bir yaştan sonra insan, kendisine iyi gelmeyen insanları anlamaya, düzeltmeye, neden böyle olduklarını çözmeye de yorulmuyor. ömrün kıymeti arttıkça seçicilik de artıyor. herkes kendi hayatında, kendi dünyasında kalsın. huzur bazen sadece uzak durmakla geliyor.
hemingway şöyle der: "yetişkinlikte öğrendiğim en zor ders şuydu: içim paramparça olsa da, yürümeye devam etmekten başka çarem yoktu." çünkü hayat, yaralarımız iyileşene kadar beklemez. büyümek, acının dinmesi değil; acıya rağmen yürüyebilmektir.
Tevekkül'ün anlamı tam olarak şu;
Çözümü göremiyorum,
yarın ne olacak bilmiyorum.
Ama kesinlikle
bir şey biliyorum.
"Rabbim şüphesiz benimledir,
bana yol gösterecektir!"
güzelliğin sesi kısıktır diyor nietzche
sessizce çabalayanlara,bir çiçeği sabırla büyütenlere,bir çileyi sabırla çekenlere,karınca misali adım adım ilerleyip asla yürümekten vazgeçmeyenlere,sessiz savaşlarda sessiz zaferler elde edenlere selam olsun.
hayatımda öyle bi evredeyim ki inanılmaz derecede her şeyin allahtan geldiğini, eğer bi şey senin nasibinse bağdattan da gelse seni bulacağına inanıyorum bişey nasibin değilse olucak gibi olup bile olmuyo ki o yüzden hayat şans eseri değil nasip üzere yaşanıyor çok kafaya takyorz
acı da sevinç de uzun sürmez, hepsi geçer. geriye hayata karşı nasıl durduğun başkasına nasıl davrandığın kalır. iyi olmak yetmez incelik ister, samimiyet ister. gönül rahatlığıyla arkasında durabildiğin kaç kişi varsa, sen de o kadarsın işte.
hayatı ne kadar ölçüp biçersek biçelim, ne kadar kendimizi akışına bırakırsak bırakalım, geride kalanlar olacak. yetişemediklerimiz, yarım bıraktıklarımız ve sonradan dönüp baktığımızda başka türlü olmasını dilediklerimiz.
insan acı çekerken "bu da güzel tecrübeydi, demek ki öğrenmem gerekiyormuş" diyemiyor. "dersimi aldım" cümlesini ancak, acısına dışarıdan bakabildiğinde yani iyileşebildiğinde kuruyor. kalbi cayır cayır yanarken kimse yaşadığının tecrübe olduğunu düşünmüyor. o anki tek dert sadece hayatta kalabilmek oluyor. zaten can havliyle yandığın bir yerden, cebine dersler koyarak çıkamazsın.
gündüz vassaf ‘bir yakınım öldükten sonra rüyama girince önce seviniyorum, sonra uyanıyorum bir bakıyorum ölmüş. bu sefer bir daha ölmüş oluyor’ diyor. ne garip insan rüyasında, artık mümkün olmayan bir karşılaşmanın mümkün olduğunu görünce dünyanın en tanıdık sevincine uyanıyor.
insanın bazen bütün ömrünü birkaç kötü mevsime bakarak yargılaması ne tuhaf. oysa daha göreceğimiz sabahlar, gideceğimiz yollar, tanıyacağımız insanlar, hiç beklemediğimiz yerden açılacak kapılar var. biraz yaşadıklarımızı taşıyacağız biraz da önümüzdeki güzelliklere yer açacağız
Sana ait olan senin olacak. Acele etmeye gerek yok. Endişelenmenede gerek yok. Bütün güzel şeyler zaman alır ve Allah en iyisini bilir, O en iyi planlayıcıdır, en güzelini aldığın zaman kalbin çok şükredecek.
tum kayıplara ragmen zafer zaferdir. evet evim yandı ama yeni bi ev insa edebilecek bir ben sag kaldı. hala gulumseyebilmek zaferdir. gunesin yarın tekrar dogacagına inanmak zaferdir. tum dikenlerine ragmen dizlerinde o yolu yuruyebilecek takati bulmak zaferdir. biz kazandık