@EniGeciVokki@Mataramasukoni@zafersahin06 Hazır olmaması kısmına katılmıyorum, zaten hazır olmak diye bir şey olduğunu da düşünmüyorum. Toplumsal öğretiler her kadının anne olması gerektiğine inanmamızı öğütler ama hiçbir kadın bebek fabrikası olmak zorunda değil.
@EniGeciVokki@Mataramasukoni@zafersahin06 Demek ki değişiyor, herkeste hormonlar aynı yoğunlukta salgılanmıyor. Fare gibi sürekli üremek üzerine programlanmış canlılar da değiliz, boşuna akli melekelerimiz de yok. Hayatımızın akışını hormonlarımızın yönetmesine izin vermek zorunda değiliz.
@Mataramasukoni@EniGeciVokki@zafersahin06 Oksitosin en çok duygusal ve sosyal etkileşimlerin arttığı durumlarda hipofiz bezinden salgılanır. Örneğin, erkeklerde ve kadınlarda cinsel ilişki sırasında salgılanmaya başlar. Annelik hormonu��olarak da bilinen bu hormon, kadınlarda doğum başladığında ve emzirme döneminde artar.
@refik_kurtoglu@nacigorur Hocadan beklenen aslında bu öncü deprem mi artçı mı, öncü ise sonraki deprem ne zaman, kaç saat sonra olacak vb. onu söylemesi . Yine de kibarlıkla oldukça mantıklı şeyler söylüyor. Müneccim miyim ben, bana ne, diyebilirdi.
@mrtksn_tr@orhan_sener_ Sular Vadisi var ama herkese yürüme mesafesi değil. Ancak Başakşehir nispeten açık alanı fazla olan bir bölge. Bir şekilde binalardan uzakta kalmak mümkün. Bir Bahçelievler, Esenler vb. gibi değil.
@brvnayse5@Geography1907@gggamzeeee3 Bir sınıfta haftalık 1 ders saati olan DİKAB ile sınıf öğretmeliği ve özel eğitim öğretmenliğini mi kıyasladınız? Bir okulda 1-2 DİKAB öğretmeni olur ama çoğunluğu idareci yapılınca kapan(a)mayan bir açık var bu alanda.
Gülhane Parkı’ndan az önce ayrıldım ve tutuklamaya sevk edilen Gazeteciler Timur Soykan ve Murat Ağırel’e destek olmak için Çağlayan’a gidiyorum.
Kısaca özetleyeyim: Bugün Gülhane Parkı’nda yüzlerce genç arkadaşımız harika bir buluşma organize etti, ben de konukları oldum. Onları dinledim, notlarımı aldım, hepsine bir kez daha teşekkür ediyorum.
Etkinlik bittikten sonra, gençlerle fotoğraf çektirip güzel dileklerimizi paylaşarak ayrılırken parkta bekleyen polis, hiçbir gerekçe göstermeden gençleri kalkanlarla ablukaya almaya başladı. Durumu fark edince ablukalardan birini zorlayarak içine dahil oldum ve bu hukuk garabetine, bu kanun tanımazlığa karşı genç arkadaşlarımızla birlikte direndik.
Ancak evine dönüş yoluna geçen gençlerin polis tarafından tamamen hukuksuz bir biçimde gözaltına alınmakta olduğu bilgisini Adliye yolundayken öğrendim.
Bugün olduğu gibi bu süreçte kanunsuz emirleri uygulayanlara, “ben emir kuluyum, bana bir şey olmaz” diyenlere sesleniyorum: Kanunsuz emirleri uygulamaya devam ederseniz, gerçek adalet ülkeye hakim olduğunda yargılanacaksınız.
Tüm parti örgütümüz ve avukatlarımız, gözaltına alınan gençlerin durumunu en yakından takip ediyor.
Ben de Çağlayan’da durumun netleşmesinin ardından gözaltıları takip etmek üzere gençlerin yanına gideceğim.
Bu karanlığı dağıtacağız. Mutlaka biz kazanacağız.