Ulan dümdüz cinayet. Pırıl pırıl çocuğu, hiçbir sebep olmadan katlettiler. Her şey kameralarda görünüyor zaten. Neyin davası bu, niye bu kadar uzuyor. Bu piçleri kim neden koruyor
Tiyatroya, sinemaya ve müziğe derin izler bırakan bir ustayı uğurluyoruz… Arif Erkin Güzelbeyoğlu, sahnede ve perdede hayat verdiği karakterlerle kalplerimize dokundu. “İkinci Bahar”daki Zülfikar’dan “Yabancı Damat”taki Memik Dede’ye, her rolünde samimiyeti ve sıcaklığıyla izleyicinin gönlünde yer etti. Sanatı bir yaşam biçimi hâline getiren bu özel insan, mütevazı duruşuyla da hafızalarda silinmeyecek bir iz bıraktı. Onu sadece bir oyuncu olarak değil, içtenliğiyle hatırlayacağız. ❤️🩹
“Eyvallahsız yaşıyoruz” dedi ve gerçekten öyle yaşadı.
Öfkemizi, isyanımızı ve samimiyetimizi ekranlarda korkusuzca haykırdı.
Nihat Genç’i kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz.
Ruhu şâd olsun.
Fatih Altaylı’yı bu yüzden susturdular:
“Ekrem İmamoğlu soruşturmasına Bülent Arınç bile inanmıyor kardeşim.
AKP kadroları içerisinde de inanmayan sayısı çok fazla.
‘Bu kadar da yapılmaz, işin cılkını çıkarttık’ diyorlar.”
“Ah! Kazım’cığım… Gittin işte... Arkanı da dönmedin, şikayet de etmedin. Üzerinden 10 koca yıl bile geçti. Sen o yaşta kaldın. Ben her sene senden bir yaş daha uzaklaşacağım. Her sene anlatacaklarım daha da birikecek. Zaman burada bizi daha da değiştirip dönüştürecek belki… Belki kendine hapsedecek. Ne garip, burada zaman diye bir şey var değil mi? Farkettim de; sen buradayken de zamansızmışsın canım kardeşim. Bizse...
Biz işte öyle... Devam... Hala yaşamın bir yerlerinden tutunmaya çalışıyoruz. Dedim ya, alan olmadı mı vermek kolay değil bu nefesi... Bu beden hapishanesinden azat olduğumuzda, bir zaman, bir biçim buluşsak keşke. Sevgi bağı beden tanımaz, canım kardeşim. Hasretle…”
Kazım’ın gidişinin 10. yılıydı bu kalemimden dökülenler… Değişti mi şimdi bir şeyler, hayır. Yeniden bir araya gelip, şarkılar söyleyeceğimiz güne kadar anlatacaklarımı senin için biriktireceğim…
#Kazımsız20yıl