tolga akış'ı üzerinden nerdeyse 1 sene gecmis bir konser icin tutuklayabiliyorlar ama avuc kadar kediye istismar edip iskence ile oldurenleri tutuklamayı gectim BULAMIYORLAR. turkiye yuzyılı adalet sistemi
TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ? — Bu hukuksuzluğu konuşalım: Tolga Akış mı, Manifest mi?
— Son dönemin en esnek suç isnadı: Müstehcenlik.
Soruşturma aşamasında isnat edilen suçlamalardan istedikleri somu delillere ulaşılamadı.
2025 yılına dönüldü — Manifest grubunun geçirdiği ‘Hayasızca hareketler’ soruşturması üzerinden Tolga Akış’a bağlantısı olmayan bir başka suç isnat edildi: “Müstehcenliğe aracılık etmek.”
Tolga Akış, 2025 yılındaki soruşturmada sanık değildi.
— Manifest grubu da dolaylı yoldan “müstehcenlik” kapsamına sokuldu.
ve… Sınırları muğlak olan, yargının yorumuna bırakılan bir kanun maddesi üzerinden Tolga Akış da “müstehcenliği yayan” olarak nitelendirildi.
Müstehcenliğin ise tam olarak tanımı yok.
— Herhangi bir fotoğrafınız, kıyafetiniz müstehcenlik kapsamında değerlendirilebilir. Bir ölçütü yok.
— Manifest grubunun geçirdiği soruşturma baştan sona hukuksuzdu, bunu hepimiz biliyoruz. Hukuksuzluğun ve ‘müstehcenliğin’ nasıl yargı sopası haline geldiğini şöyle özetleyelim:
Üyeler 2025 yılında TCK 225’ten HAGB aldı. Aynı performans, bir yıl sonra kurucu-menajere TCK 226/2 olarak yöneltildi. Keyfi olarak genişletildi.
— Daha da vahim olan, kanunda suç olmayan bir başka suç yaratıldı ve savcılığın sevk yazısı konusu oldu.
Manifest’in sahne dansları, +18 ibaresi olan konserlerindeki görüntüler, “toplumun bireylerini lezbiyen, gay, biseksüel, travesti veya transseksüelliği de özendirici ve teşvik edici davranışlar” olarak nitelendirildi.
— Böyle bir suç yok.
Aylar önce 12. Yargı Paketinde tartışmalara konu olan ve LGBT+’ları kriminalize eden bir dizi yasa önerisini okumuştuk.
Yasalaşmamasına rağmen bugün savcılığın ‘sevk yazısında’ uygulandı. Bu saç sebebiyle ceza alabilirsiniz demiştik ya, tam olarak bahsettiğimiz buydu.
Kanunda “LGBT+ özendirme” diye bir suç yok. Bu konuyu bırakın yasa tasarısı olarak okumayı, konuşuyor olmak bile büyük bir sorun.
— Tolga Akış’a uygulanan hukuksuzluğa ve onun üzerinden suç uydurularak Manifest’in kontrol altına alınmaya çalışıldığı, oto-sansür uygulanmaya çalışıldığı hukuksuzluğa ses olacağız.