"Elleri havada, talimatlara uyarak ve askerlerinin önüne geçerek teslim olan Yzb. Yasin Özdemir hunharca katledildi.
Yere düşmesi sonrasında bile 4-5 el ateş edildi."
15 Temmuz gecesi Jandarma Karargahında ki gerçekler için izleyin.
Beştepe Belgeseli:
https://t.co/TGCbicq6Jh
Bir deniz subayının kırk yılı aşan meslek hayatı…
ALESTA Yeni Rota’nın bu haftaki konuğu Tümamiral Mustafa Zeki Uğurlu.
11 Temmuz Cumartesi
TSİ 19.00
ALESTA YouTube Kanalı’nda
Tümamiral Uğurlu, yaşadıklarını, tanıklıklarını ve yıllar içinde biriktirdiklerini tüm açıklığıyla anlatıyor.
Askerî okullardan amiralliğe uzanan bir yolculuk; devletin içindeki yapılanmalar, haksız suçlamalar, vatan kavramı, sürgün, hafıza ve kimlik…
Unutmak mı, hatırlamak mı?
Geçmişten geriye ne kalır: yaşananlar mı, mücadele mi, yoksa insanın kendine tuttuğu ayna mı?
BEŞTEPE belgeselinden
''Elindeki sigarayı avucumda farklı yerlere bastı. Bana 'Fatiha suresini oku' dedi. 'Niye okuduğunu biliyor musun?' diye sordu. Artık dedim beni öldürecekler. Sonra silahına bir mermi sürdü.''
''İkinci ya da üçüncü gün #AkınÖztürk'ü salona getirmişlerdi. Erlerden seçtikleri kişilerle Akın Paşa'yı darp ettirmişlerdi. Asla o günü unutamam''
#BeştepeBelgeseli
-Siz 50 bin öğretmeni bir gecede KHK ile sokağa atarsanız.
-Öğretmenler üzerinde baskı kurarsanız.
-Okulları yandaş öğretmenlerle doldurursanız.
-Öğrencilerin gelecek umutlarını ellerinden alırsanız.
-Okullarda ve mahallelerde çeteleşmeyle mücadele etmezseniz.
-Öğrencileri sadece test çözmeye yönlendrirseniz....
İşte olacağı buydu.
KHK'lı bir garip intihar etmiş.
Zindan bir ölüm
dışarısı başka bir ölüm.
Garibim de ölümlerden ölüm beğenmiş.
Ve artık taşıyamadığı bedenini
erdemlerini kaybetmiş toplumun yüzüne
fırlatıp gitmiş.
Hapiste bedene vurulan prangalar
dışarıda tüm varlığına yönelmiş.
Gözyaşlarıyla...
HASAN BALCI SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI
Dünyadaki iki evladı cezaevinde olan, kendisi de iki yıl cezaevinde kaldıktan sonra beraat eden KHK'lı bürokrat Hasan Balcı Ankara'nın Hasanoğlan ilçesinde defnedildi.
Biri Sincan'da diğeri Antalya'da tutuklu iki oğlunun cenaze törenine katılmasına izin verilmedi. Balcı'yı toprağa yakınları koydu.
Definden sonra Hasan Balcı'nın yaşlı annesi ile Gökhan ve Halil Balcı'nın eşleri ve torunları mezar başında dua etti.
HASAN BALCI NASIL ÖLÜME SÜRÜKLENDİ?
Çocukları TSK'da, kendisi de Atatürk Araştırma Merkezinde saygın bir bürokrat olan Hasan Balcı'nın hayatı 15 Temmuz 2016'da bir daha düzelmemek üzere kırıldı.
15 Temmuz'un karanlık figürü Adil Öksüz tarafından 3 defa arandığı gerekçesiyle tutuklandı. 2 Yıl süren tutukluluk ve yıllar süren yargılama sonrasında beraat etti.
Hasan Balcı, dışarı çıktıktan sonra darbe girişimine katıldıkları iddia edilen iki oğlu için kamu zararına yol açtıkları nedeniyle tazminat davaları açıldı.
Gölbaşı Asliye 8 asliye mahkemesi tedbir Kararı verirken Gölbaşı icra dairesi icra kararı verdi.
Balcı'nın mal varlıkları üzerinde tedbir koymuş, aynı zamanda icra kararı verilmişti.
Bu nedenle tazminatları ödeyemiyordu.
Balcı, beraatının yargıtayda kesinleşmesini bekledi.
Nihayet Yargıtay, Balcı'nın beraatını onayladı.
Bunun üzerine Balcı, 9 Mart 2026'da Gölbaşı 1. Asliye Hukuk Mahkemesine başvurarak taşınır ve taşınmaz malları üzerinde tedbirin kaldırılmasını talep etti.
Yine sonuç alamadı.
Saygın bir brokrat, çevresinde sevilen, imanlı bir insan olan Hasan Balcı, beraat etmesine rağmen ne yaptıysa olmadı.
Ne işine dönebildi, ne iade-i itibar yapıldı, ne de üzerindeki haciz ve icraları kaldırmak için çabaları sonuç verdi.
Adeta bir cenderenin içerisine itildi ve bu cendereden çıkamadı.
Ölüme sürüklendi.
Allah Rahmet etsin.
👇👇👇
https://t.co/ZHBtqgRGpU
KHK'lı iki oğlu Halil ve Gökhan Balcı'nın müebbet hapis cezasıyla cezaevinde tutulduğu KHK'lı Hasan Balcı Ankara’daki evinde intihar etti
DEM Partili Gergerlioğlu: "Siyasi soykırım Türkiye'de devam ediyor!"
Ayrıntılar | https://t.co/z31fp03fAg @gergerliogluof
15 DOKTORA ‘TERÖRİST’ SUÇLAMASIYLA GÖZALTI
Bu sabah, İstanbul merkezli 12 ilde yapılan ev baskınlarında kamuda görev yapan 15’i doktor, 17 kişi gözaltına alındı.
Doktorlar, TUS sınavına çalışmak için kamp yapmak, Bank Asya’ya para yatırmak, ByLock ve ankesörlü telefondan aranmakla ‘suç’lanıyor.
AİHM'in 26 Eylül 2023 tarihli KHK'lı öğretmen Yüksel Yalçınkaya kararına göre, bankaya para yatırmak, derneğe üye olmak, ByLock kullanmak, gazeteye abone olmak, çocukları kapatılan okullara göndermek ya da ankesörlü/kontörlü telefonlardan aranmak gibi eylemler “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesini düzenleyen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 7. maddesi kapsamında suç olarak değerlendirilmiyor.
https://t.co/kGJEXq6AQK
Aşağıdaki konuda 2 olgu var:
1. Soykırım rejiminin tetikçi medya unsurlarının linç örgütlemesi
2. Rejimin #Kapo'larının, zalimle ve zulümle mücadele edenin enerjisini emmek için yapacakları haysiyet cellatlığı ve itibarsızlaştırmaya bu sahtekarlıkları referans/kaynak göstermesi
Soykırım rejiminin masum vatandaşları bir ölüm koridoruna iterken hukuku, ahlakı ve hakikati nasıl iğfal ettiğini bu vaka üzerinden açıkça görüyorsunuz.
#HasanBalcı'nın çok ileri yaşında intihar etmesi sıradan bir intihar vakası değil, soykırım rejiminin bizzat işlediği bir "Kusursuz Cinayet"tir.
Rejim, hedef yaptığı masum insanların sadece özgürlüklerini değil, yaşama iradelerini de kırmak üzere bir açık hava gettosu inşa etmiştir.
@ErginSedat1 vb'nin "Aile Boyu Darbeciler" manşetleriyle tüm toplumun önünde onuru, haysiyeti ve itibarı linç edilmiştir.
Rejim, 70 yaşındaki bir babanın tüm yaşama tutunma dallarını (evlatları, mesleği, özgürlüğü, onuru) sistematik olarak kesmiş ve onu psikolojik/sosyal bir ölüm koridorunda nefessiz bırakarak hayatına son vermeye mecbur bırakmıştır.
Bu trajedi, rejimin bir insanı yok etmek için sadece cezaevi duvarlarını değil, yalan haberleri ve silinen kamera kayıtlarını da nasıl birer soykırım silahı olarak kullandığını ispatlamaktadır.
TCK Md 76/1-c'de tanımlanan "grubun, tamamen veya kısmen yok edilmesi sonucunu doğuracak koşullarda yaşamaya zorlanması" suçu tam olarak budur.
KORKUNÇ BİR HUKUKSUZLUK
Haksız yere 20 ay hapis yatırılan KHK'lı Hasan Balcı (68), dün gece Ankara'daki evinde İNTİHAR ETTİ.
İktidar medyası tarafından ailece hedef gösterilen Balcı'nın uğradığı haksızlığı gazeteci Müyesser Yıldız yazmıştı.
Yıldız'ın 30 Mayıs 2018 tarihli, “Adil Öksüz Aradı” Denilen O Baba 20 Ay Sonra Tahliye Edildi" başlıklı yazısı, insanları hayatına mal olan KHK hukuksuzlukların ne olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
Müyesser Yıldız o yazısı:
"Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Akıncı davasında bugün 10 sanık hakkında tahliye kararı verildi.
Tahliye edilen sanıklar; Hasan Balcı, Samet Acar, Hüseyin Arı, Yasin Göbütoğlu, Hasan Akın, İsmail Boyacı, Eyüp Mert, Burhan Yaranç, Süleyman Zengin, Gökhan Gültekin Demir.
Bunlardan, 481 sanıklı davanın 6 sivil isminden birisi olan Hasan Balcı’ya dikkat çekmek istiyoruz.
Atatürk Dil Tarih Yüksek Kurumu’nda şube müdürüyken, gözaltına alının 70 yaşındaki Balcı 20 aydır tutukluydu.
Tutuklanmasının sebebi de TSK imamı olduğu belirtilen Adil Öksüz’ün 17 Temmuz 2016’da Sincan Batı Adliyesi’nde gözaltındayken, Balcı’yı 3 kez aramasıydı.
Baba Balcı’dan önce ise asker olan iki oğlu Halil Burak Balcı Akıncı Üssü’nde, Gökhan Balcı da Genelkurmay’da darbe teşebbüsüne katıldığı iddiasıyla tutuklanmıştı.
20 aydır Baba ve Oğulları aynı koğuşta yatıyordu.
Medyamız, iddianameden hareketle bu isimler için “Aile boyu darbeciler” başlıklarını attı. Hasan Balcı’nın, “Darbenin önemli sivil ayaklarından” olduğu yazıldı.
Oysa bazı şeyler göründüğü gibi değildi.
Baba Hasan Balcı’nın durumunu ilk olarak 10 Nisan 2017’de gündeme getirdik.
Darbe teşebbüsünden yaklaşık 60 gün sonra 23 Eylül’de tutuklanmıştı
Polis ve Mahkemedeki ifadesinde, Adil Öksüz’ü tanımadığını, Akıncı’da gözaltına alınıp, Sincan Adliyesi’ne götürülen oğlu Halil Burak Balcı’nın o gün kendisini üç kez bilmediği bir numaradan arayıp, avukat istediğini söylemişti.
17 Nisan 2017’de kabul edilen Akıncı İddianamesi’nde ise Hasan Balcı’yla ilgili epey karışıklık vardı.
Mesela onunla ilgili bölümde, ifadelerinden tek satır yok, Adil Öksüz’le sık sık ABD’ye gittiği, darbenin önemli sivil ismi olduğu vurgulanan Kemal Batmaz’la birlikte darbenin ertesi sabahı Kazan’da gözaltına alınan, darbe gecesi de Akıncı Üssü’nde görüldüğü söylenen Harun Biniş’in ifadeleri vardı.
Biniş’in ifadelerinin altına ise Balcı’nın MASAK, KOM ve HTS analiz raporları konmuştu. MASAK raporuna göre, “Şüpheli, darbeye teşebbüs faaliyeti kapsamında hakkında işlem yapılan şüpheli Halil Burak Balcı ve hakkında FETÖ/PDY kapsamında işlem yapılan Gökhan Balcı ile havale işlemi gerçekleştirmiş”ti. Yani oğullarıyla.
Sonraki süreçte verilen ifadelerle “Adil Öksüz’le telefon görüşmesi” gerçeğinin ne olduğu ortaya çıktı.
Şöyle ki; O gün Sincan Batı Adliyesi Nezarethanesi’nde Adil Öksüz’ün yanısıra birçok asker de gözaltındadır. Savcılık ifadeleri için avukatlarının gelmesi gerekir. Ancak görevli askerler, şüphelilerin Nezarethanedeki telefondan ailelerini veya avukatlarını aramasına izin vermez. Bu arada Adil Öksüz, kendisinin telefonlarının orada olduğunu söyleyince, bu telefonlar getirilir ve askerler sırasıyla ailelerini veya avukatlarını arar. Bunlardan birisi de Halil Burak Balcı’dır. Babası Hasan Balcı’yı arayıp, durumu bildirmiştir.
Nitekim Adil Öksüz de Adliye’deki ifadesinde, 'Benim telefonda görüştüğüm asker kişi yoktur. Benim telefonumdan sadece bugün koğuştaki asker kişiler kendi ailesini aradılar. Bunun dışında hiçbir askerle görüşmem mevcut değildir” demişti.
-Kamera Kaydı Silindiğinden-
Hasan Balcı daha gözaltındayken 20 Eylül’de, ardından 29 Eylül ve 7 Ekim 2016’da, son olarak da 11 Ocak 2017’de Savcılığa tam dört kez dilekçe verip, şunları anlatmıştı:
“17 Temmuz’da Sincan Batı Adliyesi’ne getirilen oğlum Burak Balcı’ya, Jandarma Kıdemli Başçavuş, ‘Mahkemeye çıkacaksınız, avukat varsa arayabilirsiniz’ demiş. Oradakiler yanlarında telefon olmadığını belirtmişler. Aynı nezarette gözaltında olan bir şahıs görevli personele, ‘Benim telefonum var’ diyerek, poşet içinde ve muhafaza altında tutulan telefonunu istemiş. Görevli Başçavuş da poşetten çıkarıp, vermiş, ‘Kamera karşısına geçin. Görüşmelerinizi kamera önünde yapın. Aradıktan sonra telefonu tekrar teslim edin’ demiş. Bazıları kamera önünde avukatlarını aramış. Oğlum da aynı telefonla beni arayarak, avukat bulmamı istedi. Üç kez aradı, toplam 2 dakika sürdü. Olaya nezarette tutulan 10-15 kişi şahit. Bunlardan bazıları Sincan’da tutuklu Mesut Güney, Fatih Suçatı, Yunus Dağcı, Fatih Pancar ve Hasan Çalmaz’dır.”
Balcı’nın bu iddiaları üzerine o gün ve saatlere ait nezarethane kamera kayıtlarını istenmiş, ancak Savcılıktan 4 ay sonra gelen cevapta, Nezarethane kamera kayıtlarının 15 gün süreyle muhafaza edildiği, bu nedenle 17 Temmuz 2016 tarihindeki görüntülerin bulunmadığı bildirilmişti.
Bu arada şu önemli ayrıntıyı da kaydedelim; Telefonlar verildiğinde ilk kullanan Halil Burak Balcı değil, Adil Öksüz olmuş, telefon değil, ama WhatsApp veya bir başka sistem üzerinden birkaç yeri arayarak, Sincan Adliyesi’nde olduğunu bildirip, avukat istemişti. Ancak Öksüz’ün kimleri aradığı bugüne kadar tespit edilemedi!
Hasan Balcı’yla ilgili son bir not; Darbenin önemli “sivil” isimlerinden olduğu belirtilmesine rağmen, 481 sanık arasında en son sıradaydı.
Ancak 8 Eylül 2017’deki duruşmada, sıradaki diğer sanıkların hazır olmaması ve avukatının da ısrarlı talebi üzerine Balcı’nın savunması alındı. Balcı, önceki ifadelerini tekrarladı. O gün Adil Öksüz’le birlikte gözaltında olan diğer asker sanıklar da Balcı’nın anlattıklarını doğruladı.
Hasan Balcı’nın talebi üzerine dinlenen oğlu Halil Burak Balcı ise, “Bir evlat olarak en zor anımda babamı aramışım. Babam bu yüzden tutuklu, mesleğinden ihraç edildi, onuru zedelendi. Çektiğim vicdan azabını herkesin takdirine bırakıyorum” dedi.
Herkes, Hasan Balcı’nın o günlerde tahliye edilmesini bekliyordu. Olmadı. Tutuklanmasının üzerinden 20 ay, savunmasının üzerinden 8 ay geçtikten sonra bugün tahliye edildi."
ANADOLU AJANSI, HÜRRİYET GİBİ GAZETELER OLAYI NASIL ÇARPITTI
Anadolu Ajansı bu olayı, “Sivil sanık Balcı’nın oğlu Adil Öksüz’ün telefonuyla babasını aradığını kabul etti” başlığıyla vererek, Hürriyet’ten Sedat Ergin ise “Aile Boyu Darbeciler” diye yazarak çarpıttı.
“BABAMI ARADIĞIM İÇİN 1 YILDIR TUTUKLU, ADALETİN TECELLİ EDECEĞİNE YÜREKTEN İNANIYORUM”
Halil Burak Balcı 2017’de mahkemedeki duruşmada, “Kendi öz babamı en zor anımda avukat istemek için aramamdan dolayı babam bir yıldır tutukludur. Olayla uzaktan yakından ilgisi bulunmuyorken benim yüzünden mesleğinden ihraç edildi, onuru zedelendi. Bir evlat olarak bir yıldır babamın tutuklu bulunmasını ve çektiğim vicdan azabını burada hazır bulunan herkesin takdirine bırakıyorum. Kamera kayıtlarının daha sonra silindiğini öğrendik ama bunların imajı alınabiliyormuş. Adaletin tecelli edeceğine yürekten inanıyorum.” diye konuşmuştu.
Haber: https://t.co/MAvF3buU9W