çünkü kalıcı barış siyasi hesaplarla değil; hukukla, demokrasiyle, adaletle ve toplumsal güvenle kurulur.
Önce AYM kararlarını uygulayın.
Önce AİHM kararlarının gereğini yerine getirin.
Önce sandık iradesine saygı gösterin.
Önce iktidara da muhalefete de aynı hukuku uygulayın.
Sonra bize demokrasi ve hukuk devleti anlatın.
Benim tavrım çok açık:
Barışa EVET.
Terörün bitmesine EVET.
Silahların susmasına EVET.
Demokratik çözüme EVET.
Ama hukuksuzluğa HAYIR.
Çifte standarda HAYIR.
Barışın siyasi ve seçim hesaplarına alet edilmesine HAYIR.
Benim HAYIR oyum barışa değil, bu iktidarın güven vermeyen hukuk ve demokrasi anlayışınadır.
Bu nedenle bu hâliyle çerçeve yasaya oyum nettir:
HAYIR.
Abdülkadir Selvi’nin Demirtaş bu yasadan yararlanamayacak açıklaması Adalet Bakanınca yalanlanmış. Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak ile ilgili bir işlem yok. Aslında olması da gerekmiyor. Ancak, sorun bu çifte standart.
🎙️MHP'li Feti Yıldız'dan Demirtaş'ın tahliyesi sorusuna yanıt:
💬"Bekleyin. Zaten Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarına uyulması konusu raporda da var."
🧵 "Uzun depresyonu" ve küresel kâr oranlarının düşüşünü hesaplayan iki güncel çalışmayı inceledim:
🔎 Michael Roberts: 1966'da %10,3 → 2019'da %6,8
🔎 Pooyah Karambakhsh: 1966'da %11 → 2020'de %7
Marx'ın 'kâr oranının düşme eğilimi yasası' geçerli ve Roberts 2008 Krizinden bu yana devam eden döneme 'uzun depresyon' adını veriyor.
Kriz ve depresyon her zaman sistemin mutlak çöküşü demek değil. Sistemi 'eski sermayeden', onun siyasi temsillerinden (hükümet, parti, iktidar ve güç bloklarından) ve ilişkilerinden de temizler.
Karambakhsh'ın 2026 yılındaki çalışması önemli. Çünkü Anwar Shaikh ve Ahmet Tonak'ın geliştirdiği metot dahil dört farklı ölçümle 1952-2019 yılları arasında 32 ülkede kâr oranlarını inceliyor. Özetle dört tarihsel evre çıkıyor:
1⃣ 1952-65: Savaş sonrası (sözde) "Altın Çağ" — kâr oranı yükseliyor
2⃣ 1965-82: Sermaye bileşimi hızla yükseliyor, kâr oranı çöküyor → 70'lerin krizi
3⃣ 1982-97: Neoliberal yeniden yapılanma — kısmi toparlanma, eski kayıplar telafi edilemiyor
4⃣ 1997-2019: Yeni düşüş dalgası → 2008 krizi
İki çalışma da benzer bir tarihsel örüntüyü gösteriyor: 1873-97 depresyonundan çıkış emperyalist yayılma ve sömürgecilikle, 1929-39'dan çıkış 2. Dünya Savaşı'yla oldu. 2008'den beri süren "Uzun Depresyon"un da yeni silahlanma stratejisi ve küresel askeri fabrika inşasıyla aynı tarihsel örüntüyü izlediği söylenebilir.
Devamı: https://t.co/fljJiZ4RTC
İspanya milli takım kaptanı Rodri, şampiyonluk kutlamasında kadraja girip fotoğraf çektirmeye çalışan Trump’ı “nazikçe” kadrajın dışına yolluyor. :)
Çok yaşa kaptan!
Türkiye Monitörü Araştırması kapsamında NATO toplantısının Türkiye’de yapılmasına yönelik kamuoyu algısını ve duygu durumunu anlamaya çalıştık.
🔎Araştırma 8-9 Temmuz 2026 tarihinde %95 güven aralığında %3 hata payı ile 1067 örneklem ile NUTS1 illerinde yapılmıştır.
@Ertan_Aksoy Çok teşekkürler sevgili @Ertan_Aksoy
İktisat Topluluğu başkanlığı döneminde sendeki ışığı görenlerdenim :)) Sen de duruşunla, başarılarınla, benim her zaman gururla izlediğim öğrencilerimdensin. Bugünki katılımınla da beni çok duygulandırdın 🌺😊
CHP’den ayrılmak istenmiyor, ancak bir “felâket senaryosu” olarak yeni parti kaçınılmazsa…
En uygun isim Yeni Halk Partisi olabilir. Özgür HP de bir seçenek ama kısaltma açısından YHP daha elverişli.