tüm samimiyetimle ve üzüntümle soruyorum…
11 yaşı hüzünle, özlemle, hasretle geçmiş bu çocuk tam da yeniden gülmeyi öğreniyorken [[ kurşun gelmiş kaşlarının üstüne / alın yazısını okur gibi saplanmış ]] denebilir mi?
Hangi çocuğa ölüm yakışır ki?
Hangisine üzüleyim, hangisine?
Az önce muazzam bir alıntı okudum: “eğer okyanusun dibine batıyorsan, sakın oradan bir inci çıkarmadan geri çıkma…” Müthiş bir ifade. Hayattaki her deneyim bize yeni bir şey öğretir ve bizi daha üst versiyonumuza yaklaştırır. Yeter ki alınacak ders alınsın.
Avrupa, Filistinli mahkumları hedef alan İsrail’in idam yasasına karşı ayağa kalktı.
Bu alçakça karara karşı duran, vicdanını ortaya koyan herkese selam olsun.
İDAMLARI DURDURUN!
#stoptheexecutions#FreePalestine#Gaza#Israel
🚨SKANDAL | İSRAİL BÜYÜK BİR SOYKIRIMA HAZIRLANIYOR!
Bildiğiniz üzere dün İsrail meclisinden “idam tasarısı” geçti. Buna göre İsrail cezaevlerinde bulunan muhalif ve Filistinli tüm mahkumlar “İDAM” edilecek!
— İsrail Savunma Bakanı Ben Gvir, idam infazlarının yapılacağı odayı büyük bir iştahla gösteriyor! Adeta Hitler’in “GAZ ODALARI” gibi!
Bu insanlık suçudur! Tüm insanlık buna karşı ses çıkartmalıdır: İDAMLARI DURDURUN!
şule gürbüz ‘bazı şeyler düşünerek değil, üzülerek öğreniliyor.’ der. çünkü dünya kadar bilgi yutmuş olsan da o sızı kapını çalmadan hayat sana tek bir kelime bile öğretmiyor. insan ancak kırıldığı yerden büyüyor, en derin gerçeğine yarası sayesinde dokunuyor.