Komşunun müstakil evi yanıyordu.
Gittim, adam dışarıda gözyaşları içinde ellerini ısırıyordu. Belki de çocukları içeride mahsur kalmıştı.
Ama oracıkta söyleyiverdim:
"Komşu, sana kaç kere söyledim, deck'te mangal yapma, balkonda nargile içme diye. Hiç dinlemedin."
Sonra ona haşhaşın zararını, ateşin tehlikesini, Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemini anlatmaya başladım.
Böyle geri zekâlı ve geri şerefli bir geveze olsaydım, beyzbol sopasıyla dövmek ister miydiniz beni?
Evet, ben beni dövmek isterdim.
Doğu Türkistan'da soykırım devam ederken
"Kardeşim, siz neden bağımsızlık istiyorsunuz? Çin'in altında yaşamayı kabul etseniz bu problem biter"
diyerek akıl vermeye çalışan strateji uzmanlarına söyleyecek bir şeyiniz var mı?
Merak ediyorum.
Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında KHK’lı savcılar Ali İşgören (Silivri Başsavcısı) ve Necip Doğan (Silivri Cezaevi savcısı) tutuklandı. Ama o gece Kozinoğlu’nun yanında olan ve güvenlik kamerası görüntülerinde birçok şüpheli hareketi bulunan Hasan Atilla Uğur’a ve Hasan Ataman Yıldırım’a ev hapsi. Baştan hüküm verilmiş zaten. Cinayeti kime yıkacağınız belli de Allah’ın da bir hesabı var.
“Kaşif Kozinoğlu’nun 2011’de Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybettiği güne ait güvenlik kamerası görüntülerinde, soruşturma açısından dikkat çekici ayrıntılar:
Kayıtlara göre Hasan Atilla Uğur ortak yaşam alanına inerek ışıkları kapatıyor ve koğuş yaklaşık 14 dakika boyunca karanlıkta kalıyor. Bu sırada Kaşif Kozinoğlu ile Hasan Ataman Yıldırım’ın avluda yürüdükleri görülüyor.
Görüntülerde saat 18.57.10’da Hasan Ataman Yıldırım yerinden kalkarak üst kata çıkıyor. 18.57.20’de 5 numaralı odaya giriyor, 18.57.31’de buradan çıkarak Kozinoğlu’nun kaldığı 4 numaralı odaya geçiyor. 18.57.49’da odadan çıkarak merdiven başına geliyor ve bir süre burada bekliyor.
Ardından yeniden Kozinoğlu’nun odasına giren Yıldırım’ın, saat 18.58.20’de sağ elinde beyaz renkli bir nesneyle odadan çıktığı kameralara yansıyor. Daha sonra alt kata inerek Hasan Atilla Uğur’un yanına uğruyor ve mutfak tezgahının bulunduğu bölüme yöneliyor.
Söz konusu beyaz nesnenin ne olduğuna ilişkin kesin bir tespit henüz yok.
Kayıtlardaki bir diğer önemli ayrıntı ise Kozinoğlu’nun fenalaşarak hastaneye götürülmesinden sonra yaşanıyor. Hasan Atilla Uğur’un Kozinoğlu’nun odasına girdiği, Kozinoğlu’na ait olduğu belirtilen kahve bardağını alarak mutfakta yıkadığı görülüyor.
Bardağın neden yıkandığı ve bunun Kozinoğlu’nun ölümüyle herhangi bir bağlantısı bulunup bulunmadığı konusunda da kesinleşmiş bir adli tespit yok, araştırılıyor.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada güvenlik kamerası kayıtlarının ayrıntılı incelemesi sürüyor.
Özellikle koğuşun yaklaşık 14 dakika boyunca neden karanlıkta kaldığı, Hasan Ataman Yıldırım’ın elindeki beyaz nesnenin ne olduğu ve Kozinoğlu hastaneye götürüldükten sonra kahve bardağının neden yıkandığı Başsavcılık tarafından soruşturma kapsamında değerlendiriliyor.
Özetle:
Koğuşun ışıkları neden yaklaşık 14 dakika boyunca kapatıldı?
Hasan Ataman Yıldırım’ın Kozinoğlu’nun odasından çıkarken elinde bulunan beyaz nesne neydi?
Kozinoğlu hastaneye götürüldükten sonra kendisine ait olduğu belirtilen kahve bardağı neden yıkandı?
Kamera kayıtları şu anda Başsavcılığın incelemesinde. Bu üç soruya verilecek cevaplar, Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmanın en kritik noktalarından olacak.” (Kaynak: Yiğit Uzun)
Bu sabah İzmir'de baskın yapılan evlerden birinde çekilen bir fotoğraf karesi...
Dolabın üzerine asılmış tesbihler, üzerinde Arapça 'taze sofralık yumurta' yazan bir yumurta kutusu, bon bon şekerler, köşede kaktüs...
'Terörizm' adı altında böyle evlere baskın yapılıyor. Ülkeyi ne hale getirdiler.
https://t.co/et9T3JN2r7
Ha gayret!
Biliyorum, siz de bıktınız. Ne yalan söyleyeyim, ben de bıktım; hatta yoruldum.
Dile kolay...
Çok zor şeyler yaşadık. İnsanız neticede...
X’teki görünürlük kısıtlamasını aşabilmek için videoların altına bırakacağınız her nokta, yalnızca bana verilmiş bir destek değil; sesimizin daha fazla insana ulaşmasına ve düşüncelerimizin daha geniş bir çevrede karşılık bulmasına katkıdır.
Lütfen bunu, yaşanabilir bir ülkenin inşâsı için koyacağınız küçük ama değerli bir tuğla olarak düşünün.
Desteğiniz için şimdiden teşekkür ediyorum.
@X
Akıl başka, zekâ başkadır.
Zekâ, insanın öğrenme, kavrama, muhakeme etme, problem çözme ve yeni durumlara uyum sağlama kapasitesidir.
Akıl ise bu zihinsel gücü yerinde kullanarak doğru ile yanlışı, iyi ile kötüyü, adalet ile haksızlığı ayırt edebilme ve buna göre hüküm verebilme yetisidir.
Bugün Türkiye’de yaşananlara şöyle bir bakın.
Adaleti, hukuku, ekonomiyi, eğitimi, sağlığı, ifade özgürlüğünü, kadın cinayetlerini, çocuk ölümlerini, depremzedenin feryadını, cezaevlerini, yüz binlerce kamu çalışanının ihracını, askerî okul öğrencisi annelerin çığlığını duymak; çiftçinin ve hayvancının hâlini görmek için gerçekten üstün zekâya mı ihtiyaç var?
Hayır!
Biraz akıl, biraz vicdan yeter.
Mesele sadece iktidar değil. Meclis’te “muhalifçilik” oynayanlar, dün söylediklerinin bugün tersini yapanlar, seçmenin emanetiyle başka hesapların peşine düşenler de aynı problemin parçasıdır.
Siyasette fikir değişebilir ama ilke değiştiğinde insan sormadan edemiyor:
Değişen fikir mi, menfaat mi?
Adalet, bize lazım olduğunda adalet değildir. Hukuk, bizim hakkımızı koruduğunda hukuk değildir.
Devlet, adalet, Türkiye hepimizin.
Bunları görmek için olağanüstü bir zekâ gerekmiyor.
Zekânın türlerine gerek yok. “Sınır zekâ olmak bile yeter” diyelim ve konuyu kapatalım.
#SınırZeka
Ülke adeta kanalizasyona dönmüşken zalimin tek derdi mazlumlar. İzmir’de bugün 21 kişi sadece ihtiyaç sahiplerine yardımda bulunduğu için gözaltına alındı. İçlerinde yaşlılar da var. Hatta cezaevinde olan biri için de gözaltı kararı var. Zulmünüzde boğulun. İnsani yardım suç mu?
Bazen bir kayıp soruşturmasının tıkanmasının nedeni yanlış yöntemlerdir. İlk tutuklamanın üzerinden beş ay geçmiş, 38 tutuklu var ve halen diri ya da ölü şahsa ulaşılamıyorsa soruşturma yöntemi tekrar tekrar değerlendirilmelidir.
#GülistanDoku#rojinkabaiş#HurmüzDiril
Halen #GülistanDoku ya diri veya ölü ulaşılamadı.
Faillerin hak ettikleri cezayı almaları için suç aletinin vb. delillerin elde edilmesi için yapılması gereken çok fazla çalışma var.
Bu iki konuda amaca ulaşılamadığı sürece diğer çalışmalar da maalesef kısır kalacaktır.
Durum böyleyken sanki iş bitmiş havası oluşturan ve reklam kokan paylaşımlar dosyaya zarar veriyor.
Devlet diyor ki:
"Ben mercimek ithal edeceğim. Şu şu ülkelerden mercimek gelirse gümrük vergisini "0" (sıfır) tutacağım.
- Ben de ülkeleri merak ettim: Singapur, Venezuela, Güney Kore, Bosna Hersek.
Çok enteresan bir sonuç çıktı. Çünkü bu ülkelerin HEPSİ ülke ihtiyacını mercimeği İTHAL ederek karşılıyor. İthal ettikleri yer de Türkiye. Özellikle Bosna Hersek tüm mercimeği Türkiye'den gidiyor.
Düşünün bizden mercimeği iTHAL eden ülkeler yüzde sıfır vergi ile bize Mercimeği satıyorlar
Varın arkasını siz arayın bunun.
demiş beyefendi.
Zeyl: Diğer ithalatçılar %19,3 veya %10 Vergi verirken birileri HİÇ vergi vermiyormuş.
Yani önce içerdeki mercimeği önce DIŞARI yurt içinde suni bir KITLIK var edip MERCİMEĞİN FİYATINI yükseltiyor. Sonra mercimeği çıkardığın ülkelerden ithalat vergisini SIFIR'A indirirsin, başkaları %10-19,3 vergiler verirken sen VERGİSİZ yüksek fiyattan iç piyasaya malı sokar KORKUNÇ paralar vurursun.
Korkunç rakamlar. Alacağın vergi teşvikleri de KAYMAĞI olur işin.
Peki MERCİMEĞİN gümrüğünün hangi ülkelere SIFIRA indirileceğini önceden kim bilebilir? Kim de böyle bir TİYO olabilir.
Kimin, mercimeği çıkardığı ülkeden ithalatı SIFIR gümrük vergisine düşürebilme gücü var
CE HA PE'liler mi, DEM'liler mi, ME HA PE'liler mi, Ak partililer mi?
Kanarya Sevenler derneğinin mi?
Ben bilemedim
https://t.co/SzmlG1FAcZ
ṢU TAG'A BİR EL ATSAK GÜZEL İNSANLAR
Ali ÜNAL
Kaleme aldığı ve çevirdiği 100’ü aşkın kitabı var
17 köşe yazısı ve bir televizyon konuşmasının suç delili olarak gösterildi
19 yıl altı ay hapis cezasına çarptırıldı
Yıllardır tek kiṣilik Hücrede Tutuluyor
Herkesİçin Demokrasi
Emekli maaşlarımıza bloke konduğunu, bankaların bankaya yatan maaşımızı ödemediğini söylemedik bu zamana kadar. Sıra gelmedi.. bu vesileyle EmekliMaaşına BlokeZulmü nü hatırlatmış olalım.