Carl Jung okumalarından acı bir kıssa olarak, insan şikayet ettiği o acımasız ama tanıdık cehennemi hiç bilmediği bir cennete dönüştürmekten ölümüne korkar. Yeniliğe adım atmak cesaret ister. Bilinmezi göğüslemek cesaret ister.
“Unutmak isteyeni harbe götürsen de ben düşman kurşunuyum der.”
Gece 1 de ünlü bir düşünürden kalan…
Fasılı açarsak unutmaktan kasıt kendi benliğini unutmaktır. Velhasıl benliğini unutmak kendine sıkılacak kurşunun barutu olmaktır.
Odyssey e bakıp yolculuk kavramı hakkında batı toplumlarında yolculuk eve varmak doğu toplumlarında ise evi dışarıda aramaktır diye bir yorum okudum. Sanırım doğu felsefesine oldukça uzak bir yorum.
“Anladım ki bütün bu yolculuk,kendimden kendime imiş."
Muhyiddin İbn-i Arabi
:)
“tarantula yazdılar diye göğsümdeki yaftaya tarantulaymış benim adım diyecek değilim
tam düşecekken tutunduğum tuğlayı
kendime rabb bellemiyeceğim
razı değilim beni tanımayan tarihe
beni sinesine sarmayan
tabiattan rıza dilenmeyeceğim.”
Sevmediğim şair.
Ölümlü dünya, bunun gerçekliği ile cesur yaşamak lazım. Adım atmaktan korkmamak gerekiyor özellikle hayatın bu genç dönemlerinde. Kabul edilmek red edilmek beklemek hayatı yaşanabilir kılıyor.