“İzmirli bilim insanı Dr. Gözde Durmuş, 18 Ağustos 2015 tarihinde kanserli hücrelerin kandan ayrıştırılmasına yönelik geliştirdiği özel mikroçip teknolojisiyle bilim dünyasında adından söz ettiriyor. Yaklaşık 1 dolarlık maliyetle üretilebildiği belirtilen bu sistem, hücrelerin fiziksel özelliklerinden yararlanarak analiz edilmesini amaçlıyor.
Geliştirilen teknoloji, laboratuvar çalışmalarını daha hızlı, erişilebilir ve ekonomik hâle getirme potansiyeli taşıyor. Kanser araştırmalarında hücrelerin daha kolay incelenebilmesi, gelecekte tanı ve araştırma süreçlerinin geliştirilmesine katkı sağlayabilir.
Çalışmalarıyla uluslararası alanda da dikkat çeken Gözde Durmuş, bilim ve girişimcilik dünyasında Türkiye’yi temsil eden isimlerden biri olarak öne çıkıyor. LevitasBio girişimiyle biyoteknoloji alanındaki çalışmaların daha geniş kitlelere ulaşmasına katkıda bulunuyor.
Bilim; sabrın, merakın, emeğin ve insanlığa fayda sağlama arzusunun birleştiği yerde gelişir. Gözde Durmuş’un çalışmaları da genç araştırmacılara ilham veriyor ve bilim kadınlarının dünya çapındaki başarısını bir kez daha gündeme taşıyor. 🇹🇷🧬
Bilimle üreten, insanlığa fayda sağlamayı hedefleyen tüm araştırmacılarımızla gurur duyuyoruz!
Dr. Gözde Durmuş’a çalışmalarında başarılar diliyoruz”
Çorum'da yaşayan 82 yaşındaki anne, ilerleyen yaşına rağmen 61 yaşındaki bedensel ve zihinsel engelli oğluna tek başına bakıyor:
"Ben oğluma, yavruma severek bakıyorum."
2 kez Nobel'e aday gösterilen, 28 yaşında profesör olarak en genç Türk profesör unvanını alan, gittiği her yerde Türklüğü ve Türkçeyi savunan Oktay Sinanoğlu 🇹🇷
1935 yılında Bari'de doğan Oktay Sinanoğlu, TED Ankara Koleji'ni birincilikle bitirdikten sonra ABD'de UC Berkeley ve MIT'de eğitimini tamamladı. 1963 yılında, henüz 28 yaşındayken Yale Üniversitesi'nde tam profesörlük unvanını alarak üniversitenin 20. yüzyıl tarihindeki en genç profesörü oldu. Teorik kimya ve moleküler biyoloji alanında geliştirdiği kuantum kuramlarıyla dünya bilim literatürüne adını yazdırdı. Atom altı taneciklerin etkileşimlerini açıklayan buluşlarıyla iki kez Nobel Kimya Ödülü'ne aday gösterildi ve "Türk Einstein'ı" olarak anıldı. Bilimsel başarılarının yanı sıra Türk dilinin korunması ve Türkçe bilim yapılması amacıyla yazdığı eserlerle de nesillere ilham kaynağı oldu.
İran-Azerbaycan-Gürcistan ve Türkiye ekseninde olanları doğru anlamak için,Sayın Aliyev in bir konuşması üzerinden iki devlet tek millet ilişkisini “yük arasında deng öğüterek bozmak” isteyenleri öğrenmek istiyorsanız tarihten bu güne …Bu kitabı okuyunuz!