Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nde üst üste üçüncü kez şampiyon olarak bir kez daha tarih yazan Fenerbahçe Beko Erkek Basketbol Takımımızı yürekten kutluyoruz.
Bu büyük başarının mimarı olan sporcularımızı, teknik ve idari kadromuzu, kulübümüze her koşulda destek veren taraftarlarımızı; ayrıca bu güçlü yapının oluşmasına katkı sağlayan geçmiş dönem başkanlarımızı ve yönetim kurulu üyelerimizi tebrik ediyoruz.
Fenerbahçe, başarıyı gelenek haline getiren büyük bir camiadır.
Yaşasın Fenerbahçe!
Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu
Sarılmalıyız.
Penaltımkaçırdı diye Talisca ya tepki göstermemiz bize yakışmaz . 32 gol oldu.
Ve @EdsonAlvarez19 Meksika Milli takım kaptanı savunmanın belkemiği, Fenerbahçe için sahaya her çıktığında elinden geleni ardına koymayan sağlam ve özverili bir oyuncu . Taraftarlarınız Söylentiler ve dışarıdan sosyal medyada manipülasyonlara yenik düşmemelidir. Fenerbahçe formasını taşıyan her oyuncu başımızın tacıdır.
Çok tepkili olan arkadşlar oynadığı maçlardaki etkilerini tekrar seyretsinler.
Eyüp spor maçında tribünlere çağırıp onu kazanmalıyız.
Pek tabiki değişen iklim @Fenerbahce nin senelerdir neler çektiğini, neden çektiğini, köklerinde neler yattığını bilmek şarttır.
Her takımın taraftarı takımına aşıktır. Bu da eşi benzeri olmayan bir paylaşımdır.
Ben de özelliklerine göre kulüpleri sever takip ederim.
Ama ben Fenerbahçeli olduğun için her gün rahmetli babama Teşekkür ederim .
12 MAYIS 2012: UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ
3 Temmuz 2011’de başlayan ve Fenerbahçe’yi hedef alan sürecin önemli dönüm noktalarından biri olan 12 Mayıs olaylarının üzerinden 14 yıl geçti.
12 Mayıs 2012 tarihinde stadımızda oynanan Fenerbahçe - Galatasaray maçı öncesinde, FETÖ’cü polisler tarafından planlı bir gerginlik yaratılmış; hiçbir olay yokken stadımız gaza boğulmuş, sokaklarda taraftarlarımız kovalanmış, kadın, erkek, çocuk, genç, yaşlı demeden insanlarımızın canına kast edilmiştir.
Fenerbahçe camiası ise tarihi boyunca olduğu gibi o gün de haksızlık karşısında geri adım atmamış; birlik, dayanışma ve haklılığından aldığı güçle gerçeklerin ortaya çıkması için mücadelesini sürdürmüştür.
119 yıldır onurlu ve dimdik duran; “önce vatan” diyerek daima ülkesinin yanında olan; yaşadığı tüm haksızlıklara rağmen yarıştığı her branşta Türk sporuna hizmet etmeyi sürdüren Fenerbahçe Spor Kulübü olarak;
12 Mayıs 2012’de yaşananları unutmadık, unutturmayacağız.
Fenerbahçe Spor Kulübü
Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Kulübümüzü ziyaret edişinin 108. yılı, Kulübümüzün kuruluşunun 119. yıl dönümü kutlu olsun! 💛💙
#Efsane119Yaşında
Kimsenin şüphesi olmasın; hukukunu müdafaa edemeyecek tarihi büyüklerimizin savunmasını tarihçiler ve tarih bilenler yapacaktır. Bu sene Atatürk’ün ölümünün 85. yılını idrak edeceğiz; anısı hâlâ böyle baş tacı edilen bir başkası yoktur. Hayatının hiçbir safhasında zamanın ve zeminin olumsuzluklarına teslim olmayan Atatürk’ü tartışmak kimsenin haddi değildir.
Anadolu’dan asla çıkmayacağımızın belgesi olan 26 Ağustos 1922’deki Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin yıldönümünün yaklaştığı şu günlerde başlayan tartışma tarihin hiçbir zaman geride kalmadığının göstergesidir.
Atatürk dünya tarihinin nadiren gördüğü bir dehadır. Bu gerçeği dünyanın önde gelen tarihçileri kabul etmekte ve kitaplarında detaylarına girmektedirler. Sağlığında ve ölümünden sonra tüm dünyaya örnek gösterilen bu tarihi şahsiyet dün olduğu gibi bugün de sahipsiz değildir.
Mesele sadece uluslararası bir şirketin çektiği diziyi yayından çekmesi değil, yakın tarihimizin ülkemizin kurucusu Atatürk’ümüz üzerinden tartışmaya açılmasıdır. Bu konu üyelik iptali veya kanal kapatmayla geçiştirilecek bir olay değildir. Biz ne kadar meseleleri görmezden gelsek de dünyada birtakım çevreler, son zamanlarda özellikle Almanya, yakın tarihimizi tartışmaya açmak istemekte, kendi soykırım utancına ortak aramaktadır. Çabaları nafiledir; nice yabancı tarihçi Osmanlı Arşivi’ne girdikten sonra Türkiye’nin sadık dostları olmuştur.
Türkiye’nin aciliyetli olarak enternasyonal nitelikli bir araştırma grubu, ki buna Ermeni alimleri de dahil, kurması ve çalışmaya başlaması şarttır.
Devletin imkanları Osmanlı’nın kuruluş dönemleri kadar yakın tarihimiz ve kurucumuz Atatürk için de kullanılmalıdır. Bugünlerde sinema dünyasında merakla beklenen Ridley Scott tarafından yönetilen Napoleon filmi gibi kaliteli bir film neden Atatürk için yapılmasın? Bu kaliteyi yakalayacak yönetmenimiz de senaristimiz de oyuncumuz da var. Eğer bu ülkenin kurucusunun hayatını, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, hiçbir mağlup milletin direniş göstermediği zamanda siviller ve askerlerle dünyaya meydan okuyuşumuzun hikayesini başkalarına bırakırsak sadece protesto etmekle kalırız. Türkiye hem kahramanlarını koruma hem de tarihini anlatma gücüne sahiptir. Yeter ki nitelikli insan gücümüz kullanılsın ve işi uzmanlarına bırakalım.