Şu sağdaki iddiayı böyle bir bütün halinde koyunca daha şık durdu sanki?!
Şu telegram grubu neyse artık, ona da bir el atılması lazım!
Ne kadar twit silse de o eşgal yalan söylemez. Bakalım çobanları kimmiş?!
#ösymistifa
Ben mars başak bilmem, annemden ne gördümse o. Bi yere gideceği zaman yemeği erkenden yapar, annemden alışkanlık bende de var. Bugün evdeki herkes hastanedeydi benimki ö.s olduğu için yemek yaptım kimse yap demedi. Gelen yemeği yemiş herkesin perti çıkmış, bu işler böyledir.
Annem Mars başak ve öyle seri iş yapar ki. 1 saat bile bitmeden kaç türlü yemeği halledebilir. Zaman konusunda ise programlıdır; yemeğe göre hangi vakitte yapması gerektiğini bilir ben yemek yok diye panik yaparken o tam zamanına yetiştirir. Benim mars retro, panikle yemek yapar akşamda tekrar ısıtırım. Isıtılmaması gereken tavuk yemeği gibi ise geç yapmaya başlarım ve yemek yetişmez fırını falan bekleriz. 🙈
Özel kalem müdürü olarak atanınca KPSS’ye girmeden memur olabiliyormuşsunuz.
Üniversiteyi bitirince Akademisyen olma hayalimi gerçekleştirmek istedim.
ALES puanım 94, dil puanım 75’ti.
Birçok üniversiteye başvurdum. Ekseriyetinde birinci veya ikinci sıradan sınava kabul edildim.
Hemen hemen tamamında son sıralardaki adaylar sınavı kazandı.
Mesela 10 soruluk sınav için 17-18 sayfa cevap kağıdı veriyordum ama 3 sayfalık cevap kağıdı vereni alıyorlardı.
Ancak mülakatın olmadığı, sadece puanların geçerli sayıldığı merkezi sınav ile kadro kazanabildim.
Bu da öyle bir mesele sanırım. Normal şartlarda yüksek puanlar alamayacak kişilerin kamuya girme yolu.
Ben şahsen hakkımı helal etmiyorum.
Türkiye’den Mısır’a ucuz işçilik için giden yaklaşık 200 tekstil firmasının önemli bir kısmı şimdi aynı şeyi konuşuyor arkadaşlar
işçi ucuz ama üretim pahalıya geliyor :)
Geçen gün sektörün tam göbeğinde olan bir iş insanıyla sohbet ediyorum. Konu Mısır’a giden tekstilcilere geldi. Ben de maliyet avantajı ciddi herhalde dedim.
Dedi ki mesele maaş değil zaten, fabrikayı her gün aynı tempoda çalıştıracak insanı bulmak.
Kağıtta hesap çok güzel. Türkiye’deki işçilik maliyetini görüyorsun, Mısır’daki maaşı görüyorsun, aradaki fark şirketin iştahını açıyor tabi.
Sonra üretim başlayınca Excel başka, gerçek hayat başka çıkıyor ahahaha
Aynı işi yapmak için daha fazla insan gerekiyor. Devamsızlık çok yüksekmiş, bir bakıyorsun hat eksik kalmış üretim durmuş. Nitelikli çalışan bulmak zormuş, bulduğunu tutmak daha zor. Kalite kontrolden sürekli ürün dönüyor, teslim tarihleri kayıyor.
Bir noktadan sonra düşük maaşın sana avantaj sağladığını sanıyorsun ama üretimin tamamına bakınca o fark baya eriyor.
Benim kafama takılan başka bir şey oldu :)
Bunu yatırım öncesi rapor hazırlayan danışmanlar nasıl öngöremedi
Çünkü fabrika Excel’de çalışmıyor arkadaşlar
vardiyada çalışıyor ahahaha
Camii duvarlarında halâ 1994 katliamının kurşun izleri duruyordu. Sabah namazında siyonist terörist namaz kılan cemaate saldırmış 29’u şehit olmuş, 100’den fazlası yaralanmıştı. Sonra camii 6 ay ibadete kapatıldı, açıldığında yarısı sinagoga çevrilmişti. Olaylar durulmadı, Türkiye de El Halil protokolü kapsamında bir tezkere çıkarıp Filistin’e gözlemci statüsü ile asker yolladı. 2002 yılında Binbaşı Cengiz Tonguç İsrail kurşunları ile şehit edildi. 2019’a kadar da gözlemci bulundurduk. İsrail 2019 yılında El Halil protokolünü tek taraflı feshettiğini duyurdu. Sessiz sedasız arada kaynadı gitti.
Teşhircililiklerden de ayrıca gına geldi. Bu içerikler yüzünden evlenme isteği olan kızlar ve isteklerine cevap veremeyen erkekler, dalga malzemesi oluyor yazık. Komik olduklarının da farkın değiller, sıçım aylarının geleceğini de söylemiyorlar, bunlara göre her gün cicim ayı
Sosyal medyada evli erkekler maymuna dönüyor, evde salak salak dans eden kadınlar, karşısında mal gibi duran erkekler. Mesela şu videoda kamerayı açıp ayarlamayı kim akıl ediyor? Bu evlilikler kamera dışında nasıl mesela merak ediyorum. Bir de bebesini tek başın büyüten analar
İnsanın merak duygusu asla bitmez. Rafta görse dikkatini çekmez ama biri okuyunca otomatikman beyin diyor ki bu neymiş neden okuyor, ben bilmeli miyim? Orada bi dikkat kesiliyoruz, elde olunca kıymetli oluyor. Biz hep başkalarında olan şeylere özeniyoruz:)
Şu görüntüdeki hangi insanın ıslanmaya tahammülü kalabilir? Trafik en ufak damlada ekstra mahvoluyor, yorgunluk ve soğuk da cabası. Biraz yağmurda ıslanmak için hakan sabancı olmanız lazım, “sakin ol champ evimdeyim” diyebilmeli insan. Diğer türlüsü edebiyat felsefesi oluyor
konudan bağımsız istanbul'da şemsiye kullanımının bu denli artmasından son derece rahatsızım... yağmur usul usul çiselemeye başlasa bile sith görmüş jedi gibi şemsiyelerine sarılıyorlar. ıslanmaya tahammülleri yok. halkımızı yağmur yağdığında -az da olsa- ıslanmaya davet ediyorum
Bir gün fbsk’nın ekibinden birisi beni aradı, dedi ki programı çekimini siz yapacakmışsınıZ, bakan hanım çok titiz ben sizinle tanışmak için aradım, biz sadece ham görüntüleri istiyoruz dedi. Bakanlıklardan kimse beni aramaz, o an dedim ki bu kadın gelirse başa bela olacak kesin.
Bi gün kantinden çayı aldım merdivenden iniyorum, kızlar camın önüne böyle çökmüşler kız neye bakıyorsunuz dedim cam caddeye bakıyor. Abla dediler biz hayatımızda ilk kez travesti görüyoruz onların arabaları durdurmasını izliyoruz. Yurda bak kapısında travesti var
Buluştuk, çocuk cihazı inceledi, Tamam harika deyip parayı IBAN’ıma attı Telefonu sıfırlayıp kutusuyla teslim ettim Aradan tam 2 saat geçti bir baktım adam aynı cihazı, benim çektiğim fotoğrafların aynısıyla 48 bin TL’ye Sahibinden’e ilana koymuş. Altına da "Acil satılık, eş dost cihazı, pazarlıksız" yazmış. Arayıp Oğlum hani öğrenciydin kullanacaktın Benim üzerimden al-sat yapıp prim mi kasıyorsun deyince yüzsüzce verdiği cevap Kanka ben ticaret okuyorum, pratik yapıyorum Sen 40 bine razı oldun mal senin elinden çıktı Ticarette duygusallığa yer yok, helal et. Öğrenci indirimi yapıp ucuza cihaz verdiğime mi yanayım gözümün içine baka baka benim fotoğraflarımla üzerimden 8 bin lira al-sat kârı koymasına mı?
Ülkede inanılmaz motor sevdası var ama inanılmaz. Bu videocular yüzünden kız erkek her yaştan birileri motor sevdasına düşüyor sonları kötü bitiyor. Acilen bu motor sevdası işi bitirilmeli
Ak Parti Ekonomi işlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekçi de paralarını TERA'ya kaptırmış.
Kendisi açıklıyor.
Miktarı bilmiyoruz ama konuşulanlara bakılırsa TP2 fonuna yaklaşık 2.5 milyar TL yatırmış ama parası içerde kalmış.
Spekülatif hisselerle ilgisi yok ama o da mağdur.
Zeybekçi, yüksek hacimli ticareti olan bir işadamı. Geçmişte Ekonomi Bakanlığı yapmış bir isim.
Hayretler içindeyiz.
İş dünyasında ve siyasette ekonomiye bu kadar hakim bir politikacı, büyümesi şaibeli fonlara yüklü miktarda para kaptırıyorsa vatandaş ne yapsın?
Gerçekten çok acayip...