ankara ‼️
riff pub
sakal pub
haymatlos pub
gabo kitchen
junk vegan
amelies garden & cocktails
last penny pub
kült kavakl��dere sineması
kanta coffee shop
kamara coffee shop
v24 coffee club
müjgan (100. yıl - tunalı - bahçelievler)
cafe kish
hezarfen pub
martin gastro pub (backyard secrets)
kakule fırın
dharma coffee
pusula sahaf
pulp fiction pub
f451 brew coffee
kumbara vintage
2 nisan günü farkındalık yaratmak amacıyla kapalı olacaklar. genel bir tüketim boykotundayız evet, ilerleyen zamanlarda bu işletmelere sahip çıkalım.
Ulan siz yıllardır bizi boykot ediyorsunuz. Akp’li olmayıp, savcı, hakim, memur, kaymakan, vali olabilen var mı? Seçtiğimiz belediye başkanlarına bile akp’li kayyumlar atıyorsunuz biz kendi paramızla sizi boykot edince faşist oluyoruz öyle mi? Sie
PayPal’ı, Booking’i, Instagram’ı aniden yasaklayarak girişimcilerin satış ve ihracatını baltalayarak, dünya şarap üretiminin merkezi olabilecekken kasten engeller koyarak, küçük işletmeleri dışlayıp kredileri, teşvikleri sadece eşe-dosta dağıtarak ekonomiyi mahveden hükümet değilmiş gibi, hukuk talebiyle boykot yapılınca “ekonomimize zarar veriyorsunuz” diye ağlayan herkes iki yüzlüdür. Başta da ticari ve sınai aktörleri temsil ettiğini iddia eden kurumların koltuklarını işgal edenler.
Bu ülkede şafak baskınıyla kimler gözaltına alınır, kimler alınamaz?
ALINMAZSINIZ:
Kendi bakanlığınıza kendi şirketinizden yüksek fiyatla dezenfektan satan bir bakansanız
Yüzde yüz kusurla trafikte bir genci canından etmiş bürokrat kızıysanız
Eşi tarafından borsa vurgunuyla suçlanan eski SPK başkanının milletvekili kızıysanız
Dini sömürerek kaynağını açıklayamadığınız bir servetle etrafta gezen tarikat şeyhiyseniz
25 yıl başkentin tüm parasını dinozor maketlerine yatırmış, kendi partilileri tarafından 'kenti parsel parsel dağıtmakla' suçlanan eski belediye başkanıysanız
Depremde yüzlerce kişiye mezar olan kolonu kesilmiş bir apartmanın paragöz müteahhidiyseniz
İşçilerin ihlaller nedeniyle göçük altında can verdiği bir madenin sahibiyseniz
Gece gündüz halkın bir kısmının yaşam tarzına, laikliğe, cumhuriyete, demokrasiye küfreden, her kesimi tahrik eden bir trolseniz
İşçinin hakkını yiyen herhangi bir patronsanız
Hükümetin küçük ortağıyla arası iyi bir mafyaysanız
ALINABİLİRSİNİZ:
Anayasal hakkını kullanıp protestolara katılan bir gençseniz
Halka haber ulaştırmaya çalışan bir gazeteciyseniz
Sokak röportajında düşüncelerini söylemiş, yöneticileri eleştirmiş bir vatandaşsanız
Paylaştıkları trollerin radarına girmiş, hakkında iftiralar başlamış muhalif bir sosyal medya kullanıcısıysanız
Bir sonraki seçimi kazanma ihtimali çok yüksek görünen muhalif bir belediye başkanıysanız
GEZİ’de mesele nasıl sadece ağaçlar değildiyse, doğrudan Recep Tayyip Erdoğan’a karşı Türkiye çapında başlatılan bu ikinci büyük isyan dalgasında da mesele sadece Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptali veya 90 kişiyle birlikte göz altına alınması değildir.
Mesele sistem haline getirilmiş adaletsizliktir, hukukun araçsallaştırılması, biat etmeyene düşman hukuku uygulanması, kuralsızlık, yolsuzluk, kayırmacılık, nepotizm, zorbalık, keyfilik ve hesap vermezliktir.
Mesele öğrencisinden emeklisine, işçisinden memuruna halk açlık, yoksulluk, fakirlik, sağlıksız beslenme ve sağlıksız yaşam koşulları, işsizlik, çaresizlik ve kendisi ve ailesi için devasa bir gelecek kaygısı içinde perişan halde hayatta kalmaya çalışırken, iktidar mensuplarının ve yandaşlarının aşırı zenginleşmesi, çakarlı araçlar ve korumalarla, kaynağı belirsiz paralarla ultra lüks hayatlar yaşamalarıdır.
Mesele ehliyetsizlikten, liyakatsizlikten, denetimsizlikten Soma’da madende, Çorlu’da trende, Bozkurt’ta selde, Kartalkaya’da tatilde bir tek kişinin bile ölmemesi gereken yerlerde yüzlerce insanımızın ölmesidir.
Mesele durdurulamayan kadın cinayetleridir, iş kazalarında %90’dan fazlası önlenebilir sebeplerle meydana gelen ölümlerdir.
Mesele 6 Şubat depremlerinde, dışarı kaçabilmiş insanlar sokakta dehşet içinde kar, kış, yağmur, çamur altında, eksi derecelerde hayatta kalmaya çalışırken, 140 yıllık şanlı Kızılay’ın başkanının, depolarında bir alıcı çıkana kadar beklettiği çadırları satmasıdır, enkaz altında kurtarılmayı bekleyen insanlarımızın, başında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin olduğu işe yaradığı tecrübeyle sabit afetlerle mücadele sistemimiz yok edildiği için pisi pisine ölmesidir.
Mesele dinciliktir, Allah ile aldatmak, Kuran ile aldatmak, yaşam tarzı dayatması, özgürlüklerin kısıtlanması, çocukların zorla imam hatiplere yollanması, Türkiye’nin Araplaştırılması, camiye de, kışlaya da, her yere de siyasetin sokulmasıdır.
Mesele emperyalizmin Türk’e en büyük tuzağı, Ilımlı İslam diye hayatımıza soktuğu ve iktidar güçlendikçe Radikal İslam’a dönüşen Siyasal (CIA’SAL) İslam’dır ve onun iktidardaki elemanlarıdır.
Mesele bölücülüktür, bebek katili terör örgütünü muhatap almak, pazarlık etmek, 50.000 kişinin katili, ağırlaştırılmış müebbet cezasını çeken Teröristbaşı’nı TBMM’nde konuşturmaya çalışmak, Anayasa’nın değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez ilk 4 maddesine saldırmak, Anayasa’dan Türk’ü çıkarmaya çalışmak, Türk milletini var eden 30 küsur etnisiteden sadece birinin dili olan Kürtçeyi resmi dil yapmaya çalışmak, hepimizi bu ülkenin eşit, özgür ve egemen sahibi kılan Türk milleti tanımını ırkçılaştırmaktır.
Mesele bedeli Atalarımızın kanlarıyla ödenmiş büyük Türk milletinin biricik vatanına milyonlarca ne idüğü belirsiz Suriyelinin, Arap’ın, Afgan’ın, Pakistanlının, Afrikalının, bilmem nerelinin ortak edilmesi, yüz binlercesine yasa dışı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı verilmesidir.
Mesele Hudut Namustur diyerek binlerce şehit vermişken, kevgire döndürülen sınırlarımızdan önüne gelenin vatanımıza sokuşturulmasıdır, Ege’deki 20 Adamızın ve 2 Kayalığımızın Yunanistan’a terk edilmesi, diğer Yunan Adalarıyla birlikte bize karşı yasa dışı silahlandırılmasına göz yumulması ve egemenlik haklarımızdan tavizler verilmesidir.
Mesele madenlerimizin, ormanlarımızın, zeytinliklerimizin, SİT alanlarımızın, kıyılarımızın, doğal güzelliklerimizin ve her şeyimizin yağmalanmasıdır.
Mesele bütün sınav sorularının çalınması ve yandaşlara dağıtılmasıdır, Hakimlik Sınavında biri rekor kırarak iki kere birinci, bir kere sekizinci olan adayın her mülakatta ısrarla elenmesidir, mülakatı kaldıracağız sözü verdikleri halde asla yapmamalarıdır, Türk milletini cahil bırakmak için milli eğitimin sistematik olarak niteliksizleştirilmesidir.
Mesele Büyük Kurtarıcı ve Büyük Kurucu Atatürk’e düşmanlıktır, Cumhuriyet’e ve Cumhuriyet’in kazanımlarına düşmanlık, laikliğe düşmanlık, çağdaş dünyanın değerlerine düşmanlıktır.
Mesele hak temelli yaşam anlayışına karşıtlıktır, insan haklarına, kadın haklarına, çocuk haklarına, insanların farklı yaşam tarzlarına, hayvan haklarına, doğa koruma yasalarına, düşünce ve ifade özgürlüğüne karşıtlıktır.
Mesele iktidarın 23 yıllık çok ağır bilançosunun ve iktidarda kaldıkları her günün, Türk milletinin yaşam kalitesini daha fazla mahvetmesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bekasını ve güvenliğini çok daha fazla tehdit etmesidir.
Mesele bu harika ve bereketli ülkede, muhteşem coğrafyada harika insanlarla birlikte hepimizin ortak geleceğidir. Hiçbir tek adamın hezeyanlarına ve sayesinde, oligarklaşanından kendi küçük çıkarlarının peşinde koşan vatan, millet sevgisinden yoksun yandaşlarına feda edilemez.
Eğer üç köpeği ve 11 kedisi ile kadincagizı bilerek yaktıysa birileri,
Bu; kutuplaştırmanın,
şiddeti serbestleştirmenin sonucudur.
Hayvaseverseniz öldürülebilirsiniz.
Hepinize hayırlı olsun bu karanlık ülke!
Bilerek, isteyerek, tasarlayarak, planlayarak bir insanı öldüren, cinayet işlemiş kişiye katil (cani) denir.
Sadece insanı mı?
#TamKadroMeclisteHayırDe