Cumhuriyet Halk Partisi;
- hırsızların,
- sahtekârların,
- rüşvetçilerin,
- şaibeli işlere bulaşmış olanların,
- Fethullahçilarla iş tutanların,
- Ahlaksizların
partisi olmamıştır ve bundan sonrada olmayacaktır.
Mustafa Kemal Atatürk'ün evlatları, - CHP'yi dış istihbarat örgütleriyle bağlantili FETÖ ve türevlerinin yıllara sarih sızma operasyonu ile ele geçirme projelerini akamete uğratmişlardır.
- CHP'yi kara bir lekeden kurtarmişlardir.
- CHP'nin kurumsal kimliğinin ve mekanizmalarının tüm illerde ve ilçelerde sağlıklı bir şekilde işlemesini temin edeceklerdir.
Kimse psikolojik sorunları olduğu anlaşilan şahislarin zehirli ve düşmanlaştirici diline aldanarak CHP'ye paralel bir yapı oluşturabileceğini düşünmemelidir. @herkesicinCHP@chpdensesler@CHPBilgi_@HMYGrubu
💥Gelir gelmez Asgari ücretlinin derdine düştü💥
Bu kadar da olmaz...
İnsan biraz gündem bırakır.
Biraz dedikodu, biraz magazin, biraz kavga...
Yok!
Adam geldi, "Hak, hukuk, adalet" dedi.
Devlet malı millettindir dedi.
Temiz siyaset dedi.
Dürüst siyaset dedi.
Ahlaklı siyaset dedi.
Şimdi bazı arkadaşlar ne konuşacağını şaşırdı.
Köşe yazıları tatsız...
Televizyon tartışmaları renksiz...
Sosyal medya trolleri ise işsiz...
Çünkü ilke konuşulunca dedikodu para etmiyor.
Ahlak konuşulunca iftira prim yapmıyor.
Vicdan konuşulunca algı kampanyaları eskisi kadar alıcı bulmuyor.
Ne büyük haksızlık!
Eskiden birileri her sabah sansasyon umuduyla uyanırdı.
Şimdi konuşacak bir şey bulamayınca "Çok sıkıcı oldu." diye yakınmaya başladı.
Demek ki birileri için temiz ve ahlaklı siyaset en büyük problemmiş.
Çünkü pusulası ilke olanların yönünü değiştiremezsiniz.
Çünkü omurgası olan insanlar güce göre eğilmez.
Cumhuriyet Halk Partisi; günübirlik dedikoduların değil, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'in ve onun temel değerlerinin partisidir.
Bu tarihi miras; mücadeleyle, emekle ve ahlakla taşınabilir.
O yüzden ben de CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'ndan "şikayetçiyim"...
Bu kadar dürüstlük, bu kadar ilke, bu kadar temiz ve ahlaklı siyaset; sansasyon arayanların bütün ezberini bozdu.
Ne diyelim...
Birilerinin siyaset anlayışı avazı çıktığı kadar bağırmaktan ibaret olabilir.
Ama Cumhuriyet'i kuran kadroların bizlere bıraktığı miras ise kişilikli ve onurlu duruştur.
Ve bu kişilik ve onurlu duruş ise zamanı geldiğinde herkesi sessizce mahkum edecektir.
Saygılarımla...
@herkesicinCHP@kilicdarogluk Cengiz Sarıyer
Bugün 2 Temmuz.
Bugün takvimde sıradan bir gün değil.
Bugün Madımak’ın acısıdır.
Bugün Sivas’ta yakılan canların, susturulmak istenen sözlerin, kül edilmek istenen türkülerin günüdür.
2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’nde sadece insanlar yakılmadı.
Bir halkın hafızası yakılmak istendi.
Bir inancın yolu, erkânı, nefesi ve sözü hedef alındı.
Pir Sultan’ın dili, Hacı Bektaş’ın öğretisi, Hz. Ali’nin adaleti, Hz. Hüseyin’in mazlumdan yana duran duruşu o ateşin içinde sınandı.
Ama unutulmasın:
Ateş canı yakar, hakikati yakamaz.
Kül bedeni örter, hafızayı örtemez.
Madımak, Alevi toplumunun kalbinde kapanmayan bir yaradır.
O yara sadece Alevilerin değil; vicdan sahibi herkesin yarasıdır.
Çünkü orada insanlık yandı.
Çünkü orada türkü yandı.
Çünkü orada söz yandı.
Çünkü orada adalet hâlâ eksik kaldı.
Biz o canları kinle değil, hafızayla anıyoruz.
Öfkeyle değil, hakikatle anıyoruz.
İntikamla değil, adalet talebiyle anıyoruz.
Madımak’ı unutmak, ateşe teslim olmaktır.
Madımak’ı hatırlamak ise karanlığa karşı insan kalabilmektir.
2 Temmuz’u unutmadık.
Unutturmayacağız.
Yanan canların devri daim olsun.
Işıkları yolumuzu aydınlatsın.
#UnutMADIMAKlımda
Madımak, yalnızca Sivas’ta yitirdiğimiz canların değil; bu ülkenin vicdanında açılan derin bir yaranın adıdır.
2 Temmuz 1993’te aramızdan koparılan aydınlarımızı, sanatçılarımızı ve yurttaşlarımızı saygı ve özlemle anıyoruz. Bu acı bize; eşit yurttaşlığın, laikliğin, birlikte yaşama iradesinin ve toplumsal barışın ne kadar değerli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
Onların anısı, daha demokratik ve daha adil bir Türkiye mücadelesinde yaşamaya devam edecek.
#UnutMADIMAKlımda
CHP’nin artık, 21 yaşındaki gencecik bir kız çocuğunu belediyede işe alıp ardından bir otel odasında basılan kişiyi savunan bir Kadın Kolları Genel Başkanı yok.
CHP’nin artık; kadını gerçekten koruyan, destekleyen, yücelten ve kadınları kullananlara karşı tepkisini korkusuzca ortaya koyabilecek bir Kadın Kolları Genel Başkanı var.
Bu anlayışın kadın mücadelesine güç katmasını diliyor, Sayın Ayten Gülsever’e görevinde başarılar diliyorum.
@herkesicinCHP@kilicdarogluk @AytenGlsvrCHP
Paylaştığım videolardan alttaki gerçeği yansıtırken, üstteki video bu toprakların yabancısı olmadığı bir kumpas ürünüdür.
Bu dijital sahtekarlığı imal ve servis edenler unutmasın ki kurgu montajlarla hakikati tersyüz etmeye çalışan bu karanlık metodun farkındayız.
Bu yalana ve sahtekarlığa geçit vermeyeceğiz.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu @kilicdarogluk ;
Kerbela, üzerinden asırlar geçse de sönmeyen bir kordur. Her Muharrem ayında o kor yeniden yüreğimize düşer; vicdanımızı, hafızamızı ve insanlığımızı sınar.
Bugün yalnızca tarihte yaşanmış bir katliamı anmıyoruz. Fırat'ın kıyısında susuz bırakılarak şehit edilenlerin; adalet, hakikat, onur ve insanlık uğruna verdikleri kutlu mücadeleyi anıyoruz.
Sadakati, insanlık onurunu, ahlakı ve zalime boyun eğmeyen iradeyi anıyoruz.
Evet, Yezidler hiçbir zaman tükenmedi. Ama Yezitlere baş eğmeyen Hüseyin ruhu da hiçbir zaman yok olmadı, olmayacak.
Yaşasın zalime karşı direnenlerin onurlu mücadelesi...
Garipdede Dergahı'nda "Hain Kemal" provokasyonu yapanlara yanıtımızdır.
Kimse Alevilerin kutsal mekanlarını kendi siyasi emelleri uğruna propaganda malzemesi yapamaz! Hadlerini bilecekler!
Ufuk Emre Bektaş
Bahçelievler Cemevi Başkanı
Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE) Genel Sekreteri
Üç çakal çıktılar karşısına... Arkalarında ekranların soğuk ışığı, avuçlarında telefonlar, kulaklarında anlık talimatlar vardı. Ama unuttukları bir şey vardı: Karşılarında sadece bir insan değil, yarım asrı aşan siyasi mücadelenin birikimi duruyordu.
Yetmiş sekiz yaşındaki Kemal Kılıçdaroğlu'nu üç satılmış ile sıkıştırabileceklerini sandılar. Yetmedi; binlerce trolü, karalama kampanyasını, algı operasyonlarını da aynı anda sahaya sürdüler. Fakat gürültü hakikatin yerini alamadı, kalabalıklar da karakterin.
Bir yanda öfkeyle saldıranlar, diğer yanda sükûnetle direnen bir adam vardı. Sayıları çoktu ama ağırlıkları yoktu; çünkü bazı mücadeleler rakamlarla değil, omurgayla kazanılır.
Tarih, bağıran kalabalıkları değil; fırtınanın ortasında dimdik duranları hatırlar.
#KılıçdaroğluİleArınıyoruz @herkesicinCHP@kilicdarogluk@GAB_DER_@candersim626262