@serdarbenli Tadını çıkarın Tilos’un, doğallığı sadeliği bana hep seksenlerin hatta doksanların , ege akdeniz kıyı köylerini anımsatır. Gerçi bi yedi sekiz yıl oldu görmeyeli, umarım değişmemiştir.
@serdarbenli@muglabsb@Ido Muğla BB @muglabsb önce kendi ilçeleri arasındaki iletişimi becersin, sonra denizlere açılsın. İşkence gibi Datçadan Muğlaya gitmek, ilçeler arasında çalışan minibüsler ayakta yolcu alıyor, şehirlerarası yolda ayakta altı yedi kişiyle ölümüne seyahat. Hiç utanmıyorlar
“Hepimiz devlerin omuzlarında yükseliyoruz.”
Coppola 85 yaşında, sağlık sorunları yüzünden bir süredir baston kullanıyor, o nedenle zar zor ayakta duruyor. Solunum problemi de yaşadığı belli.
Usta, Criterion koleksiyonundan birkaç film seçip 6 dakika konuşuyor ama ne konuşma! Basit bir konuşma da değil, bir hayat dersi.
İlk olarak Jacques Tati koleksiyonunu seçiyor ve “İyi ki Megalopolis’i çektim” demeye getiriyor (Tati Playtime’ı çekebilmek için servetini harcamış ve batmıştı).
Sonra kendi filmi Rumble Fish’i (bu küçük şaheser de gişede batmıştı) seçiyor ve eseriniz dünyanın öbür ucundaki bir insana ilham vermişse zaten amacına ulaşmıştır demeye getiriyor (Werner Herzog da böyle düşünür) ve Locaciones: Buscando a Rusty James (2013) adlı belgeseli iddiasına kanıt olarak sunuyor.
Sonra UCLA’dan hocası Dorothy Arzner’in Dance, Girl, Dance’ini seçip iki anekdot anlatıyor.
Biri film yöneteceklere sıkı bir tavsiye, ikincisi bugün Coppola’yı Coppola yapan kırılma ânı.
En son David Lean Directs Noël Coward’ı seçip başlıyor anlatmaya. The Godfather, Noël Coward, Private Lives, Goethe, Antonioni, Blow-Up, The Conversation… Isaac Newton’a bir atıfla konuşmasını tamamlıyor.
Bu salt bir konuşma değil, âdeta bir performansın sahnelenmesi.
@AxelCorlu Kalkan jelatinli baliktir, o guzelim kemiklerin etrafi jelatinle cevrilidir, onlari tek tek emersin muthis lezzet.. lezzetsiz baliklar tandir ya da firina verilir, tatlisu sazani gibi.. neyse, her sey maymun oldu nasilsa, farketmez
@kayamerthasan_ Büyükannem Adakale’liydi. Orda doğmuş büyümüş ordan gelin gitmiş Köstence’ye. Hikayeleri ondan dinlemiştim. Belgeselci İsmet Arasan’ın adayı anlatan ödüllü bir yapımı vardır.
“Âşık olduğunuz insan aslında rüyalarınızın erkeği ya da kadınıdır; daha tanışmadan önce onu hayal etmişsinizdir. O kişiyi o denli net bir biçimde ayırt edebilmenizin sebebi onu bir anlamda zaten tanıyor olmanızdır; onu bunca zamandır beklemiş olduğunuz için ezelden beri tanıyormuşsunuz gibi gelir, ama aynı zamanda size gayet yabancıdır. Tanıdık yabancı kişilerdir onlar. Rüyalarınızı süsleyen bu kişiyle tanışmayı ne kadar istiyor, umut ve hayal ediyor olursanız olun onu özlemeye ancak onunla tanıştıktan sonra başlarsanız. Yokluğunu hissetmek için önce onunla tanışmamız gerekir.” s.24