Bir haftadır internetimizi yenilemek için uğraşıyoruz. Nasıl bir müşteri hizmetleri sisteminiz var sizin herkes suratımıza telefon kapatıyor. Ayın 2 sinde tarafıma tekrar tahhütsüz fatura yansırsa bunu kabul etmiyorum!
@DigiturkDestek
Yaşamak diye bir kavram var. Hayatta kalmaktan çok farklı. Bu, hazla ilgili değil; daha çok kendini var etme, değer görme, insan olduğunu hissetmeyle ilgili. Ve yaşamayı talep etmek insanın en doğal hakkı olmalı.
Kendine yapabileceğin en büyük kötülüklerden kaçınmak için bu 4 kuralı unutma:
1️⃣ Seni önemsemeyen birini önemseme, kendini küçük düşürürsün.
2️⃣ Sana vakit ayırmayan birine vakit ayırma, kendine haksızlık edersin.
3️⃣ Yola çıktığını, yolda bulduğuna değişen biriyle yola çıkma, yolda kalırsın.
📌 Sana senin verdiğin değer kadar değer verenlerle birlikte olursan, kazanırsın.
Hayat, aptalca söylenmiş kişisel gelişim sözleriyle sürdürülemeyecek kadar acımasız. İyi biri olmaya çalışmayın, adil biri olmaya çalışın ve insanlara hak ettikleri gibi davrandığınızda, sizi kötü biri ilan edeceklerinden emin olun.
Hayalleri,umutları, hayatları son bulan binlerce insan... Tam bir sene önce bugün binlerce CAN gitti! Geride kalanlar da acısını yaşamaya devam ediyor. Müslüman ülkedeki ihmalkarlığın, yalanın, aç gözlülüğün, para hırsının bedelini yitip gidenler ve geride kalanlar ödedi!
Felaketin üzerinden tam bir yıl geçmiş. Yıl geçmiş demek manasız geliyor aslında, ne geçmiş efendim? Ben o tarihte kaldım mesela… Bugünü yaşayan beni tanımıyorum bile. Sadece depremin değil, çaresizliğin, haksızlığın, pişkinliğin, bencilliğin ve tam manasıyla gerçek kötülüğün de günüydü o gün. Başlasam yazmaya roman olur, olur ama okumanıza lüzum yok. Her sayfasını ezbere biliyorsunuz siz de. Susabilirsiniz ama bilmiyormuş gibi yapamazsınız.
Nasıl yaşayacağımızı bırakıp, nasıl ve ne şekilde öleceğimizi düşünür olduk o gün. Artık hiçbirimiz eskisi gibi değiliz, kıyas kabul etmez ama 10!değil, 81 il hasar aldık o gün. Hatırlatmak için iki kelam et dediler… İnsan unutulmayanı nasıl hatırlatsın? Geçmeyeni nasıl ansın? Deprem benim dünümde değil maalesef… Yaşananlara çaresiz bugünümde. Benim de başıma gelir mi korkusuyla yarınımda. O yüzden süslü cümlelerle edebiyat parçalayacak halim yok bu gece. O insanların gözyaşı kurumadan, her biri sıcak yuvasına, işine, aşına kavuşmadan olmaz. Hukuk önünde hakkını arayan, yitirdiği canların hesabını soranların içi soğumadan olmaz. Yıl geçmiş… Ne geçmiş efendim? Üç ay olmadı daha göçük altından cenaze çıkalı… Hayatını kaybedenlere rahmet, geride kalanlara sabır diliyorum. Bir gram dahi hafifletebilme ihtimalim varsa yükünüzü, namus sözüdür, ömrüm yettiğince çabalayacağım. Bu amaçta yalnız olmadığımın da farkındayım.