özgür özel'in grup toplantısı açıklamasında sesi titredi.
çünkü ferdi zeyrek anmasına gitmesinin fırsat olarak kullanıldığını düşünüyor.
"ferdi'nin sesini duydum. her manisa'ya gitmem gerektiği halde gidemediğimde bana 'abi sen orada lazımsın biz burayı hallederiz' derdi. o yüzden ben burada lazımım arkadaşlar"
CHP Gençlik Kolları olarak, mutlak butlan ve mutlak sultan ittifakının ele geçirdiği CHP Genel Merkezi önünde, halkımızı Genel Başkanımız Özgür Özel ile bayramlaşmaya davet ettik.
📍Baba Ocağı Ankara İl Başkanlığı
📆30 Mayıs
🕣14.00
Mutlak butlan operasyonunun mahiyeti, arkasındaki niyet ve aktörlerin motivasyonu hâlâ tam anlaşılmış görünmüyor. Hâlâ Kemal Kılıçdaroğlu üzerinden çözümlemeler yapılıyor. Analitik zekâdan yoksun ya da görev bekleyen kimi çevreler ise olayı CHP içi bir mücadele olarak kodlamaya çalışıyor.
Muhalif çevrelerin en büyük sorunu, rejimin yapısını ve gittiği yönü bir türlü çözememekti. Bu sorun devam ediyor.
Geldiğimiz noktada rejim ittifakı içindeki, “adını koyalımcılar” diyebileceğimiz bir grup, artık çok daha farklı bir faza geçme zamanının geldiğini ve uluslararası ortamın buna müsait olduğunu düşünüyor. “Bugün değilse ne zaman? Bu tarihî fırsatı kaçırmayalım” diyorlar.
Bu faz, seçim kazanmaktan çok daha öte bir şey: yeni rejimi kalıcılaştıran, derinleştiren ve muhalif partileri bu rejimin içinde kendilerine uygun görülen alanlara yerleştiren bir tasarım.
Bunu yaparken bir yandan yeni rejimin düşünsel ve kültürel altyapısını oluşturmaya çalışıyorlar; diğer yandan toplumdaki tepkiyi bastırmanın ya da dağıtmanın yollarını arıyorlar.
Evet, yeni rejim Erdoğan’ın iktidarının devamı üzerine kurulu; ama ondan ibaret değil, onun ötesinde bir şey.
Bu tasarım işler mi? Emin değilim. Bu arkadaşların tasarım kabiliyeti, kurnazlıklarının çok gerisinde. Üstelik rejim içinde herkes bu gidişata ikna olmuş değil. Başka birçok sorun da var. Ama CHP/Özel/İmamoğlu meselesi ortadan kalkarsa yolculuğun çok daha kolaylaşacağını düşünüyorlar.
CHP’nin başına Kılıçdaroğlu’nun atanması projesi, hem CHP’yi bir süre kaosa sürüklemek, sonra belli bir alana tıkamak; hem de Erdoğan’ın gönlünü okşayan bir tür aşağılama işlevi görmek için tasarlanmış gibi. Aynı zamanda Kılıçdaroğlu eliyle Özel ve İmamoğlu’na karşı operasyon başka bir derinlik kazanacak. Özel/İmamoğlu’na karşı yeni ve taze bir cephe açılmış olacak.
Kılıçdaroğlu, Bahçeli gibi zeki ve derinlikli bir siyasetçi değil. Bahçeli de rejimin marifetiyle parti başında kalmıştı; ama ardından rejimin ortağı, hatta bir anlamda ruhani lideri oldu. Bu tasarıma göre Kılıçdaroğlu çok daha aşağı bir pozisyonda konumlandırılacak. Muhtemelen Öcalan’ın da altında, kendisine ayrılmış dar bir alanda.
Rejim Özel’i tasfiye etmeye çalışacak. Mansur Yavaş nötralize edilecek ya da belki onunla başka bir anlaşma zemini aranacak. Bunun çok zor olmadığını düşünüyor olabilirler. Ama hâlâ çözemedikleri mesele, yüzde altmışları aşan birikmiş muhalif halk.
Erdoğan nasıl yeniden seçilecek? Plan muhtemelen şu: güçlü aday çıkmasını engellemek ve muhalif kesimin sandığa gitme motivasyonunu kırmak. Buna rağmen sandığa gidilirse, o zaman top YSK’da. Onun da çok zor olmayacağını düşünüyor olabilirler.
Bu senaryolar Özgür Özel tarafından da zaten görülüyordur. Özel’in işi çok zor. Ama en önemli mesele halkın gönlünü ve desteğini kazanmak, kitlelere güçlü ve gerçekçi bir motivasyon sunabilmek. Özel insani bir mücadele yürütüyor. Aynı zamanda CHP’nin seçilmiş liderliğinin ve tabanının ağrı eşiği de artmış durumda. Bu, enerjiyi CHP içi mücadeleye harcayarak başarılabilecek bir şey değil. CHP içinde kalınsa da onun dışında başka bir mücadele alanı kurulmak zorunda.
Ak Parti’nin kara düzeni!
Sokakta ve Meclis’teki tepkiler üzerine emekliye 1062 lira verip, maliyetin 69,5 milyar lira olmasından yüksünüyorlar!
Peki bu milletin parası nereye harcanıyor?
-Bu kaynağın 3,5 katını (238 milyar TL) yollara-köprülere geçiş garantisi olarak ödüyorlar.
-11 katını (768 milyar TL) zengin şirketlerin vergilerini silmeye harcıyorlar.
-36 katını (2,5 trilyon TL) KKM ile fakirden zengine servet transferine aktarıyorlar.
-39 katını (2,7 trilyon TL) tarihin en yüksek faizine ödüyorlar.
Bu kara düzende zengine kaynak var, emekliye yok.
Yollara geçiş garantisi var, emekliye geçim garantisi yok.
Ey Erdoğan; 2026'da geçim yoksa, seçim var!
CHP emeklinin yanındadır. Meclis’te nöbete devam, mücadeleye devam!
Bu fotoğrafa iyi bak Sayın Erdoğan!
“15 Temmuz’da beni ilk arayan Maduro’ydu” diyordun.
“Maduro kardeşim, dik dur, yanındayız” diye seslenip, destek gönderiyordun.
Maduro, adil olmayan seçimler yaptığında, kendi halkına adaletsiz davrandığında “kardeşim” diyerek arkasında duruyordun. O zaman da yanlış yapıyordun.
Ama dostun Trump geldi, uluslararası hukuku çiğneyip kardeşin Maduro’yu yatak odasında eşiyle birlikte aldı, elini gözünü bağlayıp götürüyor.
Şimdi ne hazindir ki; bu fotoğraf karşısında susuyorsun.
Demokrasiyi savunman gerektiği zaman Maduro’yu savunuyordun, şimdi dünya düzenini savunman gerektiğinde, suskunluğunla, Trump’ın başka bir ülkeye darbesini savunuyorsun.
Çünkü muhtaç hissettiğin Trump’tan çekiniyorsun.
İşte sizin demokratlığınız da dostluğunuz da kardeşliğiniz de bu kadar!
Genel Başkanımız Özgür Özel:
“Maduro yanlış yaparken de yanlışa yanlış diyemedin, hatta ‘Kardeşim Maduro’ dedin, şimdi de korkundan Trump’a tek laf edemiyorsun.
Trump’tan korkan, meşruiyeti Oval Ofis’te arayan, tükürdüğünü yalayan, cesareti olmayan bir siyasetin insanısın!”
YOL ARKADAŞIMIZ BİLGE KAĞAN ŞARBAT’I SERBEST BIRAKIN!
Demokratik hakkını kullandığı için Kadıköy Gençlik Kolları yöneticimiz Bilge Kaan Şarbat hakkında alınan tutuklama kararı bir utanç tablosudur.
Gençliğe gözdağı vermek isteyenlere bir kez daha haykırıyoruz. Gözaltılarla, tutuklamalarla, ne bir adım eksik atarız; ne bir kelime eksik söyleriz!
İstanbul gençliği korkmadı, korkmuyor, korkmayacak. Arkadaşımızı alacağız; emeği de, adaleti de, gençliği de savunmaya devam edeceğiz!
Artık Ak Parti krizlerin ve kaosların partisidir; Cumhuriyet Halk Partisi huzurun ve refahın müjdecisidir.
Artık Ak Parti yazın serin, kışın sıcak salonların partisidir; Cumhuriyet Halk Partisi meydan meydan büyüyen mücadelenin partisidir.
Millet dert çekerken Ak Parti, ‘Başa mahdum mu, damat mı, bakan mı geçecek?’ kavgasına tutuşmuştur.
Onlar taht kavgasına düşedursun; biz kadrolarımızla hazırız, kendimizden eminiz.
İktidarımız artık bir sandık mesafesindedir!
Değerli Halkımız;
Bilindiği gibi 19 Mart’ta ülkemizde bir sivil darbe yaşandı. Darbeciler bu kez, tankla ya da postalla değil, yargı cübbeleriyle geldiler.
Seçimle gelen ancak seçimle gitmek istemeyen bir avuç insan, korktukları rakiplerini hapse atarak, Türkiye’yi büyük bir siyasi ve ekonomik krizin karanlığına sürüklediler.
Aradan geçen 237 günde, aziz milletimizle birlikte büyük bir hukuksuzluğun her saatine tanıklık ettik. Bugün çıkan iddianame ise herkesin bildiği gerçeği bir kez daha ilan etti.
Bu dava hukuki değildir, tamamen siyasidir. Amacı son seçimlerin birinci partisi Cumhuriyet Halk Partisi‘ni durdurmak ve Cumhurbaşkanı adayını engellemektir.
Darbeciler bugün, tapusu Mustafa Kemal Atatürk’e kayıtlı olan, Türkiye’nin kurucu partisi Cumhuriyet Halk Partisinin kapatılmasını talep edecek kadar şuurlarını kaybettiler.
Anayasa’nın siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin maddelerini hatırlatarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunulması meselenin İBB’ye yönelik bir soruşturma olmadığının kanıtıdır. Bugün yaşananlar demokratik siyasete ve gelecek seçimlerin sonuçlarına yargı eliyle müdahalenin suç üstü halidir.
Bu bir iddianame değil, darbecilerin siyasete yönelik bir muhtırasıdır.
Yaşadığımız kötülüklerin sebebi asla “hukuki” değildir, bir kişinin siyasi ihtiraslarından ibarettir.
Partimizi en son 12 Eylül’de Kenan Evren kapatmaya kalktı, milletimizle birlikte yeniden açtık. Evren’in milletimizin gönlündeki yeri de siyasi tarihimize geçiş şekli de bellidir.
Biz, geçmişte çok bedel ödedik, bugün de ödüyoruz ve ödeyeceğiz.
Ama millete inanmaktan ve güvenmekten hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz.
Atatürk’ün partisi milletimize emanettir.
Çamur at izi kalsın… Yahu sen bir de gazeteciyim diyorsun allı pullu haber yaparken hiç aklına kendin için istediğini sen yapmış mıydın diye sormak aklına gelmedi mi?
@eminpazarci Sayın adalet bakanımız @yilmaztunc lütfen bu arkadaşa telefon edip “Türkiye bir hukuk devletidir” dermisiniz. Dava gizliliğini ihlal konusunda @adalet_bakanlik herhangi bir işlem yapacak mı? Sahi siz nereden biliyorsunuz gördünüz mü yoksa okudunuz mu?