İleride yazılacak ülke tarihine bak...
Ülkenin ana muhalafet partisi ablukaya alınmış bitirilmek üzereyken, o esnada muhalefetin son iki cumhurbaşkanı adayı maç twiti atıyordu.
@SaadetOzkanEfe Hocam biz burda bize aktarabildikleriniz kadarına dayanmak için sabır diliyoruz siz orda kim bilir neler duyup yaşıyorsunuz. Allah size sabır versin ayağınıza taş değmesin. İyi ki varsınız 🙏🏻 #narinicinadalet
Yüksel Güran Diyarbakır Baro Başkanının sorularına cevap veriyor.
Yüksel Güranın ifadelerinde şu anda bir çözülme yok, fakat çok fazla çelişkili ifade var.
Mor eşarp ile ilgili ifadeler tutarsız.
Hem mor eşarbın Narinin olduğundan emin değilim diyor, hemde Narinin eşarbını eve aldım diyor.
Yemin ederim ve bilmiyorum sözleri defalarca tekrar ediliyor.
#NarinÇocuğaNeOldu
@ucimorgtr@yucelceylancom
Türkiye, Avrupa ülkelerinden plastik atık alan ülkeler arasında son beş yıldır ilk sırada. Sen de destek ver, Türkiye'ye plastik atık gönderimi son bulsun: https://t.co/59OfyGCAY2
Antalyada bu varlıktan satranç dersi alan aileler bize ulaşabilirsiniz. Davanın takipçisi olacağız. Alanya'da 11 yaşındaki Ukraynalı çocuğun gizli fotoğraflarını çeken satranç eğitmeni tutuklandı.
Olay, dün öğle saatlerinde Saray Mahallesi’nde bulunan Kleopatra Plajı’nda meydana geldi. İddiaya göre plajda oturan Mesut U. (52) cep telefonu kamerasıyla Ukrayna uyruklu 11 yaşındaki kız çocuğunun görüntülerini çekmeye başladı. Çevredekilerin durumu fark etmesiyle olay yerine polis ekibi sevk edildi. Cep telefonuna el konulan ve satranç eğitmeni olduğu öğrenilen Mesut U., gözaltına alınarak karakola götürüldü.
Cep telefonunda çok sayıda uygunsuz fotoğraf ve görüntüler ortaya çıktı
Yapılan incelemelerde Mesut U.’nun cep telefonunda kendisine ait kursta özel ders verdiği öğrencileri ve küçük çocuklara ait çok sayıda uygunsuz fotoğraf ile görüntüler olduğu tespit edildi. Polis merkezindeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Mesut U. sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.
@ucimorgtr@yucelceylancom
Hayvanlarımıza katliam yapan zihniyet gün gelir insanlara yönelir. Canilerle birlikte yaşamak istemiyoruz. Sokak hayvanları yasasında amaç insan hayatını korumak ise neden her yıl binlerce insanımızın can verdiği trafik sorununu çözmek için meclis yasa yapmıyor? @gde54
Cumhurbaşkanı Erdoğan: (Haniye'nin ölümü sonrası ilan edilen milli yas)
Biz sizden mi izin alıp bunların kararını vercektik. Biz milletimizden izin aldık.
‘Abi instagram yasağı için yok mu cümlen?’ diyorlar. Olmaz mı be gülüm? İnstagramın dünya rekorunu bir buçuk senedir elimde tutuyorum, nasıl olmasın? Canım instagramım… Şahsi hesabımı takip etme teveccühünü gösteren 6.7 milyon insana ulaşıyordum. Ayrıca BabalaTV ve Babalayka hesaplarıyla erişebildiğimiz 2 milyonun üzerinde insan vardı instagramda. Yaptığımız projeleri tanıtıyor, sayısız yardım yapıyor ve elbette büyüyen ekibimize kaynak sağlayan iş birlikleri ile ayakta durmaya çalışıyorduk. İşimizden kazandıklarımızı bir sonraki işimize harcadığımızı, işlerimiz daha büyük, daha iyi olsun diye çabaladığımızı da herkes bilir. Youtube gelirlerimizi bağışlayıp, instagram gelirleriyle ayakta dururuz diyordum… Sistemimizin göbeğine bomba yemişiz, nasıl yazmayayım? Her şey bir yana, keşfet bölümünde gezinip tatile çıkanları kıskanıyor, birbirinin arkasından konuşan insanların sarılırken foto paylaştığını görüp gıybet yapıyordum. Elin gavurunun teknolojilerine hayret ediyor, DM özelliğiyle heyecansız özel hayatımı diri tutuyordum. Gezelim görelim denen şeyin, görelim kısmıyla yetinip dağa ormana layk atıyor, tipsiz sıfatımı cilt efektiyle boyayıp, sokakta atamayacağım havayı sosyal eşrafa atıyordum. Küçümsemeyin. Kısıtlı sosyal yaşamda bunlar hayat kurtarır. Ben biraz işkolikimdir, bana çok iyi geliyordu. Çok üzgünüm elbette ama o kadar. Ötesine geçip şikayet etmeyeceğim. Neden edeyim? Her yasağı sinesine çekebilen sinesi geniş kalabalıkla mı uğraşayım? ‘Oooo kıçını başını gösteren bir sürü influencer işsiz kaldı hahahaha’ yazana mı dert anlatayım? Sırf ilgi görmüyor diye ilgi görene saldıranlarla mı kapışayım? 10 yıldır anlatıyorum, kapışıyorum. Milyar izlenmeye ulaşmışım. Neye yaramış? Bin tane dava, bin tane iftira, milyonlarca hakaret yemişim. Canım sağ olsun, küstüğümden falan yazmıyorum bunları en azından denedim. Sadece soruyorum, neye yaramış? ‘Abi instagramı kapatamazlar!’ Öyle mi ciğerim? Dur sana bir soru daha sorayım. Sence ne isterler de yapamazlar? Mesela halk onlara hangi konuda geri adım attırabilir? Eğitim sistemini değiştirseler, adalet sistemini değiştirseler, ekonomik sistemle oynasalar, orduyu baştan dizayn etseler, milli bayramlara ayar çekseler, andımızı kaldırsalar, Türkçe bilmeyenler geleceğimize oy atsalar, tarihi yeniden yazsalar mı? Bunları geç, çok geç. Varsa bilmediğim başka bir kırmızı çizginiz yazın da bileyim. Her neyse… Bu ve bunun gibi sebeplerle artık şikayet etmeyeceğim siyasetçileri, üzgünüm deyip geçeceğim. Çünkü benim şikayetçi olduğum şey biziz. Suç onun bunun, şu partinin bu partinin değil, bizim. Halen ‘Abi ses çıkart! Abiii!’ mi diyorsun azizim? HÖÖÖYYYT! Al sana ses.
Birinin beni çok sevmesi, bana ilgi duyması çok önemli bir şey değil artık. İnsanların ilgisi, dışarıya doğru. Ama içe ilgi, başka. O daha ender. Özellikle de sevgi, eğer içinde anlamaya dair bir şey barındırmıyorsa, sürekliliği kazandıran bir şey değil. İçe yönelmiyorsa, sevgiyi hissedemeyiz, gerçek sevgiyi. Bu yüzden özellikle iki insanın beraberliğinin sürekliliği için “anlama talebi” olacak. Anlamaya dair emek, çaba olacak. Bu yoksa, ben de yokum. Zaten bu yoksa, aşk, sevgi yetmiyor. Yetmeyecek. Bizi anlamak istemeyen, bizi sevmesin, buna hiç ihtiyacımız yok. Çok derinde bir yerde, içimiz de biliyor bunu.