hepimizi avutan bir şeyler var
içimizde yaralar
kafamızda dumanlar
yazdığım şarkılar
bozduğum bedenler
beni böyle görseler onlar bile üzülürler
her gün kendini yine sevdirir
sonra beni yine öldürürdün
bana kalpsiz diyorlar
seni hiç tanımadılar
Karnında yaşıyordum, kâfiydi saadetim!
Anne, istemiyordum ne tacı, ne sarayı!
Anne, karnında fazla yaramazlık mı ettim?
Anne, sana kim dedi yavrunu doğurmayı? "
" Sütünden tatlı mıdır, anne, sanki bu hayat?
Bana sorsana anne yaşamak bir hüner mi?
El aç, yalvar gündüze, geceye boyun uzat.
Bu uğurda bir ömür çürütmeye değer mi!
when sylvia plath said "derin duygulara sahip olmamak ne demek bilmiyorum hicbir sey hissetmemeyi bile tam olarak hissediyorum." and I really felt that
" Ah Efsun Abla! Ah! Rıhtımda bir başıma otururken ve ölmeyi düşünürken gördüğüm belli belirsiz bir rüyasın, sayıkladığım bir şiirsin, uydurduğum bir aşksın, kapıldığım bir büyüsün. Adını keşke ben koymuş olsam sana."
yerin dibinden yıldızlara dek
ermediğimiz sır kalmadı pek,
her düğümü çözmüş insanoğlu;
ecel düğümünü var mı çözecek?
sevgiyle yoğrulmamışsa yüreğin
tekkede, manastırda eremezsin.
bir kez gerçekten sevdin mi dünyada
cennetin, cehennemin üstündesin.
yine de kapımı çalmanı istiyorum leyla
evde yokum evim yok dışardayız
cümbür cemaat
seni de istemiyorum beni de bu başka
öyle bir yol ki nasıl güzel nasıl dar
benim de bu dünyada
ödünç bir kapım var
olmuyor tutamıyorum
kendimi leyla
kapımı çalmanı istiyorum
hepsi bu kadar