FETÖ'nün kumpasçı savcısı Zekeriya Öz'ün yurt dışına kaçışını siz mi organize ettiniz?
Öz'ün Gürcistan'a geçmeden önce, Fatsa'daki evinizde iki gün boyunca saklandığı iddiaları doğru mu?
Kaçmayın lütfen, sonra şak diye yakalıyorlar.
ALİHAN KURİŞ: “GSM HATTI KULLANMIYORUM” DEMİŞTİ, KULLANDIĞI HAT YÜZDE 50 ZİHİNSEL ENGELLİ RAPORU BULUNAN KİŞİNİN ADINA ÇIKTI;
ŞAHSIN “BEDEN İŞÇİSİ” OLARAK ÖRGÜTE BAĞLI FİRMADA SİGORTALI GÖSTERİLDİĞİ ÖĞRENİLDİ
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının Alihan Kuriş Suç Örgütü’ne yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında, herhangi bir GSM hattı kullanmadığını beyan eden örgüt lideri Alihan Kuriş’in, örgüt yöneticilerinden Osman Aslanali’nin yönettiği Göknur Gıda’da çalışan Ali Kovan adına kayıtlı GSM hattını kullandığı tespit edilmişti.
Soruşturma kapsamında Alihan Kuriş’in kullandığı hattın yasal sahibi Ali Kovan’ın Mersin’de ikamet ettiği ve yüzde 50 oranında zihinsel engellilik raporunun bulunduğu ortaya çıktı. Kovan’ın ayrıca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından düzenlenen “Sürekli Engelli Kimlik Kartı” sahibi olduğu belirlendi.
Ali Kovan’ın, örgüt yöneticilerinden Osman Aslanali’nin yönettiği Göknur Gıda adlı şirkette “beden işçisi” olarak sigortalı gösterildiği de tespit edildi. Kovan’ın 16 Kasım 2017-22 Ocak 2020 tarihleri arasında şirkette sigorta kaydının bulunduğu, 20 Ağustos 2021 tarihinden itibaren ise sigortalılık kaydının yeniden başlatıldığı ve halen devam ettiği öğrenildi.
Alihan Kuriş’in “GSM hattı kullanmıyorum” şeklindeki beyanına rağmen, örgüt yöneticisinin kontrolündeki şirkette sigortalı bulunan bir kişi adına kayıtlı hattı kullandığının belirlenmesi; hattın hangi şartlarda temin edildiği, Kovan adına neden ve kim tarafından çıkarıldığı, Alihan Kuriş’in kullanımına nasıl sunulduğu ve şirket-personel ilişkisinin gerçek kullanıcıyı gizlemek amacıyla kullanılıp kullanılmadığı sorularını gündeme getirdi.
Soruşturmada Osman Aslanali ile Alihan Kuriş arasındaki bağlantıya ilişkin dikkat çeken bir başka tespit de Kuriş’in evindeki kasada ortaya çıkmıştı. Örgütün Almanya yapılanmasının da sorumlusu olduğu belirtilen Osman Aslanali adına düzenlenmiş 29 Ocak 2021 tarihli 3 milyon dolarlık senet, Alihan Kuriş’in evindeki kasada bulunmuştu.
Alihan Kuriş, söz konusu senede ilişkin “Osman Aslanali ile yapmayı düşündüğüm gayrimenkul satışına ilişkin teminat senedidir. Söz konusu satış gerçekleşmemiş, senet bizde kalmıştır.” şeklinde savunma yapmıştı.
15 Temmuz’dan sonra FETÖ’nün kendisini gizlemek ve varlığını sürdürmek için başvurduğu en önemli yöntem “renklendirme” oldu..
Örgüt, mensuplarını kimliklerini gizleyerek farklı dini, siyasi ve toplumsal yapılara yönlendiriyor ve bu yapıların içinde kamufle ediyor.
Kuytul grubuna yönelik soruşturmada ortaya çıkan irtibat ağı bu açıdan son derece dikkat çekici.
Grubun üst kademesinde görevli 9 ismin irtibatlarında, FETÖ/PDY kapsamında adli işlem görmüş veya müzahir kaydı bulunan 24 farklı isim tespit edilmiş. Toplam FETÖ bağlantılı irtibat kaydı 28.
Daha çarpıcısı; halen firari olan 5 kritik sorumlunun tamamının irtibat ağında FETÖ/PDY bağlantılı isimler bulunuyor.
“2. adam”, eğitim, muhasebe, teknik ekip ve kitabevi sorumluları…
Bu tablo tek başına örgütsel bağın hukuki kanıtı değil; ama soruşturmanın ortaya çıkaracağı sonuç önemli.
15 Temmuz sonrasında FETÖ’nün uyguladığı “renklendirme” ve başka yapılara sızarak varlığını sürdürme stratejisi düşünüldüğünde, ortaya çıkan bu irtibat haritası kesinlikle sıradan görülemez.
FETÖ’nün sadece kendi tabelası altında aranması, örgütün 15 Temmuz sonrasındaki dönüşümünü gözden kaçırmak demek.
Kaçmak üzereyken yakalanan Hilmi Tuna Kuriş’in Muğla’ya giderken kullandığı 34 SL 313 plakalı aracın, İdris Naim Şahin adına tahsisli olduğu belirlenmiş.
İdris Naim Şahin, Zaman Gazetesi’ne gidip vatan haini Ekrem Dumanlı’ya saat ve kalem hediye eden şahıs.
İlişki ağına bak.
🚨Süleymancıların Ümraniye'deki merkez yurdunun önü, 3 minibüs ile kapatılmış. Kapıya nöbetçiler dikilmiş.
▪️Polis yurtta önceki gün imha edilmiş belgeler ele geçirmişti.
▪️Madem suçsuzsunuz, bu telaşın sebebi nedir?
İnsanların dini hassasiyetlerini istismar ederek holdingleşen..
Devlete parmak sallayan..
Türkiye’de gariban insanlardan topladığı paraları niyeyse yurt dışına çıkaran!
Kişisel servetine servet katan..
Yabancı istihbarat servislerinin zamanı geldikçe Türkiye’ye karşı harekete geçirdiği, sık kullanılanlara eklesişi yapılara müdahale eden devlete hep destek tam destek.
Efendim cemaatlere operasyon yapılıyor! Bu Fetö’’nün suyu bulundırmak için yaydığı fitneden başka bir şey değil.
Cemaatlere operasyon yapılmıyor. Dini bir yapıymış gibi görünüp holdingleşen, giderek örgüt haline gelen şebekelere dokunuluyor.
Operasyonlarda emeği geçen yargı ve emniyet mensuplarına milletin desteği tam.
A.Kuytul deyince aklıma gelenler:
1 Temmuz 2016: Tayyip Erdoğan'ın kalemi kırılmıştır.
15 Temmuz 2016: TSK yönetime el koymuş. Darbe müslümanlara hayırlı olsun.
22 Temmuz 2016: Tiyatro.
Kuriş Kuriş Verip Külçe Külçe Geri Almışlar🤣🤣🤣
Mersin Büyükşehir Belediyesine at eti satan Süleymancılar, Almanya'da da domuz etini helal et diye satmışlar..
Furkancı Alparslan Kuytul’un eşi Semra Kuytul:
"Hocamız rüyasında Hz İsa'yı gördü. Hz İsa gelmiş diyorlar, hocamızı birisi alıp oraya götürüyor.
Herkes ayağa kalkıyor hocamız gelince. Diyorlar ki senin İsa'nın yanında değerin var.
Hocamız çok kıymetlidir. Allah onu bu dinin muzafferiyeti için yaratmıştır. O vasıfları vermiş beli yani."
🚨 "İMAMOĞLU, ALİHAN KURİŞ’E PARA VERDİ!"🔽
🔴Alihan Kuriş soruşturmasında ifade veren Rüstem Şahin, ortalığı ayağa kaldıracak şeyler söyledi.
🔺Ekrem İmamoğlu, CHP’ye seçim desteği karşılığında Alihan Kuriş’e kayıt dışı ve yüklü miktarda para verdi.
Ancak Şahin’in anlattıkları yalnızca para alışverişiyle sınırlı değil.
İfadedeki tablo; şüpheli bir ölümden cemaat yönetiminin ele geçirilmesine, oy pazarlığından kayıt dışı paranın yurt dışına çıkarılmasına kadar uzanan karanlık bir zinciri ortaya koyuyor.
📌 ÖNCE DENİZOLGUN’UN ŞÜPHELİ ÖLÜMÜ
🔺Eski AK Parti Milletvekili Fatih Süleyman Denizolgun’un, amcası Ahmet Arif Denizolgun’un ölümünün aydınlatılması için yaptığı başvurunun ardından dosyaya çarpıcı bir ifade girdi.
‼️Doğduğundan beri Süleymancılar içerisinde bulunduğunu belirten Rüstem Şahin, Ahmet Arif Denizolgun’un 2016 yılında Beykoz’daki at çiftliğinde öldürüldüğünü iddia etti.
‼️Denizolgun’dan yaklaşık 36 saat haber alınamadığını, ardından hastaneye kaldırıldığını ve beyin kanaması sonucu hayatını kaybettiğini hatırlatan Şahin, Alihan Kuriş’in yaşanacaklardan önceden haberdar olabileceğini öne sürdü.
Şahin’in anlatımına göre Kuriş, ölümden önce yakın çevresine cemaatin başına getirileceğini söylüyordu.
‼️Şahin ayrıca Yunus Koz’un kendisine, Denizolgun’un öldüğü gün Kuriş’in yanında bulunduğunu, Kuriş’e bir telefon geldiğini ve ardından “Dayısını öldürdüler” dediğini anlattığını aktardı.
İddiaya göre Kuriş, Koz’u cenazenin bulunduğu Beykoz’daki çiftliğe gönderdi; kendisi ise cemaatten olmayan yabancı kişilerle hareket etti.
📌 DENİZOLGUN ÖLDÜ, KURİŞ BAŞA GEÇTİ
Ahmet Arif Denizolgun’un ölümünün ardından Alihan Kuriş cemaat yönetimini devraldı.
Şahin’in ifadesine göre cemaatin kurucularından Hasan Arıkan, Ümraniye’deki büyük kursa gelerek bütün teşkilatlardan Kuriş’e biat etmelerini istedi.
‼️Kuriş daha sonra ticari kuruluşların, yurtların ve cemaat içindeki bütün yapıların yöneticilerine mutlak itaat baskısı uygulamaya başladı.
Yapılanmanın kilit ismi olarak ise Mustafa Uysal’ı gösterdi:
“Uysal başroldedir. Alihan Kuriş’in karakutusudur.”
📌 CEMAATİN OYLARI PAZARLIK MASASINA KONULDU
Şahin’in ifadesindeki en çarpıcı siyasi iddia ise Ekrem İmamoğlu’yla ilgili.
🔴İddiaya göre Alihan Kuriş, cemaatin Türkiye genelindeki oy gücünü siyasi partilere karşı bir baskı ve pazarlık aracı olarak kullandı.
Partilerden oy karşılığında para ve bina talep etti.
‼️Şahin, Kuriş’in CHP’ye destek sözü karşılığında Ekrem İmamoğlu’ndan kayıt dışı ve yüklü miktarda para aldığını ileri sürdü.
Ardından Antalya başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanındaki cemaat mensuplarına CHP’yi destekleme talimatı gönderildi.
Yani iddiaya göre kurulan düzen şuydu:
🔺 Cemaatin oyları İmamoğlu’na vaat edildi.
🔺 Karşılığında Kuriş’e kayıt dışı para verildi.
🔺 Türkiye genelinde CHP’ye destek talimatı yayıldı.
🔺 Para, kayıt dışı yollarla yurt dışına çıkarıldı.
📌 PARA YURT DIŞINA TAŞINDI
Şahin, İmamoğlu’ndan alındığını öne sürdüğü paranın Alihan Kuriş tarafından kayıt dışı biçimde yurt dışına çıkarıldığını da iddia etti.
Soruşturmalarda gündeme gelen 100 milyar liralık tutarın, devletin tespit edebildiği bölüm olduğunu savunan Şahin; yıllar boyunca toplanan çok daha büyük bir paranın Türkiye dışına taşındığını ileri sürdü.
Rüstem Şahin’in ifadesiyle birlikte Ekrem İmamoğlu–Alihan Kuriş arasındaki para ve seçim desteği iddiası, soruşturmanın en dikkat çekici başlıklarından biri hâline geldi.
Bir grubun zararlı olup olmadığının tek ölçüsü mal varlığı değildir.
Mesela Alparslan Kuytul, senelerdir evindeki eski eşyalarla övünüyor ama hocalık dışında her türlü provokasyonu yapıyor.
İran’ın bütün politikalarını övüyor, Türkiye devletinin neredeyse her adımına muhalefet ediyor.
Bir ayet, bir hadis okuduğunu görmedim. Madem siyaset yapacak, gitsin Saadet Partisi’ne ya da başka bir İrancı partiye üye olsun.
Ayrıca, Sahada hiçbir karşılığı olmayan bu adamın sosyal medyada bu kadar gündem olması normal değil. Türkiye’deki İrancılık tehlikesi gereği gibi anlaşılmıyor.
Mavi takkeliler yaralı parmağa asla işemezler.
- 15 Temmuz’da kayıplar
- 6 Şubat depremin de kayıplar
- Gazze’de kayıplar
Bunları savunanlar İYİ Partiler, Yeni Partililer, Erdoğan’dan nefret eden siyonist itler!
*SON DAKİKA |
ARİF AHMET DENİZOLGUN’UN MEZARI AÇILACAK: FETH-İ KABİR KARARI VERİLDİ*
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada kritik bir gelişme yaşandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Denizolgun hakkında feth-i kabir kararı verildi.
Karar kapsamında Denizolgun’un mezarı açılarak, ölüm nedenine ilişkin yeniden adli inceleme yapılacak. Böylece yıllardır tartışma konusu olan ölümünün doğal nedenlerle mi gerçekleştiği, yoksa herhangi bir dış müdahalenin bulunup bulunmadığı bilimsel ve adli bulgular ışığında yeniden araştırılacak.
Denizolgun’un ölümüne ilişkin dosyada; ölümün bildirilmesindeki gecikme, cesette bulunduğu ileri sürülen şüpheli bulgular ve dönemin Adli Tıp incelemelerine yönelik iddialar kamuoyunda uzun süredir tartışılıyordu.
Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı da dosyayı yakından takip ediyor. Başkanlığın resmi görevi, geçmiş yıllara ait faili meçhul ve şüpheli ölüm dosyalarının yeniden incelenmesinde başsavcılıklarla koordinasyon sağlamak.
Denizolgun ailesi de kısa süre önce ölümün yeniden araştırılması için Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığına başvurmuştu. Feth-i kabir işlemi sonrası elde edilecek bulguların Adli Tıp Kurumunca incelenerek Denizolgun’un ölümüne ilişkin şüphelerin aydınlatılması hedefleniyor.
‘Süleymancılar’ Alihan Kuriş örgütünü ihbar etti:
Lacivert takkenin altında saklananlar
▪️Saklandığı gizli bölmede ele geçirilen Alihan Kuriş’in gözaltına alınmasından sonra örgüt merkezinde evrakları imha ettikleri belirlenirken, dün tek bir adreste yapılan aramada kaynağı belirsiz 1 milyar 403 milyon TL tutarında külçe altın ile balyalar halinde çok miktarda ABD doları ve Euro ele geçirildi. Kuyumculuk alanında faaliyet göstermeyen Yılmazlar Kimya’nın deposunda ele geçirilen 206 adet külçe altın yanında 358 bin ABD doları, 102 bin Euro, bir adet kamera ve 3 adet ruhsatsız silah bulunuyor.
▪️Operasyon kapsamında bir başka şüphelinin evinde 20 adet ruhsatsız silah ve farklı şüphelilerin adreslerinden yapılan aramalarda döviz cinsinden yüklü miktarda paraya el kondu.
▪️MASAK’ın incelemelerine göre yurtdışına 100 milyar TL tutarında kaynağı belirsiz parayı çıkardığı belirlenen, Almanya’da 70 milyon Euro değerinde örgüt merkezi inşa eden “çıkar amaçlı Alihan Kuriş suç örgütü” mensupları hakkında Ankara 10. Sulh Ceza Mahkemesi, “malvarlığı değerlerinin meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçlarından tutuklama kararı verdi.
▪️Örgütün kurban ibadetini yerine getirmek isteyen vatandaşlardan yurtdışı için 120 dolar, yurtiçi için 500 dolar bedelle para topladığı ancak on binlerce kurbanı kesmeyerek dini duyguları istismar ettiği de ortaya çıktı.
▪️▪️Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın mahkemeye sevk yazısında Çıkar Amaçlı Alihan Kuriş Suç Örgütü hakkında şu bilgiler yer aldı;
“- Örgütün çalışma ve işleyiş tarzı dikkate alındığında, örgütsel faaliyetlerde gizliliğe önem verdikleri, yurtdışında bazı ülkelerde yapılanmalarının bulunduğu ve haksız olarak elde ettikleri kazancın bir kısmını bu ülkelere çıkardıkları tespit edilmiştir.
- Operasyon kapsamında, örgüt lideri başta olmak üzere bazı şüphelilerin kaçıp saklandıkları, ayrıca örgütsel dokümanları ve delilleri imha ettikleri yönünde tespitler bulunmaktadır.
- Bu kapsamda, şüphelilerin serbest bırakılmaları halinde kaçıp saklanacakları, yurtdışına kaçabilecekleri ve soruşturmanın sağlıklı şekilde yürütülmesini engelleyecek şekilde delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme yönünde eylemlerde bulunabilecekleri hususunda somut olguların bulunduğu değerlendirilmiştir.
- Öte yandan, operasyonun gerçekleştirilmesinin ardından soruşturma konusu suç örgütünün faaliyetleri ve şüpheliler hakkında çok sayıda ihbar ve şikâyette bulunulması, ihbar ve şikâyetçilerin önemli bir kısmının şüphelileri tanıyan ve örgütsel faaliyetler hakkında bilgi sahibi olan kişilerden oluşması, “Süleymancılar” olarak adlandırılan grup içerisinde yer alan bazı kişilerin örgüt lideri Alihan Kuriş ve diğer şüphelilerin yakalanmaları üzerine ihbar ve şikâyetlerde bulunmaları hususları birlikte değerlendirildiğinde; şüphelilerin serbest bırakılmaları halinde kendileriyle aynı dini grup içerisinde bulunan ve örgütsel faaliyetler hakkında bilgi sahibi olan kişiler üzerinde baskı kurabilecekleri, bu kişileri ihbar ve şikâyetlerinden vazgeçirmeye veya soruşturma kapsamında beyanda bulunmalarını engellemeye yönelik eylemlerde bulunabilecekleri hususunda somut olgulara dayanan kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Bir siyasi hareketin lideri sıfatıyla değil; Büyük Türk Milleti’nin bir ferdi, bu aziz vatanın bir evladı olarak ifade ediyorum:
Alparslan Kuytul’un Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik kullandığı ağır ve kabul edilemez ifadeler, demokratik eleştiri sınırları içerisinde değerlendirilmemeli; hukukun ölçüleri içerisinde yetkili makamlarca titizlikle incelenmelidir..
Cumhurbaşkanlığı makamı, milletimizin sandıkta tecelli eden iradesiyle teşekkül eden devlet makamıdır. Şahıslar eleştirilebilir, siyasi görüşlere itiraz edilebilir; ancak milli iradenin meşruiyetini ve devlet makamlarının itibarını hedef alan söylemler karşısında hukuk devleti kayıtsız kalmamalıdır..
Bu sebeple ilgili ve yetkili makamları; söz konusu açıklamaları bütün yönleriyle incelemeye ve suç unsuru bulunması hâlinde hukuk çerçevesinde gereğini yapmaya davet ediyorum..
Ayrıca kamuoyunun cevap beklediği hususlar da açıklığa kavuşturulmalıdır:
👉Kimdir bu yapılar ve şahıslar?!
👉Hangi çevrelerle irtibatları bulunmaktadır?!
👉Siyasi, örgütsel veya başka nitelikte bağlantıları var mıdır?!
Bu sorulara ilişkin değerlendirmeler söylenti, soy veya aile üzerinden değil; somut bilgi, belge ve hukuki deliller üzerinden yapılmalıdır..
Çünkü devlet, zanla değil delille; öfkeyle değil hukukla; keyfiyetle değil devlet ciddiyetiyle hareket eder..
Hakikati bilmek, yalnızca şahsımın değil; milli iradenin, yani Büyük Türk Milleti’nin hakkıdır..
Devletin vakarını hukuk, milli iradenin kudretini ise millet korur..
Abdullah Gül ve Bülent Arınç
Hadi Cevap Verin Erkan Mumcu ‘ya
Hadi..
Halkta karşılığınız Yok
Yetersiz bakiyesiniz
Boşuna Demiyoruz Tam bağımsız Türkiye için
Sonuna Kadar Erdoğan ‘ın Yanındayız
SON DAKİKA | Emekli Amiral Türker Ertürk tutuklandı
Katıldığı bir yayında kullandığı ifadeler nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan emekli Amiral Türker Ertürk gözaltına alınmıştı.
Ertürk, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.