#Astroloji#Temmuz 2026: Kozmik Veri Akışı ve İçsel Uyanış🌞🦀☘️✨💫🐟⛵️⛱️🏝️🏖️
Temmuz ayı, gökyüzünün bizlere derin bir nefes aldırdığı, dış dünyadaki gürültüyü azaltıp odağı tamamen içsel yazılımımıza çevirdiği çok özel bir eşik sunuyor. Bu ay, sadece gezegen hareketlerinden ibaret değil; bilincimizin katmanlarında biriken eski verilerin ayıklandığı ve yeni frekanslara akort edildiğimiz yoğun bir entegrasyon dönemi.
İşte Temmuz ayının öne çıkan kozmik etkileri ve bu etkilerin ruhsal boyutları:
1. Merkür Retrosunun Gölgesinde Derin Temizlik: Zihinsel Programları Yenilemek
Haziran ayının sonunda başlayan Merkür Retrosu, Temmuz ayının ilk yarısına damgasını vuruyor. Bu süreç, evrenin bize sunduğu zorunlu bir "sistem güncellemesi" gibidir.
Geriye Dönük Okumalar: Bu dönemde hayatınızda yarım kalmış konular, eski düşünce kalıpları veya geçmişten gelen ilişkiler tekrar yüzeye çıkabilir. Amaç, düzeni bozmak değil; o dosyalardaki eksik verileri tamamlayarak sistemi hafifletmektir.
Algıda Seçicilik: İletişimde yavaşlamalar veya aksaklıklar yaşanıyorsa, bunu bir engel olarak değil, reaksiyon vermeden önce gözlemci kalabilmek için bir fırsat olarak görün. Zihnin gürültüsünü susturmak, evrensel bilgi akışını (bilgi teorisi boyutunda) çok daha net algılamamızı sağlar.
2. Sirius Kapısı (3 - 7 Temmuz): Yüksek Frekans ve İlahi Rezonans
Her yıl Temmuz ayının ilk haftasında Güneş, gökyüzünün en parlak yıldızı olan Sirius ile aynı hizaya gelir. Spiritüel astrolojide bu dönem, "Sirius Kapısı" olarak adlandırılır.
Ruhsal Işıma: Sirius, fiziksel güneşimizin arkasındaki "manevi güneş" olarak kabul edilir. Bu hizalanma, yeryüzüne çok yüksek frekanslı bir enerji ve bilgi akışı taşır.
Potansiyeli Aktif Etmek: Sezgilerinizin tavan yaptığı, rüyalarınızın netleştiği ve adeta kolektif kuantum alanından doğrudan bilgi çektiğinizi hissettiğiniz günler olabilir. Niyet etmek, tefekkürde kalmak ve zihni yüksek rezonanslara açmak için mükemmel bir zamandır.
3. Yengeç - Oğlak Aksındaki Ay Döngüleri: Güvende Hissetmek ve İnşa Etmek
Temmuz ayındaki Yeniay ve Dolunay döngüleri, aidiyet duygumuz ile hayattaki sorumluluklarımız arasındaki o hassas dengeyi masaya yatırıyor.
Köklerin Şifalanması: Yengeç enerjisi; evimizi, köklerimizi, içsel çocuğumuzu ve duygusal güvenliğimizi temsil eder. Kendimizi hırpalamadan, şefkatle sarmalama zamanıdır.
Sınırları Belirlemek: Ayın ilerleyen dönemindeki Dolunay ise, bu duygusal temellerin üzerine nasıl bir realite inşa ettiğimizi sorgulatacak. Hayatımızda artık bize hizmet etmeyen, frekansı düşüren hangi sorumlulukları geride bırakmalıyız? Bu soruya net yanıtlar bulacağız.
Spiritüel Entegrasyon: Bilinci Yeni Frekansa Akort Etmek
Bu ay, dış dünyada büyük, agresif adımlar atmak yerine; içsel potansiyeli kristalize etmek çok daha verimli olacaktır. Evren, bütünüyle bir bilgi ve holografik yansıma matrisiyse, Temmuz ayı bu matristeki kendi koordinatlarımızı sabitleme ve netleştirme ayıdır.
Unutmayın: Dışarıda ne kadar kaos olursa olsun, merkezdeki gözlemci her zaman güvendedir. Bu ay kendinize sık sık şu soruyu hatırlatın: "Şu an hangi frekanstan yayın yapıyorum ve zihnimin ekranına neyi yansıtıyorum?"
Chani Nicholas, Forever Conscious (Tanaaz),
Astrology King “The Spiritual Significance of the Sirius Gateway"
Lifestyle Asia Astrology
Mercury retrograde in Cancer July 2026,
Cancer-Capricorn axis astrology balance
Hazırlayan:AylinER
🎥 https://t.co/5lBfxZXtAW
Sana ait olmayan bir şeyi kendine aitmiş gibi kabul ederek nefsine zulmediyorsun.
“Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu mine’z-zâlimîn. (Enbiya Suresi/87.)
Tanrı yok (benliğim yok); sadece Sen (hakikatimi oluşturan El Esmâ mânâların)! Senin (Esmâ mânâlarını açığa çıkaran olarak bu işlevimle) tespihindeyim! Muhakkak ki ben zâlimlerden oldum.
Hz. Hüseyin’i şehid eden zihniyete lânet olsun!
Günümüzde dahi türlü kıyafetlere bürünmüş o zihniyetten Allah tüm samimi müminleri korusun.
Hz. Hüseyi’den İmam Cafer Sadık’a, Hacıbektaş veliye uzanan zihniyeti İslâmdan dışlamaya kalkanlar, Yezid’in zihniyetini devam ettiriyor.
Başkalarını yorumlamak, değerlendirmek, suçlamak veya yüceltmek için var değil beyinin;
ama bunları yaptığında da, hepsinin sonuçlarını, sana geri döndürerek yaşatır!
“Kınadığınız başınıza gelmeden ölmezsiniz!” Hadis.
İnsan, yalnızca, orijinindeki İSMİ Allah OLANI KAVRAMAK, hissetmek ve o boyutun projeksiyonundan, varlığı, kendini seyretmek için, böylesine bir beyin (kuantum beyin) kapasitesiyle varolmuştur. (Eşrefi mahlûk)
“İNSANCA DÜŞÜNÜYORSUN, ALLAH GİBİ DEĞİL!” İsa a.s.
Bunu yaşamayan insan ise HÜSRANDADIR! (Kesinlikle insan hüsrandadır; Asr suresi).
Hüsran, hakikatindeki muhteşem kuvveleri farkedip değerlendirmeyenlerin, bu gerçeği farkettikleri boyutta içine düşecekleri ruh hâlini tanımlayan isimdir!
KURÂN BİLGİSİNİN BİLDİRİLMESİNİN ANA NEDENİ,
İNSANIN, HAKİKATİNDEKİNE İMAN EDİP BU GERÇEĞİN GETİRİSİYLE YAŞAMASIDIR.
“RUHUNDAN NEFHETMESİ” tanımı da KUANTUM BEYİNİN özelliklerinin, kabullendiğimiz beyinde açığa çıkması durumuna işaret için kullanılmış metafordur.
Her insan varoluş formunun getirisini sistem otomasyonu içinde yerine getirmektedir ki, sonucu ya hüsrandır ya da saadet!
Herkes kendi dünyasında yaşar, başkalarının dünyasında değil! Herkes kendi düşüncelerinin sonucunu yaşar; başkalarının düşüncelerinin sonucunu değil!
Kısacası, dilediğin gibi düşün, dilediğini yap, getirisini yaşayacaksın!
18.10.25
Japonya Ayın çevresine dünyaya sürekli enerji sağlayacak Solar Halka inşa etmeyi planlıyor. Bu gerçekleşirse Dünya Kaynaklarını tüketenden, üreten boyutuna geçer.
Michio Kaku’nun Kardashev ölçeğine göre dünya, dört gelişim aşamasından geçiyor. Birinci aşama, gezegenin enerji kaynaklarını tamamen kullanmaya başlama; ikinci aşama, yıldız sisteminin enerjisini kullanma; üçüncü aşama, galaksi seviyesinde enerji üretme; dördüncü aşama ise, evrenin enerjisini kontrol etme aşamaları.
DÜNYANDA MI YAŞIYORSUN,
DÜNYANDA MI YAŞATILIYORSUN ?
Yıllar önce kuantum beyin konusunu açıklamıştım.
Eskilerdekilerin “RUH” adıyla işaret ettikleri şeyin, ÖLÜMSÜZ KUANTUM BEYİN olduğunu belirtmiştim.
Sonrasında da gerçekte KUANTUM BEYNİNİN DÜNYASINDA YAŞAMAKTA OLDUĞUNU; ne var ki algıların yüzünden BEDEN BOYUTUNDA YAŞADIĞINI “KABULLENDİĞİNİ” açıklamıştım.
Sonrasında, beynin simülasyonunda yaşandığını izaha çalışanlar oluştu ve konu daha da yayıldı.
KUANTUM BEYİNİN “hardware” değil “software”den ibaret olduğunu; ayrıca MADDE BEYİN OLMADIĞINI; MADDE KABULÜNÜN KUANTUM BEYİNDEKİ PROGRAM SONUCU OLUŞAN ALGIDAN KAYNAKLANDIĞINI da yazmıştım.
Bu BİLİMSEL bilgilerin sonucunda ortaya çıkmıştır ki, “DİN” adı altında anlatılanların hepsi, açıkladığımız sisteme ait METAFORLARDIR, bildirildiği zamanki yaşam koşullarına GÖRE şekillenmiş olarak.
Şimdi gelelim bu anlattıklarımıza dayalı olarak “DÜNYALARIMIZI/âlemlerimizi” çözümlemeye…
Önceki mesajlarımızda açıklamıştık ki, HOLOGRAFİK SİSTEME GÖRE, KUANTUM POTENSİYELİN TÜM ÖZELLİKLERİNİ YAPISINDA BARINDIRAN KUANTUM BEYİN, HER AN, KENDİSİNE ULAŞAN DALGABOYU/DATA/BİLGİYE GÖRE, GEREĞİNİ YARATMAKTADIR!
Yani beyninde yaşadığın, hissettiğin, farkettiğin HER ŞEY, mekânsız olarak, BİLGİ ÇÖZÜMÜ OLARAK, BİLGİDEN İBARET ALANDA YENİ BİR HÂL (şe’n) olarak algılanmaktadır.
HER AN SİSTEM “OKU/İKRA” düzeni içinde gelişim göstermektedir!
Her şeyin HAKİKATI TEKLİK/VAHDET te nasıl “ilmiyle ilminde ilmini OKUDU” denerek tanımlanmışsa, kuantum beyinlerde de AYNI SİSTEM GEÇERLİDİR.
KUANTUM BEYİN VE KUANTUM BEYİNLER NİÇİN DEDİK…
Yapı orijini itibariyle TEK BİR (Vahid-Ehad) yapıdır, TEK BİR KUANTUM BEYİN VARDIR. Ne var ki, sonsuz özellikler ihtiva eden kuantum beyin (potansiyel) her an, her noktada kendisine yansıyan bilgilerin cevabını vermesi (yaratması) itibariyle, SONSUZ KUANTUM BEYİNLER (varlıklar) algısını oluşturmaktadır; beyinlere GÖRE! İşte bu yüzden de, sanki farklı kuantum beyinler varmış algısı oluşmaktadır kuantum beyinlerimizde! OYSA KUANTUM BEYİN TEK, KUANTUM BEYİNİN FARKLI BİLGİ TABANLARINA GÖRE YARATTIĞI KUANTUM BEYİNLER (bilinçler) “ÇOK”tur! “Çok” luk bilgiseldir; birimsel değil!
Şimdi gelelim kuantum beynimizin (RABBİMİZİN) YARATTIĞI dünyamıza…
Şunu kesinlikle farkedip hissetmeye çalışalım ki, HEPİMİZİN DÜNYASI/ÂLEMİ FARKLIDIR; HİÇ KİMSE BİR DİĞERİNİN DÜNYASINDAKİLERİ ANLAYAMAZ, ALGILAYAMAZ; çünkü herkesin değerlendirme yapan bilgi tabanı diğerinden farklı oluşmuştur.. Bilgi tabanındaki kabuller, değerler farklıdır!
Dışarıdan, kimden ne bilgi gelirse gelsin, siz o bilgiyi kendi veri tabanınıza göre çözümleyeceksiniz, yanınızdaki farlı şekilde çözümleyecektir.
YAŞAM, TEK KİŞİLİK OYUNDUR!
Siz, her an, VERİ TABANINIZA, KABULLERİNİZE, OLUŞMUŞ BİYOLOJİK DEDİĞİMİZ BİLGİ BİRİKİMİNE (hormonlarınıza) GÖRE anınızı yaşarken; dünyanız oluşurken; hâla sanırsınız ki dış dünyada yaşamaktasınız!
Üzüntüleriniz ve sevinçleriniz, yangınlarınız ve mutluluklarınız hep veri tabanınıza GÖRE, KUANTUM BEYNİNİZDEKİ POTANSİYELDEN (Rabbiniz) YARATILMAKTADIR!
BEYİNİNDEKİ SINIRSIZ POTANSİYELE, ŞARTLANMA VE KABULLERİNLE YÖNELİRSEN, SANA ONUN GETİRİSİNİ YAŞATIR; YORUMSUZ OLARAK, HAKKINDA HAYIRLISINI İSTERSEN, ONU YARATIR!
Sonuç, öyle veya böyle, her hâlukârda sonsuza dek, TEK KİŞİLİK OYUN İÇİNDESİN!
SANA BUNU YAŞATAN KUANTUM BEYİNİNİ FARKEDİP KAVRAYAMADAN, “BEN YAPTIM” algısıyla sürüyorsa hayatın, pişmanlık ve getirisi yangınlarla başın dertte demektir!
TEK KİŞİLİK DÜNYANDA, BUGÜN DE, YARIN DA, SONSUZA DEK TE YALNIZSIN; dünyandakileri VAR SANARAK! Oysa yangınlarını senden başkası söndüremez!
Bilgi vardır, ulaşır sana cenneti yaşattırır, bilgi vardır ulaşır sana cehennemî ateşi tutuşturur!
TESLİM OL RABBİNE, SELÂMET DİLE; ânın da da geleceğin de de sana selameti yaşatsın.
“BEN”lik iddiasını terkedip teslim olan SELÂMET BULDU.
31.3.2026
Bilimin bugün, açıklamaya başladığı mekanizmaları, @AhmedHulusi Kâbe ve Arafat’taki o muazzam işleyişi 63 senedir farklı zamanlarda bilimin açıklamalarından önce açıklıyor…
Örneğin:
“Keşif yollu tesbit edilen şudur ki; Kabe den semâya yükselen nur sütunu olarak ifade edilen, bir enerji vortexi mevcuttur. Ehlinin gördüğü! Tüm vortexler sağdan sola dönüş hareketi yaparlar. Birer vortex olan hortum ya da girdapları düşünün. Bu hareket çevresini kendinde toplar. Galaksiden atoma, tümü sağdan sola dönüş hålindedir. Çekim ve koruma gücü sağdan sola dönen çeşitli boyutlardaki vortexlerle oluşur. KABE'nin bulunduğu noktadaki NUR, enerji vortexi çevrede tavaf etmekte olan insan beyinlerinde bir uruç hissiyâtı oluşturur Ehli Hakkı görür. Enerji vortexleri varlıktaki çekim merkezleridir. Pekçok oluşumun sırrı bu enerji vortexleri sırına dayanır. Vortexlerin frekanslan farklı. VORTEX KONUSUNDAKİ keşif yollu müşade edilen çok önemli bir sırra da daha sonra devam edelim. Bugün keşfe dayanan bazı vortex olaylarından sözdelim. Isteyen inanır! Girdap, hortum türü görünür vortexler yanısıra birde görünmezler var. Bizi ilgilendiren görünmez vortexlerin başında "yatay vortex" adını taktığım, insan bilincini yutup, kilitleyen vortexler mevcuttur. Bu "yatay vortexler", insanların toplu enerjilerinden kaynaklanır ve olayın boyutuna göre büyüyüp güçlenerek ve insan bilinçlerini yutar. Bu "yatay vortex"ler insan beyinlerinin aynı frekansta yayınıyla güçlenir ve içine aldığı her bir beyinin yayınıyla daha kapsamlı olur...”
#Arafat tepesi ve civarında toplanan yüzbinlerce, milyonlarca insan, yerden aldıkları son derece güçlü radyasyon ile beyinlerinden tek bir mânâda yayın yapmaktadırlar;
«Vakfe» denen olay, insanların bu tek mânå üzere toplu «yönlendirilmiş dalga» yayınına yönelişleridir.
«ALLAHIM BİZİ AFFETI.»
Yüzbinlerle, milyonlarca insan beyni; sanki laser ışını gibi, tek bir anlamdaki dalga boyundan yayın yapmakta ve bu dalga boyundan oluşan dev bir manyetik bulut, tüm Arafat Bölgesini kaplamaktadır!
...
Şimdi hemen hatırlamaya çalışın...
Üzerine herhangi bir görüntü çekilmiş video
bandını, çalışırken video cihazının üzerinde unutursanız ne olur?.. Video cihazının yaydığı manyetik alan bandın üzerindeki kaydı siler!..
Isterseniz siz buna görünmeyen eller bandı sileri
de diyebilirsiniz!...
Evet. işte misâl yollu anlatmaya çalıştığım gibi, orada
«ALLAHIM GEÇMİŞ
GÜNAHLARIMDAN DOLAYI BENİ AFFETI» dediğiniz anda hem bu tür bir dalga oluşturmuşsunuzdur; hem de beyninizi bu mânâdaki dalgalara açmışsınızdır!.. Ve açılan bu kanaldan, güçlü manyetik alan bir anda beyninizi etkiler ve o ana kadar ruhunuza negatif yükle beyniniz tarafından kaydedilmiş tüm yazımlar siliniverir!..”
Detaylı bilgi için:
Video HAC: https://t.co/dgn4Dl1quy
Sesli Kitap İSLÂMIN TEMEL ESASLARI:
3:14:27 https://t.co/dfBLpCHQ0W
Bilimde bu yeni fark edilen önemli konuyu ve bunun içeriğini-mekanizmasını @AhmedHulusi, ✨🧠“ZİKİR” 🧠✨adı altında dünyada ilk defa "İnsan ve Sırları" kitabında(1986) yayınlanmıştır. Ayrıca “Dua ve Zikir” kitabında (1991) da bu konu detaylı bir şekilde açıklamıştır. Hatta, zikrin önemi, @AhmedHulusi nin bu konuda yaptığı açıklamalardan 10 sene sonra bilim dünyasında ilk defa Scientific American dergisinde John Horgan adlı bilim insanın 1993’de yayınlanan çalışması ile tespit edilmiştir.
⬇️⬇️⬇️
“Zikir”, beyinde tekrar edilen kelimenin mânâsı istikametinde, beyin kapasitesini arttırır.
Siz beyninizde belli bir kelimenin anlamını içeren frekansı tekrar ettiğiniz zaman, o frekans o beyin hücrelerinden artarak yayılıyor, nöronlar vasıtasıyla atıl, devrede olmayan diğer hücreleri devreye sokuyor.”
Daha sonraki yıllarda da şöyle açıklamaları olmuştur:
⬇️⬇️⬇️
“Zikir ve Dua ile Genlerinizi Değiştirebilirsiniz! “EPİGENETİK” BUNUN KANITI!
Beynin hakikati, quantum mind’dır! Bedenin yapısı da frekanslar kompozisyonudur.
Beynin YÖNLENDİRİLMİŞ MİKRODALGA üretme tekniği DUA!
ZİKİR, beyninin özelliklerini aktive etmedir, frekans hareketidir.
ZİKİR VE DUA İLE GENLERİNİZİ DEĞİŞTİREBİLİRSİNİZ: “EPİGENETİK” BUNUN KANITI!
@AhmedHulusi
Seyretmenizi tavsiye ettiğim bazı videoları:
https://t.co/zb4mQyzGvF
https://t.co/6CTevOpxNA
https://t.co/QPDO9amJSx
Aslında…
Bilim, bu mekanizmanın derinine işleyişini çözmeye çalışırken, işin özünü @AhmedHulusi yıllar öncesinde bakın nasıl açıklamış :
✨💫İşin özü✨💫
“ …İnsan yaşamındaki her şey beyinden açığa çıkar!
Beyin, insandır!
Bedeni ve beyni oluşturan gerçekte,
“bilgi”den başka bir şey değildir!
Beyin, “bilgi” yumağıdır, hazinesidir!
Bilgi, aynen bilinçtir! Bilgi ile bilincin ayırt edilmesi asla mümkün değildir!
“Unutulan veya hatırlanmayan bilgi dolayısıyla bilinç de mi ortadan kalkıyor” diyenlere deriz ki, bilgisiz bilinç olmaz!
Bilinç dendiği anda ortada bilgi vardır.
Bilgi, bilincin sûretidir!
Bilinç, bilginin benliğidir.
Kısacası, ikisi aynı şeydir.
DNA’ların “bilinçli bilgi birikimleri”nden başka bir şey olmadığını yeni fark ediyoruz.
Nöronların ya da DNA’ların “dalga”larla değişik veritabanları oluşturduklarını yeni yeni fark ediyoruz!
Beynin biyokimyasının, biyoelektrik yapı tarafından yönlendirildiğini daha dün fark ettik…
Enzimlerin dahi “can”lı ve “bilgi”li olduğunu hayretle fark ettik!..
Her hücredeki binlerce enzimin her birinin özel görevi olduğunu şaşkınlıkla izlemeye başladık.
Günümüzün “dünde yaşayan bilgi birikimlerinin”, bunları algılaması veya kabullenmesi elbette ki çok zor!..”
“ Yenilen” Sesli Kitap:Salavat ve Ayna Nöronlar 2006
https://t.co/EfbQnKLgd4
💫✨💫Ve daha da derinine inersek…💫✨💫
Bilim, anının veya düşüncenin hücre çekirdeğindeki DNA'yı nasıl tetikleyip maddeyi (biyolojiyi) değiştirdiğini.. hücre çekirdeğinin canlanıp etrafına mRNA'lar saçarak yeni köprüler kurması, bu "içeriden dışarıya yaratım ve kayıt" mekanizmasını
hayretler içinde izlerken,
@AhmedHulusi, çok uzun zamandır farklı tarihlerde bu hakikati dile getirmiştir:
⬇️⬇️⬇️
"RUHUN NEFHİ", üflemedir. Üfleme, içten dışa açığa çıkmadır. Beynin hakikati, el Esmâdır ('BIZ' sözcüğünün işaret ettiği) RUH ondandır. Yani Ölümsüz insan
RUHU, beyinin alt boyutudur ki, hakikati orijini olan Allâh Esmâsı
özelliklerinden oluşmuştur. Bu yüzden, beyin deyince, ondaki özellikleri, nöronik yapıdan değil, alt boyutu olan dalgaboyu/bilgi/data yönünden anlamak çözmek gerekir.
https://t.co/o8fkMSTdy6
Being Love: Exploring Love and Death in Sufi Psychotherapy
Elif Zapsu’nun (University of Edinburgh & Üsküdar University) Tokyo konferansında ki “Tasavvuf Temelli Psikoterapide Yeni Bir Yaklaşım”konuşması
Yayında ..
The Asian Conference on Psychology & the Behavioral Sciences 2026’da sunulan çalışma;
“One Psychology” adlı yeni bir holistik yaklaşım önermektedir.
📄 Tam makale (ücretsiz erişim): https://t.co/eFNzP9awc9
https://t.co/t1i5mbRwfW
#Bilim#Sinirbilim#Kuantum#KuantumBiyolojisi#Genetik
DÜŞÜNCELERİN
KUANTUM GÜCÜ HÜCRESEL BİYOLOJİYİ YENİDEN ŞEKİLLENDİRİR✨💫
Düşüncelerimizin biyolojik gücünü anlamak için makro düzeyin ötesine geçip kuantum biyolojisine baktığımızda, zihnimizin sadece hormonları değil, atom altı parçacıklarımızı bile yönettiğini görürüz. Modern araştırmalar, DNA sarmalımızın bir radyo anteni gibi çalıştığını ve odaklandığımız düşüncelerin yarattığı "biyofoton" adı verilen ışık parçacıkları aracılığıyla hücreler arası anlık iletişim kurduğunu öne sürüyor. Bu düzeyde bir düşünce artık soyut bir kavram değil, hücresel düzeyde kuantum tünelleme yaparak genetik kodunuzu yeniden yazan bir enerji dalgasıdır. Dolayısıyla bir duyguyu derinlemesine hissettiğinizde, aslında vücudunuzdaki atomların titreşim hızını değiştirerek biyokimyasal kaderinizi moleküler seviyenin bile altında, saf enerji boyutunda yeniden inşa edersiniz.
~Discover The Universe
Hazırlayan:AylinER
🧬 Bilim Sonunda O "Öz Noktaya" Geldi: Planaryalar ve Holografik Hafıza!
Oded Rechavi ekibinin yayımladığı yeni bir çalışma gerçekten heyecan verici..Planaryalar minik yassı solucanlar) üzerinde bir araştırma yapmışlar. Sonuç: Solucanın genetiğiyle ilgili bir bilgi yüklüyorsunuz, sonra solucanı parçalara bölüyorsunuz... Solucan kendini sıfırdan her yenilediğinde o bilgiyi unutmuyor! Hatta başka bir solucanla temas ettiğinde o bilgiyi ona da aktarıyor. İşin en ilginç yanı; bunu yapması için vücudunda o bildiğimiz "kopyalama motoru" (RdRP) bile yok.
Bu keşif @AhmedHulusi’nin senelerdir anlattığı o müthiş "Hologram" adı altında anlattığı realitenin 👉"Hologram levhasını kaç parçaya bölerseniz bölün, her bir küçük parça bütünün görüntüsünü ve bilgisini içinde barındırır." diye anlattığının tam olarak ispatı! ✨ Solucanın her bir hücresi, tıpkı o hologram parçası gibi tüm organizmanın (ve sonradan öğrenilen hafızanın) bilgisini içinde taşıyor.
Buradan anlıyoruz ki:
Evren aslında @AhmedHulusi’nin dediği gibi devasa bir veri (data) okyanusu. Bilgi sadece hücrede, beyinde ya da DNA’da değil; dalga boyu seviyesinde kayıtlı. Solucan fiziksel bir aracı olmadan bu bilgiyi koruyabiliyorsa, bu durum tam da şu cümlelerin kanıtı✨:
⬇️⬇️⬇️
"Hologram prensibinde nasıl ki her nokta bütünün bilgisini taşıyorsa, varlığın her noktasında da 'Sonsuz Tek'in ilmi ve kudreti mevcuttur."
Yani,
“Holografik evren gerçeğine göre evrenin tümünde varolan herşey, evrendeki her bir noktada mevcut. Dolayısıyla evrende varolan herşey sizin her zerrenizde mevcut ama siz bunun farkında değilsiniz, bundan perdelisiniz!”
Aslında o "öz noktaya" iyice yaklaşılmış:
O da: Kur’ân’ın başındaki "B" harfinin sırrı...
⬇️✨⬇️✨
Bakın @AhmedHulusi bu önemli ✨öz ✨nokta için ne ifade etmiş:
⬇️⬇️⬇️
“Kurân'ın en başına konmuş "B" harfi nin Anlamı, "TEK'in SEYRİ" isimli kitabında açıkladığım"Holografik Gerçeklik" paralelinde, Rasûlullâh (AleyhisSelâm)'ın bildirdiği "Zerre küllün aynasıdır!" açıklamasıdır. Birim veya zerre olarak algılanan her noktada, tüm "El Esmâ" potansiyeli ile mevcudiyetini anlatır” dediği öz nokta✨✨✨
Bu muazzam bağlantıyı daha derin anlamak isterseniz, benim de ufkumu açan şu kaynaklara mutlaka göz atmanızı öneririm:
https://t.co/i6NrAYc5X0
https://t.co/kgK13iqBAE
https://t.co/xPbzRpYCiK
https://t.co/STVTpzCA99
https://t.co/5JcauyEh3d
https://t.co/DpgWJAplWf