CHP Kadın Kolları 12-13-14.Dönem Antalya İl Başkanı
Antalya Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi
Kepez Belediye Meclis Üyesi
CHP Antalya 28.Dönem Milletvekili Adayı
Cumhuriyet Halk Partili Kadın Belediye Başkanları Ortak Açıklamasıdır;
Son günlerde kadınları hedef alan, ahlak ve vicdan sınırlarını aşan saldırılar; sadece belirli kişilere değil, siyasetin onuruna, kadınların kamusal yaşam mücadelesine ve demokratik siyasete yönelmiş organize bir itibarsızlaştırma girişimidir.
Bizler, kadın siyasetçiler olarak; sistematik hale gelen hakaret dilini, yalanı, iftirayı ve kadın siyasetçiler üzerinden yürütülen linç kampanyalarını en güçlü şekilde kınıyoruz.
Türkiye siyasetinde geçmişte de sert tartışmalar yaşanmıştır. Ancak bugün gelinen noktada hakaretin, yalanın ve iftiranın olağanlaştırıldığı; ailelerin, çocukların ve kişisel hayatların hedef haline getirildiği zehirli bir siyasi iklim yaratılmıştır. Kadın siyasetçileri, kadınları susturmayı, itibarsızlaştırmayı ve toplum önünde yalnızlaştırmayı amaçlayan bu kirli anlayışı kabul etmiyoruz.
Kadınların namusuna, ahlakına ve kişilik haklarına yönelik alçakça saldırılar hiçbir koşulda kabul edilemez. Kadınların siyaset yapma hakkını baskı altına almak, onları aşağılık ithamlarla hedef göstermek ve kamuoyu önünde itibarsızlaştırmaya çalışmak; demokratik siyasete vurulmak istenen ağır bir darbedir. Çünkü hedef yalnızca bugün görev yapan kadın siyasetçiler değildir; hedef, yarının kadın siyasetçileridir.
Kadınların siyasette daha fazla yer almasını engellemek, genç kadınlara “bedeli ağır olur” mesajı vermek isteyenlere açıkça söylüyoruz: Başaramayacaksınız.
Bir insanın onuruna, ailesine, hayatına ve emeğine yalanlarla saldırmak; yalnızca siyasi bir çirkinlik değil, aynı zamanda büyük bir vicdan ve ahlak sorunudur. İnancı, ahlakı ve toplumsal değerleri dilinden düşürmeyenlerin; iftira karşısında sessiz kalması, hatta bu kötülüğü desteklemesi kabul edilemez.
Yargı eliyle siyaset dizayn edilirken, kadınların siyasetteki varlığını hedef alan bu karanlık dil; bizleri korkutamayacak, susturamayacak ve geri adım attıramayacaktır. Tam tersine, kadınların eşit temsil mücadelesini daha da büyütecek; dayanışmayı daha da güçlendirecektir.
Kadınların kamusal yaşamda, karar alma mekanizmalarında ve siyasette eşit biçimde yer alma hakkı; hiç kimsenin karalama kampanyalarıyla engellenemeyecek kadar meşru ve güçlüdür.
Bugün kadın siyasetçilere yöneltilen saldırılar karşısında sessiz kalmayan herkes, aynı zamanda demokratik toplum düzenine de sahip çıkmaktadır.
Bu ülkenin vicdanına, kadınların dayanışmasına ve halkımızın sağduyusuna güveniyoruz.
Kadınları hedef gösterenlerden, nefret dilini büyütenlerden ve iftirayı siyaset yöntemi haline getirenlerden hukuk önünde ve toplum vicdanında mutlaka hesap sorulacaktır.
Ortaya atılan tüm yalanlar, hakaretler ve kişilik haklarına saldırı niteliğindeki ifadeler hakkında gerekli suç duyuruları yapılmıştır. Başlatılan yargı süreçlerinin sonuna kadar takipçisi olacağımızı, kadınların onurunu ve siyaset yapma hakkını hedef alan herkesin hukuk önünde hesap vermesi için mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz.
Muhittin Böcek hakkındaki iddialara mektupla yanıt vermiş:
-Altı kez adaylık süreci yaşadım, adaylık için 1 kuruş para verdiysem şerefsizim.
-Ama bana iftira atmak karalamak için sizlere, Sayın Akın Gürlek Bakanımıza, kamuoyuna sosyal medya dahil yazan çizen, yanlış bilgi verenler ispatlamazsa alçaktır, şerefsizdir, namussuzdur.
-Genel Başkanım Sayın Özgür Özel ile Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek arasındaki söylemler siyasidir.
-Ancak Sayın Bakan'ın Muhittin Böcek’le ilgili iddia var demesine çok üzüldüm.
-16-18 Mart mahkemeye çıktım. Üzerime atılı iddialara tek tek cevap verdim, çürüttüm.
-Alnım açık başım dik.
Kamuoyunun Bilgisine;
Bu satırları tutuklu edildiğim dört duvar arasında 9 aydır sessizce yürüttüğüm onurlu mücadelemin sesini duyurmak için yazıyorum. Ülkemizde son dönemde yaşanan hukukun güvenirliliğini siyasilerimiz her gün tartışıyor, ben de adalete olan inancımı korumaya çalışıyorum. Bağlılığım sadece hukuki değil aynı zamanda hayati bir meseleye dönüştü. 10 defa hastaneye kaldırıldım. 12 olan ilacımın 22’ye çıkmasıyla ayakta durmaya çalışıyorum.
Genel Başkanım Sayın Özgür Özel ile Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek arasındaki söylemler siyasidir. Ancak Sayın Bakanın Muhittin Böcek’le ilgili iddia var demesine çok üzüldüm. 16-18 Mart mahkemeye çıktım. Üzerime atılı iddialara tek tek cevap verdim, çürüttüm. Alnım açık başım dik. Turgut Özal, Mesut Yılmaz, 1994 Anap Merkez İlçe Başkanı, 18 Nisan 1999 Konyaaltı Belediye Başkanı, 2004-2009 CHP Deniz Baykal, 2014 Sayın Kılıçdaroğlu, 2019 Millet İttifakı Sayın Kılıçdaroğlu, Sayın Meral Akşener 2024. Sayın Genel Başkanım Özgür Özel 6 defa aday oldum; 6 mazbata aldım. Allahıma şükür hiç kaybetmedim.
6 kez adaylık süreci yaşadım, adaylık için 1 kuruş para verdiysem şerefsizim. Ama bana iftira atmak karalamak için sizlere, Sayın Akın Gürlek Bakanımıza, kamuoyuna sosyal medya dahil yazan çizen, yanlış bilgi verenler ispatlamazsa alçaktır, şerefsizdir, namussuzdur.
Görevim gereği 40 il’e gittim. Devletimin polisi, 3 korumam ve çok tecrübeli şoförlerim, çalışma arkadaşlarım, başdanışmanım; hepsi kıymetlilerim. Apar topar İstanbul’a götürüldü, sadece bir iftirayla tutuklandılar. İçim yandı, onların çocukları var, annesi, ailesi rahatsız olanları var. Yazıktır, günahtır, ilahi adalet vardır. Bunların suçu 7/24 Başkanıyla deprem bölgelerine, sel afet yangın bölgelerine koşmaları yardımcı olmalarıdır. Manisa’ya polis kardeşim ve ekiple görev yazıları vardır. Benim hayatım boyunca gizli kapaklı işim olmamıştır. Covid sürecimde yoğun bakımda kapımda sabahladılar.
İnsan bazen susar içinde yankılanan tek bir soru vardır; “Neden
Gökyüzüne bakar kalbine döner “Ey Allahım, bu yük neden? Bunu hak edecek ne yaptım?” Sonra da hatırlarız bu yaşananlar sınavdır. Ama sadece benim değil hepimizin bir sınavıdır. İsyan yok! Çünkü biliriz ki Rabbim adildir. Hiçbir emek hiçbir alın teri sahipsiz değildir.
Her zamanki gibi devlet terbiyemizle devlete adalete olan inancım ve bağlılığımla üslubumla nezaketimiz ve duruşumuzla “Herkesin Başkanı” olduğumun bilinciyle 6 defa mazbata almama destek olan ömrümün yarısını adadığım hemşehrilerime derin sevgi ve saygılarımla. Umutla Hasretle
Sevgili Antalyalı hemşehrilerim,
Bu bayram içimde tarif etmesi zor bir boşluk var.
Yıllardır bayramlarda Antalyalı hemşehrilerimle bir araya geldim; el sıktım, gönül paylaştım. Bu kez fiziken yanınızda olamasam da kalbim yine Antalya’da. Çünkü bayramın ruhu sadece yan yana olmak değil, aynı duyguda buluşabilmektir.
En çok da içimi acıtan; anne ve babamın mezarına gidememek… Bayram sabahı başlarında dua edememek, o sessizlikte onlarla konuşamamak… Bir evlat için bunun ağırlığını tarif etmek kolay değil.
Torunum daha çok küçük… Onu gönlümce göremiyorum, o minicik ellerini tutamıyorum. Belki henüz bayramın ne demek olduğunu bile bilmiyor. Ama biliyorum ki önümüzde birlikte geçireceğimiz çok bayram, biriktireceğimiz çok güzel anı var.
Antalya’yı düşünüyorum… Sokaklarını, insanlarını, o bayram telaşını… Belki bir yerlerde benim yokluğum hissediliyordur. Ama bilin ki benim içimdeki eksiklik de sessiz ama derin.
Bayram; sevdiklerine kavuşmaktır. Ve bazen en ağır imtihan, o kavuşmayı sabırla beklemektir.
Ben buradayım. Aynı inançla, aynı kararlılıkla… Antalya için, halkım için düşünmeye devam ediyorum.
Bu bayram ellerinizi sıkamasam da, tüm Antalyalı hemşehrilerimin bayramını yürekten kutluyorum.
Bayramın getirdiği birlik, umut ve dayanışma hepimizin içinde olsun.
Sevgili Antalyalılar,
Sizleri sevgi, özlem ve hasretle selamlıyorum. Hemşehrilerim, sizlere seçim döneminde bir söz vermiştim "Herkesin Başkanı" olacağım diye. Bu ifade bir kampanya sloganı değil, bir yönetim anlayışının taahhüdüydü. Göreve geldiğimden bu yana hiçbir mahalleye, hiçbir vatandaşa, siyasi bir görüşe mesafe koymadım. Sandıkta farklı tercihler yapılmış olabilir ancak hizmet söz konusu olduğunda Antalya'mı asla ayrıştırmadım. Çünkü belediye başkanlığı parti rozetiyle değil, kamu sorumluluğuyla yapılır.
Ben bu güzel şehrimin tamamına hizmet etmeyi görev bildim. Oy veren, vermeyen, destekleyenin, eleştirenin de başkanı oldum. Antalya'mın birliğini, beraberliğini ve ortak geleceğini her türlü siyasi hesabın üstünde tuttum. Bizim Yörükler için emanet kutsaldır. Bu makam da kutsaldır. Ben o emanete 32 yıldır 6. defa aldığım mazbatam için gece gündüz çalıştım.
Bugün burada bulunmam hayatım boyunca savunduğum değerleri değiştirmez. Benim için asıl olan bu şehrin evladı olarak alnım açık, başım dik olmasıdır. Yaptığım hayır işlerinde, yürüttüğüm kamu görevinde de tek ölçüm vicdanımdır. Hayatım boyunca hesabını veremeyeceğim hiçbir yanlışa adım atmadım.
İlk günkü heyecanla, inançla ve daha güçlü bir şekilde Torosların rüzgarı, özgürlüğün ve adaletin sesi olarak esmeye devam edecek.
Sevgi ve hasretle...
Sevgili Antalyalılar,
Kıymetli hemşehrilerim,
Hepinize sağlıklı, mutlu, güzel bir hafta diliyorum.
Dört duvar arasında olsam da kalbim, gönlüm sizlerle.
Hepinizi çok özledim.
Sevgiyle, adaletle, Cumhuriyetle, Atatürk ile kalın.
Sevgi ve hasretle,
Muhittin BÖCEK
Sosyal medyada, bazı troller tarafından başka bir partide siyaset yapacağım yazılıyor, çiziliyor. Buradan o trollere sesleniyorum: Siz aldığınız ücret kadar https://t.co/jNx7K7XbEhşarı tesadüfle gelmiyor. Hayatım boyunca çalıştım, didindim.Önüme altın tepsilerle makamlar sunulmadı.Evimden, ailemden, arkadaşlarımdan fedakârlık ederek bugünlere geldim. Vekilliğim döneminde evladımın canıyla tehdit edildim. Bugün belediyeden menfaat elde edemeyenler, trol ekipleriyle saldırıyor. Ben Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi'nin evladıyım. Atatürk milliyetçisiyim; devletine, vatanına, milletine, bayrağına canını verecek kadar bağlı bir Cumhuriyet Halk Partiliyim. Öyle partinin içinde siyaset yapamayacak bir alan kalmazsa da yine bu partide yeni bir alan açarım. Geçmişte kapıdan kovdular bacadan girdim yine gerekirse bacadan girerim.Gerisi vız gelir, tırıs gider.
Havalimanı ve uçuş sürelerine ilişkin bugün yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim.
Antalya’dan İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na uçuş saatim 13:20 idi. İlk gecikme 14:05, ikinci gecikme 14:20 oldu. 14:40’da uçağın kapı kapatması, 10 dk taxi ile doğu pistine varış ve 24 dk kalkış için sıra bekledik. Kalkış saatimiz 15:14’ü buldu.
Neredeyse 2 saatlik bir gecikme ve bizden sonra doğu pistinde kalkış sırasında bekleyen 16 uçak…
Elbette daha fazlası olduğunu da görüyor ve biliyoruz! Şimdi soruyorum:
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, askeri pistin kullanımı için hazırladığı rapor gibi Doğu Pisti için de bir rapor düzenleyecek mi?
DHMİ, hava trafik kontrollerinin inisiyatif almaları için talep ve hak ettikleri maaşları için yasa teklifinden komisyon aşamasında geri çektikleri maddeyi tekrar gündeme alacak mı?
İçinde bulunduğumuz çağda kuşkusuz sahip olduğumuz en değerli şey zamandır. Geri getiremediğimiz, yerine koyamadığımız bir değer… Zaman kaybederken aslında, bu zamanı sevdiklerimizden, sağlığımızdan, işimizden, kendi geleceğimizden çalıyoruz. Kimsenin bu değeri bizden çalmaya hakkı yok!
Havayolu taşımacılığında genelde her şeyin zamanında gerçekleşeceğine olan inancımızla planlarımızı yapıyoruz. Burada yaşanan zaman kayıpları havayolu taşımacılığına olan güveni de azaltacak, insanları planlarına sadık kalabilecekleri başka alternatiflere yönlendirecektir.
Ne yazık ki son dönemde tüm havayollarının zamanında kalkış iniş saatlerindeki yüzdelik oranında vahim düşmeler vardır. Bu gecikmeler havayollarının hem imajına hem müşteri memnuniyetine ve ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Bu sorun artık sadece birkaç şehrin değil bütün ülkenin sorunu haline gelmiştir.
Ancak, planlamasını çok uzun süre önce yapan insanların şu anda başka alternatifleri yoktur ve bu plana sadık kalınamaması genel anlamda başta turizm olmak üzere birçok sektörü olumsuz etkilemektedir. İlgili kişi ve kurumları daha duyarlı olmaya ve sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyorum hem de hiç vakit geçirmeksizin…
@dhmikurumsal@SHGM
Ali İsmail Korkmaz’ın aramızdan ayrılışının 11. yılında onu özlemle anıyoruz.
Hep birlikte Ali İsmail’in düşünü kurduğu,nefes alabileceğimiz, özgür, eşitlikçi ve çatışmasız bir dünya için çalışmaya devam ediyoruz.
Birlikte daha güçlüyüz.
#aliismailkorkmaz#DüşlerindeÖzgürDünya
Bugün, 8 Temmuz 2018'de yaşanan Çorlu tren kazasının yıldönümünde hayatını kaybedenleri anıyoruz. Bu büyük acıyı unutmadık ve unutmayacağız. Sevdiklerini kaybeden ailelere sabır diliyor, bu tür trajedilerin bir daha yaşanmaması için gerekli adımların atılmasını umuyoruz.
yönetim kurulu üyelerime emekleri için birkez daha teşekkür ediyor, aramızdan ayrılan yol arkadaşlarımızı özlemle anıyorum.
Çok değerli CHP Kadın Örgütümüzle nice başarılarda buluşmak üzere..
Hepinizi saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum...
CHP Kadın Kolları Antalya Olağan İl Kongremizi tamamladık. Kongremizi demokrasi şölenine çeviren değerli adaylarımız Necla İnci Bayrak ve Sultan Yeğen'e çok teşekkür ediyor, yarışı önde tamamlayan Necla İnci Bayrak'ı bir kez daha kutluyorum.
Emek Örgütleri'ne ve Basın'a katılımları için çok teşekkür ediyorum.
3.dönemdir onur ve gururla yaptığım Kadın Kolları Antalya İl Başkanlığı görevimi başarıyla tamamlamanın verdiği mutluluk ve hüzünle; bana yoldaş olan, gecesini gündüzüne katıp yılmadan yorulmadan çalışan değerli
2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli'nde hayatını kaybedenleri saygı ve özlemle anıyoruz. Vahim olay, ülkemizin tarihine kara bir lekedir, vicdanlarımızda derin yaralar açmıştır. Birlikte yaşama kültürünü, hoşgörüyü ve barışı savunacağız. Kaybettiklerimizi unutmadık, unutturmayacağız.