Bu bana artık fazla ilginç geliyor.
Normal şartlarda bugün kıyasıya eleştirdiğimiz taraf AKP-MHP olacaktı ama CHP’den koparak kurulan yeni bir parti, kitlesinin tasarıya karşı olduğunu bile bile çıkıp “Evet diyeceğiz” dedi ve iktidara gitmesi gereken tepkiyi mıknatıs gibi kendine çekti.
İnsan sormadan edemiyor: Bu paratonerlik bilinçli olabilir mi? İktidarın ödemesi gereken siyasi faturayı muhalefetten kopan bir yapı büyük bir hevesle üstleniyor.
AKP-MHP geri planda kalırken bütün kavga muhalefetin kendi içinde dönüyor, bu tablonun kime yaradığını görüyorum.
Türk siyasetindeki Matrix’i çözemiyorum artık. Sadece temsilsizliğime üzülüyorum.
Ben çıkıyorum.
Filmler, kitaplar, şarkılar, çizgi romanlar, seyahatler, gün batımları falan filan. Kalan 20 yılımı bunların oyunlarına akıl erdirmeye çalışarak geçiremeyeceğim!
Şu an sevrin imzalandığı, İstanbul’un işgal edildiği dönemin aynı iklimi var. Teali islam’ı var. Kürt teali cemiyeti var. İngiliz muhipleri var. Yabancı efendilere peşkeş çekilmiş kurumlar, onlara yaranmak için Türkün dışlanması var. Tek eksik Kuva-i Milliye yok.
özür dileriz birader hayatta her şey size uygun tasarlanmadığı için. mesela ben de muhafazakar akpli değilim diye devlet memuru olamıyorum yahudi projesi mi diyeyim
Erdal Beşikçioğlu, 20 yıldır prime time dizilerde oynayabilen bir oyuncu. Para için siyasete girmiş olması mantıksız. Para için siyasi bir şey yapacak olsa, AKP’li olurdu, TRT’den bölüm başına 2-3 milyon TL kaldırırdı. Adamın tek suçu 4 dönemdir MHP’de olan Etimesgut’u kazanmak
Herkes vesileyle tekrar duysun ki mesele tek başına Erdoğan değil Erdoğanları doğuran, her gün hepimizin hayatından çalıp holding patronlarının cebine koyan düzendir.
Sizin adına dava dediğiniz de belli ki makamlarınız, koltuklarınız, mallarınız mülklerinizdir.
Okullarda bu memleketin çocuklarına bir öğün yemeği çok görürken milyarlarca lira vergimizi garanti sözleşmeleriyle yandaşlara peşkeş çekmektir.
Katillerin, soykırımcıların yollarına kırmızı halı seren teslimiyetçiliğiniz, tam bağımsız Türkiye’yle bitmeyen derdinizdir.
“Bu millet, liderlerini ve değerlerini kendi iradesiyle belirler”miş.
Milletin seçtiği milletvekillerini, devşiremediği belediye başkanlarını, parti genel başkanlarını hukuksuzca esir tutan, henüz hapse atamadığını da korkutup sustururum sanan bir rejimin temsilcisi için fazla iddialı ama güzel laf.
Buyurun boş konuşmak yerine genel başkanınızın rakiplerini tutuklamaya ara verip koyun sandığı halkın önüne de hangi anlayışı sırtından atacak görelim.
Korkunç bir dönem korkunç. İçinde olduğumuz için tam idrak edemiyoruz belki. İleride bugünleri tanımlayacak kelime bulamayabiliriz. Göz göre göre tehditle şantajla rejim değişiyor, bir ülke yağmalanıyor, bir eşkiyalık düzeni çepeçevre sardı, inanılır gibi değil artık.