Suç ne?Cani emperyalist uşağı ırkçı faşist bölücü terörist örgüt pkk,elebaşı apoya,zalim iktidara,sarı muhalefete karşı olmak mı?Adaleti,iyiliği doğruluğu,güzelliği,vatanını milletini savunmak mı?Biz Türk milletinin tarafındaki tek lider #ÜmitÖzdağ ın sesini duyurmaya çalışmak mı
Ayak bastığımız andan beridir bizleri her yerde bağrına basan, sevgi ve ilgisiyle yalnız bırakmayan değerli Sivaslılar'a teşekkür ediyprum.
Tüm Sivas halkını bu akşam saat 20.00'de Fidan Yazıcıoğlu Kültür Merkezi'nde düzenleyeceğimiz "TBMM'de Öcalan Komisyonu Ne Yapıyor" konulu panelimize davet ediyorum.
Zafer Partisi olarak Sivas programımız kapsamında Türk Ocakları Sivas Şube Başkanı Sayın Kadir Coşkun ve yönetimini ziyaret ettik.
Türkiye'nin sürüklendiği tehlikeli süreci değerlendirdik.
Nazik ev sahiplikleri için Türk Ocakları Sivas Şube Başkanı Sayın Kadir Coşkun ve heyetine teşekkür ederim.
Şah İsmail'i pek sevdiğim söylenemez.
Anadolu'dan Türk nüfusun İran'a kaymasına sebep olmuştur. Türkler arasında mezhep ihtilafının da öncüsüdür.
Ama adama tutup da Kürt'tür iftirası da atılmasına müsade edemeyiz.
Azerbaycan Türkleri de Şah'a Kürt falan demiyor. Yalan yani.
A Milli Futbol Takımı gerçekten Türk milletinden özür diliyorsa, kendilerine hediye edilen villa ve primleri diğer branşlarda mücadele eden milli takımlarımıza versin.
Yunan dahil birçok Balkan ve diğer Avrupalıların Türk nefreti hiç bitmez.
Türkler tarafından yönetilip sayısız kez savaş meydanlarında yenildiklerini kabul edemiyorlar.
Türk nefretinin altında bu eziklik var.
Gerektiğinde Tarifeli uçakla yolculuk yaptılar.
Bodrum’da sıfır villa teklifi, spor arabalar, primler almadılar.
Sorumluluk almaktan asla kaçmadılar. Her seferinde Türk Milletini mutlu etmek için ellerinden geleni yaptılar.
Onlar #FileninSultanları
Var olsunlar.
—Bir de 24 yıl sonra Dünya kupası'na katılıp tek bir gol bile atamayan, sevincimizi kursağımızda bırakanlar var. Onlara da YAZIKLAR OLSUN
#TURPAR #BizimÇocuklar
Günümüz siyaset arasında çizdiği Atatürkçü profili ile Zafer bayrağını taşıyan Ümit Özdağ’a yönelik kafatasçı ve ırkçı yakıştırması yapanlar ya ülkenin içine düştüğü bataklığı göremiyorlar ya da bataklığın büyümesine göz yumuyorlar!
Attıkları slogan şu:
k*rdistan faşizme mezar olacak. Yazıda da Urfa'da Türk yürüyüşüne izin yok diyor. Yani Türklüğü faşizm olarak görüyor ve bulundukları bölgede yaşayan Türklere bölgenin mezar olacağını ifade ediyor.
Şimdi bu, ifade özgürlüğü mü?
Cihat Yaycı : Avrupa Parlamentosunun 18 Haziran 2026’da yayınladığı Türkiye raporunda çelişki komedisi:
📌 Patrikhane’ye statü iste: Türkiye’nin iç işi değil!
📌 Ayasofya’ya karış: Türkiye’nin iç işi değil!
📌 Kariye’ye karış: Türkiye’nin iç işi değil!
📌 Ruhban Okulu’nu dikte et: Türkiye’nin iç işi değil!
📌 Mavi Vatan’ı hedef al: Türkiye’nin egemenlik hakkı değil!
📌 Türkiye-Libya Mutabakatı’na “hukuka aykırı” de: Türkiye’nin deniz yetki alanı değil!
Ama…
📌 Batı Trakya Türklerinden bahsedilince: “AB üyesi Yunanistan’ın iç işlerine karışmayın!”
Bu rapor ilerleme raporu değil; çifte standardın resmî belgesidir.
🔴 Cihat Yaycı :
Yunanistan’da dün çok önemli fakat maalesef yeterince konuşulmayan bir gelişme yaşandı.
İskeçe’de, Lozan Antlaşması’nın kendilerine tanıdığı haklar çerçevesinde müftülerini kendileri seçmek isteyen ve Yunanistan tarafından atanan müftüler protesto eden 4 Batı Trakya Türkü, Yunan mahkemeleri tarafından 17’şer ay hapis cezasına mahkûm edildi.
Bu insanlar ne yaptı?
Şiddete mi başvurdu?
Kamu düzenini mi bozdu?
Yoksa terör eylemi mi gerçekleştirdi?
Hayır.
Sadece Lozan Antlaşması’ndan doğan haklarını savundular. Demokratik bir protesto gerçekleştirdiler.
Bir tarafta Batı Trakya Türklerinin seçtikleri müftüler tanınmıyor, demokratik itirazları cezalandırılıyor, Türk kimliği yıllardır tartışma konusu yapılıyor; diğer tarafta ise Türkiye’den sürekli yeni tavizler, yeni açılımlar ve yeni adımlar bekleniyor.
Bugün Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması yönündeki talepler yeniden gündeme getiriliyor. Oysa aynı günlerde Batı Trakya Türklerinin temel dinî ve kültürel hakları nedeniyle mahkûm edildiği bir tablo ile karşı karşıyayız.
Lozan bir bütündür.
Lozan yalnızca patrikhane için değil, Batı Trakya Türkleri için de vardır.
Mütekabiliyet yalnızca Türkiye’den beklenen bir yükümlülük değildir.
Türkiye’nin, Lozan’ın dengelerini ve Batı Trakya Türklerinin haklarını görmezden gelerek tek taraflı adımlar atması; hukuk, adalet ve devlet ciddiyeti açısından doğru değildir.
Önce Lozan’ın Batı Trakya’ya ilişkin hükümleri eksiksiz uygulansın.
Önce Batı Trakya Türklerinin seçilmiş müftülerine saygı gösterilsin.
Önce Türk azınlığın eğitim, vakıf ve kimlik hakları tam anlamıyla teslim edilsin.
Ondan sonra karşılıklı adımlar ve karşılıklı iyi niyet konuşulabilir.
Aksi takdirde ortaya çıkan tablo, Lozan dengesinin ve mütekabiliyet ilkesinin Türkiye aleyhine bozulmasından başka bir anlam taşımayacaktır.
https://t.co/xKQ5Z02aCP
@tcbestepe@TC_icisleri@iletisim@TC_Disisleri@tcmeb@SaadetPartisi@yenisafak@yeniakit@rprefahpartisi@MHP_Bilgi@zaferpartisi@cumhuriyetgzt1@herkesicinCHP@Akparti@iyiparti@anahtarparti