📌Üvey baba, kızını yıllarca taciz etti:
👉🏻 “Yakında benim karım olacaksın.”
👉🏻 “Kendime engel olamıyorum, eskisini ver yenisini al kampanyasından faydalanacağım, seni alacağım.”
👉🏻 “File çorap sana çok yakışıyor, evde onları giy.”
İstanbul Büyükçekmece'de yaşayan 23 yaşındaki Beyza Yakut'un anne ve babası, anlaşmazlık sebebiyle 15 yıl önce boşandı.
Anne Yakut, 2012 yılında iş insanı Zülal Akdoğan'la 2015 yılında evlendi.
O dönem 10 yaşında olan Beyza Yakut, iddiasına göre, üvey babası tarafından hem fiziksel hem de sözlü olarak taciz edilmeye başladı.
Beyza, bir süre sonra yaşadıklarını arkadaşları ve rehber öğretmenine anlattı.
2016 yılında taciz hakkında bir dilekçe yazılarak Büyükçekmece Çocuk Büro Amirliği'ne iletildi.
Yakut'un ayrıca emniyete giderek şikayetçi de olması istendi ancak anne yerine üvey baba arandı. Yanlış kişinin aranmasına gerekçe olarak babanın adının kadın ismine benzemesi gösterildi.
İddiaya göre, yaşanan tartışma ve baskı sonrası şikâyetten vazgeçildi ve dosya takipsizlikle sonuçlandı.
İlerleyen süreçte devam eden taciz olaylarına karşı Yakut, ses kaydı ve mesajları toplayarak elde ettiği delillerle 2024 yılında savcılığa başvurdu.
Açılan soruşturmada Akdoğan'ın tutuklu yargılanmasına karar verildi.
Mahkemeye sunulan WhatsApp mesajlarında Akdoğan'ın Yakut'a yönelik, “Yakın zamanda soyadın değişecek, sen de benim karım olacaksın az zaman kaldı” ve “Kendime engel olamıyorum eskisini ver yenisini al kampanyasından faydalanacağım, seni alacağım” gibi taciz söylemlerinde bulunduğu görüldü.
Ayrıca evde kıyafet seçimi ve fiziksel temas yoluyla yapılan taciz iddiaları da dosyada yer aldı.
Zülal Akdoğan, 17 ay boyunca tutuklu yargılandı. Ancak 27 Nisan günü görülen son duruşmada mahkeme, suçu ‘çocuğa cinsel taciz’ yerine ‘sarkıntılık’ olarak nitelendirdi.
Uyguladığı ceza indirimiyle beraber Akdoğan'a 3 yıl 9 ay hapis cezası verildi. Sanığın cezaevinde geçirdiği süre göz önüne alınarak tahliye edildi.
Tahliyeye itiraz edeceklerini söyleyen Beyza Yakut yaşadıklarını anlattı:
“Anneme, aileme bir şey olur diye yıllarca sustum. Evde kapalı giyindim ve olabildiğince ondan uzak durdum.
‘Sana kimse inanmaz’ diyerek beni korkuttu. Annem dahil kimse inanmadı. Mesajların ekran görüntüsünü aldım ve ses kaydı yaptım. Tacize tanık olanlarla birlikte de şikayetçi oldum. Ancak tanıklardan biri daha sonra ifadesini değiştirip bizi suçladı.
Öğrendik ki şikâyeti geri çektikten sonra lüks harcamalar da yapmaya başlamış. Adalet istiyorum, sesimi duyun. Suçlu cezasını çeksin paraları galip gelmesin.” (Sabah)
Allahıma kitabıma hayatını sarstığınız tüm garibanlara bi dünya borçlusunuz. Eksik gedik yaşam şartlarında hevesle kızlarını üniversiteye gönderiyorlar, öyle düşkünler ki kızlarına yeni doğmuş bebek gibi heyecanla her anının videosunu çekmiş babası.Eğitiminin ilk senesinin ilk ayıysa öldürülmesiyle son buluyor. Teknoloji ve imkanların böylesine geliştiği bir çağda bu vakanın delil yetersizliği bahanesiyle geçiştirilmesine izin vermeyelim. #RojinKabaişİçinAdalet
#RojinKabaişeNeOldu
#RojinİçinAdalet
#RojinKabaiş
Gülistan’ Doku'yu ararken barajı boşaltıyorlar, bir kadın cesedi çıkıyor… Dereyi tarıyorlar, başka bir kadın cesedi… Her yerden kadın cesedi çıkıyor! Ülke kocaman bir kadın mezarlığı olmuş! O cesetlerden biri Esma Kılıçarslan; bedeninde dört erkeğin DNA’sı var ama ortada ne fail var ne dosya ne de bir soruşturma! Diğerlerinin kim olduğunu bile bilmiyoruz! Ülkenin her yeri kadın mezarlığına dönüşmüş ama sadece sesini duyurabildiklerimizin isimlerini biliyoruz......
Akın Gürlek Gülistan Doku çinayeti için” ucu gittiği yere kadar gider” demiş. Ancak Ayhan Şengüler konusunda ucu tutulmuyor bile,çocuk tecavüzcüsü elini koluna sallayarak geziyor.Çocuk ve karısı toprak altında. Kim koruyor merak etmiyormusunuz?
Aynı oyunları, aynı dizileri kız çocukları da görüyor kadınlar da görüyor ama nasılsa hep erkekleri etkiliyor. Hem duygusal açıdan zayıf olanın kadın olduğunu söylüyorlar hem de en ufak bi görselden etkilenip cinayet işleyecek kadar iradesiz bi erkeklikten bahsediyorlar.
ya n'olacaktı? her gün en az bir kadının öldürüldüğü, katillerin "iyi hal" indirimleriyle ödüllendirildiği bir ülkede şiddet sadece evde mi kalacaktı? elbette okullara, hastanelere, her yere sıçrayacaktı. hiçbiri diğerinden bağımsız değil; hepsi aynı çürümenin eseri.
"Feminism is man-hating."
No.
Feminism is the radical idea that:
• A woman's "no" is enough
• Her ambition isn't a threat
• Her body is hers alone If that threatens you, the problem isn't feminism. It's you.
Ayhan Şengüler dışarda, tecavüz ettiği çocuğu ve karısı toprak altında. Bilinmeyen güçler tarafından korunuyor, böylece Türkiye’de çocuk tecavüzü meşru kılınıyor
some important issues raised by feminists :
1. Rape
2. Sexual harassment
3. Dowry killings
4. Domestic violence
5. Forced marriage
6. Human trafficking
7. Gender inequality
some important issues raised by men's rights activists:
1. Girlfriend cheating
2. Why do men always have to pay for dates
3. wife using husbands credit card too much
4. Only reservation for women in buses
5. Why should men cook at home?
6. girlfriend texting other guys
7. Boys rejected by their crush
“Women can't be good world leaders”
Meanwhile men who have been leading the world:
- Pedophiles
- R@pist
- Killers
- Cannibals
- Abusers
Yeah exactly, Women don't have such leadership qualities.
Özellikle genç kızlar için önemli bir hatırlatma:
Patriyarka size önce neden bir kadına inanmamanız gerektiğiyle ilgili ders vermeye çalışır,
Sonra da sizi kadının en büyük düşmanının yine kadın olduğuna ikna etmeye.
Bir erkekten duyduğunuz hiçbir şeye inanmayın.